ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum >  ๑۩۞۩๑ Eğlence Dünyası ๑۩۞۩๑ > Çoçukların Dünyası > Dini Hikayeler > Fethi Baba
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fethi Baba  (Okunma Sayısı 642 defa)
19 Mayıs 2010, 18:18:17
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 19 Mayıs 2010, 18:18:17 »



Fethi Baba

Bilmem ki Fethi Baba misâl ağabeylerimizin, bize sundukları imkânları bizler de burada, şu boynu bükük Afrikalı sabilere sunabilecek miyiz? Buralarda da Sefineyi Nuh misâl ocaklar tüttürüp, şu garip kıtanın mazlum insanlarının, sâhil-i selâmete ermelerine vesile olabilecek miyiz?


Üç tekerlekli lahmucun arabası yurdun yan kapısına geldiğinde onlarca çocuk uçarcasına kapıya doğru koşar, "Fethi Baba geldi, Fethi Baba geldi!" çığlıklarıyla iki lâhmacun bir ayran almak için âdeta yarışırdık. Paramız olduğu zaman parasıyla, olmadığı zaman bedava yediğimiz o lâhmacunlar, çocukluk hâtıralarım içinde bambaşka bir yerde durur.

Onu bir cuma namazı çıkışında câmi avlusunda Moto Guzzi'si ile lâhmacun satarken tanıdım. Üç veya dört tane daha lâhmacuncu olmasına rağmen, cemaat namaz çıkışında onun arabasının önünde onlarca metre sıra olur; o nefis lâhmacunları tadabilmek için âdeta birbirleriyle yarışırlardı. Zannederim buna en çok şaşıran, diğer lâhmacun satıcıları olurdu. Kendilerine gelen tek tük müşterilere bedel, Fethi Baba'nın arabasının önünde izdiham yaşanır; herkes ondan lâhmacun alabilme telâşına girerdi.

Çocukluğumuzun bu rengârenk cumalarında, biz de câmi çıkışı sıraya girer; o doyumsuz lâhmacunlardan birkaç tane yeme hevesine düşerdik. Yıllar var ki o lezzeti bir daha tatma fırsatımız olmadı.

Biz çocuklar için lâhmacuncu Fethi Baba'nın bizim yanımızda bambaşka bir yeri vardı. Gayretli, çalışkan, samimi, dürüst ve yardım sever kimliği ile âdeta yurdumuzda kalan bütün çocuklar için örnek bir şahsiyet hâline gelmişti. Bir gün, kutlu bir ağzından iltifatlarla Fethi Baba'yı dinlediğimizde, bizdeki intibâının hiç de yersiz olmadığını anlamıştık. Hatta lâhmacunlarının lezzeti o zamandan sonra ikiye katlanmıştı.

O günlerde Fethi Baba, arkasına bastığı eski yumurta topuk ayakkabılarını değiştirmeye dahi fırsatı bulamadan, maddî açıdan boyunu aşkın bir işe girişmişti. Büyük bir hayâli, şiddetli bir arzusu vardı. İzmir'e gelip imkânsızlık yüzünden okuyamayan tek bir çocuğun dahi kalmasına rıza göstermiyordu. Gördüğü boynu bükük her çocuk onun içini dağlıyor, yoklukların pençesinde kıvranan her gence kol kanat germek için çırpınıyordu. O bu uğurda, mütevâzı imkânları ile bir öğrenci yurdu yapma işine soyunmuştu. Bu iş için bütün varlığını ortaya koymuştu. Gecesini gündüzüne katıp gereken her türlü fedakârlığı gösteren bu yiğit insan, hedefine ulaşmak için kim bilir neler çekmişti.

Fethi Baba, o günlerde kırklı yaşlarını süren orta boylu, vakur, son dönem Osmanlı mahalle kabadayılarına has endâmı ile sempatik bir insan görümündeydi. Onu yakından tanımayan birisi ilk gördüğünde, sıradan bir insan izlenimi ile karşılaşır ama onunla tanıştığı zaman Ege'ye has efendiliği, yumuşacık ses tonu ve babacan tavırları ile ona hemen ısınıverirdi. İşin aslı Fethi Baba tam bir insan evlâdı, katıksız bir Anadolu çocuğuydu.

Hatırlıyorum da o günlerde, Fethi Baba'nın yurdu talebe almaya hazır hâle getirmesi bizleri ne kadar etkilemişti. Bulunduğumuz yurt, kontenjanının çok üstünde talebeye hitap ediyordu. Öğrencilere barınak bulma ihtiyacı hat safhadaydı. İşte Fethi Baba'nın yurdu tam o günlerde bitmiş, bütün öğrencilerin yüzünü güldürmüştü.

Yurdun hazırlandığı akşam küçük bir anket yapılmış, Fethi Baba'nın yurdunda kalmak isteyen elliye yakın arkadaş tespit edilmişti. Ben de o listede yer almanın heyecanını, o gece gün ağarana kadar yaşamıştım. Dile kolaydı, yarından itibâren, lâhmacuncu Fethi Baba'nın gayretleri ile açılan yurtta kalacaktım.

Yanılmıyorsam bir cumartesi sabahıydı, tespit edilen arkadaşlarla yeni yurdumuza geçmiştik. Burası, bir tepenin yamacına kurulmuş, diğer yurdumuza göre oldukça mütevâzı, beş katlı bir binaydı. Yeni yurdumuzun zemin katının bir köşesinde, Fethi Baba'nın bir iki küçük odadan oluşan yuvası vardı.

Benim kaldığım oda, Fethi Baba'nın haneciğinin üst katına denk gelmişti. Bu yüzden aynı odada kaldığımız arkadaşlarla gürültü yapmamaya özen gösterirdik. Çünkü Fethi Baba, gece geç vakitlere kadar çalışır ve sabah da erkenden lâhmacun arabası ile yola revân olurdu. Yurt açılmıştı açılmasına ya, zannımca kalan borçları ödeyebilmek için onun daha çok koşturması gerekmekteydi.

Fethi Baba'yı yurdun içinde birkaç kere gördüğümü hatırlıyorum. Yurda hep boynu bükük gelir; gözleri yerde, başı önde dolaşırdı.

Bir gün yurdun eksiklerini tespit maksadıyla katları dolaşırken, bizim odamızı da ziyâret etmiş, hâlimizi hatırımızı sormuştu. Onun bu ziyâreti bizi çok sevindirmişti. Ben o gün, "Fethi Amca! Biz bazen gürültü yapıyor, sizi de rahatsız ediyoruz. Hakkınızı helâl edin!" deyince asil kimliğinin göstergesi olan şu sözleri, kulaklarımda unutulmaz nağmeler olarak kaldı. Şöyle demişti "Ne münâsebet evlâdım, sizin koşuşturmalarınız bana cennetten gelen sesler mesâbesinde, canınızı sıkmayın, evinizdeymiş gibi rahat edin." Gerçekten de biz orada yaşadığımız kutlu zaman dilimlerinde, gurbette değil de evimizdeymiş gibi huzurla ve neşeyle kalmıştık. Hatta...

Yıllar geçmesine rağmen Fethi Baba'nın Cennetoğlu'nda açtığı o yurt hâlâ hatırımda capcanlı duruyor. Çocukluktan gençliğe adım attığımız o dönemlerde, bizlere fedâkarlığın doruklarını gösteren Fethi Baba misâl bütün büyüklerimiz, hayatımızın geri kalanının şekillenmesinde çok müspet örnekler oldular.

Bu gün Otel Anjari'deki odamda, dışarıda koşuşturan Malgaş çocuklarını seyrederken, yine yirmi iki yıl önce "Fethi Baba geldi, Fethi Baba geldi!" diyerek yurdun bahçe kapısına doğru koşturduğumuz çocukluk yıllarım hayâlimde tüllendi. Bilmem ki Fethi Baba misâl ağabeylerimizin, bize sundukları imkânları bizler de burada, şu boynu bükük Afrikalı sabilere sunabilecek miyiz? Buralarda da Sefineyi Nuh misâl ocaklar tüttürüp, şu garip kıtanın mazlum insanlarının, sâhil-i selâmete ermelerine vesile olabilecek miyiz? Acaba Rabbimizin rızâsını ve sevgili Peygamberimizin hoşnutluğunu kazanıp, çoluğunun çocuğunun boğazlarından kısarak, bizlerin okumasına vesile olan o fedâkar ağabeylere haklarını helâl ettirebilecek miyiz?

Hatıralarımdan sıyrılıp hakikat buuduna geçerken, Fethi Baba'nın yaptığı lâhmacunların misk gibi kokusunun odamın içini kapladığını, hatta penceremden sıyrılıp yavaş yavaş kızıl renkli Madagaskar adasının üzerinde yayıldığını hisseder gibiyim...

Otel Anjari / Antananarivo / Madagaskar

 Zeynel Fırat

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.032


View Profile
Re: Fethi Baba
« Posted on: 20 Nisan 2019, 00:11:27 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Fethi Baba rüya tabiri,Fethi Baba mekke canlı, Fethi Baba kabe canlı yayın, Fethi Baba Üç boyutlu kuran oku Fethi Baba kuran ı kerim, Fethi Baba peygamber kıssaları,Fethi Baba ilitam ders soruları, Fethi Babaönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &