ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans

๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ => El-Bidaye Ven Nihaye => Konuyu başlatan: Esila üzerinde 02 Şubat 2011, 03:51:00



Konu Başlığı: Hz. Peygamber´e Vahyin Gelmeye Başlaması
Gönderen: Esila üzerinde 02 Şubat 2011, 03:51:00
Hz. Peygamber´e Vahyin Gelmeye Başlaması

Hz. Muhammedin Peygamberlik İle Görevlendirildiği Tarih Ve Yaşı

Fasıl

Fasıl

Hz. Peygamber´e Vahyin Geliş Şeklî

Fasıl

Fasıl

İslâm´a İlk Gîren Kimseler.

Peygamberin Amcası Hamza´nın Müslüman Oluşu.

Ebu Zerr´in Müslüman Oluşu.

Dımad´ın Müslüman Oluşu.






Hz. Peygamber´e Vahyin Gelmeye Başlaması


Hz. Peygamber kırk yaşında iken, kendisine ilk vahiy geldi, tbn Ce-rir´in, İbn Abbas ile Said b. Müseyyeb´den naklettiğine göre o esnada Hz. Peygamber kırküç yaşında idi.

Buharı, Hz. Aişe´nin bu konuda şöyle dediğini rivayet eder: "Pey­gamber (s.a.v.)´e ilk olarak vahiy, uykuda, sadık rüya şeklinde geldi. Gördüğü rüyalar sabah aydınlığı gibi zuhur edip gerçekleşirdi." Daha sonra Hz. Peygamber, uzlete çekilmekten hoşlanır oldu. Hira mağarasına çekilip yalnız başına ibadet ederdi. Ailesinin yanına gel­meksizin geceler boyu orada kalırdı. Bunun için azığını önceden hazır­lardı. Azığı tükenince Hatice´nin yanma döner, yine azığını alıp giderdi. Nihayet o, Hira mağarasında iken hak kendisine geldi. Melek, yanma gelerek, "Oku" dedi. O: "Ben okuma bilmem." dedi. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: "Melek beni yakaladı, sıktı, gücüm tükenecek derecede sıktı, sonra bıraktı. Bana, "Oku" dedi. Ben: "Okuma bilmem." dedim. Tekrar beni ikinci kez yakalayıp sıktı. Gücüm tükenecek derecede sıktı. Sonra bıraktı. Bana, "Oku" dedi. Ben: "Ben okuma bilmem." dedim. Üçüncü kez beni yakalayıp sıktı. Gücüm tükenecek derecede sıktı. Son­ra bıraktı ve bana dedi: "Yaratan, insanı pıhtılaşmış kandan yaratan Rabbinin adıyla oku! Oku! Kalemle Öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir." (ei-Alâk, 1-5.)

Bu hadise üzerine Peygamber (s.a.v.) kalbi titreyerek eve döndü, Hüveylid kızı Hatice´nin yanına geldi. "Beni örtün, beni örtün." dedi. Üzerini örttüler. Nihayet korkusu gidip sakinleşti. Hatice´ye, olup bi­tenleri anlattıktan sonra: "Başıma bir iş gelmesinden korktum." dedi. Hatice, ona: "Hayır, Allah´a yemin ederim ki O, seni asla rüsvay etmeye­cektir. Çünkü sen akrabalık bağlarını gözetip kuvvetlendirir, akrabala­rını ziyaret eder, misafiri ağırlar, muhtacın yükünü yüklenir, yoksulu kazandırır, hakkın katından gelen musibetlere karşı insanlara yardım edersin." dedikten sonra onu alıp amcası oğlu Varaka b. Nevfel´in yanı­na götürdü. Varaka, cahiliye döneminde Hıristiyanlaşmış bir kimse idi. Ibranîce yazardı. İncil´in -Allah´ın müsaade ettiği kadarıyla- ayetlerini ibranîce yazardı. Yaşlı bir adam olup gözleri görmezdi. Hatice ona: "Ey Amca oğlu! Kardeşin oğlunun sözlerine kulak ver." dedi. Varaka da Hz.Peygamber´e hitaben: "Kardeşim oğlu! Neler gördün " diye sordu. Hz. Peygamber de gördüklerini ona anlattı. Varaka dedi ki: "Bu, Musa´ya inen namustur (Cebrail´dir). Keşke ben bu iş için genç olsaydım. Kavmin tarafından sürgün edileceğin zaman keşke hayatta olsam." Peygamber (s.a.v.): "Onlar, beni sürgün mü edecekler " diye sorunca, Varaka: "Evet, senin getirdiğin d