๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ => Dini makale ve yazılar => Konuyu başlatan: Sefil üzerinde 29 Haziran 2010, 12:13:46



Konu Başlığı: İki önemli fırsat: Çocuklarda tatil, yaşlılarda emeklilik devresi...
Gönderen: Sefil üzerinde 29 Haziran 2010, 12:13:46
İki önemli fırsat: Çocuklarda tatil, yaşlılarda emeklilik devresi...
 
 
Geriye dönüp de hayatımıza serinkanlı şekilde bakınca iki büyük fırsatın kaçırıldığını görmekteyiz. Biri hayatın başlarında, diğeri de hayatın sonlarında.

Hayatın başlarındaki fırsat, okulların tatil olup boşta kalındığı koskoca yaz devresi fırsatı. Hayatın sonundaki fırsat da, emeklilik devresinin başladığı boşluk devresi fırsatı.

Neden bu iki devre kaçırılmaması gereken altın fırsatlar devresi?..

Çünkü her ikisinde de ebedi hayatın kazanılması söz konusu da ondan.

Mesela, çocukların ileride yaşayacakları koskoca bir hayatın dinî temeli, tatillerde atılabilir.

Nitekim dinî hayatı severek yaşayan tüm yaşlılar, bu sevgilerini gençliklerinde öğrendikleri din bilgilerine, tatilde aldıkları İslam terbiyesine bağlarlar, tatil devrelerindeki eğitimin hayatlarının temelini teşkil ettiğini yaşlılıkta bile iftiharla anlatırlar.

- İyi ki tatillerde Kur'an'ımı öğrenmişim, namazlıklarımı ezberlemişim, dinî kitaplar okuma fırsatını kaçırmamışım.. diyerek tatil fırsatını değerlendirmiş olmanın sevincini ömür boyu tekrar etmekten geri durmazlar.

Demek ileride yaşanacak koskoca bir hayatın dinî temeli, çocukluk devresinin tatillerinde atılır, bir ömür boyu yaşanacak dinî hayat bu temel üzerine inşa edilerek sürüp gider. Temel varsa İslami hayat da var... Temel yoksa İslami hayata yönelme duygu ve cesareti de yok olur. Çünkü insan, bilmediği konulardan uzak kalma gereği duyar. Çareyi, bilen dindar çevreden uzaklaşıp mahcup olmaktan kurtulmakta bulur.

Anlaşılan, çocukken kaçırılan öğrenme fırsatları ömür boyu dinî hayattan uzak kalmaya da sebep olabilir.

İnsan hayatında kaçırılan ikinci altın fırsat ise hayatın sonundaki emeklilik devresi fırsatıdır. Artık ununu eleyip eleğini duvara asmış bulunan emekli, hayatının son devrelerini boşa geçirmemelidir. İş güç devrelerinde kılamadığı namazı, pek okuyamadığı Kur'an'ı, elde edemediği dinî bilgilerini tam kazanma devresindedir. Eline kâğıdı kalemi alıp meşguliyetinin çokluğu günlerinde ihmal ettiği ibadetlerini, yapamadığı dinî görevlerini hesap eder. Her gün birkaç vakit namaz kaza etmeye, hizmetler yapmaya başlayarak ibadet borcunu işte bu devrede ödemeyi hedef alır. Derken emeklilik devreleri ebedi hayatını kurtaran tam bir altın fırsat devresi olup çıkar.

Bu durumda bazılarının çok yanlış bir yorumla, çöküş devresi dedikleri emeklilik devresini hayatının en verimli ve kazançlı altın devresi haline getirmiş olur. Neden böyle olur?

Çünkü insan hayatında ebedi hayatını kazandıran devreden daha kıymetli bir devre olamaz. Yeter ki bu uyanıklık gösterilsin, son fırsat değerlendirmesi de kaçırılmış olunmasın, bir altın devre yaşanmış olunsun.

Böylece emeklilik devresi fırsatını değerlendiren yaşlı ana babalar, kendilerini kurtarmış olabilecekleri gibi, tatil fırsatını değerlendiren gençler de hem kendilerini hem de ana babalarını kurtarabilirler. İşte buna ait bir misal.

İsa Aleyhisselam bir mezarlığın yanından geçerken bir adamın çektiği kabir azabını keşfeder, adama acıyarak yoluna devam eder. Dönüşte ise adamdan azabın kaldırıldığını anlayınca çok sevinir, el açıp dua ederek sorar. 'Rabbim!' der, 'Hangi hayrı kurtardı kabir azabından bu adamı?'

Rabbimiz şöyle cevap verir:

- Bu kulumun bir yavrusu din dersi almaya gittiği yerde benim ismimi ezberleyip besmele çekti. Çocuğu yer üstünde benim ismimi ezberleyerek besmele çeken babasına yer altında ben azap etmem. Evladının yer üzerinde çektiği besmele hürmetine ben de yer altında babasından maruz kaldığı azabı kaldırdım!..

Demek ki, tatilde çocuğun öğrendikleri din dersi ve Allah kelamı hürmetine ana babanın da ahiretteki azabı kalkıyor, mükâfatlara nail olabiliyorlar.

Sözün özü: Çocuklar tatil fırsatını, yaşlılar da emeklilik devresini doğru değerlendirmeliler ki hep birlikte bir altın devre yaşansın bu günlerde...