ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek  (Okunma Sayısı 867 defa)
21 Ocak 2011, 16:02:37
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 21 Ocak 2011, 16:02:37 »



           Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek

Ahiret âleminde cismaniyetimizin ne keyfiyette olacağını tam olarak bilemiyoruz. Bu mevzuda kelamcıların ve usûlüddin ulemasının mütalâaları başımızın tacıdır.




Onlar, Kur'ân ve Sünnet'te ortaya konulan meselelere imanın gereği olarak, nassları o günkü anlayışları içinde yorumlamış ve o istikamette deliller serdetmişlerdir. Ancak ahirette sahip olacağımız vücudun mahiyeti hakkında kesin bir şey söylemek oldukça zordur. Allah (celle celâluhu) bizi bu âlemde atomlar, elektronlar, nötronlardan veya bunların ötesinde eterden/esirden yarattıysa, ahirette de bizi eterin/esirin ötesinde ve bunlara esas teşkil edecek olan daha farklı bir unsurdan, –ona da madde diyeceksek– daha farklı bir maddeden yaratabilir. Bu açıdan "Ahirette de muhakkak bugünkü bildiğimiz mânâda etimiz, kemiğimiz olacak, orada da oksijen soluklayacak ve karbondioksit ifraz edeceğiz, şöyle yiyip içeceğiz..." gibi şeylerle meseleye sınır koyabilmemiz mümkün değildir. Çünkü oradaki hususiyetler bu dünyaya hiç benzemiyor, orada her şey çok farklı bir şekilde cereyan edecek.

Mesela Cennet'te ıtrahat ve –ihtimal zevk için uyuma olsa bile– yorgunluğa bağlı uyuklama ihtiyacı olmayacak. Bu sebeple bizim âhiret âlemiyle alâkalı âyet ve hadislerdeki ifadeleri ıtlaka bağlayıp ötelerin mahiyet ve keyfiyeti hakkında kesin ve net beyanda bulunmaktan kaçınmamız gerektiği kanaatindeyim. İşte "tasavvurumuzu aşkın" o ahiret âlemini bütün buud ve derinlikleriyle duyup hissetme, zevk alıp yaşama keyfiyetimiz bu dünyada melekût yönümüzü inkişaf ettirmemiz ölçüsünde olacaktır. Melekler ise tabiatları icabı bu dünya şartları içinde de bu enginlik ve derinlikte olan varlıklardır. Çünkü o nuranî varlıkların akisleri, kendileri gibi hakikidir. Aynaya aksettiği zaman, hakikatiyle akseder. Bu sebepledir ki Bediüzzaman Hazretleri'nin ifadeleri içinde, "Meselâ, Hazret-i Cebrail Aleyhisselâm, Dıhye suretinde huzur-u nebevîde bulunduğu bir anda, huzur-u İlâhî'de, haşmetli kanatlarıyla Arş-ı Âzam'ın önünde secdeye gider, hem o anda hesapsız yerlerde bulunur, evâmir-i İlâhiye'yi tebliğ ederdi. Bir iş bir işe mâni olmazdı".

Bu açıdan nurdan yaratılan meleklerin hayatları boyunca mazhar oldukları hususiyetlere bizler melekût yönümüzü inkişaf ettirdiğimiz seviyede ahiret âleminde mazhar olacağız. Bir mânâda Cennet'teki mahiyetimiz melekler gibi olacak. Bunun tezahürü olarak da Cennet'te aynı anda çok farklı nimetlerden faydalanma imkânı bulacağız. Mesela, bir taraftan Cuma yamaçlarında Cenab-ı Hakk'ın cemal-i bâ-kemalini müşâhede ederken, aynı anda Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) yanında O'na takdim edilen maide-i semaviyeden istifade edecek ve O'nun huzurunda olmanın verdiği insibağı yaşayacağız. Belki de, binlerce yıllık mesafelerin Miraç'ta Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) için dürülüp tayyedilmesi gibi, Cennet'te de binlerce nimeti aynı anda duyup hissedeceğiz. İşte bütün bunlar melekliğe ait hususiyetlerdir.

Hâlbuki bizim şu dünyada cismaniyetimiz itibarıyla paylaştığımız bir atmosfer, yaşadığımız bir ortam vardır ki, hareket alanımız oldukça sınırlıdır. Mesela elimizi uzattığımız zaman ancak yanımızdaki insana temas edebiliriz. Çayı elimize alıp içmemiz, yemeğimizi yememiz, oturmamız, kalkmamız hep dar daireli, dar alanlı ve dar çerçeveli hareketlerdir. Fakat Cennet'te, tıpkı dünyada bazı ebdâllara müyesser olduğu gibi bir anda bin farklı yerde bulunabiliriz. Mesela, aynı anda rahmaniyet, rahimiyet, rezzakiyet ufkundan Cenâb-ı Hakk'ı müşâhede edebiliriz. Nuranî ve melekî yapımızla arzu ettiğimiz her yerde O'nu duyabiliriz.

İşte bu sırdan dolayıdır ki, Cennet'in bir saatlik hayatı dünyanın binlerce sene mes'udane hayatına tereccüh ediyor. Çünkü orada binlerce seneyi dürüp bir kitap gibi aynı anda duyabilme imkânını elde ediyoruz. Görmemiz de dünyadaki gibi, üç buudlu, dört buudlu veya beş buudlu değil, belki yüz buudlu olacak ve biz bir şeyi aynı anda yüz buuduyla görüp hissedebileceğiz. İşte Kur'ân-ı Kerim'de meleklerin ahval ve evsafının anlatılmasıyla, bu dünyada melekleşme yolunda yürüyenlerin ahiret âleminde o ufku paylaşacağına işaret ediliyor ve âdeta onların akıbet-i mukaddere veya akıbet-i muhakkakasına iş'arda bulunuluyor.

Rehber-i Ekmel Efendimiz ve Melekleşme Ufku

Esasında Nebiler Serveri'nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) lâlugüher sözleri ve pür-nur hayatı insan tabiatının melekleşme hâlini en çarpıcı ve canlı misallerle ortaya koymaktadır. Mesela O (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde; "Allah her nebiye bir arzu, istek ve şehvet vermiştir. Bana gelince, benim şehvetim, gece namaz kılmaktır." (Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebîr, 12/84) buyurmaktadır. Demek ki, bizim yeme, içme ve daha başka cismanî şeylere karşı duyduğunuz arzu, iştiha ve şehevanî duygular nasıl tabiatımızın bir parçası ise, Peygamber Efendimiz'in (aleyhi ekmelüttehâyâ vetteslimât) ibadet ü taata olan düşkünlüğü de O'nun tabiatının bir gereğiydi. Evet, itaat ve kulluk O'nun tabiatı haline gelmişti. Çünkü O (sallallâhu aleyhi ve sellem) baş döndüren ibâdet, ubûdiyet ve ubûdetiyle melekûtî yanını derinleştirip enginleştirmişti. Fıtratında mündemiç bulunan nüve ve çekirdekleri inkişaf ettirmişti.


İşte Nebiler Serveri'nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) asliyet planında yaşadığı bu melekleşme ufku zilliyet planında bizim için de söz konusudur. Elverir ki Kur'ân-ı Kerim ve Sünnet-i Sahiha'da meleklere has zikredilen ahval ve evsafı biz de örnek alıp onları hayatımıza tatbik edelim ve o yolda sa'y u gayrette bulunalım.

ÖZETLE:

1- Ölümden sonraki hayatın mahiyet ve keyfiyeti hakkında hiçbir zaman kesin ve net bir beyanda bulunmak doğru değildir. Zira o âlem, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiçbir insanın aklına gelmeyen şeylerle doludur.

2- Nebiler Serveri'nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) lâlugüher sözleri ve pür-nur hayatı insan tabiatının melekleşme hâlini en çarpıcı ve canlı misallerle ortaya koyduğu için O'nu çok iyi takip etmeliyiz.

3- Kur'ân-ı Kerim ve Sünnet-i Sahiha'da meleklere has zikredilen ahval ve evsafı örnek alıp onları hayatımıza tatbik edebilir ve o yolda sa'y u gayrette bulunabilirsek, bizler de melekleşme yolunda mesafe kat edebiliriz demektir.



zaman gazetesinden alıntıdır
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek
« Posted on: 05 Haziran 2020, 14:41:16 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek rüya tabiri,Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek mekke canlı, Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek kabe canlı yayın, Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek Üç boyutlu kuran oku Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek kuran ı kerim, Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek peygamber kıssaları,Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek ilitam ders soruları, Cuma yamaçlarında Cemâlullah'ı müşahede etmek önlisans arapça,
Logged
21 Ocak 2011, 20:46:30
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #1 : 21 Ocak 2011, 20:46:30 »


    . İşte "tasavvurumuzu aşkın" o ahiret âlemini bütün buud ve derinlikleriyle duyup hissetme, zevk alıp yaşama keyfiyetimiz bu dünyada melekût yönümüzü inkişaf ettirmemiz ölçüsünde olacaktır.

    2- Nebiler Serveri'nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) lâlugüher sözleri ve pür-nur hayatı insan tabiatının melekleşme hâlini en çarpıcı ve canlı misallerle ortaya koyduğu için O'nu çok iyi takip etmeliyiz.

3- Kur'ân-ı Kerim ve Sünnet-i Sahiha'da meleklere has zikredilen ahval ve evsafı örnek alıp onları hayatımıza tatbik edebilir ve o yolda sa'y u gayrette bulunabilirsek, bizler de melekleşme yolunda mesafe kat edebiliriz demektir.


    Rabbim bize de o ufku yakalamayı nasib etsin,inşaallah..Allah razı olsun kardeşim..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &