ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Mostar Aylık Kültür ve Aktüalite Dergisi > Diğer Yazılar > Herat meclisi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Herat meclisi  (Okunma Sayısı 596 defa)
18 Haziran 2012, 18:04:18
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 18 Haziran 2012, 18:04:18 »



HERAT MECLİSİ
Şeref BİLSEL • 47. Sayı / DİĞER YAZILAR


Eski metinlerde, büyük yerleşim yerlerine “Balık/Balığ” dendiğine tanık oluruz. Daha sonra “Kent” kelimesi kullanılmaya başlanmış; İslam Medeniyeti dairesine girildikten sonra ise “Şehir” kelimesi ortaya çıkmıştır. “Şehir” Pehlevîce’den (eski Farsça) gelmektedir. Arapça “Medine” kelimesi de, şehir demektir; dolayısıyla “Medeniyet” kavramı da buradan ortaya çıkmıştır. İslam Medeniyeti, kendi karakterine uygun şehirler inşâ etmiş ve bir bakıma kendini şehirler üzerinden dile getirmiştir. Mekke, Medine, Kudüs dışında İslam Kültürü’nün çoğaltılıp yaşatıldığı pek çok önemli şehir vardır: Semerkand, Bağdat, Belh, Buhara, Konya, Şam… Sezai Karakoç’un bir şiirinde kullandığı “Şam”ı pek çok şehrin yerine koyabiliriz:

“Ben Şam’ı bin yıl öncesinden bilirim Annemin sütü kadar yakın bana”

İslam Medeniyeti’nin kapısını açtığı bir önemli vilayet de “Herat”tır. Bugün Afganistan’ın kuzeybatısında yer alan, İran ve Türkmenistan’a sınırı olan Herat için Yunan tarihçi Heredot “Orta Asya’nın buğday ambarı olduğunu” söyler... Sultan Hüseyin Baykara, 1430’da Herat’ta doğdu; soyu baba ve anne tarafından Timurlenk’e uzanır. Şairlere değer vermek, sulh ve adaletin yerleşmesine gayret göstermek en temel vasıfları arasındaydı. Kendisi de şair olan Baykara’nın “Meclisü’l- Uşşâk” adlı bir eseri ile Türkçe ve Farsça şiirlerinden mürekkep bir de “Divân”ı vardır. Şiirlerinde “Hüseynî” mahlasını kullanırdı. Bugün  bazı araştırmacılar “Hüseynî” diye bilinen makamın (ünlü Yemen türküsü bu makamdadır) kökenini Baykara Meclisi’ne kadar götürürler. Sultan Hüseyin Baykara, sarayına bilgin, sanatkâr ve şairleri toplayarak “Baykara Meclisi”ni kurmuştur. Bu mecliste, siyaset, devlet işleri ve günlük olayların konuşulması yasaktı. Yalnızca saz ve söz yer alıyordu: Şiir ve musıkîyle kurulan bir ruh sofrasıydı. Baykara Meclisi, zamanla siyasetin konuşulmadığı meclis anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Şair Ali Şîr Nevâî, Baykara’nın en yakın dostu, veziri ve bu meclisin de müdavimlerinden biriydi. Bir diğer önemli isim ise Molla Câmî idi.

Sultan Hüseyin Baykara döneminde, Herat bir kültür başkentine dönüşmüştür. Uluğ Bey’in ölümü üzerine sönmeye yüz tutmuş olan Semerkand Medeniyeti, yerini Herat Medeniyeti’ne bırakmıştır. Mimarî eserler, hamamlar, hastaneler ve özellikle medreselerle süslenen Herat’ta ilim tahsil eden 12 bin talebenin olduğu söylenir. 37 yıl iktidarda kalan Baykara döneminde Herat’ın nüfusu 2 milyonun üzerindeydi. Tarihçiler, Herat’ı dünyanın en büyük şehri olarak kaydetmiştir. İstanbul ancak 1507’de Herat’ın nüfusunu geçebilmiştir. Herat şehri, İran, Irak, Tebriz ve İstanbul gibi kültür merkezleriyle irtibat içindeydi. Baykara döneminde “Timuroğulları Rönesansıdenilen Türk medenî hamlesinin merkeziydi bu şehir. Osmanlı tezkirelerinde “İran Padişahı, Cihân şâhlarının şâhı, fâzılların gözeticisi, beliğlerin koruyucusu, Acemin Hüsrev’i” şeklinde takdim edilir Hüseyin Baykara, Osmanlı hükümdarlarından da saygı görmüştür. Türk Dili’ni, dolayısıyla Türk Kültürü’nü himaye etmiş, onun zamanında Çağatay Türk Edebiyatı altın dönemini yaşamıştır. Alî Şîr Nevâi ile Türkçe’nin devlet ve edebiyat dili olması için çalışmış, bununla yetinmeyerek Türkçe yazmayı emreden bir de ferman çıkarmıştır.

Baykara Meclisi’nin bir diğer önemli şahsiyeti de Ali Şîr Nevâi’dir. 1441’de Herat’ta doğan Nevâî, Sultan Hüseyin Baykara’nın okul arkadaşı idi. Bu dostlukları ömrünün son ânına kadar devam etmiştir. Baykara, Herat’ta yönetimi ele alınca Nevâi’yi yanına getirtmiş, onu önce mühürdar, daha sonra da vezirlik görevine tayin etmiştir. Ailesi çok zengin olan Nevâî, devletten maaş almadığı gibi devlete yardım etmiştir. 1501’de vefat edince Herat’ta üç gün yas ilan edilmiştir.

Şiirlerini Türkçe ve Farsça yazmasına rağmen Arapça’yı da çok iyi bilen Nevâi,  Kaşgarlı Mahmut’tan sonra Türk Dili’ne en çok hizmet eden kişi olarak tanınır… Sadece şiire değil; resme, mimarîye ve musıkîye de önemli hizmetleri bulunmuştur. “Makam, âhenk” anlamına da “Nevâî”, halk tarafından çok sevilmiştir.  Ünlü “Muhakemet’ül Lügâteyn” adlı kitabında Türkçe ile Farsçayı karşılaştırır ve pek çok yerde Türkçe’nin Farsça’dan üstün bir dil olduğunu savunur. Nevâi, bu kitabını, Türkçe’yi terk ederek eserlerini Farsça kaleme alanlara ithaf etmiştir. Türkçe yazdığı şiirlerde “Nevâî”, Farsça yazdığı şiirlerde ise “Fanî” mahlaslarını kullanmıştır. Nevâî’nin dördü Türkçe, biri de Farsça olmak üzere beş ayrı divanı vardır. Türkçe divanlarının genel adı Hazâinü’l Maânî’dir. Türkçe divanlarını, Garâibü’s-Sağîr, Nevâdirü’ş Şebâb, Bedâyiü’l-Vasat ve Fevâidü’l-Kiber adları altında yazmıştır. Beş mesnevisinden meydana gelen Hamse’si ile Türk Edebiyatı’na ilk hamseyi yazan şair de Nevâî’dir. Divanlarından başka 18 ayrı eseri daha vardır. Pek çok şair Nevâî’yi örnek almış, onun şiirlerine nazireler yazmıştır. İki ünlü şair, Ahmet Paşa ve Fuzûlî de Nevâî’den etkilenmiştir. Bugün Özbek Türkçesi olarak yaşayan Çağatayca’nın en önemli şairidir Ali Şîr Nevâî. Bir gazeline şöyle başlar :

“Bahar boldu vü gül meyli kılmadı könglüm/Açıldı gonce vü lîkin açılmadı könglüm”

Baykara Meclisi’nin bir başka önemli üyesi Molla Câmî (Nureddin Abdurrahman b. Ahmed)’dir. Edebiyat ve felsefe sahalarında İran’ın büyük şahsiyetleri arasında yer alır. Zamanında “allâme” (Büyük bilgin/âlim) olarak anılmıştır. İran klasik şairlerinin sonuncusu olarak kabul edilir. Bir atasözüne dönüşmüş olan şu beyit Molla Câmi’ye aittir:

“Evliyaullah ile bir an beraber kalıp sohbet etmek/Cehl u gafletle yüz sene takvaya çalışmaktan evlâdır”

Molla Câmî hacdan dönünce, Hüseyin Baykara’nın kendisine tahsis ettiği bir medresede ders vermeye başladı. Oğlu Ziyâüddîn Yûsuf için yazdığı “El-Fevâid-üz-Ziyâiyye fî Şerh-il-Kâfiye” adlı Arapça gramer kitabı, Müslüman Türkler arasında Molla Câmi adıyla çok tanınmıştır ve medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Câmî, dîvânında,  Fâtih Sultan Mehmed’e hitaben, onu övücü şiirler yazdı. Ayrıca onun oğlu Sultan Bâyezîd'i medheden kasîdeleri de bulunmaktadır.

Molla Câmî’yi Osmanlılar ne kadar çok sevdiyse, İran'daki Safevî şahları da ona o kadar çok düşmanlık ettiler. Rivayet odur ki, Şâh İsmâil Herat’ı zaptettiği zaman şu emri verdi: “Mevlânâ Abdurrahmân Câmî'nin nerede bir kitabı görülürse, kitabın üzerindeki Câmî ismindeki ‘Cim’ harfinin noktasını kazıyıp, harfin üzerine nokta koyun. Bu sûretle Câmî ismi, Hâmî (olgunlaşmayan kimse) olsun”.  1492 (H.898) senesinde bir Cumâ günü vefat etti. Sultan Hüseyin Baykara, vezîri Ali Şîr Nevâî, âlimler, seyyidler ve bütün Heratlılar, Câmî'nin evine koştular. Hazırlıklar bitirildikten sonra, büyük bir cemâat cenâze namazını kıldı ve hocası Sâdüddîn-i Kaşgârî'nin kabri yakınına defnedildi.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Herat meclisi
« Posted on: 21 Ağustos 2019, 17:26:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Herat meclisi rüya tabiri,Herat meclisi mekke canlı, Herat meclisi kabe canlı yayın, Herat meclisi Üç boyutlu kuran oku Herat meclisi kuran ı kerim, Herat meclisi peygamber kıssaları,Herat meclisi ilitam ders soruları, Herat meclisiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &