ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Dört Mezheb Fıkhı > Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları  (Okunma Sayısı 862 defa)
08 Şubat 2010, 19:10:44
Eflaki
Gökte oturan melek
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.997



« : 08 Şubat 2010, 19:10:44 »




Sermâye sahibiyle, işçinin her birine mahsus, özel bazı haklar vardır ki; bunların sınırını aşamazlar. Bu haklar, aşağıda her mezhe­be göre´genişçe açıklanmıştır.

(26) Şâfiîler dediler ki: işçiye özgü haklar şunlardır:

1- Satma ve satın alma tasarrufu. Ama bu tasarrufu güzelce kullanması gerekir. Bir malı satılabileceğini zannettiği bir fiyatla satın alması sahih ol­maz. Aksine, satın alacağı maldan kazanç sağlayacağına kuvvetle kanaat ge­tirmesi gerekir. Çünkü rfıudârebeden güdülen amaç budur. Parasını teslim almadan, bir malı, vadeli olarak satması da sahih değildir. Çünkü; olabilir ki para, borçlunun yanında zayi olur, ki bu da sermâye sahibinin zararınadır. Bu durumda işçiyi, böyle bir satışı, yapmaktan menedebilir. Ama peşin paralı bir satışı yapmaktan menedecek olursa, mudârebe akdi fâsid olur. Mal sahibinin iznini aldıktan sonra İşçi, veresiye satış yapabilir. Mal sahibi, ken­disine böyle bir izin verirse, şâhid tutmak veya işi yazıya dökmek kaydıyla veresiye satış yapabilir. Bu kayıtlara riâyet etmeksizin satış yapacak olursa, kendisi sorumlu olur. Yani bu satış nedeniyle sermâye telef olursa, bedelini mal sahibine ödemesi gerekir. Parasını önceden vererek vadeli mal da satın alabilir. (Selem yapabilir), Tabiî bunu yapmak için de mal sahibinin iznini alması şarttır. Meselâ falan ayda teslim almak üzere, parasını peşin vererek yirmi kile buğday satın alabilir.

2- İşçi, elindeki malı ticâret malı karşılığında satabilir. (Takas edebilir). Sözgelimi; yirmi kantar pamuk satın alıp, bunları hazır dokuma mâmulle-riyle takas etmek isteyebilir. Böyle yapması sahihtir. Çünkü bu, bir kazanç vesilesidir. îşçi, kazanca götürücü her işi yapma hakkına sahibtir.

3- Satın aldığı malın ayıplı olduğunu görürse, geri vermesinde yarar varsa, geri verme hakkına sahibtir. Sermâye sahibi malın ayıplı oluşuna razı olup da onu geri vermekten alıkoyamaz. Çünkü; çalışmakta olduğu için, işçi de onun malında hak sahibidir. Ancak maslahat, ayıplı da olsa malın geri ve­rilmemesini gerektiriyorsa, işçinin geri vermesine engel olabilir. Çünkü bu ayıp, kazancını eksiltmemektedir.

Mûtemed olan görüşe göre bu durumda işçi, o malı geri verme hakkına sahip olmaz. Evet denebilir ki işçi, eşya satın almakla yükümlü bir vekil gi­bidir. Malda bir ayıp görünce, mutlak surette onu geri verme hakkına sahip olur. Bu durumda, maldaki ayıp kazanca engel olsa da olmasa da işçi, ayıplı malı geri verme hakkına sahip olur demek sahihtir. Doğrusu şu ki, bu iki durum arasında fark vardır: Mudârebede amaç, kârdır. Maldaki ayıp kâra engel olmadığı takdirde işçi, onu geri verme hakkına sahip olmaz. Mal satın almak için görevlendirilen vekilin durumu bundan farklıdır. Vekil, ayıpsız olarak mal satın almakla görevlidir. Satın aldığı mal ayıphysa, onu mutlak surette geri verme hakkına sahip olur.

Bundan da anlaşılıyor ki esas, fayda ve maslahattır. Maslahat, malın geri verilmesini gerektiriyorsa; işçi geri verilmemesini, mal sahibi de geri ve­rilmesini istiyorsa, mal sahibinin isteği geçerli olur. Malın geri verilmesiyle verilmemesi hemen hemen aynı olur da, maslahat ve yararın ne yanda oldu­ğu bilinemezse, işçinin sözüne göre amel edilir. Çünkü direkt olarak işi elde tutan odur.

İşçi, elindeki mudârebe malından bazısını, sermâye sahibine satarak onunla muamele yapamaz. Mal sahibinin iznini almaksızın, sermâyeden fazla miktarda mal satın alamaz. İzinsiz olarak fazla mal satın alırsa bu fazlalık­lar, onun (işçinin) hesabına sayılır. Mudârebe malından sayılmaz.

Sermâye sahibinin iznini almaksızın; sefere, mudârebe malı ile çıkamaz. Çıktığı takdirde, doğacak zarardan kendisi sorumlu olur. Sermâye sahibin­den kesin müsâade almadan tuzlu denizde sefere çıkamaz. Bundan maksat, tehlikeden sakınmaktır. Seferdeyken, esah kavle göre sermâyeden masraf ya­pamaz. Bir kavle göre sefer nedeniyle kendi normal masrafından fazla olan masrafları sermâyeden karşılayabilir. Meselâ yol kirası, sefer için gerekli gi­yecekler ve bunlara benzer sefer için örfen gerekli olan masrafları sermâye­den karşılar. Bu masraflar, ileride kâr edildiği takdirde kârdan düşülür. Kâr edilmediği takdirde zarar olarak kabul edilir. Bu kavil, her ne kadar zayıfsa da tüccarların örfüne daha yakındır. Ticâret işlerinde bu görüşü uygulamak, daha da kolaydır. Eğer sefer masrafları, akidleşme esnasında şart koşulur-sa, bu kavle göre amel edilir. Kumaşı açıp katlamak, misk ve altın gibi hafif ağırlıklı eşyaları tartmak, normal olarak işçinin görevidir. Pamuk ve tahıl gibi ağır şeylere gelince işçi, bunları tartmak mecburiyetinde değildir. Bu iş­leri yaptırmak için örfe uygun olarak adam kiralar ve ücretini mudârebe ser­mâyesinden öder.Kendi yaptığı işler için ücret alamaz. Kendisinin yapması gereken işler için adam kiralarsa, ücretlerini kendisinin vermesi gerekir.

Sermâye sahibine gelince, Önceden de bilindiği gibi ona özgü hakları şöy­lece sıralayabiliriz:

1- İşçiyi, belirli bir mal satın almaktan men edebilir. İşçi, sözgelimi pa­muk satın almak isterse, sermâye sahibi onu pamuk satın almaktan men ede­bilir. Ancak sermâye sahibinin, işçiye, belirli bir maldan başka şey satın almamasını şart koşması, önce de söylendiği gibi caiz değildir.

2- Sermâye sahibi, işçiyi sefere çıkmaktan men edebilir.

3- İşçiyi, parasını almadan vadeli satış yapmaktan men edebilir.

4- işçiyi, belirli bir kişiyle muamele yapmaktan men edebilir. Ama be­lirli bir kişiyle muamele yapmasını şart koşması caiz olmaz.

Mudârebe akdi fâsid olunca bu fâsidlik;

a- Ya mal sahibinin tasarruf ehliyetine sahip olmayışı nedeniyle olur ki, bu durumda işçinin (mudâribin) tasarruflarından hiç biri geçerli olmaz.

b- Ya da Önce belirtilen şartlardan birinin ihlâli nedeniyle olur. Bu du­rumda, işçinin, yaptığı tasarruflar geçerli olur. Çünkü mal sahibi kendisine tasarruf izni vermiştir. Kazancın tamamı, mal sahibinin olur. İşçiye de ecr-i misil vermesi gerekir. Mal sahibi, kârın tamamının kendisine âit olmasını şart koşar. İşçi de bu şartı kabul ederse, bu durumda işçi, ücret alma hakkı­na sahip olmaz. İşçi, mudârebe sermâyesinden başka bir şeyle bir mal satın alırsa, meselâ kendi şahsına ve adına peşinatsız olarak vadeli bir mal satın alırsa, bununla da kendi şahsına satın almayı kasdederse, bu şeyin kazancı kendisinin olur. Sermâye sahibine ne kâr payı, ne de ücret verir.

Hanefîler dediler ki: Sermâye sahibine özgü haklan şöylece sırala­yabiliriz:

1- Sermâye sahibi, mudârebeyi zamanla sınırlandırabilİr. İşçinin sâdece soğan ya da pamuk zamanında veya sâdece kış ya da yaz mevsiminde veya­hut da sâdece bir sene süreyle çalışmasını şart koşabilir.

2- Mudârebeyi mekânla sınırlandirabilir... Meselâ işçinin sâdece Mısır veya İskenderiye´de çalışmasını şart koşabilir.

3- Mudârebeyi belli bir türle sınırlandırabilİr. Meselâ işçinin (mudâri­bin) sâdece pamuk, tahıl veya davar ticâreti yapmasını şart koşabilir.

4- İşçiyi bir şeyle kayıtlayabilir. Meselâ işçinin, sâdece falan şahısla mu­amele, etmesini veya falan şahıstan başkasına mal satmamasını ve falandan başkasından mal satın almamasını şart koşabilir.

Bu gibi durumlarda işçinin, sermâye sahibi tarafından ileri sürülen şart­lara muhalefet etmesi sahih olmaz. Muhalefet ettiği takdirde gasbedici olur. Mudârebe sermayesiyle bir mal satın alırsa, bu onun hesabına olur. Mal sa­hibinin onunla bir ilgisi olmaz. Sermâyeyi tazmin etmesi gerekir. Yaptığı ça­lışmaya karşılık ücret alamaz. Dönüşü mümkün bir şekilde bir şarta muhalefet eder de sonra bu muhalefetinden dönerse, mudârebe de eski sahih haline dö­ner. Meselâ sermâye sahibinin şart koştuğu belde dışındaki başka bir belde­den mal satın alırsa, bu alış-verişten cayıp da sermâye sahibinin şart koştuğu beldeden satın alırsa, mudârebe akdi eski sahih hâline döner. Sermâye sahi­bi faydalı olmayan bir şart koşamaz. Meselâ, peşin parayla satış yapmaktan işçiyi men edemez. Böyle bir şarta uyulmaz. Çünkü bu şartın kazanca zararı vardır. îşçi de kazanca ortaktır. Evet, ödenmesi garantili olan vadeli satış, peşin satışa nisbetle daha fazla fiyatla uluyorsa; bu durumda sermâye sahi­bi, işçiyi peşin ama ucuz fiyatla satmaktan men edebilir. Çünkü bu men edişte kâr ve fayda vardır. Faydası az bir şart koşarsa, meselâ işçiye: "Kapalı çar­şıda çalış" veya "eski Mısır çarşısında çalış" derse, bu kayıtla amel olun­maz. Ama başka çarşıda çalışmasını yasaklarsa, meselâ: "Şöyle bir çarşıdan başka yerde çalışma" derse, bu kaydı geçerli olur. Çünkü mal sahibi, kendi malı üzerinde velayet hakkına sahihtir. İşçiye bu gibi kayıtlar getirirse, kayıtlamalarına riâyet edilir.

Sermâye sahibi mudârebeyi zaman ve mekânla ve başka şeylerle kayıt­lamazsa -ki buna mutlak mudârebe denir. işçinin yapacağı tasarruflar üç kısma ayrılır:

Birinci Kısım: Mal sahibi: "Dilediğin gibi çalış" diyerek yetkili kılmasa veya açık bir izin vermese de sırf mudârebe akdinden doğan bir yetkiyle işçi,mudârebe malında bazı tasarruflarda bulunma hakkına sahip olur ki, bu hak­lar şunlardır:

1- Mudârebe malını dilediği herkese satabileceği gibi, dilediği herkesten de mudârebe amacıyla mal satın alabilir. Hattâ akrabalık, karı-kocalık, kö­lelik bağı dolayısıyla kendisi için şâhidlikleri kabul edilmeyen kimselerle de alış-veriş yapabilir. Meselâ evlâdına, eşine, ebeveynine mal satabilir. Yalnız, yabancısı olsun akr...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 09:23:21 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları rüya tabiri,Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları mekke canlı, Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları kabe canlı yayın, Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları Üç boyutlu kuran oku Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları kuran ı kerim, Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları peygamber kıssaları,Sermâye Sahibi İle İşçinin Hakları ilitam ders soruları, Sermâye Sahibi İle İşçinin Haklarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &