ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Memurluk ve Sınav Sistemleri ๑۩۞۩๑ > Diyanet İşleri Başkanlığı > Diyanet Duyurular > Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe  (Okunma Sayısı 379 defa)
17 Mayıs 2015, 10:39:00
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 17 Mayıs 2015, 10:39:00 »



Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk gerçekleşti. Kudüs'ü ziyaret eden ilk Diyanet İşleri Başkanı olan Prof. Dr. Mehmet Görmez, Mescid-i Aksa'da on binlerce Müslüman'a tarihi bir cuma hutbesi irad etti.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez Miraç Kandili dolayısıyla bulunduğu Kudüs'te cuma namazını kıldırdığı Mescid-i Aksa'da Müslümanların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Cuma hutbesi için minbere çıkan Başkan Görmez, Mescid-i Aksa'da on binlerce Müslüman'a hitap etti.
Başkan Görmez hutbesinde şunları söyledi:
“İslam ümmeti, Mescid-i Aksâ’yı geçmiş ümmetlerden miras olarak devralmıştır”
Yüce Allah, Hz. Muhammed (sas)’e yüksek semalarda Mescid-i Aksa’nın anahtarlarını teslim etti. Mescid-i Aksa’da onu (sas) geçmiş enbiya ve peygamberlere imam yaptı. Bu da peygamber olarak gönderildiğinde kendisine tabi olmaları için peygamberlerden aldığı misakı doğrulamak ve ümmetlerine şahitlik etmeleri içindir. Yüce Allah, nübüvvetin son bulmasından sonra Mescid-i Aksa emanetini İslâm ümmetine miras olmasına hükmetmiştir. İslâm ümmeti, Mescid-i Aksâ’yı Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın emriyle geçmiş ümmetlerden miras olarak devralmıştır. Peygamberlerden sonra insanlığa şahitlik etmesi için bu ilahi emaneti muhafaza eden, İslâm ümmetidir. İslâm ümmeti, Kur’an-ı Kerim’e sahip çıkmakla ve yeryüzündeki mescitlerin kendilerine emanet edilmesi sebebiyle insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet olmayı hak etmiştir. Bu mescitlerin başında da Hz. Peygamberin yolculuk yapılmasına izin verdiği üç mescit bulunmaktadır: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mübarek Mescid-i Aksa.
“Ey sabır ehli Kudüslüler! Allah’ın yardımı gelinceye kadar Mescid-i Aksa’yı koruma hususunda sabredin”
Buradaki makamınız ve nöbetinizden dolayı ne mutlu sizlere!  Hz. Peygamberin (sas) müjdesinden dolayı ne mutlu sizlere! Sizler ve gönülleri sizinle beraber olanlar Beyt-i Makdis’in kanatları altındasınız. Siz hak üzeresiniz. Sizi ortada bırakanlar size zarar veremez. Düşmanlarınız sahip oldukları onca silah, mal ve zalimce yapılan uluslararası desteğe rağmen size galip gelemez. Güçlü ve Azîz olan Allah sizinledir. O, her şeye gücü yetendir. Allah’ın yardımı gelinceye kadar nöbetinizde, cihadınızda ve Mescid-i Aksâ’yı koruma hususunda sabredin! Yüce Allah diğer mescitlere nasip etmediği bir şerefi bu mescide vermiştir. O da bütün Peygamberler bu mescitte namaz kılmıştır. Nebilerin ve Resullerin sonuncusu Hz. Muhammed’i (sas), bütün peygamberlere imam yaparak bu mescidi yüceltmiştir.
“Kudüs ve Beyt-i Makdis, Müslümanların iman ve itikatlarının bir parçasıdır”
Müslümanlar, Kudüs ve Beyt-i Makdis’le ilgili İslâmî ve Kur’anî bir itikada sahiptirler. Kudüs ve Beyt-i Makdis, Müslümanların iman ve itikatlarının bir parçasıdır. İmanları ancak onunla tamam olur. Onsuz İslam ümmetine mensubiyet olmaz. Müslümanlar, geçmişte olduğu gibi bugün de aynı görüşte hemfikirdirler. Çünkü bu, Kur’an’a, nebevî beyanlara ve sahabenin icmaına dayanmaktadır. Bütün Müslüman nesiller bu Kur’anî ve İslâmî bakışa inanmışlardır. Kudüs’ün dinî konumu hususunda Müslümanlar arasında herhangi bir ihtilaf olmamıştır. Aynı şekilde Kudüs’le alakalı nassların/dinî metinlerin tefsiri hususunda İslamî ekol ve mezhepler arasında da hiçbir görüş ayrılığı olmamıştır. Bundan dolayı sizin meseleniz bizim meselemizdir. Sizin yaranız bizim yaramızdır. Bu, bizden bir lütuf ve minnet olmadığı gibi dinin bize yüklediği bir görevdir. Mescid-i Aksâ meselesi ve içerdiği gerçek insani duygular, bir ümmet meselesi olup bu hususta dininden, akidesinden ve Allah’ın mükellef kıldığı emanet ve kulluktan vazgeçme hakkı yoktur.
“Kudüs halkı, din hürriyetini ve toplumsal emniyeti ancak İslam’ın hakim olduğu asırlarda tanımıştır”
Kudüs halkı asırlar boyunca türlü türlü baskı, işkence, ölüm ve sürgünlere maruz kalmıştır. Kudüs halkı din hürriyetini, toplumsal emniyeti, iktisadi istikrarı ve siyasi adaleti ancak İslam’ın hâkim olduğu asırlarda tanımıştır. Hulefa-i Raşidin döneminden itibaren, özellikle de Kudüs’ün Hz. Ömer tarafından fethedildiği andan itibaren, Emeviler, Abbasiler, Eyyubiler, Memlüklüler ve Osmanlı dönemine kadar İslam’ın hâkim olduğu tüm asırlar; adalet, güven ve barış asrı olmuştur. Osmanlı dönemi ki, Kudüs’e mukaddes ve yüce dini bir konum kazandırmış ve Kudüs meselesinin mukaddes olduğunu ortaya koymuştur. Bu mukaddeslik, öncelikle onun dini konumundan ve Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa, Kubbetü’s-Sahra ve diğer mukaddes mekânların orada bulunmasından dolayı, Müslümanların, özellikle de Arapların oraya olan büyük sevgilerinden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı Osmanlılar orada nöbet tutmuşlar, sur ve kaleler inşa etmişler ve orayı koruma adına her türlü güvenlik tedbirini almışlardır. Osmanlının Kudüs’e girmesi kan akıtmaksızın barışçıl olmuştur. Memlükler döneminde gayri müslimlere tanınan dini imtiyaz ve özgürlüğü muhafaza etmiştir.
“Kudüs’ün acılarla dolu halinin devam etmesi mümkün değildir”
Birinci Dünya Savaşında İngiliz güçleri Kudüs şehrine 8 Aralık 1917 tarihinde girdiler ve Osmanlının Kudüs’teki 400 senelik hâkimiyetlerinden sonra Türk büyükleri orayı terk ettiler. Onların ayrılmalarıyla Osmanlının Kudüs’e olan hâkimiyetleri son buldu ve böylece İngiltere işgal güçleri ve Yahudilerin saldırmalarıyla büyük Kudüs problemi başladı ve 1967 yılında Kudüs Yahudiler tarafından işgal edildi. O andan itibaren Kudüs, her türlü adam kaçırma, düşmanlık ve hırsızlık eylemleri ve Mescid-i Aksa’yı tehdit eden kazılarla karşı karşıya maruz kaldı. Kudüs halkının karşılaştığı acı, kabalık, zulüm, baskı ve sürgün ne kadar da çoktur. Bu durum, bütün İslam devletlerine ve halklarına Mescid-i Aksa’ya ve oranın halkına yardım etmeyi ve gayri müslimlerden gelen her türlü şerri engellemeyi gerekli kılmaktadır. Kudüs ve Kudüslülerin bu acılarla dolu halinin devam etmesi mümkün değildir.
“Sizinleyiz, sizden bir parçayız”
Türkiye’deki kardeşleriniz, özellikle de Diyanet İşleri Başkanlığında çalışanlar size yardım etmek ve saldırıları önlemekte kendilerini sorumlu hissediyorlar. Bu ziyaretimin tek bir anlamı vardır:  O da; biz sizinleyiz ve sizden bir parçayız. Size acı veren şey bize de acı verir. İhtiyaç duyduğunuz her şeyi temin etmek bizim görevimizdir.
“Kudüs’ün hukukuna tecavüz eden kimse için ne eman ne de selametten söz edilebilir.”
Allah, bu şehri tüm insanlar için kıyamet gününe kadar bereketli kılmıştır. Bu bakış, mahza coğrafi bir esasa değil; Yüce Allah’ın bu mekanı mübarek kılması esasına dayanır. Allah’ın bu mekanı mübarek kılması, Allah’a, Kur’an’a ve İslam’a iman etmiş müminlerin de bu mekanı mübarek saymasını icap ettirmektedir. Bu mekanın dini anlamda mübarek olması bu mekanın emniyet ve güven içinde olmasını, buraya giren her bir ferdin eman içinde olmasını gerektirir. Ancak Kudüs’ün emniyetini muhafaza etmeyen, gözetmeyen kimseler için eman olmaz. Kişi ancak Kudüs’ün eman içinde olması ve selamet içinde olması ile emin ve selamet içinde olabilir. Bu şehrin hukukuna tecavüz eden kimse için ne eman ne de selametten söz edilebilir. Osmanlı dönemi; tıpkı önceki İslâmi asırlar gibi ister Yahudi olsun isterse Hıristiyan, ister yerli halk olsun isterse dışarıdan gelen ziyaretçiler ve hacılar olsun, inançlarına ve dinlerine bakılmaksızın bütünKudüs halkının, birlikte barış içinde yaşaması için itina gösterildiği bir zaman dilimi olmuştur.
“Kudüs, sadece Filistinlilerin meselesi değil; bütün ümmetin meselesidir”
Kudüs’ün askeri olarak işgal edilmiş olması bahsettiğim hakikatleri değiştirmez. Zira Kudüs, İslam ümmetinin, Müslüman devletlerin ve Müslüman halkların itikadında dini bir inanç ve zorunlu bir kulluk görevi olarak kalmaya devam edecektir. Ne bir liderin, ne bir yöneticinin, Kudüs’ün bir karışından bile vazgeçmeye hakkı yoktur. Kudüs meselesi sadece Filistinlilerin, Arapların veya Türklerin meselesi değildir. Bütün bir ümmetin meselesidir. Geçmişte böyle olduğu gibi Allah’ın izniyle gelecekte de böyle kalacaktır.
“Kudüs’ün izzeti, bizim izzetimizdir”
Türkiye’de kalbimiz ve gözümüz her daim ve her namazda Müslümanların ilk kıblesi olan Beytü’l-Makdis’e müteveccihtir. Zira biz Mekke-i Mükerreme’deki Kabe’ye dönerken aynı zamanda Beytü’l-Makdis’e de dönmüş oluyoruz. Bu gerekçeye binaen Osmanlı devrinde Müslüman Türkler hac veya umre için Kabe’ye yolculuk yaptığında mutlaka Kudüs’e uğrar ziyaret ederlerdi. Kudüs ve Filistin, Müslüman Türk halkı ve mümin halkların tamamının hafızasındaki yerini almıştır. Kudüs’ün izzeti bizim izzetimiz, bizim izzetimiz de Kudüs’in izzetidir. Zira Kudüs bizim inancımızın, tarihimizin ve kültürümüzün bir parçasıdır.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe
« Posted on: 17 Ekim 2019, 18:03:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe rüya tabiri,Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe mekke canlı, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe kabe canlı yayın, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe Üç boyutlu kuran oku Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe kuran ı kerim, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe peygamber kıssaları,Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbe ilitam ders soruları, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Mescid-i Aksa'da tarihi hutbeönlisans arapça,
Logged
17 Mayıs 2015, 11:05:24
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimiçi Çevrimiçi

Mesaj Sayısı: 25.458


« Yanıtla #1 : 17 Mayıs 2015, 11:05:24 »

Esselamu aleyküm.Rabbim razı olsun paylaşımdan Halim abi.“Kudüs, sadece Filistinlilerin meselesi değil; bütün ümmetin meselesidir”.Rabbim en kısa zaman da Mescid -i Aksanın Müslümanların olmasını nasip eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &