ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Efendimiz > Hz Hamza nın müslüman oluşu
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz Hamza nın müslüman oluşu  (Okunma Sayısı 2199 defa)
06 Mayıs 2011, 18:10:26
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 06 Mayıs 2011, 18:10:26 »



Hz. Hamza'nın Müslüman Oluşu

Hz. Hamza, yeğeni Muhammedii'l-Emin'den iki yaş büyüktü ve aynı zamanda O'nunla süt kardeş oluyordu. Annesi Hale, Efendimiz'in annesi Amine'nin halasının kızıy­dı. Uzun zamandır olup bitenleri uzaktan seyrediyor, yeğeniy­le ilgili söylenilenleri dinleyip kafasında ölçüp biçiyor; ama bir türlü son karan verip de huzuruna gelemiyordu.

Nübüvvetin başladığı günden bu yana henüz iki yıl geç­mişti.323 Yine bir hac mevsimiydi. Zilhicce ayının bir gününde Ebu Cehil, Safa tepesinde bulunan Allah Resülü'nün yanına gelmiş ve ağza alınmayacak sözler sarfederek O'na sataşmış, her zamanki gibi Habib-i Zişan'ın gönlünü kınp ruhunu in­citecek birçok harekette bulunmuştu. Bütün bunlara rağmen Allah Resülü susuyor ve cevap vermeye bile tenezzül etmiyor­du. İstediği karşılığı bulamayınca da Ebu Cehil, oradan aynl­mış ve Kabe'ye, kendisi gibi düşünen Kureyşlilerin bulunduğu

321 İbn Hacer, el-İsabe, 8/200 (12006); Halebi, Sire, 1/456 322 Heysemi, Mecmeu'z-Zevaid, 9/267

323 Bazı rivayetlerde Hz. Hamza'nın, risaletten altı yıl sonra Müslüman olduğu da yazılıdır. Bkz. İbn Sa'd, Tabakat, 3/9

yere gelmişti. Abdullah İbn Cüd'an'ın hizmetçisi de, bulundu­ğu mekandan bütün bu olanlara şahit olmuştu.

Çok geçmeden Efendimiz de oradan ayrılıp hane-i saa­detlerine gelmişti.

Bu arada Efendimiz'in bir diğer amcası Hamza İbn Ab­dulmuttalib, ok ve yayını kuşanmış vaziyette avdan dönüyor­du. Hamza, heybetli ve güçlü bir delikanlıydı; Kureyş arasın­da herkes ondan çekinir ve cesareti karşısında hayranlığını gizleyemez, karşısında olmaktansa her zaman onunla birlikte hareket etmeyi tercih ederdi. Avcılık işini de, sanki bir iba­det neşvesi içinde yapar; tam tekmil kuşandıktan sonra çıktığı avından dönerken herkesle selamlaşır ve o günkü işini, evine gelmeden önce Kabe'ye uğrayarak noktalamak isterdi. O gün de Hamza, her zaman olduğu gibi avdan dönerken, karşılaştığı insanlara selam veriyor; onlann hal ve hatırını sorup gönülle­rini almaya çalışıyordu. Nihayet, Abdullah İbn Cüd'an'ın hiz­metçisiyle karşılaştı. Zulme seyirci kalmak da ayrı bir zulüm­dü ve bugün, yeğeninin yaşadıklannı mutlakaAmca Hamza'ya anlatması gerektiğini düşünüyordu. Onun için önce:

- Ey Eba Umaral Biraz önce yeğenin Muhammed'e, Ebu'l­Hakem İbn Hişam'ın (Ebu Cehil) yaptıklanndan hiç haberin var mı? İşte, şurada görünce O'nun, üzerine yürüdü, ağza alınmadık kötü sözler sarfederek Muhammed'e çok eziyet etti. Karşı koyması için de tahrik etmişti; ama Muhammed, ona iltifat bile etmedi, hiç konuşmadı onunla, dedi.

Hamza, bir anda hiddetlenmiş; sinirden damarlan dışan fırlayacak gibi olmuştu. Evet, yeğeni yeni bir dinle gelmişti; ama O'nu çok seviyordu. Bugüne kadar O'na yapılanlar kar­şısında pek sesini çıkarmamıştı; belki de henüz yapılanların boyutundan habersizdi. Savunmasız bir adama, hiç suçu yok­ken bu kadar zulüm yapılır mıydı hiç! Ok ve yayını kaptığı gibi dışan çıktı; belli ki hedefinde sadece Ebu Cehil vardı. Ar­tık insanlara selam vermeyi bile unutmuştu. Belli ki, Hamza

yeni bir ava çıkmıştı! Yolda giderken karşılaştığı herkes, onun hiddet dolu gelişini görünce telaşlanmış, olacaklan merakla beklerneye durmuştu. Kimsenin yanında durmuyor, alışkın olduklan şekilde kimseye selam bile vermiyor ve belli bir he­defe kilitlenmiş, mütemadiyen hızlı adımlarla yürüyordu.

Nihayet, Kabe'ye geldi. 'Gözleri birisini anyordu ve aradı­ğı şahsı, insanlar arasında otururken gördü. Hızla yanına gel­di. Oturanların ağızlan yüreklerine gelmişti. Daha onun geli­şini görür görmez Ebu Cehil, bugün yaptıklanna bin pişman olmuştu, ama artık iş işten geçmişti. Doğruca Ebu Cehil'in yanına geldi, yayını kaldırdı ve şiddetle vurmaya başladı. Bir taraftan da:

- Sen nasıl olur da O'na sataşır, kötü sözler söylersin?

Ben de O'nun dinindenim; O'nun dediklerini diyorum. Haydi, gücün yetiyorsa benim karşıma çık da göreyim seni, diyordu.

Ebu Cehil, kanlar içinde kalmıştı. Onu bu halde gören Mahzümoğulları Hz. Hamza'ya engelolmaya yeltenmişlerdi. Ancak Ebu Cehil buna mani oldu:

- Ebu Ilmara'yı bırakın! Gerçekten bugün ben, O'nunyeğe­nine ağır küfürler ettim,324 diyordu. Belki de maksadı, elinden kaçan Hz. Hamza'yı yeniden geri getirmekti. Belki de henüz, testinin kırıldığından haberi yoktu. Ama artık çok geç kalmıştı.

Bu arada bazılan laf atmayı ihmal etmeyecekti:

- Ne o Hamza! Yoksa sen de mi sabi oldun, Hz. Hamza'nın cevabı gecikmedi:

- Benim için her şeyaçığa çıkıp da netleştikten sonra, O'nun Resülullah olduğunu ve söylediklerinin de hak olduğu­nu söylememe hangi şey mani olabilir ki! Allah'a yemin olsun ki ben, O'ndan vazgeçmeyeceğim; sözünüzde sadık iseniz hay­di bana engelolun da göreyim!

Hamza kararlıydı ve doğruca yeğeni Muhammedü'l-

324 İbn Hişam, Sire, 2/128-129

Emin'in yanına geldi. İçinde bulunduğu ruh haletini anlattı O'na ... Düşüncelerini paylaştı uzun uzun ve bundan böyle hep yanında olacağının müjdesini verdi. Aslında zor bir seçimdi; zira bir amca için, kendisinden iki yaş küçükbir yeğenin di­zinin dibine çöküp her şeyiyle O'nu kabullenmek; kırk dört yıllık geçmişin üzerine bir sünger çekip yeniden doğmak ve bugüne kadarki birikimi bir kenara itip hayata sıfırdan baş­lamak; ciddi bir irade gerektiriyordu ve bu iradeyi o gün Hz. Hamza ortaya koymuştu.

Ancak bu iradeyi ortaya koymak, öyle sanıldığı gibi ko­lay değildi; akşam olup evine döndüğünde nefis ve şeytan onu kıskaca almak için zihnine soru üstüne soru atmaya çalışıyor­du. Hamza gibi birisi iman safındaki yerini alıyordu ya, şeytan hiç boş durur muydu! Hemen yanında belirmiş ve:

- Hani sen, Kureyş'in efendisi değil miydin? Atalannın dinini bırakıp da gidiyor ve bir sabiye tabi oluyorsun? Senin yaptığını yapmaktansa ölüp gitmek daha hayırlıdır, diyerek içine kor atmaya çalışıyordu.

Tam şeytanca bir yaklaşım ve şeytani düşünce ... Suret-i haktan gözüküp de muhatabının aklını çelrnek için takınılan riyakarca bir tavır ve tam bir fırsat avcılığı! Ancak, aslan avcısı Hamza, artık Hz. Hamza olmuştu ve onun gibi bir irade, öyle kolay teslim olmazdı. Ancak, vesvese hMa devam ediyordu; tabii, Hamza gibi bir adamın peşi bırakılır mıydı hiç!

Gözüne uyku girmeyen Hz. Hamza, halini Rabbine arz et­mek için doğruca Kabe'nin yolunu tutacak ve orada dua dua yalvararak kalbine düşen şüphe ve vesveselerden kurtarması için Allah'a yalvaracaktı. Artık bir yola girmişti ve o yolun ge­reğini de yerine getirmeliydi. Gerçekten de Allah (celle celaluhü), bu samimi yönelişin ardından Hz. Hamza'ya musallat olan hali ondan kaldırmış ve Hz. Hamza huzur içinde yeniden evi­ne dönmüştü.

Sabahın ilk ışıklanyla birlikte Hz. Hamza, doğruca yeğeni

Muhammedü'l-Emin'in yanına geldi ve dünden bu yana ba­şından geçenleri anlattı. Allah Resülü (sa1Ia1lahu a1eyhi ve sellem), şefkatle amcasına yöneldi ve uzun uzun konuştu onunla; polat gibi bir imanın, üstesinden gelemeyeceği hiçbir mesele ola­mazdı ve Hz. Hamza da, bu imanı ortaya koyacak, şeytana pa­buç bırakmayacaktı. O gün yeğeninin yanından ayrılırken son sözü şunlar olmuştu:

- İçten gelen en sadık duygularla söylüyorum ki Sen, iyi ve doğruyu temsil ediyorsun, ey kardeşimin oğlu! Hiç endişe duymadan Sen, dinini tebliğe devam et! Allah' a yemin olsun ki, artık benim için güneşin bile aydınlığının hiç önemi yok! Çünkü ben artık ilk dinime kavuştumlf"

Hz. Hamza'nın gelişi, Müslümanlar için ayrı bir önem arz ediyordu. Gülmeye hasret yüzler, bir nebze de olsa tebessümle tanışmış; örselenmiş duygular sürürla barışmaya başlamıştı, Ne büyük bir rahmetli bu; başlangıcı kötü gibi görünen bir gü­nün sonunda Hamza gibi bir aslan avcısı gelmiş, Efendimizle birlikte saf tutuyordu. Ve, artık hep O'nunla birlikte hareket edecek ve yükünü kaldırmasına yardımcı olacaktı. Bundan son­ra da Kureyş, aleyhte komplo kurarken Hz. Hamza'nın varlığını mutlaka hesap edecek; en azından yapageldiği bazı alışkanlık­lanndan vazgeçecek ve adımlarını da ona göre ayarlayacaktı.

Böylelikle Muttalib ailesi bir annma yaşıyor; Ali ve Ham­za gibi sinesi İslam'a teşne olanlar gelip huzurda hayat bulur­ken, Ebu Leheb ve oğullan Utbe ile Uteybe gibi kah kalpliler, Allah'ın zikrinden gafil ve mühürlenmiş kalpleriyle imana sırt çeviriyorlardı. Gelecek bir ayet, konuyu şöyle özetleyecekti:

- Allah'ın, göğsünü İslam'a açması sebebiyle, Rabbi ta­rafından nüra kavuşan kimse, kötü tercihi sebebiyle fıtratını değiştiren, kalbi kahlaşan ve göğsü daralan kimse gibi olur mu hiç?

325 Bkz. İbn Hişam, Sire, 2/129

Kalpleri, Allah'ı anma hususunda katılaşmış olanlara ya­zıklar olsun! İşte onlar, besbelli bir sapıklık içindedirler

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz Hamza nın müslüman oluşu
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 13:45:50 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz Hamza nın müslüman oluşu rüya tabiri,Hz Hamza nın müslüman oluşu mekke canlı, Hz Hamza nın müslüman oluşu kabe canlı yayın, Hz Hamza nın müslüman oluşu Üç boyutlu kuran oku Hz Hamza nın müslüman oluşu kuran ı kerim, Hz Hamza nın müslüman oluşu peygamber kıssaları,Hz Hamza nın müslüman oluşu ilitam ders soruları, Hz Hamza nın müslüman oluşuönlisans arapça,
Logged
29 Mart 2016, 17:07:24
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 29 Mart 2016, 17:07:24 »

Rabbim kalp katiligindan muhafaza eylesin,gonullerimizi yumusatsin ima nuru ile nurlandirsin insallah.
.bir hadisi serifte buyruluyor ki Allahin rahmetinden en uzak olan kati kalplilerdir...

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
15 Ekim 2017, 01:09:45
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 14.603



« Yanıtla #2 : 15 Ekim 2017, 01:09:45 »

Esselâmü Aleyküm. Peygamberimiz bizlere her her yönüyle mükemmel örnektir.   Rabbimiz bizleri Peygamberimiz'in yolundan hiiiiiç ayırmasın ve yolunda hakkıyla gidebilmeyi nasip etsin inşaAllah. Aminn ecmain

🌹 Allahümme Salli Alâ Seyyidina Muhammed'in Ve Alâ Âli Seyyidina Muhammed 🌹
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
15 Ekim 2017, 20:29:35
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.137


« Yanıtla #3 : 15 Ekim 2017, 20:29:35 »

Aleykümselam.Rabbim bizleri Hz.Hamzanın yolunda giden onun gibi iman için islam için savan çabalayan kullardan eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &