ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Allah ın Ben yerine Biz tercihi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Allah ın Ben yerine Biz tercihi  (Okunma Sayısı 358 defa)
11 Ekim 2010, 13:23:42
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 11 Ekim 2010, 13:23:42 »



Allah’ın, “Ben” Yerine “Biz” Tercihi

Kur’ân, nüzulünden itibaren ilgi odağı haline gelmiş, bahse konu alanı çok engin, kaynak bakımından bereketi bitip tükenmeyen bir kitaptır. Bir nesil, onda en son sınıra ulaştığını düşündüğü anda, karşısında geniş bir alanın ve yepyeni bir ufkun belirdiğini, ardından yenilerinin sökün ettiğini görür. Kur'ân'ın ufuk açıcı, yol gösterici hüküm ve hikmetleri hiç tükenmez. Daima "taze ve yeni olma" vasfının icabı olarak kitaplara ana referans olmayı sürdürür: "O'nun sahifelerinde doğru, değerli Kitaplar vardır" (Beyyine sûresi, 3). Bunun bir tezahürü olarak yeni araştırmalara kaynak olma hakkı daima saklıdır. O’nun anlam pınarlarının çağlaması Kıyamet'e kadar sürecek, bakir yönleri her dem bulunacak, mevzularını incelemeye olan ihtiyaç hiç eksilmeyecektir. Bu, Kur'ân'ın i'câzının bir tezahürü, "Her gün, her ân yeni bir tecelli ile yeni bir işte olan Allah'ın" kelâmı olmasının bir icabı ve delilidir.

Azâmet cemi zamiri meselesi, Kur'ân'ın ana konularının başında gelen ve nüzulünden beri incelenen Ulûhiyet’le alakalıdır. Ancak meselenin, bu açıdan yeterince incelenmediğini, hatta bunun bakir bir alan olduğunu söyleyebiliriz. Zira bin yüzü aşkın ayette Allah'ın bazı fiillerinin anlatımında birinci çoğul şahıs zamiri "Biz" gelmesine rağmen bu konuda müstakil çalışma pek yapılmamıştır.


Kur'ân'ı okuduğumuzda, Allah'ın, kendi fiillerini anlatırken bazen “Ben”, bazen “Biz” dediğini görürüz. “Ben” demesi kolaylıkla anlaşılır. Zira O'nun zatı vardır; “Ben” O'nun zatına işaret eder. Ancak, kendi ifadesi ile veya bazı hususi kullarının dili ile “Biz” demesinden ne gibi anlamlar ve işaretler sezilebilir?

Bu meseleyi incelemek, bir makalenin sınırlarını aşar. Bu hususta kitap telif etmeye ihtiyaç var. Ama "tamamen elde edilemeyen, büsbütün terk edilmez" kaidesince, böyle bir çalışmanın faydadan hali olmayacağı açıktır. "Biz" zamirinin geldiği ayetleri incelediğimizde öne çıkan meseleler şunlardır:

A. Yaratma ve Yeniden Diriltme

Kur’ân’ın yeryüzüne geliş gayesi, tevhid inancını fert ve toplum planında hâkim kılmaktır. Hemen bütün ayetlerde tevhidin bir yönü anlatılmaktadır. Âyetler ya tevhid-i ulûhiyeti ya tevhid-i rubûbiyeti veya tevhid-i ubûdiyeti göstermektedir. Kâinatın yaratılışını anlatan âyetlerde, Allah'a râci olmak üzere özne olarak bazen “Ben” veya O, bazen de "Biz" denilmektedir. Arapçada fiil siygalarındaki çoğul (cem’) mana ifade eden “nun” harfine “azamet nûnu” da denilir; çünkü bu harf, çokluk ifade etmenin yanı sıra azamet ve yücelik bildirir. O tür ifadelerdeki “biz” ifadesinden maksat, adet bakımından çokluğu değil, güç ve kudretin büyüklüğünü belirtmektir. Bu muhtevadaki âyetleri şöyle tasnif edebiliriz:

1. Dış dünyanın (Afâk) yaratılışı:

Bu muhtevadaki bir kısım ayetlerde, yaratma fiilinin faili olan zamir Cenab-ı Hakk'ı işaretle müfrettir: "O, gökleri ve yeri hikmetle ve ciddi bir maksatla yarattı. (..)" (Zümer sûresi, 5). "O her şeyi yarattı" (En’âm sûresi, 101) gibi. Yaratılışa dair Allah'a râci tekil zamirin geldiği ayetler daha fazla bir yekûn tutmaktadır.

Kâinatın yaratılışı ile ilgili bir kısım ayetlerde ise Allah'a râci olarak "Biz" zamiri gelmektedir ve bu zamir, duruma göre fail veya mef’ul olabilmektedir. "Biz gökleri, yeri, ikisinin arasındaki bütün varlıkları altı günde yarattık; Bize en ufak bir yorgunluk dokunmadı" (Kâf sûresi, 38). Bundan, Allah'ın kâinatı yaratırken birtakım vasıtalar, unsurlar istihdam ettiğini anlıyoruz.

2. İnsan (enfüs)ın yaratılışı:

Kâinatın en mühim unsuru "küçük kâinat", "câmi nüsha" olan insanın yaratılışına dair ayetlerin bir kısmında, yaratma fiilinin faili olan zamir Cenab-ı Hakk'a yönelik olarak müfret veya azâmet cemidir (Ben, O, veya Biz). "Ben cinleri ve insanları sırf Beni tanıyıp yalnız Bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zâriyât sûresi, 56). "Rahman, Kur’ân’ı öğretti. İnsanı yarattı" (Rahmân sûresi, 1-3). "Biz insanı en güzel bir kıvamda yarattık" (Tîn sûresi, 4) gibi. Evrenin yaratılışında olduğu gibi, zamirin müfret/tekil (O) geldiği ayetler daha fazla bir yekûn tutmaktadır. Burada dikkat çeken husus şudur: Göklerin ve yerin yaratılışı anlatılırken Allah'a râci olarak "O" veya "Biz" denirken, insanın yaratılışı ile ilgili olarak "Ben", "O" veya "Biz" denir. Allah, kâinatın yaratılışında birçok unsuru istihdam ettiği gibi, insanın yaratılışında da anne-babayı vasıta kılmış, onları kudretinin görünen yüzü eylemiştir. Ayrıca, ilgili âyetlerden, bir fihrist durumunda olan insanda, Cenâb-ı Hakk’ın pek çok yüce isminin tecellî ettiğini anlayabiliriz.

3. Yeniden Diriltme

"Biz" zamirinin geldiği âyetlerden bir kısmı yeniden dirilişi anlatmaktadır. Tespit edebildiğimiz kadarıyla "Biz" zamirinin en yoğun görüldüğü ayet şudur:
وَإنَّا لَنَحْنُ نُحْيِي وَنُمِيتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ
"Elbette dirilten Biziz Biz. Hayatı geri alıp öldüren de Biz, hepsine vârisler de Biziz" (Hicr sûresi, 23). Bu altı kelimelik ayetin her kelimesindeki "Biz" ve "vârisler" kelimeleri Allah'a yönelik olup, ilk ve yeniden dirilişi işaret eder.

Allah, bazı fiilleri, kendi zatına nispet ederken, aynı fiilleri kimi zaman meleklere nispet etmektedir. Meselâ, kulların vefat ettirilmesini Zümer sûresi, 42'de kendisine, Secde sûresi, 11'de "ölüm meleği"ne nispet etmekte, bazen "Biz"e melekleri de katmaktadır

"Âlemler", insanın görüp idrak ettiklerinden ibaret değildir. Allah'ın, dilediği anda ve yerde istihdam ettiği varlıklar ve güçler vardır. "(..) Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. (..)" (Feth, 4, 7). "(..) Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. (..)" (Müddessir, 31). "Allah, (..) sizin göremediğiniz ordular göndermişti. (..)" (Tevbe, 26). "Biz" ifadesi oldukça şümullüdür.

Bu nispetlerin, elbette tevhide aykırılığından söz edilemez. Allah'ın zatı vardır; O vâhittir. Samet'tir, hiç kimseye ihtiyacı yoktur. Allah, "Bir şeyi dilediğinde O’nun buyruğu, sadece 'Ol!' demektir, hemen oluverir" (Yâsîn, 82). Ama O, bazı varlıkları (melekler, resuller, mü’min insanlar ve cinler gibi) istihdam edip, "Biz"in şümulüne almak suretiyle onlara bir mertebe vermiştir.

B. Nübüvvet


Kur'ân'ın ana konularından biri olan nübüvvet, “Hak’tan halka bir elçinin gönderilmesidir.” Kur'ân, birçok âyette insana, yaratılışın birliğini gösterip makro âlemden mikro âleme külli bir tablo çizdiği gibi, Hz. Nuh'tan Hz. Muhammed'e (s.a.s.), resulleri birbirlerine bağlamak suretiyle nübüvvetin birliğine işaret etmektedir.

Peygamberlerle ilgili meselelerde "Biz" zamirinin sıklıkla geldiğini görürüz. Onlara Allah'a yakınlık (zülfâ), Kitap, Furkan, mucizeler, hikmet, rüşt, hasene/iyilik, güzel bir gelecek (meâb) lütfedilmesi, sıklıkla "Biz" zamiri ile bildirilir: "Biz ona dünyada iyilik verdik." (Nahl, 122). Burada Hz. İbrahim’den bahsedilmektedir. Ona mucizeler (Enâm, 83), hidayet ve akl-ı selim verilmesi yine bu kalıp ile bildirilir (Enbiyâ, 51). Hz. Musa’ya ve Hz. Harun'a Kitap, Furkan ve mucizeler verilmesi "Biz" ile ifade edilmektedir (Bakara, 87; İsrâ, 2; Enbiyâ, 48).
عبد kökü de نَا "Biz" ile gelir (kulumuz: عَبْدِنَا). Bu terkip Hz. Nuh (Kamer, 9), Hz. Davud (Sâd, 17), Hz. Eyyüb (Sâd, 41) ve Hz. Muhammed'i (Bakara, 23) (asm) işaret etmektedir. Ayrıca on iki ayette, çoğul olarak عِبَادنَا "kullarımız" terkibi gelmektedir. Bu ayetlerde Hz. Yusuf (Yûsuf, 24); Hz. Musa ve Hz. Harun (Sâffât, 122), Kitap verilen Peygamberler (Fâtır, 32), Hızır (Kehf, 65) ve mü’minler (Meryem, 63) işaret olunur: "Kuvvetli ve basiretli olan o zatları; kullarımız İbrahim, İshak ve Yakup'u da an! Biz onları özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kişiler eyledik" (Sâd, 45–46).
Bu âyetlerin bir teması da ibadettir. Hz. İbrahim ve oğulları şöyle nitelendirilir: "Onlar yalnız Biz'e ibadet ederlerdi" (Enbiyâ, 73). İbadet sadece Allah Teâlâ'ya mahsus olduğuna göre bu âyetten, tevhidin yanı sıra Allah'ın azâmetini, kudret ve yüceliğini anlayabiliriz. Nübüvvete dair "Biz" ifadesinin kullanılmasının hikmetiyle alakalı şunlar söylenebilir:

1. Peygamberleri Teyit ve Teselli


Muarızların Peygamberleri tekzipleri karşısında Allah, azâmet cemi zamiri ile Resullerini kendisine nispet etmek suretiyle onlara sahip çıkar. "Kendilerinden önce Nûh kavmi de kulumuzu yalancı saydı ve: 'Bu delinin teki!' dediler. Onu incittiler, tebliğini engellediler. O da: 'Ya Rabbi ben mağlubum, artık Sen bana yardım et!' dedi. Biz de derhal, boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık. Yeri pınar pınar fışkırttık. Öyle ki her iki su kütlesi, takdir edilen o işin olması için birleşti. Biz Nuh’u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. O kadri bilinmemiş değerli insana, bir mükâfat olarak gemi, Bizim inayetimizle akıp gidiyordu. Biz ibret olsun diye, o gemiyi geriye bıraktık. Haydi, var mı ibret alan?" (Kamer, 9-16). Burada, dünya tarihinin en büyük hadiselerinden biri olan Nuh tufanından bahsedilmektedir. Allah'a nispetle gelen fiillerin "Biz" ile ifadesi, olayın heybetini daha da artırmaktadır. Allah, Hz. Nûh'a "kulumuz" demekte ve onu zatına nispet etmektedir. Bu, Resulullah ve mü’minler için büyük bir teyit ve tesellidir. Öte yanda "açtık", "fışkırttık", "bindirdik" fiillerinden, bu işlerde Mikail, Azrail ve maiyetlerindeki meleklerin istihdam edildiği, dolayısıyla "Biz" ifadesinin bu varlıkları da içine aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim Allah, melekleri cemi zamiri ile zatına nispet eder. "Elçi meleklerimiz bütün o hilelerinizi kaydetmektedirler” (Yûnu...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Allah ın Ben yerine Biz tercihi
« Posted on: 20 Eylül 2019, 10:28:55 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Allah ın Ben yerine Biz tercihi rüya tabiri,Allah ın Ben yerine Biz tercihi mekke canlı, Allah ın Ben yerine Biz tercihi kabe canlı yayın, Allah ın Ben yerine Biz tercihi Üç boyutlu kuran oku Allah ın Ben yerine Biz tercihi kuran ı kerim, Allah ın Ben yerine Biz tercihi peygamber kıssaları,Allah ın Ben yerine Biz tercihi ilitam ders soruları, Allah ın Ben yerine Biz tercihi önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &