ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır?  (Okunma Sayısı 626 defa)
08 Aralık 2010, 17:17:20
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 08 Aralık 2010, 17:17:20 »





Takva, Fitne, Akıl Hüküm Kaynağı mıdır?
Fikirlerden Bir Demet


TAKVA

Hamd, alemlerin rabbı olan Allah (cc)’a, salatu selam sevgili Resul (sav)’in üzerine olsun.

Konumuz takvanın ne demek olduğunu Kuran ayetleri ve Hadis-i şerifler ışığında anlatmaya çalışacağım. Takvanın anlamı: Allah korkusuyla günahtan kaçınmakla Allah’ın emir ve yasaklarına uymakta titizlik gösterme. Takva’ya ulaşabilmek için Resul (sav)’n hayatını öğrenip, çizmiş olduğu yoldan, yani metoduyla yürümemiz lazım. Ancak bu şekilde gerçek anlamda takvaya ulaşabiliriz. Ayette buyrulduğu gibi:

“Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” (Ahzab 21)

Göstermiş olduğu en güzel örneklerden biri de; insanların Allah’ın yarattıklarından değil de, hakkıyla ve layıkıyla Allah’tan korkmaları, İslam Devletinin kurulması için çalışıp, Müslümanların güvene ve emniyete alınmasıdır. Ayette şöyle buyruluyor:

“O zaman inkar edenler, kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi, onların takvâ sözünü tutmalarını sağladı. Zaten onlar buna lâyık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilendir.” (Fetih 26)

Başka bir ayette:

“Ey iman edenler, eğer siz Allah’a yardım edersiniz. Allah’ta size yardım eder, ayaklarınızı sabit kılar.” (Muhammed 7)

Yukarıdaki ayette geçtiği gibi; Allah (cc) onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Çünkü onlar Allah (cc)’a yardım etti, Resulüne yardım etti de, Allah da onların ayağını sabit kıldı ve takvalı oldular.

Etrafımıza şöyle bir bakalım! Ben Müslüman’ım deyip de gereğini yerine getirmeyen milyonlarca Müslüman var. Namazını kılıp alkol içen, namazını kılıp faiz alan, namazını kılıp hırsızlık edip yalan söyleyen ve Müslümanlıklarını sadece Ramazan ayında hatırlayıp tuttukları oruç açlıktan ileri gitmeyen kaç kişi var? Oysa namaz bütün kötülüklerden alıkoyması gerekirken bu haldeler. Yoksa bu namaz başlarından yukarı çıkmayan namaz mı?

Ne zaman kavrayacaksınız İslamiyet’in önemini?

Allah (cc)’nın düşmanları gelip canınıza, malınıza, namusunuza ya da yavrularınıza kıyınca mı? Bu güne kadar Karabağ’da, Bosna’da, Çeçenistan’da, Kosova’da, Afganistan’da ve Irak’ta birçok Müslüman’ın Allah düşmanları tarafından katledilmesi yetmedi mi? Bu da mı akıllandırmadı?

Takva, Allah (cc)’dan çok korkmaktır. Gelmiş geçmiş bütün insanlar arasında Allah (cc)’dan layıkıyla en çok korkan Resul (sav)’dir. Buna da doğru dendikten sonra neden onu örnek alıp çizdiği yoldan gidilmiyor? Neden kendinizi, hem bu dünya da Allah (cc)’ın düşmanlarından hem de ahiretin ateşinden kurtarıp güven ve emniyete almak istemiyorsunuz?

Gerçek takva, İslam Devletini kurup milyonlarca acı çeken, korku içinde yaşayan, tecavüze uğrayan Müslümanları bu zelillikten kurtarıp onlara güven içinde yaşayacakları İslam Devletini kurmaktır. Allah (cc)’ı ve yaşamış olduğu eziyetlere korkmadan sabredip, Allah’ın hükümlerini uygulayarak bize örnek olan Resul (sav)’i razı etmektir. İşte içinde sevap fışkıran Takva budur. O zaman İslam Devleti kurulana kadar kendinize başka sevap aramayın!

Şimdi de İslam Devletini kurmak için çalışan Müslümanların takva sahibi olabilmeleri için ne yapmaları gerek ona bakalım.

Şüphesiz ki, İslam Devletini kurmayı boyunlarının borcu haline getirmiş ve bunu ölüm-kalım meselesi yapmış her Müslüman, Allah’tan korkan Müslümandır ki, bu da farzları gereği gibi yerine getirip, Resul (sav)’in çizdiği yoldan çıkmamasından belli olur. Böyle insanlar, aynı Resul (sav)’in peygamberlik ona verilince hissetmiş olduğu ağırlığı hissedip bu yükü yüklenmiş olanlardır. Burada yine örnek Resul (sav) ve sahabelerdir. Ama gerçekten onlar gibi yaşayabiliyor muyuz? Gerçekten İslam şahsiyeti oluştu mu bizlerde? Bunu kendimize sorgulamamız gerek! Aksi taktirde selim bir kalple Allah’a ulaşmanın dışında mal ve evlatların hiçbir fayda vermediği, Kıyamet gününde pek şiddetli bir azapla karşılaşmak demektir. O güne varmadan kendimizi yargılamamız muhasebe etmemiz gerekiyor! Hadiste buyrulduğu gibi: “Sözleri toplayanlara yazıklar olsun! Küfrün üzerinde olanlara yazıklar olsun.”

Küfürle mücadele edip Allah’a yaklaşmak için temiz ve onurlu nefislere sahip olabilmek için, Allah (cc) ile bağı güçlendirmek, ona sığınmak ona tevekkül etmek gerekir. Onun rızasını kazanmayı gayelerin gayesi haline getirmek gerekir. Azabından korkup cenneti arzulayıp itaatı canlandırmayız. Allah (cc)’ya itaat etmeye, uğrunda davayı taşımaya, onun dini üzere hareket etmeye çok muhtacız. Eğer bir insan böyle yaparsa onun gözünde dünya basitleşir, kafirler küçülür, zorluklar kolaylaşır, işkencenin ve mücadelenin güçlüklerine dayanır. Allah’ın vaadi yanında kafirlerin vaat ettikleri şeyler hafifler.

“Ebu Hureyye (ra) anlatıyor: Resul (sav) buyurdular ki; Allah (cc) şöyle buyurdu: ‘Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında, ona farz kıldığım şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam ederse, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi, artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm. Benden sığınma talep etimi onu himayeme alırım, korurum. Ben yapacağım bir şeyde mümin kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüde düşmedim. O ölümü sevmez bende onun sevmediği şeyi sevmem.” (Buhari)

Yine bir hadiste Allah (cc) şöyle buyuruyor:

“Kulum hakkımda nasıl bir zan yürütürse Ben öyleyim. O Beni zikredince Ben onunla beraberim, o Beni içinden geçirirse Ben de onu içimden geçiririm, o Beni bir cemaat içinde anarsa Ben de onunkinden daha hayırlı bir cemaat içinde anarım, o Bana bir karış yaklaşırsa Ben ona bir kulaç yaklaşırım, o Bana yürüyerek gelirse Ben de ona koşarak giderim.” (Buhari)

“Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Çünkü Allah mutlaka sabredenlerle beraberdir.” (Bakara 153)

Tabi ki, İslam şahsiyetinin tam oluşması için önce farzlara aşırı önem göstermek gerekir. Yukarıdaki hadiste de buyrulduğu gibi; “Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma giden ona farz kıldığım şeyleri eda etmesidir.” Zaten farzlar yerine getirilmediğinde cezası büyüktür. Tabi ki, davayı kabullenip taşıyan kardeşlerimiz arasında böyle bir şey söz konusu olamaz. Farzlardan biri olan namaza şöyle denir:

Ömer bin Abdülaziz’in şöyle dediği söylenir: “Namazın terki, İslam’ın diğer emirlerinin terkinden daha kötüdür.” Yani namazı terk eden, kaçıran bir kimse daveti taşımada ve İslam’a bağlılıkta güvenilir ve doğru kimse sayılmaz.

“Ve onlar ki, namazlarına devam ederler. İşte, asıl bunlar vâris olacaklardır; (Evet) Firdevs'e vâris olan bu kimseler, orada ebedi kalıcıdırlar.” (mü’minün 9-11)

Yukarda nafilelerle Allah (cc)’a yaklaşmanın oluşacağını bildirmiştik. Onunla ilgili birkaç hadisi şerif:

Ümmü habibe bildiriyor: “Resul (sav)’den şöyle işittim: “Hiç bir mümin kul yoktur ki, her gün farzın dışında takva olarak Allah için 12 rekat namaz kılsın da cennete onun için bir bina edilmesin.” Bu hadis farz namazlardan önce ve sonra kılınan Ratibe fazileti ve sayısı ile ilgilidir.

Ratibe: Farz namazlarla beraber sabit olan ve onlardan ayrılmayan sünnet namazı manasını ifade eder.

Aişe (ra) şöyle dedi: “Resul (sav) şöyle buyurdu; ‘Amellerin en sevimli olanı, az da olsa devamlısıdır.”

Ebu Hureyye (ra)’dan: “Resul (sav) şöyle buyurdu: Gecenin son üçte biri kaldığında Rabbimiz (cc), keyfiyeti bizce meçhul bir halde, her gece dünyaya iner ve şöyle buyurur: ‘Hadi bana bir dua edin ki, onun duasına icabet edeyim, benden kim hacet ister ki, dileğini vereyim, benden mağfiret diler ki, onu mağfiret edeyim.”

Başka bir hadiste de: “Allah ismine yemin ediyorum ki, Allah kulunun tövbesi ile herhangi birinizin üstünde yiyeceği, içeceği bulunan çölde kaybettiği devesini bulurken duyduğu sevinçten muhakkak daha sevinçli ve ferahlıdır.”

Ya Rab! Sen ne yücesin, kuluna ne kadar merhametlisin, kuluna ne kadar şefkatlisin, rahmet marifet sahibisin.

Resul (sav) diğer bir hadisinde de buyurduğu gibi; “Kim istiğfara sıkıca sarılırsa, Allah ona her zorluktan sonra çıkış yolunu gösterir, üzüntüsünü giderir ve onu ummadığı bir şekilde rızıklandırır”.

 

FİTNE

Fitne, Müslümanlar arasında tarih boyunca vuku bulmuş, bölünmelere, kavgalara, kin ve öfkeye hatta karşı durulmadıkça İslam devletinin çöküşüne dahi sebebiyet vermiştir. Bunun en büyük nedeni ise, Müslümanların araştırmaktan ve dinlerini öğrenmekten uzak kalmalarıdır. Oysaki Müslüman’ın davranış şekli; hayatın her alanında karşılaştığı problemleri en doğru biçimde inceleyip Allah (cc)'ın hükmünü uygulamak olmalıdır. Her konuda olduğu gibi, bunun da en rahat ortamı İslam devletidir.

Şimdi fitne konusunu ele alıp inceleyelim.

Fitne; insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şeydir. Muharebe, azdırma, karışıklık, ara bozma, dedikodu, küfür ve fikir ihtilafı, şikak, kavga, delilik, mihnet ve beliye, mal ve evlat, potada altın ve gümüş eritmek, imtihan ve tecrübe etmek manalarında kullanılır.

Istılahta ise: Din alimlerince dinimize umumiyetle sınama ve imtihan olarak aktarılan bu kelime aslında altın ve gümüş gibi yabancı maddel...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır?
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 00:07:12 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır? rüya tabiri,Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır? mekke canlı, Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır? kabe canlı yayın, Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır? Üç boyutlu kuran oku Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır? kuran ı kerim, Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır? peygamber kıssaları,Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır? ilitam ders soruları, Takva fitne akıl hüküm kaynağı mıdır?önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &