ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Tecelli Tek Çeşit Değil
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tecelli Tek Çeşit Değil  (Okunma Sayısı 453 defa)
16 Haziran 2010, 09:59:23
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 16 Haziran 2010, 09:59:23 »



Tecelli Tek Çeşit Değil



GÖZÜN akı ve karası olduğu gibi dünyanın da gecesi ve gündüzü var Bunlardan biri kendi öz benliğimizde diğeri de çevremizi kuşatan alemde görülen celal ve cemal tecellilerinden sadece ikisi

İnsan ömrü ne cemalin ne de celalin tecellileriyle geçip durmaz, bu iki ayrı tecelli ömrünüzün her safhasında iç içedirler; bazen sırayla, bazen birlikte icraat gösterirler Ömür yolculuğumuz bunlardan ayrı düşünülemez Bunun böylece bilinmesi insan için bir rahatlık, bir huzur kaynağı olur Hayatı hep tozpembe görmek isteyenler aradıklarını çoğu kez bulamayınca önce karamsarlığa sonra ümitsizliği düşerler Ümidin kaybolduğu yerde ise hayat acılaşmaya başlar ve ruhî sıkıntılar insanı her gün biraz daha hırpalar

Askere kaydolan bir genç, orada zamanının çoğunu talimle geçireceğini ara sıra da dinleneceğini yahut oyun oynayacağını peşinen kabul etti mi ruh dünyası buna göre şekillenir; sıkıntılara karşı kendini hazırladığı için de onları kolaylıkla aşar Bir talim ve imtihan meydanı olan bu dünyaya da bu gözle bakanlar saadeti yakalarlar Havanın hep sakin olmayacağını bilir, fırtına olunca fazla şaşırmazlar Bedenin hep sıhhat üzere kalmayacağını çok iyi bildiklerinden hastalıklara karşı daha sabırlı olurlar Gençliğin bir gün yerini ihtiyarlığa bırakacağını önceden kabul ettiklerinden ağaran saçları onları hüzne düşürmez

Bu dünyada celal ve cemal tecellileri içi içedir Üstad’ın o güzel tespitiyle “celalin gözüne cemal, cemal gözünde celal” tecellileri vardır İşte, celalin gözündeki cemali seyredebilenler, hayatlarını huzur içinde geçirirler Mesela, ölüm bir celal tecellisidir, fakat kabrin cennet bahçelerinden bir bahçe olduğunu bilenler bu celalin gözündeki cemali seyredebilirler

Bir hadis-i kutsîde “Rahmetim gazabımı geçti” buyrulur Buna göre, ilk bakışta bir celal, bir kahır tecellisi gibi görünen üzücü olayların, bilemediğimiz nice rahmet yönleri de vardır Ve bu rahmet o gazaptan daha ileri seviyededir Hastalanan bir insanda Müzill yani “zillete düşürücü” ismi tecelli eder Ama hastalığına sabrettiği taktirde günahları erir, derecesi artar, dünya sevgisi kalbinden silinmeye başlar, bütün bunlar o kul için ahirette “izzetli” bir ömür sürmenin sermayesi olurlar O ebedi saadetin yanında bu fani hastalığın verdiği elemler çok küçük kalırlar ve rahmet gazabı geçmiş olur

FIRTINALI bir denize kıyıdan yahut yüksek bir tepeden bakanlar harika bir manzara seyrederler Burada, celalin gözünde cemal tecelli etmiştir Şu var ki, bunu ancak dalgalara kapılmayan, olayları kenardan seyretmesini bilenler başarırlar Dalgaların sürüklediği kişi bu zevkten mahrum kalır, o ancak celal tecellileri karşısında korku, dehşet, ümitsizlik karışımı bir ruh halinin altına ezilir

Mülkü sahibine teslim etmeyi başaranlar, kendi varlıklarını da bir emanet bilirler O emaneti korumaya çok ihtimam gösterirler Kendi iradeleri dışında başlarına gelen olayları değerlendirirken de, bir kenara çekilir, denizi uzaktan seyreden adam gibi, olaylardan faydalanmaya bakarlar Bir bitkinin geceden ve gündüzden ayrı faydalar sağlaması misali, onlar da hem kahır hem de lütuf tecellilerinden, ruhları ve kalpleri n-----, büyük kârlar elde etmesini bilirler

NUR Külliyatı’ndan Dokuzuncu Sözde çok güzel izah edildiği gibi, celal, cemal ve kemal tecellileri karşında insanların kalpleri, farklı cevaplar verirler Celale karşı tespih, cemale karşı hamd, kemale karşı tekbir görevini yerine getiren kişi bu zikirlerin her birinden ayrı feyizler alır

Namaz dışındaki hayatımız da bu üç ayrı tecelli ile adeta kaynaşmaktadır Namazın manasını çok iyi anlayan büyük insanlar, karşılarına çıkan celal tecellileri karşısında kendi noksanlıklarını, acizliklerini, kifayetsizliklerini tam manasıyla idrak ederek Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih eder ve “sübhanallah” derler Bu bahtiyar insanlar için her musibet bir tespih vesilesidir Çok şümullü olan zikir kavramını, sadece hamd ve şükür olarak anlayan ve bunun sonucu olarak da daima nimet, rahat ve saadet bekleyenler bunları bulamayınca rahatsız olurlar ve zamanla şükür görevlerini de aksatmaya başlarlar

Sabah namazına kalkan insan bulunduğu beldenin aydınlığa kavuşmasında bir cemal tecellisi seyreder Karanlığın gözünde parlayan bu ışık, gözün karasından çıkan göz nurunun bir küçük misali gibidir Akşamın gelmesiyle, bir celal tecellisi görülür Karanlık semada parlayan yıldızlar “celalin gözündeki cemal” tecellileridirler

Öte yandan, insan sabahın gelişinde celal ve cemal tecellilerini birlikte de seyredebilir Şöyle ki, ışığın gelmesi büyük bir nimet ve azim bir cemal tecellisidir Ancak, bu nimete kavuşulması için koca dünyanın dönmesi gerekiyor Bir şehrin zelzele ile yerinden oynamasını dehşetle seyreden insanlar, nedense, koca dünyanın bu muazzam hareketini pek düşünmezler Halbuki, dünyanın dönmesinde “celalin”, sabahın gelmesinde ise “cemalin” tecelli ettiğini düşünseler, celalin gözündeki cemal tecellisini rahatlıkla seyredebilirler
PEYGAMBER Efendimiz (asm) cevşen-i kebir namındaki münacatında, her iki tür tecellilere de yer verir ve bunları şefaatçi yaparak Rabbine dua ve niyazda bulunur

Bulardan bir kaçını hatırlayalım:

Ya Rabbel cenneti ven- nar!: Ey cennetin ve narın Rabbi!
Birincide cemal ikincide celal tecellisi söz konusudur Nardan korkulur, ama o celal tecellisinden sakınmak insanı cemal tecellisine götürürÖte yandan iman ve İslam düşmanlarının nar ile azap görmeleri de ayrı bir güzelliktir Bunda da celalin gözünde bir cemal tecellisi okunur

Ya Rabbes siğari ve kibar!: Ey küçüklerin ve büyüklerin Rabbi!
Çiçeğin terbiyesinde cemal, yıldızın terbiyesinde celal hakimdir
Ya Rabbel hububi ve esmar!: Ey hububatın ve meyvelerin Rabbi!
Hububatın taneleri gibi ağacın meyveleri de bir ilahi terbiyeden geçmişlerdir İnce sapların başında sallanan başaklarla, o muhteşem ağaçların dallarından asılan meyveler birlikte düşünüldüğünde cemal ve celal tecellileri beraberce seyredilir

Ya Rabbel i’lani ve israr!: Ey aşikâr ve gizli olan her şeyin Rabbi!
Bu münacatta, yer yüzünde gözle görülen terbiye tecellileriyle, yer altında, deniz içinde ve rahimlerde icra edilen terbiyeler birlikte nazara sunulmuştur Aşikar olanlarda cemal, gizlilerde celal daha hakimdir

CEVŞEN bu manada okunduğunda böyle yüzlerce cemal ve celal tecellileri görülecektir

Konumuza ışık tutacak bir ayet-i kerime:

“Biliniz ki kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur” Ra’d, 28
Zikir hatırlamak, anmak demektir Mutmain olmak ise “tatmin olmak, huzur bulmak, ikna olmak, rahata kavuşmak” gibi manalara gelir Allah isminin bütün esmayı ihtiva ettiği ve bütün İlahi sıfatlara delalet ettiği düşünülürse, kalplerin sadece cemal tecellileriyle değil, celal ve kemal tecellileriyle de tatmin olup huzur bulacağı daha iyi anlaşılır Ayette, Allah ismi yerine Rahman ismi geçseydi, konu sadece cemal tecellileri yönüyle ele alınır ve hüzünlü kalplerin, çaresizlik içinde kıvranan ve bir çıkış kapısı bulamayan akılların ancak o Rahman’ın rahmeti ve keremini hatırlamakla sükûna kavuşacakları söylenebilirdi Halbuki, ayette geçen Allah ismi, kalplerin her türlü tecelliye ihtiyaç duyduğunu ders veriyor Nitekim, Risale-i Nur’da kalp için ‘Esma-i İlahiyenin bütün nurlarına ihtiyacı vardır” ifadesi geçer

Bilindiği gibi Fatiha Sûresi “alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd” ile başlar Alemlerde sadece cemalî isimler değil celalî isimler de tecelli ettiğine göre bir mümin bütün bu tecelliler için Rabbine hamd etme durumundadır

İnsan, kendi nefsiyle mücadele ederken celalî isimlerden feyiz alır; onun kötü arzularına karşı kuvvetli, celalli ve şiddetli olur Ayrıca, düşmanlarının zulüm ve inkârlarına karşı da yine bu isimleri düşünerek teselli bulur “Zalimler için yaşasın cehennem!” cümlesi, kalbin Kahhar isminin tecellilerine de muhtaç olduğunu ders vermektedir

KALP böyle yaratılmışken ona yaratılışının aksi bir yön vermek, hayatın sadece oyun ve eğlence yüzünü göstermek insanlığa şefkat değildirDoymak bilmez nefislerin olabildiğine çatıştığı, vahşi ruhların görülmedik zulümler sergilediği, nefsin ve şeytanın insanı durmadan kötülüklere sevk ettiği bu dünya meydanında, boş hayallerle oyalanmayı bir tarafa bırakıp gerçekçi olmak ve insanlara hayatı çok yönlü olarak tanıtmak onlara yapılacak en büyük yardımdır

Niyazi-i Mısrî’ dünya hayatında cemal ve celal tecellilerinin birlikteliğini bir şiirinde çok güzel terennüm eder O uzun şiirden birkaç beyit takdim edeyim:

Tecelli eyler ol daim, cemal ü gâh celalinden
Birinin hasılı cennet, birinden nar olur peyda
Cemali zahir olsa tiz, celali yakalar anı
Bakarsın bir gül açılsa yanında har olur peyda
Bu sırdandır ki bir kâmil zuhur etse bu alemde
Kimi ikrar eder anı, kimi inkâr olur peyda
Ve şiirin en can alıcı beyti:
Veli ârif celâl içre, cemâlini görür daim
Bu haristanın içinde ana gülzâr olur peyda

Son mısrada, bu meşakkatli ve sıkıntılı dünya hayatı bir “dikenler yurdu”na benzetilmiş, ama o dikenlere değil de onların korudukları güllere bakmasını bilenler için manzaranın tam tersine olacağı ifade edilmiş
Dünyanın bu ikili tecellilerle dolup taşan manzarası değişmeyeceğine göre, biz kendi bakış açımızı düzenlemek mecburiyetindeyiz
İnsan sevgisini bir ideoloji olarak benimseyen kişiler, Üstad Bediüzzaman’ın “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır” vecizesini baş uçlarında daima asılı bulundurmalı ve bu fanî dünyanın geçici misafirlerine, şu inişli-çıkışlı dünya hayatını sevdirebilmek için onlara “celalin gözündeki cemali seyretmeyi” öğretmelidirler
Bu başarılamazsa bütün söylenenler hayalde kalırlar, uygulama alanı olmayan teorik bilgilerden ileri gi...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Tecelli Tek Çeşit Değil
« Posted on: 22 Temmuz 2019, 02:20:16 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Tecelli Tek Çeşit Değil rüya tabiri,Tecelli Tek Çeşit Değil mekke canlı, Tecelli Tek Çeşit Değil kabe canlı yayın, Tecelli Tek Çeşit Değil Üç boyutlu kuran oku Tecelli Tek Çeşit Değil kuran ı kerim, Tecelli Tek Çeşit Değil peygamber kıssaları,Tecelli Tek Çeşit Değil ilitam ders soruları, Tecelli Tek Çeşit Değilönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &