ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > BAŞARMAK
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BAŞARMAK  (Okunma Sayısı 1145 defa)
09 Ağustos 2010, 15:41:16
Halis_52

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 642


« : 09 Ağustos 2010, 15:41:16 »



   BAŞARMAK


         Bir öğrenci, bir memur, bir iş adamı, makam ve mevki tutmuş bir kişi olabiliriz. Ne olursak olalım, gönlümüzde bir arslan vardır:
Başarılı olmak!
Yaptığımız ve yapacağımız iş ve görev ne ilk, ne de son yapılan iş ve görevdir. Bu yoldan niceleri geçmiştir. Başarmışlardır veya başaramamışlardır.
Onlara bakacağız. Başaranlar nasıl başarmış? Başaramayanlar niçin başaramamış?

 

            BAŞARANLAR,

 

*Düzenli, plânlı, programlı bir çalışma içindedirler.
* Düşünerek hareket ediyorlar, önce kârını, zararını hesaplıyor, sonrada adımlarını ona göre atıyorlar.
*Çok okuyor işlerini bilerek yapıyorlar.
*Atılgan girgin becerikli cesur ve akıllıca hareket ediyorlar.
*Ben başaramam, beceremem, yapamam ! diye bıkkınlık yılgınlık ve usanç göstermiyor, şevk ve lezzetle meselenin üzerine yürüyorlar.
*Hedeflerini çok iyi tespit edip emin adımlarla sukûnetle ilerliyorlar.
*Güçlüklerden korkmuyor, metanetle omuzluyorlar.
*İşlerini zamanında, eksiksiz ve sağlam yapıyorlar.
*Olaylara ibretle bakıp, en iyi şekilde değerlendiriyorlar.
*Başaranın ve başaramayanların tecrübelerinden faydalanmasını biliyorlar.
*Başarıya ulaşınca şükrediyor, gurura kapılmıyorlar.
*Başarısız olunca üzülmüyor, ümitsizliğe kapılmıyor, kusur ve hatayı başkalarında değil kendilerinde arayıp , aynı hataya düşmemeye çalışıyorlar.
*Korku, telaş, endişe tedirginlik güvensizlik şüphe ve vesveseye kapılmadan problemlerin üzerine yürüyorlar.
*Her türlü haksız kazançtan uzak kalıyor, rüşvet, iltimas, adam kayırma, tepeden inme gibi yanlış yollara başvurmuyor, zehirli bal hükmünde olan yalancı şöhrete kavuşmak için inançlardan maddi ve manevi duygulardan fedakarlık etmiyor, dürüstlüğü alın akı ve alın teriyle kazanmayı prensip ediniyorlar.
*Başarısızlıklarını ne şans ve talihlerine, ne çevrelerine bağlıyorlar. Sadece akıl ve iradeyle hareket ediyorlar. Çevrelerini de suçlamaya kalkmıyorlar.
*İstişareyi ihmal etmiyorlar, istişare ettikleri müddetçe de yanlışlıklardan kurtuluyorlar.
*Azim, ümit gayret, sebat, sadakat ve fedakarlıktan ayrılmıyorlar. En güzel huy ve duygularla dopdolu yaşıyorlar.
İşte, onların başarılarının sırrı bunlarda saklıdır. Şimdiye kadar saydığımız ve sayacağımız her husus onların başarı basamaklarından birkaçıdır. Başaramayanlar ise bu özelliklerden büyük ölçüde mahrumlar.
Sahip olduğumuz güç, başarının önüne gerilmiş her türlü engeli aşabilecek  güçtedir. Yeter ki başlayalım . İşe başlamak, bitirmek demektir. “İyi bir başlangıç yarı yarıya başarıdır.” Demişler. Esasen büyük işleri başaranlar, küçük işleri başarmakla işe başlamışlardır.

         “Gençliğin parlak sözlüğünde, başarısızlık diye bir kelime yoktur.” Diyen Bulwer-Lytton, şüphesiz, insandaki bu bitmez tükenmez enerjiyi görüp de söylemiş olmalıdır.

         Birincisinde başaramadıysanız ikincisinde mutlaka başaracaksınız. Kıbrıs Türkünün bağımsızlığına hayatını adayan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, “Başaracağım de ve başar.” Derken, gençliğe azim ve gayretin yaşanmış zaferini gösteriyor.

         Başarınızı engelleyecek sebeplere meydan vermeyin. Vazifenizi muhakkak zamanında bitirin. Hatta zamanından önce. “Bütün başarılarımı işlerimi vaktinden önce bitirmeye borçluyum.” Diyen Nelson bu gerçeği ifade eder.

         Sebat da çok önemli. Ancak hak bildiğiniz yolda sebat ederek zafere erebilirsiniz.

         Bu hususlara dikkat ettiğiniz müddetçe başarılar peş peşe gelecektir. Olgunlaştıkça olgunlaşacaksınız.

         Başarı üstüne başarı kazanmak kadar güzel ne olabilir? Fakat bu arada unutmayın ki, başarılar şükürle ayakta durur. Gurur onları yıkar.

         Büyük başarıların sahipleri her ağırbaşlılık, vakar ve alçak gönüllülük örtüsüne bürünmüşlerdir. Hatırlayın ki, Allah Resülü Mekke’yi fethedip içerisine girdiği zaman her zamanki tevazuundan hiçbir şey kaybetmemişti.

         Bir zafer dönüşü Kanuni’nin şehre girişini gören Batılı tarihçi Busbecq,

“padişahın yüzünde hiç de zafer kazanmış bir hükümdarın sevinci yoktu. Ordunun en sonunda gelen Padişah, cenaze merasiminden dönen bir insan gibi ciddi ve ağırbaşlıydı.”der.

         Yavuz da bir zafer dönüşü halkın coşkunlukla karşılama hazırlıklarına girdiğini öğrenince onlara görünmemek için gece sabaha yakın sessizce şehre girmişti.

         Başarının insanları şımartıp, onları tembel, bencin, övüngen yaptığı yolundaki yaygın kanaat, aslında yanlıştır.” Diyen Somerset Maugham, tam aksine, başarının insanları yumuşak başlı iyi yürekli ve hoşgörülü yaptığını, kişileri kırıcı ve sert yapanın yenilgi olduğunu söyler.

         Kendisini bilen insan için öyledir. Aslında yenilgi de kırıcı ve sert yapmaz, yapmamalı da. Çünkü yenilgi bir son değil, bir başlangıçtır. Acı bir tecrübedir., ama gayretli insanlar için başarının da başlangıcıdır.

         

BAŞARININ DÖRT TEMEL UNSURU

ÜMİT

 

         Hayat faaliyet ve harekettir. Onu yürüten ise şevktir. Şevk dolu bir ruhla hayat meydanına atılan insan, yeis, yani ümitsizlik adı verilen korkunç düşmanla karşılaşır. Bu düşman onun ayağını kaydırıp düşürmeye çalışır.

         “Aman sen de! Bu işi senden başka yapacak kimse yok mu ki? Hem sen bunu başaramazsın. Başkaları yapamadıktan sonra sen mi yapacaksın!” daha bir sürü bahanelerle insanı yolundan döndürmek ister.

         Eğer moral bozulur, maneviyat sarsılırsa insanın bir adım ilerlemesi söz konusu olamaz. Onun içindir ki, bu azılı düşmana karşı,

         “Allah’tan ümit kesmeyeniz!” buyuran Rabbimiz den yardım istemeliyiz. O müjdeli silahı kullanmalıyız.

         Ümitsizlik ancak bu silahla yenilir. İnsanlığı kemiren yeis, ancak ümitle yıkılır. Cemiyetlerin kangreni olan bu hastalık sadece ümitle mağlup edilir.

         Ümitsizlik öldürücü zehirdir. Hayata saplanan bir bıçaktır. Ahlaka kasteder.

         Ümitsizlikle toplumun faydası kalkar, yerini şahsi çıkarcılık alır. İnsan sadece kendisini düşünmeye başlar. İnsanlar kötü örneklerden delil getirmeye çalışırlar. Tembellere bakıp.

         “Ne yapalım. Herkes benim gibi. Çalışıp da ne olacak? Alemi ben mi düzelteceğim? Neme lâzım “ der. Yan gelip yatarlar.

         Yine yükselişin ayak bağı olan ümitsizliğe yakalananlar, ideal, güzel ve üstün örneklere bakıp,

         “Ben nasıl olsa onlar gibi olamam. Ben kimim, bu işleri yapmak kim?” gibi desiselerle kendilerini avutmaya çalışır. Tembelliğe bahaneler sayıp dökerler.”

         Şu gerçek kulağımıza küpe olmalı. “Yola çıkmayan ilerleyip yol alamaz.” Ümitsizliklerle bir yere varılmaz. “Bir şey tamamen ele geçirilmezse tamamen de terk edilmez.” Buyuran Peygamberimiz.(S.A.V)

Bir defa yola çıkmamızı istiyor. Giriştiğimiz işi yüzde yüz başaramazsak da %70 başaralım. Olsun Hiç başaramamaktan, yapamamaktansa, yarı yarıya da olsa başarmak kazançtır.

         Ümitsizlik başarının birinci engelidir. O engel aşılmadıkça düzlüğe çıkılamaz. Süt kazanına düşen iki kurbağanın hikayesini bilirsiniz. “Nasıl olsa kurtulamam.” Diye ümitsizliğe düşen kurbağa boğulup giderken, diğeri ümidini yitirmemiş, çırpınmış, çırpındıkça bir yağ tabakası meydana gelmiş, üzerine çıkıp kurtulmuş. Ümitle, güvenle geleceğe baktığımız müddetçe aşamayacağımız yokuş yoktur. Mehmet Akif ne güzel dile getirmiş:

“Atiyi (geleceği) karanlık görerek azmi bırakmak,

Alçak bir ölüm varsa, eminim budur ancak.

.......

Ey dip diri meyyit(ölü) İki el bir baş içindir.

Davransana... Ellerde senin, baş da senindir.”

 

         “Noksan olur, hata yaparım veya güzel yapamam !” diye işten, hizmetten, bir şeyler yapmaktan kaçmak da nefsin aldatmacasıdır.

 

         Vicdanımıza sormalı, yapabileceğimiz bir şeyse mazeret bulup görevden kaçmak yerine, “İnşAllah başarmaya çalışacağım. Gücüm ölçüsünde yaparım” demeli, vazifeyi şevkle üstlenmeliyiz.

         Karıncadan ibret almalı. Hz. İbrahim’ i ateşe attıklarında, karınca ağzına aldığı suyla ateşe ilerliyormuş. Sormuşlar:

“Nereye böyle karınca kardeş?”

“Nereye olacak? İbrahim Peygamberi Nemrut ateşe attı. Ona su götürüyorum.”

Gülmüşler.

“Bu azıcık suyla mı ateşi söndüreceksin?”

“Benim görevim ateşe su taşımak. Götürebildiğim kadarınca götürürüm. Gerisine karışmam. Ateşi söndürüp söndürmemek benim vazifem değil. Allah’a ait. Ben ona karışmam.”

 

Biz de öyle yapmalı, vazifemizi en iyi şekilde yapıp gerisine karışmamalıyız.

 

İRADE
         

         Arkadaşınız çok başarılı,  çok da terbiyeli. Babanız hep âmirlerin takdirini kazanıyor. Anneniz işini çok temiz yapar, herkesin sevip saydığı bir hanım. Komşunuzun büyük oğlu üniversitede okuyor ve sınıflarını takıntısız geçiyor. Belediye başkanınız gibisi yok. Seçim olsa % 90 oyla yine seçilir.

         Acaba bu yakından tanıdığımız insanlar başarılarını neye borçlular, dersiniz?

         Tek kelimeyle iradeli oluşlarına.

         İradeli insanların başaramayacakları bir iş yoktur.

         Fatih sultan Mehmed iradeliydi. İstanbul’u fethetti.

         “Ya ben İstanbul’u alırım, ya da İstanbul beni” diyen güçlü bir iradenin karşısında hangi güç durabilirdi?

         Evliya Çelebi iradeliydi. Bıkmadan, usanmadan ülke ülke dolaşmış, dünyayı tanımış, eşsiz seyahatname ’sini yazmıştı.

         Beyruni iradeliydi. Birçok keşif ve buluşlar yapmış, ilmin öncülerinden olmuştu.

         İrade zaferdir.

         İrade başarıdır.

         İradesiz insanlar rüzğa...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: BAŞARMAK
« Posted on: 16 Eylül 2019, 05:00:35 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: BAŞARMAK rüya tabiri,BAŞARMAK mekke canlı, BAŞARMAK kabe canlı yayın, BAŞARMAK Üç boyutlu kuran oku BAŞARMAK kuran ı kerim, BAŞARMAK peygamber kıssaları,BAŞARMAK ilitam ders soruları, BAŞARMAKönlisans arapça,
Logged
09 Eylül 2014, 22:07:43
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 09 Eylül 2014, 22:07:43 »

inşAllah..oldukça motive edici güzel bir yazıydı..sonuna kadar sıkılmadan okudum..
oldukçada da istifade ettim,faydalandım...Allah razı olsun..Rabbim her daim amel edebilmeyi de nasip etsin inşAllah..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 09 Eylül 2014, 22:09:24 Gönderen: mevlüdekalınsaz »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
09 Eylül 2014, 22:13:45
Rüveyha
Forum Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6.764


« Yanıtla #2 : 09 Eylül 2014, 22:13:45 »

Esselamu Aleyküm..Mevlam razı olsun..Çok faydalı bir paylaşım olmuş Rabbim hakkıyla istifade edenlerden kılsın.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &