ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Ruh Gelecegi Gorebilir Mi?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ruh Gelecegi Gorebilir Mi?  (Okunma Sayısı 627 defa)
30 Eylül 2011, 13:47:19
Nursima

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 169


« : 30 Eylül 2011, 13:47:19 »



   
RUH GELECEĞİ GÖREBİLİR Mİ?
VELİNİN GELECEKLE İLİGİLİ HABERİ. RUH ÇAĞIRMA, HİSS-İ KABLE’L-VUKÛ, TELEPATİ, MEDYUMLUK VE YOGİ


1. Gelecekte olacağı söylenen şeyler, Allah (cc)’ın bildirmesiyle söylenmiştir:
Geleceğe ait dersi her şeyden önce yine gelecek verebilir. Zaman, gelecekte gösterecekleri ve getirecekleri ile en mevsuk ve sağlam bir habercidir. Bir insan yaşamadan yaşayacağını yaşayamaz ve yaşayamadığı şeye bihakkın vakıf olamaz. Bu yüzden, geçmişin belgesi çoktur da, geleceğe ait herhangi bir belge yoktur. Gelecek adına, ancak isabet şansı çok zayıf olan tahmin ve zanlarda bulunabiliriz. Fakat, çok tabii olarak İlm-i İlâhî noktasında durum hiç de böyle değildir. İlm-i İlâhînin yanında geçmiş, hal ve gelecek olmadığı gibi, bütün bunlar iç içe bir nokta olarak kalır. Bu sebeple, gelecek adına zan ve tahminle değil de, kesin ve kat'î ifadelerle “Olacak, göreceksiniz...” deniyor ve söylenenler de aynen çıkmış ve çıkıyorsa, o zaman bunu ancak Allah (cc)'ın bildirmesiyle açıklayabiliriz.
2.Zaman ve mekânı aşmak, kalb ve ruhun derece-i hayatına girmekle mümkündür:

Zaman ve mekânı aşmak, ancak zaman ve mekânla kayıtlı bulunmayan ruhla mümkün olabilir. Çünkü ruh, zaman ve mekânlar âleminden değil, emirler ve kanunlar âleminden olduğu için, bizzat kendisi gittiği gibi, kılıfı ve elbisesini bile çok yerlere gönderip, temessül ettirebilir. Ayrıca, zamanın zaptına, mekânın hapsine ve maddenin kesafetine bağlı bulunmayıp, serbest, âzâde ve aynı zamanda şeffaf ve lâtif bir varlık olduğundan, ilerde meydana gelecek hâdiselerin onun ekranına aksedişi de başka türlü olacaktır. Elverir ki, kişi bedeninin baskısından sıyrılıp, kalb ve rûhun hayatına girerek rûhunu geliştirsin, inbisat ettirsin ve başka âlemlerle münâsebet kurmaya biraz gayret sarfetsin.
3. Peygamberler ve evliyâullah, ilmini Allah (cc)’a havale etmek suretiyle gelecekten haber vermişlerdir
:
Evliyâullah, ilmini Allah (cc)'a havale etmek suretiyle gelecekten haber vermişlerdir. En başta Üstad-ı Küll, Kâinatın Fahri Efendimiz (sav)'in bu türden haberleri çoktur. Evet O, kıyâmete kadar zuhur edecek hâdiseleri bir televizyon ekranında seyrediyor gibi ümmetine bir bir takdim buyurmuştur. Hz. Ali-Hz. Zübeyr Vak’ası (Cemel Savaşı), Hz.Osman'ın şehadeti ve Hz. Fatıma'nın vefatı, haber verdiği hâdiselerden sadece bir kaçıdır.
Bu tür haberlerin bazıları açık ve te'vile ihtiyaç duyulmayacak kadar vâzıhdır. Bir kısmının hakikatına ise, ancak Kur'ân'ın müteşabihatı nev'inden te'vil ve tefsirlerle yükselmek mümkün olabilir. Bir diğer kısmı da, ancak ehl-i tahkikin anlayabileceği türdendir. Daha sonra, ehlullahın bunlardan yaptıkları istihraçlar ve bunlara dayanarak vardıkları hüküm ve haberler ise, ya doğrudan Kur'ân'a ve Aleyhissalâtu ve's-selâmın sünneti ve ifâdelerine, ya da Mişkât-ı Nübüvvetin vesâyâsı altında kendi gönüllerine ve ruh dünyâlarına esip gelen ilhamlara dayanmaktadır. Bunların herbiri, Efendimiz (sav)'in ilm-i ledünnîsinden, gönül kabının hacmine göre bir şeyler doldurur ve bu suretlebazı hakikatlara nigehbân olurlar.
Evliyâullah, gelecekle ilgili hakikatleri görürken bazen mesafeyi tam ayarlayamadıklarından, neticede tesbiti tam yapamazlar. Bazan da hâdiseleri semboller halinde görürler.. Allah, (cc) kendilerini bu türlü hadiselerin yorumuna muttali kılmadığı için te'vil ve tefsirde hataya düşerler. Onlar tefsirle alâkalı birşey söyler; halbuki murad-ı İlâhî başkadır. Aynen rüyâ tabirlerinde olduğu gibidir bu. Meselâ, rüyânızda bir elma görür ve “Allah (cc) bize lütufta bulunacak, maddî-mânevî tatlılık göreceğiz” der ve öyle tabir edersiniz. Oysa ki, elmanın Misâl Âlemi’nde sembolize ettiği hakikat, heva ve hevesin kuvvetlenmesi de olabilir. Yine, rüyâda bir eve Cebrâil (as)'in girdiği görülür, İlâhî esintiler, yümün ve bereket gelecek diye beklenir; halbuki o, yüce bir ruhun öbür âleme çağrılmasını temsil ve ifâde ediyor da olabilir.. Bu mevzûda verilebilecek misâller pek çoktur.
Velîler için de durum böyledir. Gelecek adına aldıkları sembolleri te'vil ederler, fakat te'villeri aynen çıkmayabilir. Mes'eleyi bir çekirdek halinde görür, te'vilini çekirdeğin ağaç haline göre yapar ve yanılırlar. Bu yanılma, peygamberler dışında herkes için vakîdir. Peygamberlerde de benzer bir yanılma vuku’ bulacaksa, onu daha önceden Allah (cc) düzeltir. Çünkü peygamberler, ümmetleri için mutlak taklid edilmesi gereken önderlerdir. Eğer hataları hemen düzeltilmezse, bu hatalar bütün bir ümmete sirayet eder.
Gözü yaratıp -sınırlı da olsa- tenezzühü için uzanabileceği dünyaları var eden Allah (cc), elbette gözün kumanda edicisi ruha da kendi âlemine has seyahatler yaptıracak ve ona madde ötesine has misâlleri, sembolleri, levhaları ve geleceğe aid sayfaları gösterecektir.
Muhyiddin b. Arabî, Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan bir asır önce yaşamış olmasına rağmen, Edirne kütüphanesinde bulunan ve Efranî tarafından tercümesi yapılmış olan “Şeceretü’n-Nu’mâniyye” adlı eserinde, Osmanlılar devrinde zuhur edecek pek çok hâdiseyi aynen haber vermiştir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan ve Şam'la Mısır'ın fethinden Yavuz Selim’in Şam’a girmesiyle kendi kabrinin ortaya çıkarılacağına kadar bir düzine hadiseden rümuzlu bir şekilde bahseder. Yine aynı eserde, Hafız Paşa’nın dokuz ay muhasara etmesine rağmen Bağdat'ı alamayacağı ve fethin 40 gün içinde Dördüncü Murad'a müyesser olacağı anlatılır. Dünyâya gelmesinden asırlar önce, Sultan Abdülaziz'in katledileceğini haber verir. Muhyiddin b. Arabî, bu eserinde Rus-Japon savaşından söz ettiği gibi, müslümanların düşmanlarıyla muharebe edeceklerinden ve neticede galip geleceklerinden de bahseder. Türkler hakkında da “Türkler için muzafferiyet ve saadet var” der.
Bitlisli Mustafa Müştak Dede, Divan’ında Ankara’nın başşehir olacağını 70 sene evvelinden haber vermişti. Şiirinin mısra sonlarına düşürdüğü harfler, Osmanlıca olarak yanyana dizildiğinde -elif, nun, kaf, rı, he- Ankara’yı gösterdiği gibi, bu hâdisenin savaşlar neticesi gerçekleşeceğini ve Hacı Bayram'dan bahisle de, Ankara’nın başşehir olacağını gayet açık bir şekilde ifâde etmektedir.
Mevlânâ, yedi yüz yıl evvel, “çok küçük canlılar görüyorum; ağızları var ve yiyiyorlar” diyerek mikrop veya bakterilere işaret ediyordu.
Yine asrımızda bir tefsirci, seneler evvelinden, 1971'de bir muhtırayla ordunun Türk siyasi hayatına vaziyet edeceğini haber verir. Kendisine “Ne zaman?” diye soranlara da cevabı, “12 Mart” olur. Aynı şahsın 1980 hareketini haber verdiği de söylenmektedir.
Velîlerin bu ve benzeri gelecekle ilgili ihbarlarını hangi fizikî gerçeklikle ve hangi atom kanunuyla veya nasıl bir göz, ya da beyinle izah edebiliriz? Hayır.! Bu tür hâdiseleri, geleceğe uzanan ruhun Allah (cc)’ın inâyet ve izniyle önceden haber alması dışında başka bir şeyle izah etmek mümkün değildir.
Telestezinin bir kolu olarak gelecekten haber verme mes'elesi, kâhinlerde, medyumlarda ve falla uğraşan kâfir kişilerde dahi görülebilir. Bu mevzûda, dünya matbuatında anlatılan sayılamayacak kadar çok hâdise vardır. Meselâ, Amerikan mecmuaları, Madam Gibson adlı bir kadının yıllarca dünyâ mukadderatına dair pek çok şeyleri önceden haber verdiğini neşrettiler. Bu kadın, Kennedy'nin öldürüleceğini, Hindistan ve Pakistan'ın 1947 yılında ikiye ayrılacağını ve Albay’ın Pakistan'da kalacağını daha bu hadiseler olmadan evvel haber vermişti. Hattâ, Ankara'daki zelzeleden bile bahsetmişti. Kadın velî değil, fakat Hakk’ın izni ölçüsünde gayba ittılaı var. Bazı ruhlar, bu duruma müsaittir. Bunlar trans haline geçip, kendilerine has şeyler yapar ve söylerler. İster cin, ister şeytanla ve ister habis, ister tayyib bir ruhla olsun, fizik ve madde ötesiyle temas kurar ve haber verirler. Her hakikatı maddede arayan ve hep “tabiat”, doğa” deyip duranlar, bugün dedikleriyle beraber çatırdıyor ve maddeleriyle beraber yıkılıp gidiyorlar. Ruh ise, her yerde varlığını koruyor.
4. Hiss-i kable'l-vukû: Meydana gelmeden önce bir hâdiseyi hissetme; telepati (telestezi):
Her insanda, yakın veya uzak gelecekte olabilecek hâdiseleri şimdiden hissetme duygusu az çok vardır. Birisini içinizden geçirirsiniz; bir de bakarsınız ki, birkaç dakika sonra o kişi kapınızı çalıyor. Yine, aklınızdan birşey geçer, bir başkası onu hemen yapıverir. Aranızda belli mesafe olan bir insanla nasıl, neyle, hangi telsiz ve telefonla irtibat kurdunuz da, bu hâdiseler oluverdi? İşte yukarıda temas edildiği üzere, kişinin kendisiyle konuşmasını, yani nefsî konuşmayı yapan nasıl ruh ise, bu bağlantıyı kuran da ruhdan başkası değildir. Bunu madde ile izah etmek mümkün olamaz.
5.Cenâb- Hakk, kurbiyetine mazhar kıldığı kişinin gören gözü, işiten kulağı, tutan eli olur:

Rusya bile telepatilerle uğraşmaktadır. İlk defa, “ma'nâyı madde ile idam ettim” diye ilânatta bulunmuş olmasına rağmen, bugün Rusya, belki kapitalist dünyâdan da önce, telepatik yollarla haberleşme imkânlarını değerlendirme çalışmaları yapmaktadır. 20-50 kişilik bir biyofizik doktorlar heyeti, bu mevzûda birçok deneme gerçekleştirmiş bulunuyor. Bunlar, 300 kilometre mesafede elektrik ve ışıktan tecrid edilmiş bir odada bulunan bir adamla muhabere yapma yolunu denemektedirler. Yabancı dinleme istasyonlarının tesbit sahasına girme tehlikesi bulunmaksızın, denizaltılarında da aynı usulle haberleşme ve madde ötesi, beden ötesi kuvvetlerle muhabere imkânlarını...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ruh Gelecegi Gorebilir Mi?
« Posted on: 14 Kasım 2019, 02:01:01 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ruh Gelecegi Gorebilir Mi? rüya tabiri,Ruh Gelecegi Gorebilir Mi? mekke canlı, Ruh Gelecegi Gorebilir Mi? kabe canlı yayın, Ruh Gelecegi Gorebilir Mi? Üç boyutlu kuran oku Ruh Gelecegi Gorebilir Mi? kuran ı kerim, Ruh Gelecegi Gorebilir Mi? peygamber kıssaları,Ruh Gelecegi Gorebilir Mi? ilitam ders soruları, Ruh Gelecegi Gorebilir Mi?önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &