ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > el-İhtiyar  > Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si  (Okunma Sayısı 842 defa)
26 Mart 2011, 19:09:21
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 26 Mart 2011, 19:09:21 »



Efendinin İzni Olmadan Kölenin Evlenme­sinin Caiz Olmaması




Köle, cariye, müdebber ve ümm-ü veledin, efendilerinin izni olmadan evlenmeleri caiz olmaz: Bunun dayanağı Hz. Peygamber (sas) in şu hadîs-i şerifleridir:   "Efendisinin izni olmadan evlenen bir kadın zinâkârdır. Efendisinin izni olmadan  evlenen birköle de zinâkârdır." [86]'

Zevcelerine verecekleri nafaka kendi kazançlarına taallûk ettiğinden ve verecekleri mehir de kendi bedenlerine taallûk ettiğinden dolayı, evlenmek; köle ve müdebber için bir kusurdur. Kendisine gelen bir zararı bertaraf etmek için, efendiden başkası onların evlenmelerine izin verme yetkisine sahip değildir.

Köle ve cariyenin tenasül âletlerinin sağlayacağı menfaat, efendiye aittir. Onun emri olmadan başkası bu menfaate sahip olamaz. Efendileri bunları evlenmeye icbar etme hakkına sahiptir: Malı olan köleleri; telef olmalarına veya değerlerinin eksilmesine sebep olan zinadan korumak için, evlenmeye zorlama hakkına sahiptir. Bu mâna köleyi de cariyeyi de kapsar. Mükâteb bahsinde de açıklayacağımız gibi, efendilerinin elinden çıktıkları için, mükâteb köle ile cariyeyi -rızâları olmaksızın- efendileri evlendiremezler. Hadîs-i şerîfde ifade edilen sabit

kölelik   kendilerinde   mevcud   olduğundan   dolayı,   efendilerinin   izni olmadan bunların evlenmeleri caiz olmaz.

Mükâteb köle kendi cariyesini evlendirme salahiyetine sahiptir. Çünkü bu da kazançdan sayılır. Ama mükâteb köle kendi kölesini evlendiremez. Çünkü bu kazanç değil, zarardır. Mükâteb, kendi kölesi ile cariyesini mehirsiz olarak evlendirebilir. Cariyesine mehir verilmez.

Bir görüşe göre denildi ki; bu durumda cariye için Şeriatın hakkı olarak mehir vâcib olur, ama sonra da sakıt olur.

Bir köle efendisinin izni ile evlendiğinde mehri kendisi borçlanır ve bunun için de satılır: Çünkü bu, kölenin kendi fiiliyle şahsının mülkiyetinde vâcib olan bir borçtur. Ancak bu efendinin hakkında zuhur eder. Çünkü bu evlilik onun izni ile yapılmıştır. Kadının zarar görmemesi için -ticarete izinli kölenin borçlarında olduğu gibi- bu borç, evlenen kölenin şahsına taallûk eder. Müdebber köle ise, mehrini vermek için kazanç sahasına atılır: Çünkü müdebber kölenin satılması caiz değildir. Bu borcu kendi kazancından öder. Ümm-ü veled cariyenin, efendisinden başka bir erkekden doğurduğu çocuğu da bu hükme tâbidir.

Hür ya da köle bir kocayla evli olan bir cariye veya mükâtebe azad edildiklerinde, evliliklerini devam ettirip ettirmemekte muhayyerdirler: Zira Berîre azad edildiğinde Hz. Peygamber (sas) kendisine; "Artık cinsiyet organına sahip oldun. Seçimini yap öyleyse..." buyurmuştur. Burada muhayyerliği sabit kılan illet manevîdir ki, o da cinsiyet âletine sahip olmaktır. Cinsiyet âletine sahip olmak, muhayyerlik hakkını doğurur. İllet umumî olduğu için, bunda köle ile hür eşittirler. Bu, Berîre'nin kocasının hür olduğu rivayetine göre esas alman bir görüştür. Bu, kocasının köle olduğunu bildiren rivayetten daha kuvvetli bir rivayettir. Çünkü aslolan hürriyettir. Çünkü her iki fasılda da cariye üzerindeki mülkiyet artmaktadır. Dolayısıyla zarara karşı korunması için her iki fasılda da cariye için muhayyerlik hakkı sabit olur.

Bir kimse cariyesini evlendirdiği zaman onu tamamen kocasının evine teslim etmeyebilir. Cariye efendisine hizmet eder ve kocasına    da;    'imkân    bulduğun    zaman    onunla    münasebette bulunursun1 denilir: Çünkü efendisinin, cariyesinin kendisine hizmet etmesine dâir hakkı bakidir. Cariyenin, kocasının evinde geceletilmesi, efendinin bu hakkını iptal eder. Dolayısıyla onun, kocasının evinde gecelemesine izin vermek mecburiyetinde değildir. Nikâh kıyılırken, cariyenin efendisine hizmet etmemesi şart koşulursa, bu şart bâtıl olur. Cariyeyi evde beraberinde geceletirse, efendisi ondan kendisine hizmet etmesini isteyebilir ve geceletme geçersiz olur. Çünkü onun hizmet etmesini gerektiren sebep, efendisinin ona mâlik olmasıdır. Bu mülkiyet de bakidir. Kocasının evinde gecelemesi, efendisinin bu hakkını ortadan kaldırmaz.

Bir köle efendisinin izni olmadan evlenir de, efendisi ona;  kannı boşa1 derse; bu tasdik sayılmaz: Çünkü bu söz redd mânasına da gelebilir ve burada asıl anlaşılan mâna da budur. Çünkü bu köle efendisinden izin almadan evlenmiş ve onu devre dışı bırakmıştır. Bu nikâh akdinin reddedilmesine 'talâk' denilir. Yani bu 'boşa' mânasına hamledilir. 'Karından ayni' demesi de 'boşa' mânasındadır, hem de evleviyetle...

Fakat; 'onu ricfî talâk ile boşa1 derse; bu bir tasdiktir: Zira ric'î talâk ancak geçerli olan sahih bir nikâhta söz konusu olabilir. Efendi nikâh hususunda kölesine izin verirse; bu sahih bir nikâh olabileceği gibi, fasid bir nikâh da olabilir.

İmameyn dediler ki; 'bu izin sadece sahih bir nikâh içindir. Çünkü nikâhdan maksat; iffeti korumaktır. Bu da nikâhın devamıyla olur ve bu izin fasid nikâh için değil, sahih nikâh içindir. Aynca vasfı belirtilmeksizin mutlak olarak söylendiğinde -yeminde olduğu gibi-nikâh kelimesi; sahih nikâh mânasındadır.'

Ebû Hanîfe'nin bu mes'eledeki görüşünün gerekçesi şudur; alış veriş bahsinde de geçtiği gibi, bir lâfız söylenince, ondan mutlak mânası anlaşılır. Fâsid alış veriş; azad etme ve mülk edinme gibi bazı tasarrufları ifade eder, denilirse; biz de deriz ki, fasid nikâh da neseb, iddet ve mehir gibi bazı tasarruflan ifade eder. Yemin mes'elesi memnudur. Bu kabul edilse bile, yeminler örf temeline dayanırlar.

Bu hususda Ebü Hanîfe ile İmameyn arasındaki ihtilâfın semeresi şudur: Bir köle fasid bir nikâhla bir kadınla evlenirse, Ebû Hanîfe'ye göre mes'ele biter. O köle artık başka bir kadınla evlenemez. İmameyn'e göre ise; sahih bir nikâhla başka bir kadınla evlenebilir. Çünkü ilk akdedilen fasid nikâh, efendinin emri altına girmediğinden, o emir baki kalmıştır. Evleme emrini alan köle birden fazla kadınla evlenemez. Zira evlenme emri tekrarı iktiza etmez. Ancak efendisi ona; 'dilediğin kadar evlen' derse, o zaman kölenin iki kadınla evlenmesi caiz olur.

Azil yapılmasına izin vermek, cariyenin efendisine âit bir haktır (Ebû Yûsuf, İmam Muhammed): İmameyn dediler ki; 'bu cariyeye âit bir haktır. Çünkü cinsî münasebet cariyenin hakkıdır. Azil; yani temas esnasında döl suyunun dışarı akıtılması cinsî münasebet bakımından bir eksikliktir. Şu halde azil yapılabilmesi için, cariyenin rızâsının alınması şarttır [87]

 

Azil Yapmada Hür Ve Cariye Farkı:

Ebû Hanîfe'nin bu mes'eledeki görüşünün gerekçesi şudur; azil, efendinin hakkına halel getirir. Efendinin hakkı, bu temas neticesinde kendisinin mülkü olacak bir çocuğun doğmasıdir. Şu halde azil yapılabilmesi için, efendinin izni şarttır. Hür kadında ise, hüküm bunun hilâfınadır. Çünkü çocuk da, cinsî münasebet de hür kadının hakkıdır.

Köle veya cariye efendilerinin izni olmadan evlenir ve sonra da azad edilirlerse; nikâh akdi geçerli olur: Çünkü her ikisi de ibareleri geçerli olan kimselerdir. Bunlar bir tasarrufda bulunurlarsa, tasarruflarını da efendileri tasdik ederse; geçerli olur. Azad edilince de efendilerinin bu hakkı ortadan kalkmış olur.

Cariyenin nikâhını feshettirmeye hakkı kalmaz: Çünkü bu nikâh akdi onun azad edilmesinden sonra geçerlilik kazanmıştır. O sanki azad edildikten sonra evlenmiş gibi olmaktadır.

Bir cariye evlenir de kocası onunla gerdeğe girer, sonra da efendisi onu azad ederse, -açıkladığımız sebepden dolayı- nikâh caiz olur. Mehri de  efendisinin   olur. Çünkü mehri veren koca efendinin mülkü olan cariyenin dişilik menfaatini elde etmiştir. Kıyasa göre bu durumda kocanın bir mehir daha vermesi gerekir. Ancak biz istihsan gereği sadece bir mehrin verilmesinin icab ettiği görüşündeyiz. Zira acizlik, nikâh akdinin aslına dayanmaktadır. Efendisinin azad etmesinden sonra kocası cariyeyle gerdeğe girerse, mehir cariyenin olur. Çünkü kocası artık onun mülkü olan dişilik menfaatini elde etmiştir. [88]




[87] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları: 3/77-80.

[88] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları: 3/80-81.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 01:05:03 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si rüya tabiri,Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si mekke canlı, Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si kabe canlı yayın, Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si Üç boyutlu kuran oku Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si kuran ı kerim, Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si peygamber kıssaları,Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­si ilitam ders soruları, Efendinin izni olmadan kölenin evlenme­siönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &