ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > İslâm da tevbe 1
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İslâm da tevbe 1  (Okunma Sayısı 520 defa)
25 Eylül 2010, 17:45:08
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 25 Eylül 2010, 17:45:08 »



İslâm'da Tevbe- 1


A- TEVBENİN TANIMI, GEREKLİLİĞİ VE UNSURLARI

A- TEVBENİN TANIMI

1. Dilde Tevbe:

Tevbe, Arapça bir kelime olup, tâbe-yetûbû maddesinden mastardır. Allah'a dönüş ve yöneliş anlamına gelmektedir. Bu kelime daha çok, masiyetten Allah'a dönme anlamıyla meşhur olmuştur.1 Tâbe fiili, günahından Allah'a dönen kul hakkında "Ha" harfi cerri ile kullanılmaktadır. Aynı fiil "alâ" harfi cerri ile, Allah'ın günahkâr kullarının tevbesini kabul etmesi anlamına gelmektedir.2

Tevbe eden kul tâib adını alırken, Allah hakkında kullarının tevbesini fazl-ı keremi ile kabul eden anlamında bir vasıf olarak, tevvâb sıfatı kullanılmaktadır.3

2. Terim Olarak Tevbe:
İslâm âlimleri, tevbenin tanımını çok değişik şekillerde yapmışlardır. Özellikle mutasavvıflar, bulundukları makamlara göre tevbeyi tanımladıklarından, çok farklı tevbe tarifi ortaya çıkmıştır. Biz burada, birkaç tevbe tanımı vermekle yetinmek istiyoruz.

Tevbe; geçmiş hataların verdiği iç sancısıdır.4

Tevbe; kötü huyları iyi huylara değiştirmektir.3

Tevbe; Allah'a muhalefetten dönmek, kişinin zimmetinde oluşmuş, başkalarının haklarından edaya güç yetirdiğini sahiplerine ödemektir.6

Tevbe; günahı çirkinliği için terketmek, yapılan fiile pişman olmak, onu tekrarlamamaya azmetmek ve mağdura hakkını vermektir.7

Tevbe; Allah'ın gerekli kıldığı fiillere sarılmak ve kerih gördüklerinden kaçınmaktır.8

Tevbe; mü'min varlığın inhilâl ve çözülmesinden sonra, Yaratıcı'nın huzurunda, yeniden bir inşa ve bina olunmadır. Günahtan sonra, Allah ile yeniden uzlaşma da diyebileceğimiz bu hareket, bir tazeleniş, bir filizleniştir.9

Tevbeyi, daha şümullü bir tarifle şöyle tanımlayabiliriz: Tevbe; yapılan kötülüğü, işlenen günahı veya kabahati, Allah yönünden, affedip bağışlamak, kul yönünden, yaptığının kabahat veya günah olduğunu bilip, onu bırakıp terk ederek Allah'a dönmek, yani O'nun emirlerine uymak ve yasak ettiği şeylerden kaçınmak suretiyle, Allah'a sığınarak, O'ndan affetmesini, bağışlamasını dilemek, yaptıklarından pişman olduğunu da belirterek yalnız O'na yalvarmak demektir.10

B. TEVBENİN GEREKLİLİĞİ VE KABULÜ

1. Tevbenin Her Fert İçin Gerekli Olduğu:İnsan, beşer fıtratında yaratılmıştır. Günah işlemek, belki de insanı meleklerden ayıran bir özelliktir. İnsan, günahtan tamamen uzak kalamayacağına göre, tevbeden de uzak duramayacaktır.

Hiç günah işlememek, insanlar için bir fazilet değildir. Asıl fazilet, kişinin yaptığı günahtan pişmanlık duyarak tevbe edebilmesidir. Nitekim Hadîste; "Bütün ademoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlısı ise tevbe edenlerdir"11 buyurulmuştur.

İslâm fıtrat dinidir. Günah ve sevap işleme özelliğinde yaratılan insanın, günah işleyeceği kabul edilmiş ve bundan kurtulma ve etkisini azaltma yollarına dikkat çekilmiştir. İnsan fıtratını en güzel şekilde belirten bir hadîste; "Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyen, peşinden tevbe eden kullar yaratırdı"12 buyurulmuştur.

Tevbe, her fert için, vakit geçirmeden, yapılması gereken bir farzdır.13 İslâm âlimleri, tevbenin herkes için farz olduğunda icma etmişlerdir.14

Yüce Allah; "Ey iman edenler, toptan Allah'a tevbe ediniz ki, kurtulasınız" (24,Nur:31); "Gerçek bir tevbe ile Allah'a dönün "(66,Tahrim:8) buyurmuştur.

Hz. Peygamber de; "Ey insanlar, Allah'a tevbe ediniz"15 şeklinde ümmetini tevbeye çağırmış ve kendisi de, bu hususta ümmetine örnek olmuştur.

Resulullah (sas) her gün 7016 veya 10017 defa Allah'a tevbe-i istiğfar ettiğini belirtmiştir. Bu ifadeler, Hz. Peygamberin bile, tevbeden müstağnî kalmadığını ve ümmetine tevbe dersi verdiğini göstermektedir. Zira o masum da olsa, Kendisinin de ifade ettiği gibi,18 kalbe gelen bir kısım şeylerden müstağni kalamamakta ve onlar için tevbe etmiş bulunmaktadır.19

İnsan büyük günahlardan uzaklaşsa, küçüklerinden kaçamamış olabilir. Onlardan kaçınsa, kalbi ile bazı günahlar işlenebilir. Onlardan da kaçınsa, günah işleme düşüncesi veya gaflet bir an kendisini meşgul edebilir.20 Hulâsa insan, günahtan tamamen soyutlanamayacağı21 için, tevbeye de ihtiyacı bitmeyecektir.

Nitekim Gazzâlî (0.505/ 1111), tevbenin gerekliliği hakkında Hz. Âdem'i örnek vererek şöyle istidlalde bulunmaktadır: "İnsanoğlunun babası bile tevbeden müstağni kalamamıştır. Babanın yaratılışına uymayan ve babanın güç yetiremeyeceği şeye, çocukları hiç güç yetiremez."22

Tevbenin gerekliliğine bir başka aklî delil de, kalbin heva ve masiyetlerle paslanması gö­rüşüne dayanmaktadır. Kalp aynasını bu paslardan korumak için herkese tevbe gereklidir.23 "Tevbe etmemek, Rabbi, O'nun hukukunu ve nefsin kusurunu bilmemekten kaynaklanır. Bu sebepler, en büyük zâlim (haksız), Rabbına tevbe etmeyen kuldur."24

2. Tevbenin Kabûlü:
Bütün insanların günah işleyebileceğini, ancak faziletin ve hayrın tevbede olduğunu25 biliyoruz. Yüce Allah, kendisini kullarına tanıtırken, tevbeleri kabul edici özelliğini şöyle belirtmiştir: "O kulların tevbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir"(42,Şûrâ:25); "..günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden.. Allah'tandır.." (40,Mümin:3).

Diğer taraftan Allah, tüm kullarının kurtuluşları için tevbe etmeleri şartını koşarak; "Ey mü'minler, hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz" (24,Nur:31; 66,Tahrim:8) buyurmuştur.

Ayrıca Yüce Allah'ın tevbe edenleri methetmesi (9,Tevbe:112) ve tevbe kapısını çalan kullarını sevdiğini ifade etmesi (2,Bakara:222) tevbelerin kabul edileceğinin birer delilidir.

Allah biz kullarını, cehennem azabından önce, tevbelerimizle, günahlarımızın kirlerinden temizlemek istemektedir. İnsanlar yaptıkları tevbelerle hem günahlarından temizlenmiş olacaklar, hem de Allah'ın sevgisini kazanacaklardır.25

Hz. Peygamber, kullarının tevbesi karşısında Allah'ın ne kadar sevineceğini şöyle bir örnekle anlatmaktadır: "Allah'ın kulunun tevbesine sevinmesi şuna benzer: Bir insan azığını, su tulumunu bir deveye yüklemiş, sonra yolculuğa çıkmıştır. Nihayet çorak bir yere vardığında, uykusu gelmiş, inerek bir ağaç altında istirahat etmiştir. Kalktığında, devesinin kaybolduğunu görmüş ve değişik tepelere koşarak onu aradığı hâlde bulamamış ve yorgun bir vaziyette, altında dinlendiği ağacın gölgesi altına gelip, devesinden ümit kestiği hâlde, yanı üzerine yatmıştır. Böyle ümitsiz hâlde iken, birdenbire devesinin yanında durduğunu görüp de yularından yapışıp, son derece sevinmesinden dolayı şaşırarak; 'Ey Allah, sen benim kulumsun, ben senin Rabbinim' dediği andaki sevincinden daha fazladır."

Bir diğer hadîste de; "Allah gündüz günah işleyenin tevbe etmesi için geceleyin, gece günah işleyenin tevbesi için gündüzleri elini açar (tevbesini bekler). Tâ ki güneş batıdan doğuncaya kadar Allah'ın bu hareketi devam eder."28 buyurulmaktadır.

Şartlarında eşiklik olmadan yapılmış ve ancak kabul edilmemiş bir tevbenin gösterilmesi herhalde mümkün değildir.

Maalesef, konuyu iyice araştırmamış birçok din görevlisinin, bazı gün ve gecelerde, Allah adına tasarrufa yeltenerek, bir kısım günahkâr Müslümanları tevbe kapısından kovduklarına şahit olmaktayız. Halbuki, hiçbir günahkâra tevbe kapısı kapatılmamıştır.

Ehl-i Sünnet29 ve İmamiyye'ye30 göre; Allah kullarının tevbesini kabul edeceğini vâdetmişse de, tevbeleri kabul etmek mecburiyetinde değildir. Mu'tezile ise, tevbeleri kabul etmenin, Allah hakkında vacip olduğu görüşündedir.31

Gazzâlî,32 sahih tevbenin kabul edileceğinde şüphe edilmemesini belirtmektedir. O, tevbenin kabul edilmesini, tevbenin zorunlu bir sonucu olarak görmesiyle, sanki, Mu'tezile'nin görüşüne yaklaşmaktadır. Ona göre, kirli elbisesini sabunla yıkayan kişinin, elbisesi temizlendiği ve bunda şahsın kuşkusu kalmadığı gibi, tevbe ile de ferdin günah kirleri kuşkusuz gitmiş olmaktadır.

C. TEVBENİN UNSURLARI
Bu kısımda, tevbede birer öğe olmaları bakımından, tevbe eden; kendisinden tevbe edilen, günah ve tevbe olgusu ele alınacaktır.

1. Tevbe Edenle İlgili Unsurlar:
Tevbe eden insanın, günah öncesi, günah sonrası gibi önce iki hâlini ele almak uygun olacaktır.

a. Günah Öncesinde Durumu:

Daha önce belirtildiği gibi tevbe, tekrar yapmamak şeklinde, kesin bir karar vererek günahlardan dönmektir. Genelde tevbe öncesinde bir günah mevcuttur.

Günahkâr kullarını tevbeye çağıran Yüce Allah, herkesin tevbesini kabul edecek midir? Mesela, yalnız, bilmeyerek, sehven günah işleyenlerin tevbesi mi kabul edilecektir? Yoksa, yaptığı şeyin günah olduğunu bilerek kasdî olarak zevk duyarak günah işleyenlerin tevbeleri de kabul edilecek midir? Yani, insanın günah öncesinde, o şeyin günah olduğunu bilip bilmemesinin, günah işlemesinde kastı olup olmamasının, tevbenin kabul edilmesinde bir etki...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İslâm da tevbe 1
« Posted on: 19 Eylül 2019, 16:05:58 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İslâm da tevbe 1 rüya tabiri,İslâm da tevbe 1 mekke canlı, İslâm da tevbe 1 kabe canlı yayın, İslâm da tevbe 1 Üç boyutlu kuran oku İslâm da tevbe 1 kuran ı kerim, İslâm da tevbe 1 peygamber kıssaları,İslâm da tevbe 1 ilitam ders soruları, İslâm da tevbe 1 önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &