ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Eserleri > Divanı Kebir > İçtiğiniz şarap...
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İçtiğiniz şarap...  (Okunma Sayısı 788 defa)
21 Ekim 2010, 15:24:57
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 21 Ekim 2010, 15:24:57 »



700. İçtiğiniz şarap, sizi utandıracak yalancı şarap olmasın.

Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün, 

(c. III, 1441)

• Ey benim kır atım! Nalını göklerin üstüne koy! Nasıl olduğu bilinmeyen ay, bir davet mektubu yazmış.

• Ovadan can gibi bir ceylan çıkageldi. Hem de öyle bir ceylan ki, erkek arslan onun korkusundan kuyruğunu kızgın kumlara vuruyor.

• Hocam bugün bayram gününe benziyor. Hepimiz de mest olmuşuz. Davul  da mest, davul çalan da mest olmuş, kendinden geçmiş, güm güm diye davul çalmada.

• Aramızda ilaç için olsun bir akıllı bulamazlar. Şu deliler arasına katılan herkes deli divane oluyor.

• Mahmur kişiye bir kadeh şarap, altınla dolu yüz evden daha değerlidir. 0 şaraptan şu zayıf bedene bir kadeh dökelim.

• Sen oruçlular arasında rahat rahat, hoşça bir aşk şarabı kadehini al, iç! Üzüm şarabı içsen sonunda utancından akrep gibi gizlice eve gelirsin, ama bu şarabın sarhoşluğu öyle sarhoşluk değildir. însanı rezil etmez.

• Sen oruç bozmayan şarabı küpsüz, testisiz, kadehsiz iç! Bu ne üzümden yapılmıştır, ne de cibreden.

• Bu şarap mahmurun başına döktüğün, onu uyardığın, aklını başına getiren   şarap değildir. 0 şarap yalancı şaraptır. 0 yüzden onun kuyruğu kısa kalmıştır.

• Deve şarapla dolu küpü yüklenmiş olarak meyhaneden çıkageldi. Onu görünce kadeh dile geldi: "Kalkın, uykuyu, yemeyi, içmeyi bırakın! Şarap için!" diye seslendi.

701. Ben beni satın alana doğru giderim.

Müfte'ilün, Mefa'ilün, Müfte'ilün, Mefa'ilün 

(c. III, 1396)

 

• Yine sırlar içinde sevgiliye doğru giderim. Bülbülün nağmelerini dinleyerek, güle, gül bahçesine doğru giderim.

• Bu utanma, bu haya ne vakte kadar sürecek? Sen bu utanmayı ateşe at, yak da yanımıza öyle gel! Ben gönlü kendime yol arkadaşı olarak alırım da sevgilinin yanına öyle giderim.

• Bende sabır kalmadı ki unutkanlığa kulak vereyim. Akıl kalmadı ki usül ve adet üzere yol yürüyeyim.

• Ey benim Zühre yıldızım, çengi eline al "tın tın tın" diye çalmaya başla! Kulağım çenginin nağmelerinde, gözlerim de yüzünde olarak sevgiliye giderim.

• Gönlüm aşk tuzağının hastasıdır. Gönlüm bazen sevgilinin kapısında, bazen de damındadır. Gönlüm beni sevgiliye doğru çekiyor. Ben, beni satın alana doğru giderim.

• Sevgili bana sordu: "Senin ne hünerin, ne marifetin var? Niçin bir işle meşgul olmuyorsun?" Ona dedim ki: "Sen bana dükkanımın yolunu göster de;   ben de işe gideyim."

• Gönlümün kendinden haberi varken işime giderdim, dükkanımı bulurdum. Ama gönül beni bıraktı gitti. Artık bende gönül var mı ki, ben de işime gideyim.

                                                                 

702. Ey güzeller Yusuf'u, neden kuyudasın, neden dışarı çıkmıyorsun, kendini göstermiyorsun?

Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün, 

(c. III, 1436)

• Bilmiyorum, sen güneş misin, Zühre yıldızı mısın? Yoksa ay mısın? Aşkla başı dönmüş bu deliden ne istiyorsun, bilmiyorum.

• Ne olduğu, ne kadar üstün bir yaratıcı olduğu anlaşılamayan bu aziz varlığın dergahında, hep lütuf var, güzellik var. Nasıl bir ova, nasıl bir yeşillik, nasıl bir dergah bilmiyorum.

• Galaksilerin süslediği hududsuz göklerde, güzeller gibi sayısız yıldızların etrafında döndükleri dergahın nasıl bir dergahtır bilmiyorum.

• Senin güzel yüzünden canımız gül bahçesi halini almış; menekşelerle, nergislerle, süsenlerle dolmuş, parlak ayın ile yolumuz aydınlanmış, nasıl bir yol arkadaşısın bilmiyorum.

• Gönlün içinde hakîkat balıkları ile dolu, kıyısı olmayan bir deniz var. Ben böyle acayip bir denizi de görmedim, böyle balıklar da görmedim. Bunların ne olduklarını bilemiyorum.

• İnsanların padişahlığı masaldan ibaret! îri taneli inci, padişahın nazarında nasıl değersizse, mana padişahlığının yanında da dünya padişahlığı öyle değersizdir. Ben bakî olan ölümsüz padişahlar padişahından başka bir padişah bilmiyorum.

• Sen ne de sonsuz bir güneşsin ki, senin ışığın içinde oynaşan bütün zerreler söz söylemede. Sen Allah'ın zatının nuru musun? Yoksa Allah mısın, bilmiyorum!

• Binlerce Yakub'un canı bu güzellik, bu kudret yüzünden yanıp duruyor. Ey güzeller Yusufu! Sen neden kuyudasın, neden dışarı çıkmıyorsun, neden kendini göstermiyorsun, bilmiyorum.

 

703. Dualarım mumun alevi etrafında dönen pervanenin kanatları gibi yanıktır.

Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün 

(c. III, 1425)

• Konuşma gücüm oldukça, işim gücüm dua etmektir. Duaları kabul etmeli de sana düşer! Dua benden, kabul senden! Duanın kabulü hususunda benim ne hakkım olabilir?

• Dualarım senin muma benzeyen kulağının etrafında döner durur. Bu yüzdendir ki dualarım mumun alevi etrafında dönüp duran pervanenin kanatlar gibi yanıktır.

• Ihtiyaçlarımın, dileklerimin kütüphanesine gelip giresin, yakından duyasır diye arzularımı kitap kitap üstüne koymuşum. Dileklerim sahife sahife altta bulunmaktadır.

• Bana çok lütufta bulunduğun, başka yaratıklara vermediğin düşünce duyma, hayal etme gücünü bana verdiğin için başım gökyüzüne sığmaz Gönlüm neşelidir; "Bende tan yerini ağartanın gamı var!" der durur.
"Felak Suresi, 113/1. ayete işaret var."

• Düşünce söğüt ağacı dalı gibi, her esen rüzgarda oynar durur. Ama yemyeşil sidre ağacının kökü gibi köklerim bir aradadır, güçlüyüm.

 

704. Ben sıcak göz yaşlanmla soğuk ah edişimin farkındayım.

Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün 

(c. III, 1435)

• Hıç durmadan gönlün etrafında dönüp duruyorsun. Ne yapacağını biliyorum. Gönlü kanlara boğacak, yüzü sapsarı sarartacaksın.

• Bir  kumazlık ettin, bir oyun oynadın, gönlün varını yoğunu aldın, götürdün. Bu oyundan sonra daha ne oyunlar oynayacağını, başıma neler  açacağını, neleri meydana çıkaracağını biliyorum.

• Bir bakışla ciğerimi yaraladın, onu ateşlere attın, yaktın, yandırdın. Daha  neler yapacağını biliyorum.

• Sıcak göz yaşlarım hakkı için, soğuk ah edişimin hatırı  için olsun, nasıl yandığımı zaten biliyorsun. Sor bakalım, ben sıcak göz yaşlarımla, soğuk ah edişimin farkındayım. Sıcağın yakıcılığını, soğuğun donduruculuğunu anlıyorum.

• Benim bağrım tutuşmuş, gönlüm yanıyor. Senin eteğin tutuşmuş ama arada fark var. Yanıştan yanışa, dumandan dumana, dertten derde farklar olduğunu ben biliyorum.

 

705. Bahara: "Sen nerelerden çıkageldin?" diye sordum. "Ben ötelerden, onun güzellik bahçesinden geldim" diye cevap verdi.

Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün 

(c. III, 1417)

• Yüzün hakkı için yemin ederim ki, ben dünyada senin yüzün gibi güzel bir yüz görmedim. Senin güzelliğini anlatanlardan duyduğum güzellik nerede;  senin güzelliğin nerede? Sen onların anlattıklarına hiç benzemiyorsun.

• Bu dünyada böyle güzel bir bağ ne yetişmiştir, ne de yetişir. Böyle eşsiz bir bağın meyvelerini ne rüyada toplamışımdır, ne de uyanıkken.

• Sevgilim, sen bir baba duası değil, yüzlerce peygamber duası almışsın ki böyle bir güzellik devletine konmuşsun.

• Şeker kamışına: "Kimin yüzünden böyle şekerlerle doldun?" diye sordum. Seni işaret etti de dedi ki: "Ben onun nefesini içime çekmiştim de o yüzden bu  hale geldim."

• Cana dedim ki: "Neden gonca gibi yüzünü gizledin?" Dedi ki: "Onun yüzünden utandım da gözlerimi kapadım, kendi içime çekildim."

• îlkbahar mevsimi kanatlarında binlerce renkler bulunan tavus kuşu gibi geldi, her tarafı süsledi, güzelleştirdi. Bahar'a: "Sen nerelerden çıkageldin?" diye sordum. "Ben ötelerden, onun güzellik bahçesinden geldim." diye cevap  verdi.

• Sonra dedi ki: "Canlar zevke dalsınlar diye şarap getirdim. Çiçekler getirdim, hastaların iyileşmeleri için ilaçlar getirdim, macunlar getirdim."

"Şarap üzümden çıkarılır. Bütün ilaçlar çiçeklerden, elde ediliyor.

 

706. Gül dedi ki: "Padişahımın hayali yüzüme güldüğü için o günden beri hep gülmedeyim."

Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün, Mefa'îlün 

(c. III, 1412)

• Kim dağınıklıktan kurtulmak, düğümlenmek istiyorsa, bana gelsin, ona güzel bir düğüm vurayım. Efendimin düğümü ile mermer kaya bile' can bulur. Ona ulaşan taş bile cana kavuşur.

• Bir gün bahçede dolaşırken güle: "Sen daima gülüp duran, hoş kokular saçan, gözleri okşayan renginle bizi Hakk'a götüren bir kılavuzsun." dedim. Gül bana: "Neden daima gülüp duruyorum, biliyor musun?"

• "Güzel huylu padişahımın hayali tebessüm etti, yüzüme güldü de o günden beri dünyada bulunan bütün güller soy...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İçtiğiniz şarap...
« Posted on: 15 Eylül 2019, 16:59:54 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İçtiğiniz şarap... rüya tabiri,İçtiğiniz şarap... mekke canlı, İçtiğiniz şarap... kabe canlı yayın, İçtiğiniz şarap... Üç boyutlu kuran oku İçtiğiniz şarap... kuran ı kerim, İçtiğiniz şarap... peygamber kıssaları,İçtiğiniz şarap... ilitam ders soruları, İçtiğiniz şarap...önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &