ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > İnsanı Alçaltan Sevieler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnsanı Alçaltan Sevieler  (Okunma Sayısı 583 defa)
08 Aralık 2010, 16:12:06
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 08 Aralık 2010, 16:12:06 »



İnsanı Alçaltan Sevieler  


Ahlâk-ı seyyie, kötü huy ve alışkanlıklardır. Cenab-ı Hakk’ın yasak ettiği bütün nehiyler ahlâk-ı seyyie olarak adlandırılır.  İnsanın manen alçalmasına sebep olan birçok kötü huy vardır. Bunlardan bazılarını aşağıda takdim ediyoruz.

 

 Kibir

 

  Kalbin hastalıklarından biri de kibirdir. Kibir; hak ve hakikati kabul etmeyip, kendisini yüksek görmek, başkalarının fevkinde sanmaktır.

 

  Kibrin sebebi, cehalettir ve muhakeme noksanlığıdır. Halık-ı Azim’in kudret ve azametini düşünen ve bilen bir insan, katiyen kibir ve gurur hastalığına düşmez.

  Kibir ve gurur sahibi, güzel ahlâk ve seciyelerden mahrum olduğu için, hiç kimse tarafından sevilmez.

 

  Kibriya ve azamet, ancak kudreti sonsuz, hadsiz kemal ve cemal sahibi olan Zat-ı Akdes-i İlahiyeye mahsustur. Cenab-ı Hak bir hadis-i kudside: “Kibriya ve azamet hususunda kendisiyle çekişecek kimseyi cehenneme atacağını(Ebu Davud, Libas, 25; İbn-iMace, Zühd, 16.)haber vermiştir. Bu âlî sıfatlar aciz, kusurlu ve muhtaç insanlara yakışmaz.

  Bir arif-i billah’ın dediği gibi;

 

  Kibriya ve azamet Hakka yarar,

  Kul olanda bu sıfatlar ne arar?

  Şeytan gururlandığı için Allah’ın huzurundan kovulmuştur. Şeytana aldanan Firavun ve Ebu Cehil gibi münkirlerin çoğu kibirlerinden dolayı küfre düşmüşlerdir.

  Bir hadis-i şerifte “Zalimler ve büyüklenenler, insan şeklinde karınca olarak haşredilecekler, ayaklar altında ezilerek cehenneme gireceklerdir.”[2] diye buyrulmuştur.

  Kibir, inkârda çok önemli rol oynadığından Cenab-ı Hak insanları kibirden korumak için Kur’an’da sık sık uyarmaktadır:

  “Hem kibirli kibirli yürüme! Zira ne yeri yarabilirsin, ne de boyca dağlara erişebilirsin..”[3]

  “Kibirli davranarak insanlardan yüzünü dönme, çalımlı çalımlı yürüme! Çünkü Allah kibirle kasılan, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez.”[4]

 

  Kibir iki kısımdır: Birincisi, Firavun ve Ebu Cehil gibi Allah’a ve Peygamber’e karşı kibirlenip küfre düşmektir. Hazret-i Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Kalbinde zerre kadar  iman bulunan cehenneme girmez. Kalbinde zerre kadar kibir bulunan bir kimse de cennete giremez.”[5] Bu hadisteki kibir, Allah’a ve Peygamberlere karşı yapılan kibirdir.

 

  İkincisi de insanlardan kendisini büyük görüp, onlarla alay ve istihza etmektir. İnsanlarla alay etmek ve kibirlenmek insanı dinden çıkarmaz ; fakat günahkâr eder.. Kibirlenmek, insana karşı da olsa günahtır ve haramdır. Servetiyle, makam ve mevkisiyle veya ilmiyle kibirlenenlere Allah merhamet nazarıyla bakmaz.

  Kibrin kalpten sökülüp, atılmasının yegane çaresi; ilim ve ameldir. Aczini, kusurunu, fakrını ve zaafını idrak eden, kibirden dolayı helak olacağını, büyüklük ve azametin Allah’a ait olduğunu bilen ve ubudiyet vazifesini yerine getiren bir insan bu hastalıktan kurtulur. Kibir ve gurur yerine tevazu göstermek insanı daha fazla yüceltir, itibar sahibi eder.

  Bediüzzaman Hazretleri kibrin ve tevazunun kaynaklarını şu ifadeleriyle gayet güzel bir şekilde ortaya koymuştur:

  “Her adam için, heyet-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet-i kıymetinden yüksek ise, tekebbür ile tetavül edecek; eğer kamet-i kıymetinden aşağı ise, tevazu’ ile tekavvüs edecek ve eğilecek.. tâ o seviyede görsün ve görünsün. İnsanda büyüklüğün mikyası; küçüklüktür, yani tevazu’dur. Küçüklüğün mizanı; büyüklüktür, yani tekebbürdür.”[6]

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şerifinde şu beş şeye hayret ettiğini bildirmiştir:

  “Hayret bütün  hayret onadır ki,

     a) Allah’ın yaratmalarını  görüp dururken, Allah’a ortak koşar.

        b) İlk yaratılışı görür de, ikinci yaratılışı inkar eder.

     c) Her gün her gece ölüp dirilip dururken ;öldükten sonra dirilmeyi inkar eder.

      d) Cennete ve cennetı verene iman ederde yine dar’ü-l ğurur( aldanma dünyası)  için çalışır.

      e) Evvelinin bulanık bir nutfe, ahirinin mülevves bir ciyfe olduğunu bilir de yine tekebbür ve tefahur eder.”

 

 “Evet gurur ile insan maddî ve manevî kemalât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemalâtına tenezzül etmeyip, kendi kemalâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nâkıstır. Böyle insanlar, malûmat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslaf-ı izamın irşadat ve keşfiyatlarından mahrum kalırlar. Ve evhama maruz kalarak bütün bütün çizgiden çıkarlar. Halbuki eslaf-ı izamın kırk günde yaptıkları bir keşfiyatı, bunlar kırk senede bulamazlar.”

     Ucub

     Kalbî hastalıklardan biri de ucubtur. Ucub, insanın fazilet ve ibadetlerine güvenerek,  kendini diğer insanlara karşı üstün görmesi ve beğenmesidir. Yani, bir insanın yaptığı ibadet ve hasenatları kendisinden bilmesi ve onlara güvenerek kendisinin kurtulacağını zannetmesidir.

 

       Yaptıklarına itimat edip güvenmek insanı dalalete atar. Çünkü işlediği haseneler ve yaptığı ameller kendi malı değildir. Cenab-ı Hak bir ayette mealen “Sana gelen her iyilik Allah’tandır. Sana gelen her kötülük ise nefsindendir.”[7] buyurmaktadır.

 

      Buna göre insana her ne iyilik, hayır, hasene, maddî ve manevî menfaat isabet etse, bunlar hep Allah’tandır. Zira her şey Allah’ın lütuf ve ihsanıdır. Eğer O’nun lütuf ve ihsanı olmazsa insan helak olur. İnsana her ne günah, hata, seyyie isabet etse bunların hepsi kendi nefsinden ve kusurundandır.

 

      Ucbun, afetleri pek çoktur. Bunlar içerisinde en büyüğü, insanı gurur ve kibre götürmesidir. Demek ki, ucubtan kibir, kibirden de telafisi mümkün olmayan afetler meydana gelir.

 

      İnsanı ucbe götüren bir çok sebep vardır. İbadet, hasenat, ilim, servet, makam, rütbe ve neseb gibi şeyler insanı ucba düşüren sebeplerdendir. İnsanın bunları sahiplenip, güvenmesi büyük bir hatadır. Rivayette vardır ki, günahkar bir insanın günahından dolayı ağlayıp inlemeleri, güzel sada ile tesbih eden bir insanın halinden Allah’a daha sevimlidir. Çünkü, bu ikinci adamın yaptığı tesbihten ucub ve gurura düşme ihtimali vardır.

 

      Peygamber Efendimiz (asm.) ucbun günahların en büyüklerden biri olduğunu şöyle ifade buyurmuştur : “Siz hiç günah işlemeseniz bile ben onun daha büyüğünden  sizin için korkarım. O da ucubtur, ucubtur.”  Demek ki, insan hiç günah işlemese bile yaptığı ibadetlerden dolayı ucbe düşebilir.

      Bişr b. el-Mansur ibadete fazla devam ettiği için onu görenler Allah’ı ve ölümü hatırlardı. Bir gün namazı biraz fazla uzattı, arkadan bir adam onu takdirle seyrediyordu. Bunun farkına varan Bişr, “Sen benim ağır namaz kıldığıma bakma, aslında bu mühim bir iş değildir. İblis de uzun zaman melekler arasında ibadet ettikten sonra gideceği yere gitti.” dedi. Bu ifadeler – hâşâ –  namazı hafife almak değil de yapılan ibadetin  insanı ucbe götürebilme ihtimalinden dolayı beyan edilmiştir.

 

    Ucbun tehlikelerinden biri de, kişinin kendi ilmini kafi görerek, başkasının ilmine ve fikrine tenezzül etmemesidir. Böyle bir insan, ‘maddî ve manevî kemalat ve faziletlerden mahrum kalır.’ Zira o insan, her yaptığının doğru, eksikliklerinin ise fazilet olduğunu zanneder. Vaizlerin nasihatlerine,  alim ve mürşitlerin irşadına kulak vermez, onlara itibar etmez ve kendi fikrinin doğruluğunda ısrar eder. Başkalarını cahil ve hakir görür, böylece helakete gider. Halbuki insan hüsn-ü zanna memurdur. Yani herkesi kendisinden üstün bilmelidir.

 

      Bir insan günah işler, günahından dolayı Allah’tan korkar,  tövbe ederse  bu vesileyle cennete girer. Diğer bir insan da ibadetle meşgul olur ve birçok hasenat işler, onlara güvenip itimat ederse dalalete düşer ve cehenneme girer. Bediüzzaman Hazretleri şöyle buyurur :

      “… a'male güvenmek ucbdur. İnsanı dalalete atar. Çünki insanın yaptığı  kemalât ve iyiliklerde hakkı yoktur; mülkü değildir, onlara güvenemez.” [8]

 

      Şunu ifade edelim ki, Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve ihsanı olarak insana vermiş olduğu maddi ve manevi nimetler, onun kendi kemalatı, kesbi ve liyakatinden dolayı değildir. Onun için insan onlara itimat edip güvenemez. Bu nimetleri bana ihsan eden lütuf ve kerem sahibi olan Allah, dilediği zaman onları benden alabilir deyip, onlara güvenmez ve böylece ucubtan kurtulmuş olur. Zaten insan, ucub ve riyadan sakınarak yaptığı ibadetlerin karşılığını alabilir..

 

       Ucbun tehlikelerinden bir diğeri ise akıbetinden emin olmaktır. Halbuki hiç kimse akıbetinden ve Allah’ın azabından emin olamaz. Allah’ın azabından emin olmak ise Allah’ın gazabını kendine celbetmeye vesiledir.. O halde insan havf ve reca’ ortasında olmalıdır. Yani, hem  Allah’ın azabından korkmalı hem de rahmetini ümit etmelidir. Böyle bir insan, yaptığı iyilik ve ibadetleri kafi görmez, onlara güvenmez, daha büyük bir gayretle ubudiyetine devam eder. Bu hal onun terakki ve takamülüne vesile olur.

      Ucba düşen bir insan, kendisini daima metheder, nefsinin ayıplarını görmez. Ettiği ubudiyet ve taati kendisinin kemalatı  olduğu vehmi ile kendisine bir derece ve makam vermek ister, hatta nefsini tezkiye eder. Halbuki Cenab-ı Hak Kur’ân-ı Kerim’de ”Nefsinizi tezkiye etmeyiniz.”[9] buyurmaktadır. Bu ayetten anlaşılıyor ki, nefsini temize çıkarmak tehlikelerin en büyüğüdür.

 

      Ucbe düşen bir insanın diğer bir hatası da Allah’ın affedeceğine itimat edip, ya...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 13 Aralık 2010, 07:51:22 Gönderen: Hadice »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İnsanı Alçaltan Sevieler
« Posted on: 18 Ağustos 2019, 03:31:21 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İnsanı Alçaltan Sevieler rüya tabiri,İnsanı Alçaltan Sevieler mekke canlı, İnsanı Alçaltan Sevieler kabe canlı yayın, İnsanı Alçaltan Sevieler Üç boyutlu kuran oku İnsanı Alçaltan Sevieler kuran ı kerim, İnsanı Alçaltan Sevieler peygamber kıssaları,İnsanı Alçaltan Sevieler ilitam ders soruları, İnsanı Alçaltan Sevieler önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &