ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Dünya Hali >  Sözde Ermeni Soykırım Yasası
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sözde Ermeni Soykırım Yasası  (Okunma Sayısı 534 defa)
16 Ekim 2011, 14:59:18
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 16 Ekim 2011, 14:59:18 »



Dünya Hali


Kasım 2006 95.SAYI


Halil AKGÜN
kaleme aldı, DÜNYA HALİ bölümünde yayınlandı.


Sözde Ermeni Soykırım Yasası


Fransa, tarihi siyasete kurban etti. Türkiye gerçekten bir soykırım olup olmadığını Türk ve Ermeni tarihçilerin bir araya gelerek ortaya koymasını önerdi. Türkiye’nin yıllardır yaptığı bu çağrı reddedildi. Şimdi sözde Ermeni soykırımı Fransa kanunlarına göre tarihi bir gerçek. Böyle bir tarih yazıcılığı olabilir mi? Tarihi gerçeklere böyle müdahale edilebilir mi?

Diğer konu, düşünce özgürlüğü meselesi. Tartışmalı bir konuda görüş beyan etmek nasıl suç teşkil edebilir? Bir olayın olup olmadığını kabul ya da reddetmek, hırsızlık yapmak, adam öldürmek yahut bölücülük yapmakla aynı kefeye konuyor. Özgürlüğün vatanı olarak görülen Fransa’da böyle bir düşünce suçu nasıl savunulabilir?

Sözde Ermeni soykırım yasası, Fransız iç siyasetinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Fransa’da yarım milyona yakın güçlü bir Ermeni topluluğu var. Siyasetçilerin derdi, önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu Ermenilerin oyunu almak. Ermeni diasporasının başarılı lobi faaliyeti de bunda etkili oldu şüphesiz.

Bu yasa, sadece Türk-Fransız ilişkilerini germeyecek, aynı zamanda Türkiye’nin AB üyelik sürecine de gölge düşürecektir. Avrupa ülkelerinin sergilediği bu tür tavırlar, ancak Türkiye’deki AB karşıtlığını güçlendirir. Bu da içinde yaşadığımız siyasi atmosferde ancak ulusalcı çevrelerin işine gelir.

Bu süreçte Türkiye-Ermenistan ilişkileri daha fazla gerilecektir. Ermenistan şu anda sorunlu olduğumuz tek sınır komşumuz. Azerbaycan topraklarını işgal eden Ermenistan, şimdi de soykırımın kabul edilmesi talebiyle karşımızda. Türkiye’nin iyi ilişki kurma çağrıları şu ana kadar karşılıksız kaldı. Ermenistan cumhurbaşkanı Robert Koçaryan kısa vadeli hesaplar yaparak bunu siyasi bir çıkara tahvil etmeye çalışıyor. Fakat Türkiye’den çok Ermenistan’ın rasyonel bir dış politika izlemeye ihtiyacı var.

Bu yasa Avrupa ve AB için bir imtihan olacaktır. AB’nin bu yasa karşısında “Bu Fransa’nın iç işleridir; karışamayız..” demesi ancak onlara itibar kaybettirir. Çünkü sözde soykırım yasası, Fransa’nın iç siyasetinden beslenen ve bir başka ülkeyi hedef alan bir yasadır. Eğer AB ülkeleri istedikleri gibi özgürlük karşıtı kanunlar çıkartma hakkına sahipse, o zaman kimsenin Türkiye’deki 301 ve benzeri yasaların kaldırılması için baskı yapmaya hakkı yok demektir.

Avrupa, aklını ve vicdanını düzeltmedikçe bu komedi devam edecek.

Bir Türk Nobel Alınca

Nobel edebiyat ödülü Orhan Pamuk’a verildi. 30 yıllık yazı hayatı bulunan Pamuk, Nobel edebiyat ödülü alan ilk Türk yazarı. Pamuk, Türkiye’de iyi tanınan ve okunan bir yazar. Romanları satış rekorları kırıyor. Kimse Pamuk’un diline hayran değilse de, romanlarındaki kurgunun, ayrıntıya verilen önemin farkında. Pamuk artık yurt dışında da tanınıyor. Romanlarının çoğu Batı dillerine çevrildi. Hakkında açılan siyasi davalar Pamuk’un geniş çevrelerde tanınmasını sağladı. Ve tabii o meşhur “Evet; Ermeniler soykırıma uğramıştır.” demeci... Bundan sonra Pamuk’un hayatı değişti. Türkiye’den gelen tepki yükseldikçe, yurt dışındaki belli çevreler Pamuk’a kucak açtı. Bu süreç ona Nobel edebiyat ödülünü de getirdi. Dolayısıyla iki faktör birleşti: Pamuk’un Türkçe’deki başarılı romancılığı siyasi konjonktürle birleşti ve kendisi Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Türk yazarı oldu. Nobel almak isteyen herkese ‘ha bu bi’ ders olsun!’

Nükleer Silah Furyası

Kuzey Kore nükleer silah testi yaptığını açıkladı ve gündem İran’dan bu ülkeye kaydı. Kuzey Kore yönetimi Amerika başta olmak üzere herkese kafa tutuyor. Nükleer silah üretmeye hakkı olduğunu düşünüyor. Gerekçesi nükleer silah sahibi diğer ülkelerle aynı: Ulusal güvenlik. Bu gerekçeye dayanarak nükleer silah sahibi olan bir düzine ülke var. ABD, bunların başını çekiyor. Amerika’nın 5 binden fazla nükleer savaş başlığı var. ABD’yi yaklaşık aynı sayıda nükleer silah başlığıyla Rusya takip ediyor. Fransa’nın 350, Çin’in 250, İngiltere’nin 200, Hindistan’ın 90, Pakistan’ın 40 civarında nükleer başlıklı silahı var. Uluslararası nükleer silah anlaşmalarına imza atmayı reddeden İsrail’in 200 civarında nükleer başlıklı silahının olduğu tahmin ediliyor. Bu tabloya baktığınızda Kuzey Kore’ye “hayır sen silah yapamazsın” demek ne kadar tutarlı ve inandırıcı bir şey? Biz bölgemizin nükleer silahlardan tamamen arındırılmasını istiyoruz. Bunun da İsrail’den başlaması gerekiyor. Fakat inandırıcı olmak için önce tutarlı olmanız gerekiyor.

Huylu Huyundan Vazgeçmez


Danimarkalılar rahat durmuyor. Gecen yılki karikatür rezaletinden sonra şimdi de bir film yarışması rezaletine şahit olduk. Bir siyasi partinin gençlik kolları Hz. Muhammed s.a.v. Efendimiz’i “en iyi kötüleyen film yarışması” (garabete bakın!) açtı. Yarışmada ödül alan filmler bir Danimarka televizyonunda gösterildi. Bunun üzerine Danimarka dışişleri bakanlığı yurt dışındaki Danimarka vatandaşlarını “dikkatli olmaları” konusunda uyardı. Neden? Çünkü müslümanlar ifade özgürlüğünden, hoşgörüden anlamaz! Tutar bu ‘çağdaş’ Danimarkalılara saldırırlar! Şimdi burada suçlu kim? Kışkırtmayı yapan kim? Karikatür rezaletinden sonra Danimarkalıların akıllarını başlarına toplamalarını beklerdik. Birileri hatada ısrar etmeye devam ediyor. Avrupalıların dar görüşlü siyasi gündemlerini halka maletmek için bu tür provokasyonlara yönelmesi gerçekten üzüntü verici. Huylu huyundan vazgeçmeyince ne yapmak gerekir?

Terörle Mücadelede Samimiyet


PKK terör örgütüne karşı mücadele için Türkiye ve ABD tekrar kolları sıvadı. İki ülke PKK’ya karşı mücadele özel temsilcisi atadı. Türkiye, bölgenin fiili valisi konumundaki Amerika’ya uzun bir süredir çağrıda bulunuyor ve PKK terör örgütünün çökertilmesi için ortak eylem planı öneriyordu. Amerikalılar bu çağrılara kulak vermediler. Ta ki Irak’ta işler çığırından çıkana kadar. Türkiye’de Amerikan karşıtlığının tavan yapması da PKK konusuyla yakından ilgili. Şimdi Amerikalılar Türkiye’yi tekrar yanlarına çekebilmek için bir jest yapıyorlar. Bu jest ne kadar samimi? ABD yönetimi, Kuzey Irak’taki Kürt liderleri PKK konusunda ikna edebilecek mi? Ya da etmek isteyecek mi? Yoksa Türkiye’ye “elimizden geleni yapıyoruz” deyip sonra topu taca mı atacaklar? Bizim sezgilerimiz ikincisinin gerçekleşeceğinden yana. Çünkü ABD bölgedeki Kürtler, Kuzey Irak ve genel olarak Irak politikasını düzeltmeden PKK konusunda olumlu adımlar atamaz. Bu unsurların hepsi birbirine sıkı sıkıya bağlı. Dahası PKK’nın çökertilmesi Kürt sorununun çözüleceği anlamına gelmiyor. Uzun sözün kısası: Terörle mücadele temsilcilerinden fazla bir şey beklemeyin.

Sivil Sivil Konuşalım!


Ekim ayı irtica tartışmalarının yanısıra, sivil-asker ilişkilerini de tekrar gündeme getirdi. Bir araştırma vakfının yayınladığı güvenlik almanağı, askerler tarafından şiddetle eleştirildi. Türk silahlı kuvvetlerine karşı bir saldırı olarak değerlendirildi. Peki almanak ne diyor? Aslında hiç bir şey. Yani Türkiye’de aklı başında olan her insanın düşündüğü, söylediği şeyi söylüyor: Asker askerliğini, sivil sivilliğini bilmeli. Asker, sivil yöneticinin idaresindedir. Aksi halde parlamenter demokraside temsil sorunu olur. Rejimin asıl sahibi asker diye görülürse, o zaman demokrasinin, seçimlerin, millet meclisinin bir anlamı kalmaz. Askerlerin “biz siyaset yapmıyoruz” diyerek sürekli siyasi mesajlar vermesi büyük bir çelişkidir. Bunda sivillerin hiç mi kabahati yok? Elbette var. Sivillerin en büyük hatası, sivil siyaseti kirletmeleri, itibarını ayaklar altına almasıdır. Siyaseti bir rant aracı haline getirenler yine siviller. Sivil siyasetin itibar kaybetmesi, askeri rejim özlemi duyanların iştahını kabartır. Askeriyle siviliyle bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Bunun için askerin yetki ve sınırlarını bilmesi ve sivil otoriteye itaat etmesi gerekiyor. Sivillere düşen de kendilerine verilen temsil görevini kutsal addedip, sivil siyasetin itibarını arttırmaktır.

    Kısa Kısa Dünya Turu


    Türkiye’nin cari açığı yani ithalat ile ihracat arasındaki açık her gün artıyor. Cari açık 2006 sonu itibariyle 30 milyar dolara dayanacak görünüyor. Yani Türkiye sattığından 30 milyar dolar daha fazla mal alıyor. Bunun reel sektör, yani üretim sanayii üzerinde çok ağır bir etkisi var. İthal edilen her yeni mal, piyasaya sunulmaya hazır mal demek. Bu ise Türkiye’deki üreticinin işsiz kalması anlamına geliyor. Türkiye ekonomisinin bu en büyük sorununa umarız kısa sürede bir çare bulunur.

    *** 

    Başbakan Erdoğan, önemli bir tehlike atlattı. Oruç sırasında kan şekeri düşen Başbakan makam aracında baygınlık geçirince, şoför alarmı yakıp aracı doğruca hastaneye çekti. Her şey ondan sonra oldu. Şoför telaş içinde arabayı terk edince araç kendini kilitledi. Ve başbakan baygın bir halde bir müddet zırhlı aracın içinde kilitli kaldı. Çözüm de tam evlere senlik: Balyozla 17 santimlik camı kırdılar ve başbakanı hastaneye yetiştirdiler. Demek ki balyozla camı kırılabiliyormuş! Hani zırhlı araçtı bu?!

    ***

    Ünlü finansör ve işadamı George Soros, “Bush görevi bıraksın, servetimden vazgeçerim.” demiş. Pek inandırıcı değil. Çünkü Soros’un servetini nasıl elde ettiğini biliyoruz. Bundan vazgeçse bir ikincisini herhalde kısa sürede elde eder! Fakat Soros’un Bush yönetimi hakkındaki tespitleri doğru. Bu yönetimin hataları yüzünden terör uluslararası bir olgu haline geldi. Ve artık kimi ne zaman, nerede vuracağı belli değil. Bush’un iki yılı kald...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sözde Ermeni Soykırım Yasası
« Posted on: 24 Ağustos 2019, 14:37:15 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sözde Ermeni Soykırım Yasası rüya tabiri, Sözde Ermeni Soykırım Yasası mekke canlı, Sözde Ermeni Soykırım Yasası kabe canlı yayın, Sözde Ermeni Soykırım Yasası Üç boyutlu kuran oku Sözde Ermeni Soykırım Yasası kuran ı kerim, Sözde Ermeni Soykırım Yasası peygamber kıssaları, Sözde Ermeni Soykırım Yasası ilitam ders soruları, Sözde Ermeni Soykırım Yasasıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &