ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Efendimiz > Efendimizin elçileri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Efendimizin elçileri  (Okunma Sayısı 761 defa)
26 Nisan 2011, 14:38:41
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 26 Nisan 2011, 14:38:41 »



Efendimiz'in Elçileri

Hadise hala belirsizliğini koruyordu ve Allah Resülü (sallallalıu aleylıi ve sellem) bir adım atarak ashabı arasından Hırôş İbn Ümeyye'yi, Sa'leb adındaki kendi devesini vererek Kureyş'e gönderdi; maksadı, savaş niyetinde olmadığını ve sadece umre maksadıyla geldiğini bir daha anlatmaktı.

Hz. Hıraş gelir gelmez İkrime İbn Ebi Cehil, kılıcını çektiği gibi devenin ayaklarına indiriverdi; o kadar kin ve nefretle doluydu ki ne­redeyse Hz. Hıraş'ı da öldürecekti. Onun bu kadar öfkeli olduğunu gören Ahabiş kabileleri hemen müdahale ederek Allah Resülü'niin elçisini öldürmesine müsaade etmediler ve Hz. Hıraş'ı serbest bı­rakarak geri gönderdiler. Bunun üzerine Hz. Hıraş da, hemen Allah Resülü'nün yanına gelerek onlardan gördüğü muameleyi anlattı.

Hadisenin nezaketi her geçen gün daha da artıyordu ve böyle bir zeminde atılacak her adım çok önemliydi. Kureyş çok tedirgindi, düşünmeden hareket ediyor ve fevri hareketleriyle önü alınmaz sı­kıntılara neden oluyordu.

Allah Resülü (sallallalıu aleyhi ve sellem) ise, Kureyş'in ileri gelenleri­ne mesajının net bir şekilde ulaştırılması konusunda kararlıydı; akıl ve vicdanlanna hitap edecek ve Allah rızasından başka hedefi olma­yan bu insanlarla BeytuIlah'ın arasından çekilmelerini söyleyecekti. Bu sefer yanına, Kureyş'e elçi olarak göndermek üzere Hz. Ömer'i çağırdı. Huzura gelip de Efendimiz'in niyetini öğrenen Hz. Ömer:

- Ya Resülullah, diyecekti. Kureyşlilerin canıma kastedecekle­rinden endişe ederim; çünkü onlar, benim onlara olan düşmanlığı­mı iyi bilirler. Hem aralarında beni koruyacak Adiyy oğullarından da kimse yoktur! Ancak buna rağmen, ya Resülullah, onlara benim gitmemi istiyorsan, tereddütsüz giderim!

Elbette ki Hz. Ömer'in endişesi, sadece kendi canıyla ilgili de değildi; o gün orada Hz. Ömer gibi bir elçinin öldürülmesi, tered­dütsüz savaş sebebiydi ve şartların olgunlaşmadığı bir yerde böyle bir savaşın ne getireceğini kestirmenin de imkanı yoktu. Hz. Ömer'i dinlerken Allah Resülü de düşünmeye dalmıştı:

- Ya Resülullah, diye devam etti Hz. Ömer. 'Fakat ben Sana, Kureyş nezdinde benden daha kıymetli ve hatırı sayılır, koruyup kol-

layacak insanları açısından daha avantajlı ve bağlantıları daha sağ­lam birisini tavsiye ederim: Osman İbn Afvan.

Mii'minin feraseti çok önemliydi ve Hz. Ömer'in bu ifadeleri de, serapa feraset ve basiret doluydu. Bunun üzerine Allah Resülü (sallal­lahu aleyhi ve sellem), Hz. Osman'ı huzuruna çağırdı:

- Kureyş'e git ve bizim, onlarla savaşmak için değil, sadece umre yapmak için geldiğimizi haber ver! Aynı zamanda onları İs­lam'a davet et, diyordu. Hz. Osman'a yüklenen misyon sadece bun­lardan ibaret de değildi; yanına yaklaşan Hz. Osman'a, o güne kadar iman edip de bir türlü hicret edemeyen veya hicret sonrasında Mek­ke'de Müslüman olanların yanına da gitmesini ve onlara, çok yakın bir zamanda yaşanacak fethin haberini vermesini, Allah'ın pek ya­kında Mekke' de de dinini hakim kılacağını ve bundan böyle kendile­rini saklayıp da imanlarını gizleme ihtiyacı hissetmeden ve açıktan dinlerinin gereğini yaşayabileceklerinin müjdesini vermesini söyle­yecekti.

Derken Hz. Osman yola çıktı; Beldah'a geldiğinde Kureyşliler karşısına çıktı ve:

- Nereye gidiyorsun, diye sordular. Temkinliydi ve:

- Beni size Resülullah gönderdi, diye başladı sözlerine. Sizi İs-

Iam'a ve Allah'a iman etmeye davet ediyorum; ya hepiniz toptan O'nun dinine girersiniz -ki Allah (celle celaluhü), mutlaka dinini üstün kılıp peygamberini de galip getirecektir- ya da O'nun yolundan çe­kilirsiniz ki, bu durumda O'na karşı koyanlar, siz değil de başkala­rı olur! Buna göre şayet Resülullah mağlup olursa, zaten sizin iste­diğiniz de budur! Galip gelmesi durumunda ise, tercih size kalmış; ya sizler de diğer insanlar gibi gelir ve İslam'ı tercih edersiniz, ya da O'na karşı koyarak hep birlikte savaşırsınız! Savaşın sizi ne hale getirdiğini çok iyi biliyorsunuz; iyice bitkin ve yorgun düştünüz ve önde gelen adamlarınızı da kaybettiniz! Ayrıca Resülullah (sallallahu aleyhi ve sellem), savaşmak için değil, yanında işaretlenmiş kurbanlık­larla birlikte sadece umre niyetiyle geldiğini ve onları kurban edince de geri dönüp gideceğini size haber vermemi istedi!

- Söylediklerini duyduk, diyorlardı. Ancak bu, asla olmayacak bir husustur; O böyle ansızın üzerimize gelemez! Git ve arkadaşına söyle; asla üzerimize gelemeyecek!

Kureyş'in kapısını aralamak mümkün gözükmüyordu; daha Kureyş'in ileri gelenlerinden kimseyle görüşerneden ayak takımının tepkileriyle karşılaşmış ve kendisinden beklenilen vazifeyi icra ede­memişti. Adamlan aşmanın imkanı yok gibi görünüyordu ve nere­deyse Hz. Osman da geri dönmek üzereydi. Tam bu sırada karşısına Ebôn İbn Said çıkıverdi; onu görünce önce yanına geldi ve bir müd­det hal hatır sorduktan sonra Hz. Osman'a:

- Ne ihtiyacın varsa çekinmeden söyle, diyordu. Hatta kendi atından inmiş ve onun üzerine Hz. Osman'ın binmesini istiyor, ken­disi de onun arkasına biniyordu. Hz. Ömer haklı çıkmıştı; yolların kapanıp da kapıların sürgülendiği yerde eski dostluklar işe yanyor ve açılmaz gibi duran nice kapılar birden açılıveriyordu! Zira bir ta­raftan Eban:

- Sağ ve sola istediğin tarafa git ve sakın kimseden korkma! Çünkü Saidoğulları Harem'in en aziz ve şereflileridir, diyor ve Hz. Osman'a eman verdiğini şiirinin diliyle herkese ilan ediyordu.

Öylece Kabe'ye kadar geldiler ve Hz. Osman, hemen Kureyş'in ileri gelenlerini ziyarete başladı. Teker teker her birine gidiyor ve Resı1lullah'ın mesajını ulaştırıyordu, Hepsi de:

- Muhammed, asla üzerimize böyle gelemez, diyor ve kapıları

bütünüyle kapatıyorlardı.

Ancak Hz. Osman'ı da dışlayamıyorlardı; ona:

- İstersen sen, gel ve Beytullah'ı tavaf et, diyorlardı. Ancak o:

- Resı1lullah (sallallahu aleyhi ve sellem) tavaf etmedikçe ben de Bey-

tullah'ı tavaf etmem, diyecek ve bu teklifi de geri çevirecekti.

Kureyş'in niyeti anlaşılmıştı ve vakit kaybetmeden Hz. Osman, diğer vazifesini de yerine getirmek için, o güne kadar sıkıntıların cenderesinde inim inim inleyip duran mü' min erkek ve kadınların kapısını çalmaya başladı:

- Resı1lullah buyuruyor ki, diye başlıyordu sözlerine. Kapıla­nnda Hz. Osman gibi bir sahabiyi görenlerin ve kendilerine Allah Resı1lü'nden haber geldiğini duyanların sevincine diyecek yoktu. Bunun için altı yıldır bekleyenler vardı; zira O'nu bulduktan sonra bu kadar aynlığın hicranı dayanılır gibi değildi! Ancak Hz. Osman, onlara selam getirip kapılanna sadece mücerred ziyaret için gelme­mişti. O:

- Sizleri pek yakında kanatlannuri altına alıp koruyacağım ve artık bundan sonra Mekke' de kimse imanını gizleme lüzumu his­setmeyecek, şeklinde Resülullah'ın müjdesini getirmişti. Zemherir içinde bahar meltemleri gibi bir müjdeydi bu! Açıktan kendilerini ifade edebilmeyi o kadar arzuluyorlardı ki! Bugün kapılarına Hz. Osman gibi bir elçi geldiğine göre pek yakında bu müjde de elbette gerçekleşirdi; ayrılırken kapılarından:

- Resülullah'a bizden de selam söyle, diye el sallıyor ve arkasın­dan gözyaşı döküyorlardı.

Hz. Osman'ın bu gayretleri tam üç gün sürecekti.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Efendimizin elçileri
« Posted on: 19 Ekim 2019, 23:51:50 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Efendimizin elçileri rüya tabiri,Efendimizin elçileri mekke canlı, Efendimizin elçileri kabe canlı yayın, Efendimizin elçileri Üç boyutlu kuran oku Efendimizin elçileri kuran ı kerim, Efendimizin elçileri peygamber kıssaları,Efendimizin elçileri ilitam ders soruları, Efendimizin elçileriönlisans arapça,
Logged
25 Nisan 2019, 17:18:43
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.220



Site
« Yanıtla #1 : 25 Nisan 2019, 17:18:43 »

Esselamü aleyküm Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
25 Nisan 2019, 17:30:11
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.467


« Yanıtla #2 : 25 Nisan 2019, 17:30:11 »

Esselamu aleykum. Binler rahmet peygamber efendimize ve onun elcilerine sahabelerine olsun inşAllah. ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &