ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Allah ın Biz zamirini kullanması
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Allah ın Biz zamirini kullanması  (Okunma Sayısı 341 defa)
11 Ekim 2010, 13:31:18
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 11 Ekim 2010, 13:31:18 »



Allah’ın "Biz" Zamirini Kullanması


Allah Teâlâ’nın Zât-ı zülcelaline mahsus mevzular anlatılırken büyük ekseriyetle mütekellim-i vahde sîgası seçilmekte ve "Ben" diye hitap edilmektedir. Fakat, Cenâb-ı Hakk’ın saltanat-ı âmme hesabına hitapta bulunduğu hususlarda,azamet ifade eden "Biz" sözüyle mesele ele alınmaktadır.


Yüce Allah tek olduğu halde Kur’ân-ı Kerim’in pek çok ayetinde "Biz" diyerek çoğul zamiri kullanmaktadır. Türkçemizde bu üslubun fazla kullanılmaması sebebiyle bu konu ciddi bir meseleymiş gibi çokça dile getirildiğinden bu hususu ele alma ihtiyacı duydum. Bu makalemizin, konuyu merak edenleri tatmin edeceğini umarım. Cenab-ı Allah’ın "biz" buyurması, azametini ifade eden bir üsluptur. Bu üslup, bilhassa, ülkenin tamamında hükmünü yürüten ve icraatta bulunan hükümdarların kullandıkları bir ifade tarzıdır. Arapçada birinci çoğul şahıs "nûn" zamiri ile yapılır. Fail tek olmasına rağmen çokluk belirten ve "nûnu’l-azame" denilen bu zamirin kullanılmasına Arap belagatinde çok rastlanır. Bu üslubun; failin azametine, yapılan icraatların ehemmiyetine, sebeplik yönünden söz konusu icraatlarda çok vasıtaların rol oynamasına, Allah’ın onlara değer vermesine, çoklukta tezahür eden birliğe yani Allah’ın ehadiyyetine, bazen Cenab-ı Hakk’ın herhangi bir meseleyi te’kid etmesine delalet etmek gibi fonksiyonları bulunmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim’de birçok ayette Cenab-ı Hakk’ın birliği, zatında fiillerinde ve sıfatlarında şeriki olmadığı tasrih edildikten sonra iltifat üslubu ile, zaman zaman şahıs değişikliği yapılır.

İltifattan burada kastım, bir belagat terimi olarak iltifat sanatıdır. İltifatta, mesela birinci tekil şahıstan birinci çoğul şahsa geçerek, "O şöyle yaptı." dedikten hemen sonra, "Biz şöyle takdir ettik." gibi bir cümle kullanılır. Zira, Allah’ın birliği, Allah’ın vahdaniyyeti artık hiç şüphe ve tereddüde mahal olmayacak bir şekilde aşikardır. Kullanılan azamet cem’inden çok kişinin değil de, tek kişinin kastedildiğinde en ufak bir tereddüt bile yoktur. Allah’ın birliği zaten yüzlerce ayette açıklanmıştır.

Aynı ayette bile Allah Teala hakkında birinci tekil şahıs (O) ile birinci çoğul şahıs (Biz) kullanılmasının sayılamayacak kadar örneği vardır. Bunlardan rastgele bazılarını aşağıda zikredelim:

"Sizi bir tek candan yaratan O’dur (…) Biz ayetlerimizi anlayan kimseler için açıkça bildirdik." (En’âm sûresi, 98)
"Gökten bir ölçüye göre su indiren de O’dur. Biz onunla ölü bir ülkeye hayat veririz. İşte siz de mezarlarınızdan öyle çıkarılacaksınız." (Zuhruf sûresi, 11)
"Şayet Biz, peygamber gelmeden kendilerini azap ile helak edecek olsaydık onlar: 'Ey Yüce Rabbimiz, n’olurdu bize bir elçi gönderseydin de biz böyle zelil ve rezil olmadan önce Sen’in ayetlerine uysaydık.' derlerdi." (Taha sûresi, 134)
"O’dur ki yeri size beşik yaptı. Orada sizin için yollar ve geçitler açtı. Gökten size yağmur indirdi. İşte o su ile türlü türlü bitkilerden çiftler çıkardık." (Taha sûresi, 53).


"O nesneler mi üstün, yoksa gökleri ve yeri yaratan ve gökten sizin için yağmur indiren mi? Öyle bir su ki Biz onunla gözleri ve gönülleri açan pek güzel bahçeler bitirmekteyiz. Halbuki siz onun bir tek ağacını bile bitiremezdiniz. Hiç Allah ile beraber başka tanrı mı olur? Elbette olmaz, ama onlar haktan sapan bir güruhtur." (Neml sûresi, 60)
"O, gökleri gördüğünüz gibi, direksiz yarattı. Yere de sizi sarsmaması için sağlam dağlar koydu ve orada her türlü canlıyı üretip yaydı. Gökten de yağmur indirdik, orada her türlü çifti yetiştirdik." (Lokman sûresi, 10)
Ayrıca En’âm 5, 38, 99, 106; Fâtır 27 ve daha birçok ayete de bakılabilir.

Zaten bu üslubu pek iyi bildikleri içindir ki Cahiliyye Arap müşrikleri de bu kullanıştan şirke asla bir yol bulabileceklerini düşünmemişlerdir. Dilde böyle bir imkân olsaydı onlar şirklerine buradan bir cevaz çıkarmaya teşebbüs ederlerdi.

Yalnız, Necran Hıristiyanlarından bazılarının -teslise bir delil bulamadıklarından- bu ifadeyi bahane ettiklerine dair bir rivayet vardır. Bu da işaret ettiğimiz gibi, teslis akidesine akli delil bulmakta zorlanmaları sebebiyle ileri sürdükleri zayıf bir bahaneden ibarettir.

Bu azamet üslubu, hitabı âlemşümul olan Kur’ân-ı Hakim’e pek uygun düşmektedir. Çünkü bu üslup şunu ifade ediyor: "Nerede insan varsa, nerede mahluk varsa orada Biz varız. Biz her an ve her yerde işbaşındayız."
Gökte güneşi görmek onun varlığının delilidir. Göğe bakan, gökte güneşi görünce hemen güneşin bir olduğuna hükmeder. Fakat cam gibi her bir şeffaf şeyde, her bir kar tanesinde, her bir su damlasında adeta bir güneşin yerleşmesi, bütün bu tecellilerin hep aynı, tek bir güneşin tecellileri olması onun varlığını çok daha çarpıcı bir şekilde gösterir. Kesrette tezahür eden bu birliğe "vahdet" yerine "ehadiyyet" demek daha yerinde olur.

Aynen bunun gibi, Cenab-ı Hakk’ın iradesiyle, kudretiyle, merhametiyle ilmiyle, ihsanıyla, konuşmasıyla tek tek her bir mahlukun yanında olması, onlarla ilgilenmesi, onlara ihtimam göstermesi, yani ehadiyyetinin tecellisi, bu üslupla daha net ve daha kapsamlı şekilde anlatılır. Pek çok örnekten yalnız şu bölümü zikredelim:
"Hiç üzerlerindeki göğe bakmazlar mı? Bakıp da Bizim onu nasıl sağlamca bina edip süslediğimizi, onda en ufak bir dengesizlik olmadığını düşünmezler mi? Yeri de döşedik. Oraya dengeyi sağlayacak sağlam ulu dağlar yerleştirdik. Orada gönüller, gözler açan her türlü bitkiden çiftler bitirdik. Bütün bunları, Allah’a yönelecek her kula, Yaradan’ın kudretini hatırlatması, dersler veren birer basiret nişanesi ve ibret nümunesi olması için yaptık. Gökten bereketli bir yağmur indirdik. Onunla bahçeler ve biçilen ekinler, salkım salkım meyveleriyle ulu hurma ağaçları yetiştirdik. Bütün bunlar kullarımıza rızık vermek içindir. Hem o yağmur ile toprağa hayat verdik. İşte ölmüş insanların mezarlarından çıkışı da böyle olacaktır." (Kaf sûresi, 6-11) Bu pasajda görüldüğü gibi, Allah’ın rubûbiyyetinin ve ehadiyyetinin kâinatın her tarafını dolduran sayısız icraatları sıralanmış ve bunlar 10 (on) yerde azamet cem’i ile ifade edilmiş, böylece bu harika icraata münasip bir haşmet üslubu giydirilmiştir.

Diğer taraftan azamet cem’i, ifadeye daha bir tesir kazandırır. Zira yapılan icraatların hadde hesaba gelmez şahitler tarafından müşahede edildiğine delalet eder. Misal olarak Nebe’ sûresinden şu pasajı alalım: "Biz yeri bir döşek yapmadık mı? Dağları da arzı tutan birer destek (kazık) yapmadık mı? Hem sizi çift yarattık. Uykunuzu da dinlenme yaptık. Geceyi bir örtü, gündüzü geçiminiz için çalışma zamanı kıldık. Üstünüzde yedi sağlam gök bina ettik. Orada pırıl pırıl yanan bir lamba koyduk. Size hububat, tohumlar, bitkiler ve ağaçları birbirine sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye sıkışıp yoğunlaşmış bulutlardan bol bol yağmur indirdik." (Nebe' sûresi, 6-16) Görüldüğü gibi bu kısa pasajda Allah Teala insanların her birini tek tek yaratmasını, arzı döşek kılmasını, onları rızıklandırmak için yağmur indirmesini, bahçeler, meyveler, mahsuller çıkarmasını vb. her an milyarlarca insan ve mahluk tarafından müşahede edilen trilyonlarca icraatlarını zikretmekte, insanların bunlarla haşir neşir olduklarını, bunların nefes alıp vermeleri kadar bir yoğunlukla bütün insanlarca her an yaşandığını çarpıcı bir üslupla dile getirmektedir. Bu da azamet cem’i ile olmaktadır. "Biz öyle takdir ettik.", "Biz biliriz" gibi ifadeler kullanılmakla "Ey muhataplar! Tek tek görüp bildiğiniz gibi bütün bunları biz yaptık." manalarını ifade eder.

Cenab-ı Hak Kur’ân’da bazen "Ben" der. "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat sûresi, 56) ayeti gibi.


Bazen ona "Sen" diye hitap ederiz. "Tövbeleri çokça kabul eden ancak Sen’sin" (Bakara sûresi, 128), "Muhakkak sen azizsin, hakimsin" (Bakara sûresi, 129) gibi.

Birçok defa üçüncü tekil şahıs olarak kullanılır. "O yaptı, O yarattı, O takdir etti." şeklinde kullanılır.

Nadiren, Allah Teala tek olduğu halde tazim ifade etmek üzere Kendisine hitap ederken Siz denir. Nitekim şu ayette bu durum vardır: "Ahireti inkar edenlerden birine ölüm gelip çatınca, işte o zaman: "Ya Rabbi" der, "ne olur beni dünyaya geri gönderin, ta ki zayi ettiğim ömrümü telafi edip yararlı işler yapayım." (Mü’minun sûresi, 99-100).


Bütün bu beş türlü şahıs zamiri kullanıldığı halde, Kur’ân-ı Kerim’in hiçbir yerinde Cenab-ı Hak için "onlar" zamiri kullanılmaz.

İşte bütün bunlardan şöyle bir işaret bulunabilir; Uluhiyyet, beşer dilindeki dar siga ve formlara sığmaz. Bu kullanımlar ile lisanın sınırları zorlanmakta, Allah Teala'nın sıfatlarını, fiillerini ve icraatlarını ifadeye dilin imkânlarının yetmediği anlatılmak istenmektedir.1
Biz ifadesinin kullanılmasının bir yönü de şudur: Cenab-ı Allah icraatına bazen mahlukatını perde yapmak suretiyle onlara değer verdiğini göstermek için de bu ibareyi kullanmak istemiş olabilir. Mesela: "Hiç şüphe yok ki o zikri, Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biziz." (Hicr sûresi, 9)

Bir başka yönüne de bir misalle temas edeyim; Cenab-ı Hak Bakara sûresinde "bir halife yaratacağım"2 dedikten biraz sonra "kulnâ" (dedik)3 buyuruyor. Şimdi burada Cenab-ı Allah yaratma fiilinin yalnız kendisinin olduğundan, yaratmada hiçbir sebeb, hiçbir vasıta bulunmadığından dolayı orada "Ben yarattım" diyor.
Fakat, "dedik" ifadesinde, Cenab-ı Allah’ın kelamını insanlara tebliğde Vahy meleğinin, Hz. Peygamberin ve daha başka vasıtaların sebepliği söz konusu olduğundan Cenab-ı Allah orada cemi sigasıyla "Biz dedik" buyuruyor.4 Bunun daha başka açık misalleri vardır, ama bu kadarla iktifa edelim.

Cenab-ı Allah’ın külli rubûbiyy...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Allah ın Biz zamirini kullanması
« Posted on: 05 Aralık 2019, 23:09:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Allah ın Biz zamirini kullanması rüya tabiri,Allah ın Biz zamirini kullanması mekke canlı, Allah ın Biz zamirini kullanması kabe canlı yayın, Allah ın Biz zamirini kullanması Üç boyutlu kuran oku Allah ın Biz zamirini kullanması kuran ı kerim, Allah ın Biz zamirini kullanması peygamber kıssaları,Allah ın Biz zamirini kullanması ilitam ders soruları, Allah ın Biz zamirini kullanması önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &