ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > el-İhtiyar  > Mehirde belirsizlik
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mehirde belirsizlik  (Okunma Sayısı 593 defa)
26 Mart 2011, 19:21:39
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 26 Mart 2011, 19:21:39 »



Mehirde Belirsizlik:




Sonra, belirsizliğin de çeşitleri vardır: Şöyle ki;

Nevi ve vasıf belirsizliği: Meselâ mehir olarak bir elbise veya hayvan veya ev vereceğim demek gibi... Böyle bir mehir tayin etmek sahih olmaz. Çünkü bunların kendi ferdleri arasında maddeten ve manen aşın derecede farklılık vardır. Dolayısıyla mehr-i misil vermek gerekir. Riskli bir mehir tayin etmek de böyledir. Meselâ mehir olarak cariyemin veya koyunumun karnındaki yavruyu..., yahut hurmalığımın bu seneki ürününü vereceğim, demek gibi.

Mehrin nevinin belli ama, vasfının belirsiz olması: Meselâ mehir olarak; köle..., at..., inek..., koyun... veya Herat kumaşı vereceğim, demek gibi. Bu şekilde mehir tayin etmek sahihtir. Bu durumda yukarıda sayılan şeylerin orta halde bulunanının mehir olarak verilmesi gerekir. Çünkü nevi belli olunca, o nevin iyisi, kötüsü ve ortası vardır. Orta olanının verilmesi gerekir. Bu daha adaletli olur. Çünkü orta derecede olan; iyiden de kötüden de pay alır.

Nev'in belli olmaması durumunda orta dereceliden söz edilemez. Çünkü nevilerin mânaları muhtelif olur. Atın mânası ile devenin mânası ayrıdır. Koyun ile manda da mâna bakımından farklıdırlar. Atlas, pamuk vb. elbise nevilerinin muhtelif olması da böyledir.

Nev'i belirtilen mehrin o neviden orta derecede olanı verme muhayyerliği kocaya tanınmıştır. Çünkü orta dereceli olan ancak kıymet ile bilinir. Ödeme hususunda orta dereceli olan esas alınmıştır. Mehir tayin etmede aslolan ayndır. Koca bunun orta dereceli olanını verme muhayyerliğine sahiptir. Kadın da mehir olarak bunu kabul etmeye zorlanır.

İmam Züfer dedi ki; 'mehir yün bir elbise ise, kadın bu elbisenin değerini almaya zorlanamaz. Bu Ebû Hanîfe'den gelen bir rivayettir. Mehir olarak belirtildiği için kadın o elbiseyi almayı haketmiştir. Selemde olduğu gibi, onun yerine başka bir şeyi almaya zorlanamaz.

Buna karşı şöyle denilebilir: Mehir olarak belirtilen nesne muayyen değilse, o ve kıymeti belirsizlik bakımından birbirlerine eşittirler. Hayvanın mehir tayin edilmesinde olduğu gibi, kadın o nesnenin kıymetini kabul etmeye zorlanabilir. Bazıları İmam Züfer'in kavlini benimsemişlerdir. O; 'esahh olan görüş de budur1 demiştir. Zira erkeğin mehir olarak tayin ettiği elbise selemde olduğu gibi, onun zimmetine yerleşmiş şekilde vâcib olmuştur. Ama hayvan böyle değildir. Çünkü hayvan selem babında zimmete yerleşmiş şekilde vâcib olmadığı gibi, mehirde de bu şekilde vâcib olmaz.

Şu da var ki; Ebü Hanîfe'ye göre orta derecedeki bir kölenin kıymeti kırk dinardır. Mehir olarak beyaz tenli bir köle tayin edilmişse, bu elli dinardır ve bu aynı zamanda bir gurrenin değeridir. Mehir gurre mânasındadır. İmameyn'e göre kölenin kıymeti bolluğa ve kıtlığa göre değişir.

Bir görüşe göre denildi ki; bu zamana göre değişir ve bu değişmez bir burhan değildir.

Mehrin kendisinin gayr-ı muayyen olması, cins ve sıfatının belli olması: Meselâ bir erkeğin zimmette vasfedilen Ölçeklik veya tartılık bir mal karşılığında bir kadınla evlenmesi durumunda yapılan mehir tayini sahih olur. Tayin edilen aynın kadına erkek tarafından teslimi gerekir. Çünkü bu ayn zimmette sahih bir şekilde sabit olmuştur. Dolayısıyla nakit gibi erkeğin bunu kadına teslim etmesi gerekir. Bir erkek vasfını belirtmeksizin mutlak bir ölçek buğday karşılığında bir kadınla evlenirse, bu erkek muhayyer olur. Dilerse orta vasıfta bir ölçek buğday verir, dilerse o buğdayın kıymetini verir. Hasan'ın Ebû Hanîfe'den rivayet ettiği kavle göre; kocanın bir ölçek buğdayı kadına teslim etmesi gerekir.

Bir kimse bin dirhem mehir karşılığında iki kadınla evlenirse, bu para asla dönülerek mehr-i misilleri miktarmca iki kadın arasında taksim edilir. Çünkü bu parayı onlara izafe etmekle, her birine hakettiği kısmı izafe etmiş olmaktadır. Aslında onların hakettikleri, kendi mehr-i misilleridir. Bu şuna benzer; bir kimse kendisinden bin lira alacaklı olan iki ortağa borcu olan bin lirayı öderse, onlar bu parayı alacakları miktannca kendi aralarında paylaşırlar.

Yukarıdaki mes'elede bahis mevzuu olan iki kadını kocaları kendileriyle gerdeğe girmeden boşarsa, bin liralık mehrin yansını haklan miktannca paylaşırlar. Çünkü birinin nikâhı sahih olmasa, diğerininki sahih olur. Çünkü iptal edici sebep birine mahsusdur. Bu sebep diğerine sirayet etmez. Bin dirhemin tamamı nikâhı sahih olanındır. İmameyn dediler ki; bu para birinci mes'elede olduğu gibi, mehr-i misilleri miktannca ikisi arasında paylaşılır. Çünkü kocalan bu parayı olduğu gibi ikisine izafe etmiştir. Sahih nikâhlıya isabet eden para onun olur, kalan kısım sakıt olur.

Ebû Hanîfe'nin bu mes'eledeki görüşünün gerekçesi şudur; nikâhın, nikâhı sahih olmayana izafe edilmesi lağvdır. Bu durumda o kadına sanki bir sütun veya binek izafe edilmiştir. Bedel ancak karşılıklı ödeşme, eşitlik ve akde dâhil olma hükmü ile paylaşılır. Haram kılınanda karşılıklı ödeşme,   eşitlik ve akde dâhil olmak yoktur. Burada bedel sanki hiç

konuşulmamış gibidir.

Bir şeyin iki kişiye izafe edilmesi ve o şeyin iki kişiden birine has kılınması caizdir. Zira Allah (cc) şöyle buyurmuştur:

"Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan peygamberler gelmedi mi?" (En'âm: 130). Bu âyet-i kerîmede peygamberler cinlere ve insanlara izafe edilmişlerdir. Oysa peygamjberler cinlere değil, insanlara mahsusdurlar. Koca nikâhı sahih olmayanla gerdeğe girerse, Ebû Hanîfe'ye göre o kadına mehr-i misil vermek gerekir. Sahih olan da budur. Çünkü bu haram olan bir cinsî münasebettir. Nikâh akdi şüphesi mevcud olduğu için, hadd tatbik edilmez. Dolayısıyla kadına mehr-i misil vermesi gerekir. İmameyn'e göre mehr-i misil ve müt'adan hangisi az ise, onun verilmesi gerekir. [81]




[81] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları: 3/71-74.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Mehirde belirsizlik
« Posted on: 21 Ağustos 2019, 01:56:18 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mehirde belirsizlik rüya tabiri,Mehirde belirsizlik mekke canlı, Mehirde belirsizlik kabe canlı yayın, Mehirde belirsizlik Üç boyutlu kuran oku Mehirde belirsizlik kuran ı kerim, Mehirde belirsizlik peygamber kıssaları,Mehirde belirsizlik ilitam ders soruları, Mehirde belirsizlikönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &