ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Açık Öğretim & İlitam Dunyasi ๑۩۞۩๑ > Sakarya İlitam > Ders Notları ve Özetler > Hukuk Usulü 9.Hafta
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hukuk Usulü 9.Hafta  (Okunma Sayısı 1949 defa)
27 Nisan 2010, 23:11:26
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 27 Nisan 2010, 23:11:26 »



HUKUK 9.HAFTA

İSTİHSÂN

 Müçtehidin bir meselede özel ve daha kuvvetli gördüğü bir delile dayanarak, o meselenin benzerlerinde tatbik ettiği genel kuraldan ve ilk hatıra gelen çözümden vazgeçmek suretiyle, hukukun amacına daha uygun bulduğu bir başka hükmü benimsemesidir.

Meşruiyeti/hücciyeti

İstihsan, Peygamber Efendimizin ve Hulefâ-i Râşidîn’in bazı uygulamalarına dayanır. Mesela Hz. Peygamber, muhtemelen sunî fiyat artışlarını ya da beklenmedik mağduriyetleri önlemek amacıyla, elde mevcut bulunmayan malın satışını yasaklamıştır. Ancak Hicret sonrasında Medinelilerin gelecek yıllara ait bahçe ürünlerini selem ya da selef sözleşmesi adıyla ve peşin para karşılığı bir iki yıllık bir teslim vadesiyle sattıklarını görünce, bu satış türünü tamamen yasaklamak yerine "Selem yoluyla satış yapan bunu belirli ölçüye, belirli tartıya göre ve belirli süre tayin ederek yapsın!" buyurarak muhtemel olumsuzlukları asgariye indirecek bir düzenleme getirmiştir.

Aynı şekilde Resul-i Ekrem, belli malların ancak peşin ve eşit olarak değiştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde alışveriş ya da fazlalık faizi (ribe’l-fadl) olacağını bildirmiş, bu ilkenin uzantısı olarak eşit miktarda kuru hurmanın yaş hurmayla değişimini, yaş olanı kuruyunca eksileceği için caiz görmemiş olmakla birlikte, Medine'de ellerinde kuru hurma bulunup da o yıl yaş hurması olmayan bahçe sahiplerinin talebi üzerine kuru hurmanın yaşıyla değişimine izin vermiştir.

Hulefâ-yi Râşidîn'in, özellikle de Hz. Ömer'in genel nitelikli nassları belli bir olaya uygularken böyle bir uygulamanın dinin genel amaçlarına, hak ve adalet fikrine uygun düşüp düşmediğini göz önünde bulundurduğu ve gerektiğinde genel kuraldan vazgeçip o olaya mahsus veya ikinci bir kuralın tesisine imkân veren farklı bir uygulamaya gittiğinin örnekleri çoktur. “Müellefe-i kulûb”ün zekât payının kaldırılması, kıtlık zamanı hırsızlara ya da efendisinin malını çalan hizmetçiye had uygulanmaması, tek celsede söylenen üç talâkın üç ayrı talâk sayılması, belli durumlarda Ehl-i kitap kadınlarla evlenmenin yasaklanması, iktisadî şartlardaki değişim sonucu diyet miktarlarında yeni düzenlemeye gidilmesi burada hatırlanabilir.

O dönemde belli usul terimleriyle açıklanmayan, hatta bazen gerekçesi de tam olarak belirtilmeyen bu tür uygulamalar,  genelde Müslümanların hukuk tefekkürünü, re'y ve içtihat faaliyetini, özelde ise Irak ekolünün istihsan, Medine ekolünün de maslahat ve istıslâh anlayışlarını besleyen temel malzemeler arasında yer aldı.

Mahiyeti

Fıkıh usulünde hem kaynaklar ve hem de metotlar için ortak başlık olarak kullanılan “deliller” kapsamında ele alınan istihsan, fer‘î deliller içerisinde değerlendirilir.Çoğunlukla Hanefîler tarafından kullanılan bu metot, büyük oranda teknik anlamdaki kıyasla ilgilidir ve onun tatbikatında ortaya çıkabilecek bazı mahzurları gidermeyi hedefler. Fakat uygulamada “kıyas” teriminin en geniş anlamıyla düşünülmesi neticesinde; nasslar, üzerinde icmâ gerçekleşmiş hususlar ve bunlara kıyaslanmak suretiyle elde edilen hükümler bir arada değerlendirilerek bazı genel kurallara ulaşılmaya çalışılmış ve istisna (olması uygun) görülenler istihsan olarak adlandırılmıştır.

Önemi

istihsân, bir olaya fıkhî bir çözüm getirmeye çalışırken nassları parçacı bakış yerine bütüncül bir bakışla ele alarak; hukukun amacının, adalet ve hakkaniyet düşüncesinin göz önünde bulundurulması anlamına geldiği için önemlidir. Bu yöntem sayesinde, istisnası hemen hemen hiç bulunmayan “Her kuralın istisnası vardır” prensibinin bir yansıması olarak, farklı hükümlere ihtiyaç duyan özel durumların, genel yaklaşımların sathiliğine kurban gitmesi engellenmiş olur.

Kaynak değeri ve deliller hiyerarşisi içerisindeki yeri

 Kur’an ve Sünnet nassları, istihsan türleri içerisinde ve “Nass Sebebiyle İstihsan” başlığı altında; icmâ konusu da aynı şekilde “İcmâ Sebebiyle İstihsan” başlığı altında yer alır. İstihsanla en yakın alâkalı delil “kıyas” tır.

Kıyasta hükmü bilinmeyen bir olayın aralarındaki illet birliği sebebiyle hükmü bilinen bir olaya ilhak edilmesi söz konusudur. İstihsanda ise karşılaşılan olaya uygulanabilir genel bir kural bulunmakla birlikte, sonuçta bundan vazgeçilip farklı bir çözüme gidilmektedir. Nitekim kaynaklarda istihsan, kıyas karşıtı olarak (“hılâfen li’l-kıyâs” şeklinde) ifade edilir.

 

İstihsan  bazı tâli delilleri de içinde barındıran bir üst delil görünümündedir. Nitekim örf, maslahat, ihtiyaç ve zaruret gibi deliller daha sonraki dönemlerde, istihsânın gerekçesi ya da sebebi olarak anılacaktır.

İstihsânın istıslâhla ilişkisine gelince, istihsânda tatbik edilmemiş olsa da kendisine kıyas yapılabilecek bir “asıl” mevcut iken, istislâhta karşılaşılan olaya uygulanabilir bir nass ya da hükmü bilinen benzer olaylar bulunmayıp, İslâm hukukunun genel ilkelerine ve amaçlarına göre hüküm verilmektedir.

 

Türleri

 

1 Gizli Kıyas (Kıyâs-ı Hafî) İstihsanı.

Çözüme kavuşturulmak istenen bir olaya uygulanabilecek birden fazla kıyas imkânı vardır. Bu durumda şekil yönünden ilk akla gelen kıyas (kıyâs-ı celî) terk edilip, ilk olarak hatıra gelmemekle birlikte hükmün konulma amacı açısından daha kuvvetli olan gizli kıyas (kıyâs-ı hafî) alınmaktadır. Bu tür istihsan, esasen kıyas kapsamında kalmaya devam eder.

Mesela Hanefî Mezhebi’nde yerleşik kurala göre, sözleşme sırasında özel kayıt konulmadıkça ziraî arazinin satışı ile bu araziye ait irtifak hakları alıcıya geçmez. Fakat aynı arazi kiralandığında irtifak hakları kural olarak sözleşmeye dâhildir; kiracının bu irtifaklardan yararlanması için ayrıca tasrih gerekmez. Ziraî arazinin vakfedilmesi işlemi ise, vâkıf (malını vakfeden kişi) açısından bey‘ (satış), vakıf lehtarı (vakıftan istifade edecek kişi) açısından da icâre (kira) sözleşmesine benzemekte ve olaya iki farklı kıyası uygulama imkânı bulunmaktadır. Vakfın tıpkı satış gibi bir ferâğ işlemi olduğu (mülkiyet hakkından ferâgat etme anlamı taşıdığı) düşünüldüğünde, aksi belirtilmedikçe irtifak haklarının vakfedende kalması ilk akla gelen çözümdür

II. İstisna Yoluyla İstihsan


Bu başlık altında yer alan istihsan türlerinde, karşılaşılan hukukî bir olaya çözüm getirilirken o olayın benzerlerine uygulana gelen genel kuralın veya o olayı kapsayan genel bir delilin gereğinin yahut nassların lafzının dışına çıkılması, olayın tabiatına uygun ve istisnaî nitelikte başka bir çözümün benimsenmesi söz konusudur.

a) Nass Sebebiyle İstihsan

Nass tarafından bir olaya benzerlerine bağlanan hükümden farklı bir hüküm bağlanması Hanefî usulünde istihsan olarak nitelenir ve "istihsânü'n-nass" adıyla ayrı bir tür teşkil eder. Burada bir meseleyi konu edinen bir nassın, aynı konuyu da kapsayan genel nitelikli nassın ya da nasslardan elde edilen genel kuralın dışında kalan, yani ona aykırı özel bir hüküm getirmesi söz konusudur.

Mesela  Oruçlunun unutarak da olsa yiyip içmesinin ibadetin rüknü olan imsaki ihlâl ettiği için orucu bozması gerekirken, hadislerde unutan kişi için özel ruhsat getirilmiş, fakihler de unutarak yeme içmenin, kıyasa aykırı olmakla beraber, istihsânen orucu bozmadığını ifade etmişlerdir.

b) İcmâ Sebebiyle İstihsan

Hanefî kaynaklarının "istihsânü'l-icmâ" adını verdiği ve sınırlı örneklerle destekleyebildiği bu usulde, bir konuda genel kuralın dışında kalan bir çözüm üzerinde icmâ oluştuğu tezi ileri sürülür. Kaynakların buna dair verdiği en yaygın örnek eser (istisna‘) sözleşmesidir. Sözleşmenin konusu sanatkârın belli bir zaman zarfında meydana getireceği eser olduğu için, akdin esasen “ma'dûmun satışının yasak olması” şeklindeki genel kurala aykırı düştüğü, ancak insanlar arasında bu yönde bir teamül oluştuğu ve bu hiçbir müçtehidin itirazına da uğramadığı için, cevazı üzerinde icmâ oluştuğu ifade edilerek, eser sözleşmesinin kıyasa aykırı olsa da istihsânen caiz görüldüğü belirtilmiştir.

c) Örf Sebebiyle İstihsan

Kıyasla belirlenen bir hükme veya yerleşik bir kurala aykırı düşen bir uygulamanın insanlar arasında genel kabul görüp örf haline gelmiş olması, örf sebebiyle doktrinde mevcut bir genel kuralın dışına çıkılması anlamına geldiğinden, istihsânın bir başka türünü oluşturur.Meselâ genel kural, akdin gerekli kıldığı bir şart olmadıkça, ileri sürülecek şartın geçersizliği yönünde olduğu halde, örfe dayanarak meyvenin iyice olgunlaşmasına kadar dalında kalmasını şart koşması caiz görülmüştür. Burada sosyal ihtiyaçlar örf şekline bürünerek varlığını müçtehide hissettirmekte ve doktrinde yerini almaktadır.

d) Zaruret ve İhtiyaç Sebebiyle İstihsan


Bu tür istihsan "istihsânü’z-zarûre" ve “senedi zaruret olan icmâ” diye de adlandırılmıştır. İçine pislik düşen kuyuların suyunun tamamen boşaltılmasının mümkün olmayacağından hareketle kuyudan belli bir miktar suyun boşaltılması halinde suyun temizlenmiş olacağı fetvası verilmiş, bu da kıyasa aykırı olmakla birlikte zaruret ve ihtiyacın sevk ettiği bir istihsan olarak adlandırılmıştır.

e) Maslahat Sebebiyle İstihsan

Kıyas terk edilirken gözetilen faydanın (maslahatın) geniş çaplı olması durumunda “zaruret sebebiyle istihsan”, daha dar kapsamlı olması durumunda da “maslahat sebebiyle istihsan” söz konusu olur.

Meselâ  İmamlık, müezzinlik, Kur'an öğretme gibi din...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hukuk Usulü 9.Hafta
« Posted on: 22 Eylül 2019, 13:17:30 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hukuk Usulü 9.Hafta rüya tabiri,Hukuk Usulü 9.Hafta mekke canlı, Hukuk Usulü 9.Hafta kabe canlı yayın, Hukuk Usulü 9.Hafta Üç boyutlu kuran oku Hukuk Usulü 9.Hafta kuran ı kerim, Hukuk Usulü 9.Hafta peygamber kıssaları,Hukuk Usulü 9.Hafta ilitam ders soruları, Hukuk Usulü 9.Haftaönlisans arapça,
Logged
04 Mayıs 2010, 22:54:53
manisam

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17


« Yanıtla #1 : 04 Mayıs 2010, 22:54:53 »

Allah razı olsun inş
 :' :)
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
07 Mayıs 2010, 14:16:26
mebruka

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 142


« Yanıtla #2 : 07 Mayıs 2010, 14:16:26 »

PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &