ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir  (Okunma Sayısı 644 defa)
03 Mayıs 2010, 14:12:12
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 03 Mayıs 2010, 14:12:12 »



Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir

“Hümâ-yı himmetim, bâd-ı hevâya rağbetim yoktur
Kanaat kûşesinde rûzigâra minnetim yoktur.” (Zekâî)


[Himmet hümasıyım; (nefsin hevesleri peşinde sürüklenip) kolaycılığa rağbet etmem. Kanaat köşesine (çekildim), zamaneye, (devrin anlayışına ve dünyaya) minnetim yok.]

Neredeyse bütün doğu toplumlarında “hümâ” adı verilen efsanevî bir kuştan söz edilir. Farsça aslı “hümay” iken Türkçede “hümâ” veya “huma” diye anılan bu kuşun yedi kat göğün üzerinde yaşadığı, yere konmadığı, ele geçirilemediği, beslenmek için hiçbir canlıya zarar vermediği söylenir. Bazen yere kırk arşın yaklaştığına, bu sırada gölgesi kimin üzerine düşmüşse o kişinin hükümdar olduğuna dair hikâyeler anlatılır. Bir şeyin padişaha yahut devlete aidiyetini ifade eden “hümâyûn” kelimesi buradan gelmektedir. Halk arasında daha yaygın olarak buna “devlet kuşu” denir ki başına konduğu veya üzerine gölge saldığı kişinin servete ve saltanata kavuşup refah ve saadete ulaşacağına inanılır.

Bu ve benzeri efsaneleri duyunca, ceddimiz amma da manasız şeylere inanıyormuş demeden önce, biraz durup düşünmek gerekiyor. Böyle itham ettiğimiz insanlar şimdilerde hayallerimizin bile yetişemediği bir medeniyetin kurucusudur madem, işin içinde başka bir iş olmalıdır. Eski anlayışın değil ama bugün devlet kuşunu şans oyunlarına reklam malzemesi yapan modern anlayışın tipik bir hurafe örneği olduğu bu yaklaşımla anlaşılabilecektir. Ve her hurafe aslında bir zihniyet sakatlanmasının ifadesidir. Nitekim eskiden himmetin, gayretin, kanaatin sembolü olan hüma yahut devlet kuşu, modern zamanlarda çalışmadan kazanmanın, bedavadan gelen maddi zenginliğin sembolü haline getirilmiştir.

Devlet, “kut” veya “saadet” demektir. Hedeflenen saadete sebep olduğu için saltanata, servete, mevki ve makama da devlet denilir. Dolayısıyla bu imkanların devlet sayılması, insana iki cihan saadeti getirmesine bağlıdır. Halbuki piyango çekilişlerinde birdenbire kazanılan servet, bu dünyada bile sahiplerine saadet değil felaket getirmektedir çoğu zaman. Tarihte nice taç taht sahibi vardır ki saltanatları dünyalarını da ahiretlerini de berbat eylemiştir.

Devlet, başlangıçta bir fırsattır. Devamında, o fırsatı değerlendirmenin, ondan istifade etmenin şartı olan gayret ve kabiliyeti gerektirir. Ahirindeki saadete bu gayretle ulaşılır. Tesadüfen, çabasız, hak etmeden kazanılan bir nailiyet değildir yani. Böyleyse eğer “devlet” değildir.

16. asır divan şairlerinden Zekâî’nin yukarıya aldığımız beyti, devlet kuşu da denilen hüma’ya eskiden bugünkü gibi bir fonksiyon yüklenmediğini ortaya koyuyor. “Ben himmet hümasıyım” diyor şair. Yani hüma kuşu gibi gayret sahibiyim; çalışmadan, hak etmeden gelecek olana rağbetim yoktur.

Tesadüf eseri, kendiliğinden gelen, havadan kazanılan manasına “bâd-ı hevâ” tabiri dilimize “bedava” telaffuzuyla yerleşmiş. Bu tabir aynı zamanda “nefsin hevâsının sürüklemesiyle talep edilen dünyalıklar” manasına da gelir ki, hem nefsin bedavaya meylini hem de himmet hümalarının çabasındaki gayenin dünya olmadığını anlatır.

Hüma himmeti, nefs terbiyesine yönelik bir gayrettir. İnsan böylece bu dünyadaki en büyük devlete, en büyük servete, tükenmeyen hazineye, “kanaat”e sahip olur. Kanaat, hırs ve tamahtan koruduğu için sahibini müstağnî kılar, mesut eyler. Böylelerinin zamaneye, devrin anlayışına, dünyalık ihtiyaçlara muhabbeti ve minneti yoktur. Maddi mahrumiyetleri onları meyus etmez. Hülasa, bu dünyada bir kişinin başına devlet kuşu konması demek, nefsini terbiye ederek züht ve kanaate ulaşmasını sağlayacak bir vesileye kavuşması demektir.

Himmet hüması hem bu vesileyi hem de o vesileye tabi olarak nefsini yenmek için gayret göstereni temsil eder. Nefs terbiyesine vesile olan “himmet hümaları”, evliyaullahtan mürşid-i kâmillerdir. Çünkü onlar da hüma kuşu gibi yükseklerde eylenir, dünyaya tenezzül etmezler. Himmet sahibidirler. Üzerlerine saye saldıkları bağlılarının iki cihan saadetine vesile olurlar.

Bu sebepledir ki bir mürşid-i kâmilin kanatları altında gölgelenmesi, insanın başına devlet kuşunun konmasıdır. Tabii kıymetini bilmek, mucibince amel etmek şartıyla. Yoksa yine bir divan şairimizin dediği gibi “Fahte olsa hüma, serve saadet gelmez”. Yani, konmaz ama, hüma kuşu eğer servi ağacının başına güvercinler gibi konsa, bu hal serviye “devlet” kazandırmaz.

Eski şiirimizde “hüma” kelimesi, içinde bulunduğu tabire göre mana kazanır. İşte “hüma-yı himmet” kâmil mürşittir. “Hümâ-yı beyzâ-ı dîn” tabiriyle gelirse Hz. Peygamber s.a.v.’e işaret olur. Fakat izahına çalıştığımız beyitte “himmet hüması”, himmet eden büyüklerden ziyade himmete talip olan dervişleri niteler. Çünkü onlar da tuttukları yol itibariyle birer hüma adayıdır. Nefislerini terbiye için gayret gösterecek, vazifelerini yapacak, kolaya kaçmadan çalışıp hizmetle yol alacaklardır. Zamanenin anlayışına minnet etmeyecek, zamanlar üstü ilahî ölçüleri gözeteceklerdir yalnızca. Bir müddet sonra hamlıktan kurtulup ağırlıklarını atarak kuş gibi hafifleyeceklerdir. Sadece namazları değil, bütün amelleri burak olacak; onları miraca, yukarılara, dünyanın fevkine çıkaracaktır.

Kanaat ve istiğnaları, dönüp aşağılara meyletmelerine manidir artık. İhlâsla, gayretle devam ederlerse eğer, Yunus’un “Kuru  idik yaş olduk / Ayağ idik baş olduk / Kanatlandık kuş olduk / Uçtuk elhamdülillah” dediği şükür makamıdır varacakları yer. Artık onlar da himmet hümalarının kafilesine katılmış, saye saldığı insanlara devlet bahşetmeye başlamışlardır. Artık onlar da birer hüma kuşudur ve yükseklerde eylenmektedir. Nefsin arzularıyla, zamanenin şuradan buradan estirdiği rüzgârlarla ırgalanmazlar artık.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.032


View Profile
Re: Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir
« Posted on: 24 Nisan 2019, 23:02:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir rüya tabiri,Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir mekke canlı, Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir kabe canlı yayın, Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir Üç boyutlu kuran oku Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir kuran ı kerim, Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir peygamber kıssaları,Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenir ilitam ders soruları, Hüma Kuşu Yükseklerde Eylenirönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &