ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > İslâm ve evrensellik 1
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İslâm ve evrensellik 1  (Okunma Sayısı 626 defa)
25 Eylül 2010, 18:10:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 25 Eylül 2010, 18:10:36 »



İslâm Ve Evrensellik -1


İslam, Hz. Âdem’le başlayan ve Son Nebi, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav) ile kemale ulaşan hak dinin, tek dinin ve tevhid dininin adıdır. Toplumların kültürel açıdan ilerlemelerine paralel olarak, bazı şekli ve fürûata dayalı değişikliklerin dışında tüm peygamberlere gelen dinin özü hep aynı kalmıştır. Tüm Peygamber efendilerimiz, ümmetlerini daima Allah'a teslim olmaya davet etmişlerdir. Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Yakub ve Hz. Yusuf gibi pek çok peygamber ümmeti, Müslüman olmakla emrolunmuşlardı. Demek, İslam, İzzet Begoviç'in de dediği gibi, bir kutlu teslimiyetin adıdır.
Yazımız, bu bölümünde yukarıda zikrettiğimiz hususları nazara vermiş ve ilgili ayetleri bir arada değerlendirmiştir. Böylece, evrensel dinin adının İslam olduğu bir daha vurgulanmıştır.

GİRİŞ

"İSLÂM" Arapça bir kelime olup, sözlükte; barış, anlaşma, boyun eğme, itaat etme, ihlâs, samimiyet gibi anlamlara gelmektedir. Aynı kelime barışa kavuşturmak, barışa girmek, selam vermek anlamlarını da ihtiva etmektedir.1

Sözlük anlamı itibarıyla İslam kelimesinin bir batıla, bir kötülüğe, bir zalime boyun eğme ve samimi olmada da kullanılması mümkündür. Ancak ıstılahta veya Kur'anî literatürde İslam deyince, mutlak olarak boyun eğmek, itaat etmek anlamına gelmeyip, sadece Allah'a boyun eğmek demektir.2

O halde Kur'anî literatüre göre İslam, özel veya yeni bir dinin adı olmayıp, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem (a.s)'den Hatemu'l-Enbiya olan Hz. Muhammed (s.a.s)'e kadar gelip geçen bütün peygamberlerin insanlığa tebliğ ettikleri ve bu peygamberlere uyanların hepsinin bağlandığı ortak bir dinin adıdır.3 Fakat daha sonra insanların örfünde "İslam" kelimesine özel bir anlam yüklenerek bu kelime ile ilk etapta Hz. Peygamber (s.a.s)'in getirdiği şer'i hükümlerin, İlahi mesaj ve öğretilerin tümü
kastedilmiştir.4 Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş o yüce Peygamber (s.a.s)'in insanlığa tebliğ etmiş olduğu, öncekileri tasdik edip doğrulayan, sonradan arız olan noksanlık ve ilave yönlerini açıklayan, eksik yönlerini tamamlayan en son din için özel isim olmuştur.

Al-i İmran suresi 18 ve 19. ayetlerdeki ifadeye göre de İslam; yüce Allah'ın, meleklerin ve adaleti şiar edinen insaflı ilim sahiplerinin şahitlik ettikleri; Allah'ın birliğine boyun eğmek, O'na yönelerek itaat edip teslim olmak demek olan Allah katındaki yegâne din "İslam Dini" demektir.

Hz. Âdem’den Beri

Kur'an'ın birçok ayetlerinde de açıklandığı gibi İslam dini, asıl ve öz itibarıyla yalnız Hz. Peygamber (s.a.s)'in hayatından sonra başlamış değildir. En son olarak Hatemu'l-Enbiya tarafından insanlığa tebliğ edilen İslam, aslında peygamberler babası Hz. İbrahim (a.s)'in tek Allah inancı temeline oturan ve "Haniflik" adı verilen dindir.5 Ahirzaman peygamberi bu dinle belli bir millet veya toplumu değil, bütün insanlığı kapsayan bir din ve dindarlığın asıl ruhunu canlandırmıştır. Hatta "Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye Allah'ın Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğini, size dinden şeriat olarak koymuştur. (İşte Allah'ın gönderdiği bütün dinlerin temeli budur.)..."6 ayet-i kerimesi vb. ayetlerin7 ifadesine göre gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin tebliğ ettikleri dinin temeli "Allah'ın birliği=Tevhid" inancına oturmaktadır. Bütün resul ve nebiler bu tevhid inancı üzerinde birleşmişler, hepsi de milletlerini aynı gerçeğe davet etmişlerdir.8

Ancak ilk peygamberden son peygambere kadar gelip geçmiş bütün peygamberler tarafından insanlığa tebliğ edilen semavi dinlerdeki şeriat ahkâmı arasında zaman ve mekânın farklılığına paralel "füruat'la ilgili veya metot yönünden birtakım farklılıkların bulunması gayet tabiidir. Bunu da insanlık âlemindeki varlığı hiçbir akıl sahibi tarafından inkârı mümkün olmayan gelişmeye paralel dini bir gelişme olarak değerlendirmek gerekmektedir. Fakat bununla beraber her hak dinde daima muhafaza edilen, hiçbir zaman değişmeyen temel özellikler ve müşterek noktalar bulunmaktadır. Bu temel esaslar ve ortak noktalar bakımından bütün semavi dinlerin aynı olduğunda herhangi bir şüphe yoktur.9

Farklı peygamberlerin tebliğ ettikleri dinlerin şeriat hükümlerindeki farklılıkların sebebi, peygamberliğin asıl gayesinin insanlığın nefislerini ıslah edip, iyileştirme, adetlerini ve ibadetlerini düzeltme olmasıdır. Bu asla göre peygamberler gönderildikleri kavim ve milletlerin örf ve adetlerinden, inançlarından, ibadetlerinden hiçbir zaman değişmeyen inanç, ahlak ve ibadet prensiplerine uygun olanları bırakmalarından, diğerlerini ise yasak etmelerinden ileri gelmektedir. 10 Bu ıslah, irşad ve uyarı yapılırken de her kavmin ve milletin anlayış, idrak ve kültür seviyesine uygun bir üslup ve metot kullanılmış, dinin aslı değişmediği halde füruatta farklılıklar meydana gelmiştir.

O halde İslam dini, hiç şüphe yok ki, eski devirlerdeki peygamberler tarafından da tebliğ ve neşredilmiştir. Her peygamberin tebliğ ettiği din, önceki peygamberin tebliğ ettiği dini tamamlayan, zamanın şartlarına cevap vermeyen hükümleri değiştiren bir yapıdadır. Her hak din yeni ihtiyaç ve gelişmelere uygun temel itikat, ahlak ve ibadet kurallarına ters düşmeyen, dinin özü ile ilgili hususlarda diğer hak dinlerini de daima ve mutlaka teyit ve tasdik eden bir hüviyete sahiptir.11

Söz konusu gerçeklere uygun olarak Hz. Peygamber (s.a.s) de birçok sebeplerin tesiriyle zaman içinde tahrif ve değişikliklere uğramış dini esasları asli değerlerine döndürmüştür. Aynı değişmez hakikatleri ilmi değerlerle zenginleştirerek kıyamete kadarki muhataplarının anlayış ve idrak seviyelerine uygun bir üslupla, tam bir açıklıkla ispat ve izah etmiştir. İkinci derecedeki birçok meselelerde zamanın ve mekânın şartlarını nazara alarak insanlığın ortak ve devamlı bir ruh içinde yükselip ilerleyebilmesini temin edebilecek şer'i hükümlerde yenilikler getirmiştir. Böylece Allah katında yegâne din olan İslam'ı sadece kendisine hasretmeyip bütün semavi dinlerdeki ortak olan sönmüş, unutulmuş veya karanlıklara gömülmüş tarihi değerleri yenilemiş ve kuvvetlendirmiştir. Hepsinin tek bir esasta "Tevhid=La ilahe illallah" esasında birleştiklerini açıklamıştır.12

Bu sebepledir ki, "İtikad, ibadet ve ahlakla ilgili konularda, mukaddes kitapların getirdikleri hükümler arasındaki bu benzerlik, hepsinin de tek bir kaynaktan neş'et ettiklerini ve hepsinin de tek bir gayede birleştiklerini gösterir. Gerek Tevrat, gerekse İncil ve Kur'an, hepsi de Allahu Teala tarafından indirilmiş olmaları dolayısıyla menşeleri, insanları Allah'ın tek olan dinine davet etmeleri dolayısıyla de gayeleri bir olan kitaplardır ve hiçbir din mensubunun bu gerçeği inkâr etmemesi gerekir."13

Bunun içindir ki, Hz. Peygamber (s.a.s) bir rivayette; "Biz Peygamberler topluluğu aynı dine sahip bir neslin çocuklarıyız."14 buyurmuşlardır.

Kur'an-ı Kerim bu gerçek üzerinde önemle ve ısrarla durmuştur. O bütün peygamberlerin sadece Allah'ın himayesinde tek ve bölünmez bir cemaat teşkil ettiklerini değil,15 aynı zamanda bu birliğin başlangıçta bütün insanların birliği olduğunu, ancak aralarındaki anlaşmazlıkları16 ve sonrakilerin, ilahi emirlerden bir kısmını unutmaları veya bu emirleri eksik bir şekilde takdim etmeleri,17 yahut da hırs ve menfaatleri peşinde koşmaları yüzünden ihtilafa düşüp bölündüklerini (Bakara : 144,174,253; Yunus:19) kesin bir şekilde belirtmiştir.18

İLK VAZİFE TEVHİDİ TEBLİĞ

Peygamberlerin tebliğ ettikleri ilahi dinlerin birliği gerçeği, gerek Kur'an'ın mücerret ayetleriyle, gerekse Kur'an'da önemli yer tutan peygamber kıssalarıyla açıklanan, ispat edilen, imanla ilgili, zamanların değişmesiyle değişmeyen bir hakikattir.19

Daha açık bir ifade ile peygamberlik, vahiy ve din birliğine iman, müslümanın temel iman esaslarından birisi, hatta imanın temel rükünlerinden en önemli olanıdır.

Kur'an-ı Kerim söz konusu gerçeği özetle; "(Ey peygamber!) senden önce hiçbir elçi göndermedik ki, ancak ona "Benden başka ilah yoktur, sadece bana kulluk ediniz." diye vahyetmiş olmayalım." (Enbiya:25) şeklinde veya benzer ifadelerle açıklamaktadır.20 Aynı konuda Bakara suresinde de mü'minlerin özellikleri anlatılırken şöyle buyrulmaktadır:

"(Ey resulüm!) onlar (hem) sana indirilen kitaba ve hem de senden önce indirilenlere iman ederler. Ahirete de sadece onlar kesin olarak inanırlar." (Bakara:4) Aynı surenin sonunda da yine; "Peygamber ve inananlar ona rabbinden indirilene (Kur'an'a) iman etti. Hepsi de Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiştir. Ve peygamberleri arasından hiçbirini ayırt etmeyiz, işittik, itaat ettik. Rabbimiz! Affını dileriz, dönüş Sana'dır." derler. Aynı gerçeğe işaret eden daha birçok Kur'an ayetlerini göstermek mümkündür.21 Bu bağlamda vurgulanması gereken önemli bir nokta da, yaklaşık olarak Kur'an'ın yarısından fazlasını teşkil eden Kur'an kıssalarının önemli gayelerinden birisinin şüphesiz âdem (a.s)'den Nuh (a.s)'a, Hz. Nuh (a.s)'tan Hz. Peygamber (s.a.s)'e kadar gelen bütün dinlerin ve bütün şeriatlerin birliğini ve aynı kaynaktan geldiğini ortaya koyması gerçeğidir.

Mesela Hud suresinden öğrendiğimize göre Nuh (a. s) kavmine sadece Allah'a ibadet etmeleri gerektiğini öğütlerken (Hud :25-26) aynı surede Hud, Salih ve Şu'ayb (Aleyhimüsselam)'da milletlerine aynı tevhid inancını; "Ey kavmim! Sadece Allah'a kulluk ed...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İslâm ve evrensellik 1
« Posted on: 15 Eylül 2019, 17:11:43 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İslâm ve evrensellik 1 rüya tabiri,İslâm ve evrensellik 1 mekke canlı, İslâm ve evrensellik 1 kabe canlı yayın, İslâm ve evrensellik 1 Üç boyutlu kuran oku İslâm ve evrensellik 1 kuran ı kerim, İslâm ve evrensellik 1 peygamber kıssaları,İslâm ve evrensellik 1 ilitam ders soruları, İslâm ve evrensellik 1 önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &