Kuran Okuma ve Tecvid Ders Notları 1-5
(1/2) > >>
Neslihan:

KURAN OKUMA ve TECVİD (1-5. Hafta Özeti)
 
“Tecvid, sıfatları yönünden harflerin hakkını ve müstehakkını vermektir.” Tanımda geçen
“hakkını” kelimesinden maksat harfleri cehr, hems, şiddet, rihvet gibi sıfatı lâzımelerine uygun
okumak, “müstehak” kelimesinden maksat ise harfleri lîn, kalkale vb. sıfatı ârızelerine uygun,
güzel bir şekilde ne eksik ne fazla okumak demektir
Tecvidin konusu, Kur’ân harfleridir
Tecvidin gayesi, Kur’ân kelimelerini Hz. Peygamber’den (s.a.s) alındığı şekliyle muhafaza
etmek ve Kur’ân tilâvetinde hata yapılmasını önlemektir
Tecvid, ilim olarak farz-ı kifâye, uygulama olarak Kur’ân okuyan kişilere farz-ı ayındır.Arap alfabesi  
28 asli harften oluşur.
          
Fer’î Harfler
a) Teshil ile Okunan Hemze
Teshil, sözlükte “kolaylaştırmak” anlamındadır. Kıraat ıstılahında ise, “birbirini takip eden iki
hemzeden ikincisini, hemze ile elif, hemze ile vâv veya hemze ile yâ arası bir sesle okumak” demektir Bu üç çeşit teshilli okumaya aşağıdaki örnekleri vermek mümkündür:
“Hemze” ile “elif” arası bir sesle okunan “hemze” için “ ءَ أَعْجَمِيٌّ ” (Fussilet, 41/44) ayetindeki ikinci
“hemze”nin okunuşunu,
“Hemze” ile “yâ” arası bir sesle okunan “hemze” için “ أَئِنَّكُمْ ” (En’âm, 6/19) ayetindeki ikinci
“hemze”nin okunuşunu,
“Hemze” ile “vâv” arası bir sesle okunan “hemze” için “ أَؤُنَبِّئُكُمْ ” (Âl-i İmrân, 3/15) ayetindeki ikinci
“hemze”nin okunuşunu örnek gösterebiliriz.
Asım  kıraatinde, sadece birinci gruptaki teshil uygulanmaktadır.
b) İmâle ile Okunan Elif
İmâle, sözlükte “bir şeyi bir şeye meylettirmek” demektir.Kıraat ıstılahında ise, “med harfi olan
elifi, elif ile yâ arası bir sesle”, bir başka deyişle “üstün harekeyi esreye doğru meyilli okumaya” denir.
İmâle ile okuyuşun Asım kıraatindeki tek örneği “ مَجْرَیھَا ” (Hûd, 11/41) ayetidir.Bu ayette “ra” harfinin
harekesi olan üstün, esreye meylettirilerek okunacağından “ra” harfi de ince okunur.
c) İşmam ile Okunan Sad
Bu işmam çeşidi; “ ص: sad” harfinin, “ ص: sad” ile “ ز: zâ” harflerinin karışımından meydana gelen
bir harf şeklinde okunmasıdır. Asım kıraatinde bu tür bir işmamlı okuyuş bulunmamaktadır.Asım kıraatinde “ لاَ تَاْمَنَّا ” (Yusuf, 12/11) âyetinde bir başka işmam çeşidi yapılmaktadır ki bu da
âyetteki idğâmlı nun harfinin okunması esnasında, dudakların ötreyi gösterecek şekilde, sessizce ileri
uzatılıp geri çekilmesi şeklinde uygulanır
d) Tefhim ile Okunan Lâm
Tefhîm, “ ل: lâm” harfinin kalın okunması demektir. Bu kural, sakin veya üstün harekeli “ ص: sad”,
ط“ : ta” ve “ ظ: za” harflerinden sonra gelen “ ل: lâm” harfini kalın okumak şeklinde uygulanır. “ ”الصَّلٰوةَ
(Bakara, 2/ اَظْلَمَ“ ,( 3 ” (Bakara, 2/20) ve “ اَلطَّلاقُ ” (Bakara, 2/229)
Asım kıraatinde bulunmayan bu tarz okuyuş Medine kıraat ekolünün ravilerinden Verş ‘e aittir
e) İhfâ ile Okunan Nûn
  
Mahrecin Tanımı
Mahrec, tecvid kavramı olarak harfin çıkış yeri
anlamında kullanılmaktadır.
  
Mahrecin Kısımları
1. Hakiki Mahrec
Harf, bir mahrece temas ederek çıkıyorsa, o yere “hakiki mahrec” denir. Yirmi sekiz harfin
tamamının da çıkış yeri olan “boğaz” ( اَلْحَلْقُ ), “dil” ( لسَان ) ve “dudak” ( شفَتَان ) hakiki mahrec
bölgeleridir.
2. Takdiri Mahrec
Harf herhangi bir mahrece temas etmeden çıkıyorsa, buna “takdiri mahrec” denir.
 
Takdiri mahrec bölgelerini aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:
a) Geniz
Geniz, ihfâ halinde veya ğunneli idğâm halinde olan sakin  nûn ve  mîm” harflerine ait
ğunnenin mahrecidir
b) Ağız ve Boğaz Boşluğu
Ağız ve boğaz boşluğundan med harfleri olan “ و: vâv”, “ ى: yâ” ve “ ا: elif” çıkar.
  
HARFLERİN SIFATLARI
Sıfat “harfin, mahrecinden telaffuzu esnasında aldığı keyfiyete” denir.
Zıddı Bulunan Sıfatlar:Cehr-Hems,Şiddet-Rihvet,İstila-İstifal,İtbak-İnfitah,İsmat-İzlak  
Zıddı Bulunmayan Sıfatlar:İstitale,İnhiraf,Kalkale,Lin,Safir,Tefeşşi,Tekrir
 
Art Arda Gelen iki Harekeli Harfin Telaffuzu
1. Art arda gelen aynı iki harfin birbirinden ayırt edilerek okunmasına dikkat edilmelidir.
2. Çıkış yerleri birbirine yakın olan harflerin art arda gelmeleri halinde de iki farklı mahreci özenle
birbirinden ayırt etmek gerekir
3. Elifbâ’nın en zor harfi olan “ ض: dad” harfinden sonra “ ظ: za” harfi gelmesi durumunda yine
son derece dikkatli bir telaffuz gerekir
 
Birincisi Harekeli İkincisi Sakin İki Harfin Telaffuzu
1. Kalın bir harften sonra gelen kalın harf, sükûnu ile birlikte kalın okunur. Mesela “ ”مَرْصُوصٌْ
kelimesindeki ötreli “ ص: sad” harfi kalın okunduğu gibi, sükûnlu olan ikinci “ ص: sad” harfi de kalın
okunur.
2. İnce bir harften sonra gelen ince harf sükûnu ile birlikte ince okunur. Mesela “ْ ”یَصِفُونَ
kelimesindeki ötreli “ ف: fâ” harfi ince okunduğu gibi kelimenin son harfi olan “ ن: nûn” da sükûnu ile
birlikte ince okunur.
3.İnce bir harften sonra gelen kalın harfin sükûnun icrası dikkat gerektirir. Bu durumda, ince harfi
telaffuz eder etmez süratlice kalın harfin sükûnuna geçilir ve bu harf kalın okunur. Mesela, “ ”تَقْوَى
kelimesindeki “ ت: tâ” harfi ince, sonrasındaki sakin olan “ ق: kaf” harfi kalın okunur.
4.Kalın bir harften sonra ince harfin sükûnuna geçiş de uygulama da dikkat edilmesi gereken
hususlardandır. Bu harflerde geçiş de şu şekilde yapılır; kalın harf kalın bir sesle okunur okunmaz ince
harfin sükûnuna süratlice geçilir ve bu ince harf sükûnuyla birlikte ince okunur. Mesela “ ”فَارْغَبْ
kelimesindeki “ غ: ğayn” kalın, sonrasındaki “ ب: bâ” harfi ince okunur.
    
HARFLERİN UZATILMASI “MED”
 1. Meddin Tanımı  
“Med harflerinden biriyle
sesin uzatılması”na denir
2. Med Harfleri
Kendisinden önceki harfin sesini uzatan harfe “med harfi” denir.
Med harfleri üç tanedir; “ و: vâv” , “ ي: yâ ”
3. Med Sebepleri              
a) Hemze:Boğazın en dibindeki “hakiki mahrec”den çıkar ve “ أ ” şeklinde yazılır
aa) Hemze-i Katı’: Yazıda ve okunuşta bulunan dolayısıyla da med sebebi olan hemzedir.
bb) Hemze-i Vasıl:Vasıl halinde okunmayan dolayısıyla da med sebebi de olamayan
hemzedir.
b) Sükûn: Sükûn, “harekesizlik”tir, alameti cezimdir.
aa) Sükûn-u Lâzım: Sükûn-u lâzım da, vakıf halinde de vasıl halinde de değişmeyen, mevcut
sükûndur.Yani “vakfen ve vaslen sabit olan sükûn”dur.
bb) Sükûn-u Ârız:. Sükûn-u ârız da, kelimenin
aslında olmayıp vakıf sebebiyle ortaya çıkan, vasıl halinde ise düşen sükûna denir.Yani bu
sükûn, “vakfen sabit, vaslen sakıt olan sükûn”dur.
        
Med Çeşitleri
a) Aslî Med: Harfin sesini uzatmak için hemze veya sükûna ihtiyaç duyulmayan medde "aslî med"
denir.
aa) Medd-i Tabiî: Harf-i med bulunur, sebeb-i med bulunmazsa medd-i tabiî olur. اُوتِینَاTabiî meddi, bir elif miktarı uzatmak vaciptir
bb) Zamir: Tecvid ilminde zamirden kastedilen, “müfred, müzekker, gaib zamiri” olan “ :هُ
hû” “muttasıl zamiri”dir.25 Bu zamire, tekil şahıstan kinaye olduğu için “ha-i kinâye” de
denmiştir.
Med (sıla) ile Okunuşu:
1. Zamirin sıla ile okunabilmesi için, zamirden önceki harfin harekeli olması gerekir
2. Şayet, med yapılarak okunan zamirden sonra hemze gelmiş ise, o zaman medd-i
munfasıl yapılır, buna da “sıla-i kübrâ”
3. İsm-i işaret olan “ ھٰذِهِ” kelimesinin sonundaki “ ه” de, zamir hükmünde olduğundan
mukadder bir “yâ” ile uzatılır
Medsiz (adem-i sıla ile) Okunuşu
1. Zamirin adem-i sıla ile okunması için zamirden önceki harfin sakin olması gerekir .Ancak, فِیھِ مُھَانًا (Furkan, 25/69) âyetindeki zamir bu kuralın istisnasıdır. Uzatılmaması gereken
bu zamir, “ayetteki dehşetli azaba tenbih” ve “boğaz harfi olan he'nin esresinden, dudak harfi
olan mim'in ötresine süratle ve kolaylıkla geçişi sağlamak”için çekilir.
2. Zamir, vakf halinde uzatılmaksızın okunur
3. Zamirden sonraki harf sakin ise vasıl halinde med yapılmaz
4. Zümer sûresinin 7. ayetindeki “ یَرْضَھُ” lafzındaki zamir, fiilde hazfedilen elif-i maksûre
 hükmen mevcut kabul edilerek çekilmeden ihtilas ile okunur.
5. Zamire benzedikleri halde, kelimenin aslından olan “he” harfleri, zamirle
karıştırılmamalıdır. Bunlar da zamir olmadıkları için uzatılmadan okunurlar.
 
b) Fer’î Med
Hemze veya sükûn sebebiyle aslî med üzerine ziyadeden doğan medde “fer’î med”
denir. Bu med, “medd-i mezîd” veya “medd-i medîd” diye de isimlendirilir.
 
aa) Medd-i Muttasıl
Med harfinden sonra, sebeb-i med olan hemzenin aynı kelimede bulunmasından meydana
gelen medde “medd-i muttasıl” denir. Bu medde “muttasıl” isminin verilmesi, harf-i med ve
sebeb-i meddin “bitişik” olarak aynı kelimede bulunmasındandır  وَجِيۤءَ
Medd-i muttasılın hükmü vaciptir.
 
bb) Medd-i Munfasıl
Med harfinden sonra, sebeb-i med olan hemzenin ayrı ayrı kelimelerde yan yana
bulunmasından meydana gelen medde “medd-i munfasıl” denir.“Ayrılmış med” anlamına
gelen medd-i munfasıl, bu ismini med harfi ve hemzenin ayrı kelimelerde yer almasındaki
konumundan almıştır    
Medd-i munfasıldaki med harfi bazen takdiri olur ve yazıda gözükmez. Bu durum
genellikle takdiri bir “vâv” veya takdiri bir “yâ” ile uzatılan zamirde veya ismi işarette
ortaya çıkar ki64 buna “sıla-i kübra” da denir. Medd-i munfasılın meddi “caiz”dir
 
cc) Medd-i Lâzım
Med harflerinden biri ve sebeb-i medden sükûn-u lâzım aynı kelimede yan yana bulunursa
“medd-i lâzım” olur. خَاصَّةً – اَلصَّافُّۤونَ
Kelimede Medd-i Lâzım:Kelimede meydana gelen medd-i lâzım, şeddeli (idğâmlı) ve
şeddesiz (idğâmsız) olmak üzere iki şekilde görülür
Medd-i Lâzım Kelime-i Müsakkale: Harf-i medden sonra sebeb-i med olan sükûn-u lâzım,
idğâmlı/şeddeli olarak bulunursa buna “ağır kelime” anlamına gelen meddi lâzım kelime-i
müsakkale denmiştir مُدْھَامَّۤتَان – حَادَّۤ
Medd-i Lâzım Kelime-i Muhaffefe: Harf-i medden sonra sebeb-i med olan sükûn-u lâzım,
idğâmsız olarak bulunursa buna “hafif kelime” anlamına gelen meddi lâzım kelime-i
muhaffefe denmiştir. Bunun örneği sadece Yunus
Sûresi'nin 51. ve 91. ayetlerinde geçenlafızdır. Bu kelimesinin aslı, “ ءَاَلْانَٰ” dir. Buradaki
birinci hemze soru hemzesi, ikinci hemze ise kelimenin aslından olan hemzedir. İkinci hemze
elife çevrilerek med harfi olmuştur.
 
Harfte Medd-i Lâzım: Harfte meydana gelen medd-i lâzım sadece huruf-u mukattaa'da görülür
Medd-i Lâzım Harf-i Müsakkale: Harf-i medden sonra, sebeb-i med olan sükûn-u lâzım,
idğâmlı olarak bulunursa buna medd-i lâzım harf-i müsakkale denir:”الۤمۤ“-”طٰسۤمۤ“
Medd-i Lâzım Harf-i Muhaffefe: Harf-i medden sonra, sebeb-i med olan sükûn-u lâzım,
idğâmsız olarak bulunursa buna medd-i lâzım harf-i muhaffefe denir ”الۤمۤ“-(صَادْ) ”صۤ“
Meddi lazımın hükmü “vacip”tir.
 
dd) Medd-i Ârız
Med harflerinin birinden sonra, sebeb-i med olan ârız sükûn gelirse “meddi ârız” olur  مَجیدٌْ
ÜSTÜN: 3 vecih: 1. Tul: 4 elif, 2. Tevassut: 2-3, 3. Kasr: 1 elif
ESRE: 4vecih: 1. Tul: 4 elif, 2. Tevassut: 2-3, 3. Kasr: 1 elif, 4. Kasr ile revm
ÖTRE: 7vecih: 1. Tul: 4 elif, 2. Tevassut: 2–3, 3. Kasr: 1 elif, 4. Tul ile işmam, 5.Tevassut ileişmam, 6. Kasr ile işmam, 7. Kasr ile revm
Kıraat imamımız Asım Hazretleri medd-i ârızı tevassut vechi ile okumayı tercih etmişlerdir.

Revm:
“Revm, hafif bir sesle harekeyi belirtmektir. Göremeyenlere harekeyi duyurmak maksadına yönelik yapılan revm; vakıf halinde ötre ve esrede yapılır, üstünde yapılmaz.

İşmam:
“Sükûndan sonra ötreye işaret etmek üzere dudakları önde yummaktır.” Dolayısıyla
işmam sadece ötrede yapılır. İşmamda ses yoktur. Harekeyi duyma imkânına sahip olamayanlar, işmamdaki dudak hareketi sayesinde harekeyi anlama imkânı elde ederler
 
Revm ve İşmam Yapılmayan Yerler
a) Sonu tenvinli kelimelerde
b) Ârızî harekelerde
c) Müenneslik te’lerinde
d) Cemi mimlerinde
 
ee) Medd-i Lîn
Lîn harfinden sonra, sebeb-i med olan ârız veya lâzım sükûn bulunursa “medd-i
lîn” olur. خَوْفٍ Lin harfleri, “kendisi sakin, makabli meftuh vâv: وْ- ve “kendisi sakin makabli meftuh yâ:
يْ -”dır
 
zahdem:
Allah emeğini boşa çıkarmasın.diğer derslerin özetlerini dört gözle bekleyebilirmiyiz.
karanlık:
Selamün Aleyküm arkadaşlar,acaba sakarya ilitam 6.dönem ezberlenecek surelerin isimleri nelerdir?Yardımcı olursanız sevinirim..
Neslihan:
Aleykum selam, 5.dönem ezberleri + 6.dönemde 4 sayfalık yeni ezberler var İsra Suresi 1.sayfa, Ali İmran Suresi 1. sayfa ve 92-99. ayetler ve Bakara Suresi 183-186. ayetler ...
karanlık:
Allah razı olsun.Sadece 92-99. ve 183-186.ayetler kısmında aradakilerde mi dahil yoksa sadece 92.,93.,183.,186. olarak ayrı ayrı mı ezberlenecek?
Navigasyon
Mesajlar
Sonraki Sayfa
TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc