ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Efendimiz > Ümmü Mabed
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ümmü Mabed  (Okunma Sayısı 1023 defa)
04 Mayıs 2011, 11:08:01
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 04 Mayıs 2011, 11:08:01 »



Ümmü Ma'bed

Ümmü Ma'bed, yaşlı ve iri yapılı bir kadındı; Huzaao­ğullan yurdunda bulunan çadınnın önünde oturur ve yoldan geçenlere yemek ikram ederdi. Efendiler Efendisi ve yol arka­daşlannın yolu da buradan geçiyordu. Yaklaşık yüz otuz kilo­metre mesafe aldıktan sonra onun çadınnın bulunduğu yere gelmişlerdi ve Ümmü Ma'bed'den, satın almak için yiyecek bir şeyler istediler. Ancak, olacak ya, o gün için kadının yanında satın alınabilecek bir şey yoktu; zira, uzun zamandır yağmur yağmamış ve bu sebeple de yeşillikler kuruyup yok olmuştu, büyük bir kıtlık yaşıyorlardı.

Bu arada Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellern), çadınn kena­nnda duran koyunu göstererek:

- Ey Ümmü Ma'bed! Şu koyunun hali ne, burada niye du­ruyor, diye sordu.

- Açlıktan takati kalmadığı için sürüyle birlikte gidemedi zavallı, diyordu acıyarak.

- Onun sütü var mıdır, diye ikinci kez sordu Allah Resülü (sallallahu aleyhi ve sellern).

- O, ayakta zor duruyor; sütü nasıl olsun, diye garipsiyor­du kadın. Bunun üzerine Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem):

- Onu sağmama izin verir misin, dedi. İnıkansızı istiyor­du. Derisi sırtına yapışmış ve gününün çoğunu yatarak geçi­ren bir koyundan hiç süt çıkar mıydı? Onun için:

- Anam-babam Sana kurban olsun; şayet onda bir damla süt bulabilirsen sağ tabii ki, diyordu, gülerek!

507 Hakim, Müstedrek, 3/8, 9 (4273)

Efendimiz (sallallalıu aleyhi ve sellern), artık koyunun sahibin­den de izin de almış; yanına giderek dua etmeye başlamıştı. Allah'ın adını veriyor ve sütsüz memelere süt vermesi için Rabbine yalvanyor, bunu yaparken bir taraftan da, büzüşen memelerini sıvazlıyordu. Bu arada Ümmü Mabed, beyhüde çaba olarak gördüğü bu hareketlere bir anlam verememesine rağmen olacaklan uzaktan seyrediyordu.

Birdenbire, koyun canlanmaya başlamış ve ayağa kalk­mıştı; o da ne, memeler süt doluyordu! Bunu gören Efendimiz de, hemen bir kap istemiş ve süt taşan memeleri mübarek el­leriyle tutarak bu kaba sütü sağmaya başlamıştı. Sanki, az ön­ceki o kuru memeler, bitip tükenme bilmeyen bir süt pınanna bağlanmıştı ve onlardan bol süt geliyordu.

Kovadaki sütten, önce şaşkın bakışlarla meseleyi çözmeye çalışan Ü mmü Ma'bed' e takdim etti Allah Resülü (sallallalıu aley­hi ve sellern). Belki de, gördüklerinin birer hayal değil, gerçeğin ta kendisi olduğunu göstermek istiyordu. Aldı ve kana kana içti Ümmü Ma'bed. Ardından, aylardır kannlan doymayan çoluk-çocuğuna da verdi ve onlar da içtiler doyuncaya kadar. Evdeki en son kişi de içip süte doyunca Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellern), sağma işine yeniden döndü ve kovayı doldurun­caya kadar da devam etti bu işleme.

Artık herkes doymuş ve üstüne üstlük bir kova süt de art­mıştı. Vakit, aynlık vaktiydi. Aslında onun gibi birisine baş­ka bir şeyanlatmaya gerek yoktu. Kısa bir davetin ardından Ümmü Ma'bed, oracıkta Müslüman oluverdi.

Akşam olup da kocası Ebü Ma'bed, bütün gün otlatmaya çalıştığı halde bir türlü kannlannı doyuramadığı koyunlanyla birlikte eve gelince, kovadaki sütü görecek ve:

- Ey Ümmü Ma'bed! Bu süt dolu kova da neyin nesi? Ko­yunlar burada değildi; kaldı ki, burada olsalar da hiçbirinde süt yok, diyecekti.

Gözü önünde yaşanılanlara şahit olan büyük kadın, tane tane konuşuyordu ve:

- Allah'a yemin olsun ki bugün, buraya çok mübarek biri­leri geldiler, diye başladı ve yaşadıklannı anlattı teker teker ... Ebu Ma'bed de heyecanlanmıştı:

- Bana biraz tarif edebilir misin, diyordu. Belli ki, bir yer­lerle bağlantı kurmuştu. Efendimiz'in fotoğrafını çekmişçesi­ne anlatmaya başladı Ümmü Ma'bed:

- Nuryüzlü bir adamdı; güzel ve parlak biryüzü vardı. Ya­ratılışı güzel ve şekil itibariyle de vücudu düzdü, Ne göbeği öne çıkmış ve karnı büyümüştü ne de başı küçük ve kusurluydu; orta büyüklükte, güzel mi güzel ve mutedil bir vücut yapısı var­dı. Gözleri siyah, göz kenarlan da uzundu. Sesinde kadife gibi bir yumuşaklık vardı. Omuzlan geniş, sakalı da sıktı. Kaşlan, uzaktan dikkat çekecek kadar belirgin duruyordu. Süküt bu­yurduğunda üzerinde bir vakar, konuştuğunda ise meslisinde insibağ hakimdi; Allah'ın adını anarak konuşmasına başlıyor ve hep O'nu yücelterek devam ediyordu. Uzaktan bakıldığın­da, insanlann en güzel ve alımlısıydı; yakınına yaklaşıldığında ise cemal ve ihsanın kemalini temsil ediyordu. Konuşmalan, tane tane ve kulak tırmalamayacak şekilde, ne az ne de çoktu. Mantığı, şiir gibi akıp gidiyordu. Ne, herkesten üstte kalacak kadar çok uzun boylu ne de insanlar arasında seçilmeyecek ka­dar kısa idi; görünüş itibariyle sanki O, iki dal arasında duran üçüncü bir dal gibiydi. Üç kişi arasında altın gibi parlıyordu ve görünüş itibariyle onlann en güzeli idi. Arkadaşlan, etrafında pervane gibi dönüyorlar; bir beyanı olduğunda ona kulak veri­yor, O'ndan bir emir sudür edince de koşarak bu emrini yerine getiriyorlardı. Etrafında dört dönüyor ve her arzusunu yerine getirmek için de, hiçbir isteksizlik emaresi göstermeden ve gö­nülden isteyerek koşturuyor, adeta birbirleriyle yanşıyorlardı.

Ebü Ma'bed'in gözleri dört açılmış, sanki yuvasından çı­kacak gibi olmuştu; meğer evde yokken hanesine saadet gü

neşi gelip konmuş da haberi yoktu. Sanki oturup Efendimiz'in fotoğrafım çekrnişçesine bunlan anlatan ve hanesine teşrif eden misafirini bu kadar tafsille ve detaylı bir tarifle kendisine aktaran hammına heyecanla önce:

- Vanahi de bu, şu bize bahsedilen Kureyş'in adamı olma­sın, dedi ve arkasından da şunlan söylemeye başladı:

- Ne kadar isterdim, ben de O'na yetişeyim ve O'nunla ar­kadaş olayım! Şayet bir gün buna muktedir olursam, Mekke' de duracak ve avazım çıktığı kadar bağınp dünyaya O'nun fazi­letini anlatacağım! Önemli değil; insanlar bu sesin nereden geldiğini bilmesinler. Çünkü, önemli olan sesin sahibi değil, sesin anlattıklandır.

Bunu dedikten sonra Ebu Ma'bed duracak ve duygulanm şiirin kalıplanna dökerek Efendimiz'i anlatmaya başlayacaktı.

Çok geçmeden de, Kaba'de yankılanan bir ses duyulacak­tı; bu ses, Ümmü Ma'bed'in çadınna uğrayan iki arkadaştan bahsediyor ve onlann, bu çadıra nasıl bir bereket getirdikle­rini anlatarak Ümmü Ma'bed'in nasıl Müslüman olduğundan bahsediyordu. Bütün dikkatler, bu iki arkadaşın kimliğine çevrilmişti; adam, Muhammed ve Ebu Bekir diyor ve meme­leri kurumuş koyunlanmn nasıl süt verdiğini nazara vererek bu iki ismin faziletini öve öve bitirerniyordu.s'"

Hz. Ebu Bekir'in kızı Hz. Esmii, haberi alır almaz bir çırpı da bu sesin geldiği yere gitti. Zira, o ana kadar ne Efen­dimiz'den ne de babası Hz. Ebu Bekir'den bir haber alabil­mişlerdi; sadece Mekke'den çıktıklanm biliyorlar, ama nereye gittiklerini ve bu yolculuk esnasında başlarına nelerin geldiği­ni bilmiyorlardı. Bu adamın sözlerine kulak verdikten sonra anlamışlardı ki, Efendiler Efendisi ve sadık yari Hz. Ebu Be­kir, Medine istikametinde yol alıyorlardı.s''?

508 Bkz. Hakim, Müstedrek, 3/10; Mahmüd el-Mısri, Siratii'r-Resül, s. zoz vd, 509 Bkz. Mübarekfüri, er-Rahiku'l-Mahtüm, s. 159

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ümmü Mabed
« Posted on: 22 Eylül 2019, 12:47:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ümmü Mabed rüya tabiri,Ümmü Mabed mekke canlı, Ümmü Mabed kabe canlı yayın, Ümmü Mabed Üç boyutlu kuran oku Ümmü Mabed kuran ı kerim, Ümmü Mabed peygamber kıssaları,Ümmü Mabed ilitam ders soruları, Ümmü Mabedönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &