ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Açık Öğretim & İlitam Dunyasi ๑۩۞۩๑ > Sakarya İlitam > Ders Notları ve Özetler > hadis tarihi yaz okulu ödevi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: hadis tarihi yaz okulu ödevi  (Okunma Sayısı 3196 defa)
13 Temmuz 2010, 23:35:20
tuba2000

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 39


« : 13 Temmuz 2010, 23:35:20 »



arkadaşlar a sınıfı hadis tarihi ödevinin konusunu bulan varsa ve paylaşırsa sevinirim
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: hadis tarihi yaz okulu ödevi
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 12:55:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: hadis tarihi yaz okulu ödevi rüya tabiri,hadis tarihi yaz okulu ödevi mekke canlı, hadis tarihi yaz okulu ödevi kabe canlı yayın, hadis tarihi yaz okulu ödevi Üç boyutlu kuran oku hadis tarihi yaz okulu ödevi kuran ı kerim, hadis tarihi yaz okulu ödevi peygamber kıssaları,hadis tarihi yaz okulu ödevi ilitam ders soruları, hadis tarihi yaz okulu ödeviönlisans arapça,
Logged
16 Temmuz 2010, 22:04:13
bilal18

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7


« Yanıtla #1 : 16 Temmuz 2010, 22:04:13 »

Hadis Tarihi yaz okulu ödevi olarak İsmail Lütfi Çakan'ın Hadis Edebiyatı adlı kitabından aşağıdaki bölümler okunup 3 SAYFAYI GEÇMEYECEK ŞEKİLDE özetlenecek ve  en geç 20 TEMMUZ 2010 tarihine kadar gönderilecektir. Kitabın matbu nüshaları yanında bu adresinde de tamamı bulunmaktadır. Bütün öğrencilerimize duyurulur.
Özeti çıkarılacak bölümler:
Hadis Edebiyatının Oluşum Safhaları
Hadislerin Ezberlenmesi
Kitabet
Tedvinu'l-hadis
Tasnifu'l-kütüb
Gizle


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 16 Temmuz 2010, 22:08:14 Gönderen: Neslinur »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
19 Temmuz 2010, 17:34:53
bafra55

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 18


« Yanıtla #2 : 19 Temmuz 2010, 17:34:53 »

hadis ozet cıkarılacak yerler
HADİS EDEBİYATININ OLUŞUM SAFHALARI
 

Hadis Ebebiyâtına vücud veren hadis, «söz, fiil, takrir, hılkî ve hulkî vasıf olarak, Nebi sallellahu aleyhi ve sellem' e izafe edilen her şeydir» diye tarif edil­mektedir.

Hadis, Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği vahyi açıklama («beyân ») görev ve yetkisinden[6] kaynaklanmaktadır. Peygamberi beyân'ın yazılı metinleri ve bu metinler üzerindeki ilmî mesâiler hadis literatürünü, hadis edebiyatını mey­dana getirmektedir.

Hadis metinlerinin veya daha kapsamlı bir ifâde ile, sünnete ait verilerin doğru olarak tesbit ve nakli ile ilgi çalışmalar bir taraftan Hadis Edebiyatının menşeine dair ilmî faaliyetleri oluştururken bir taraftan da Hadis Edebiyatı­nın teşekkülünde gözlemlenen safhaların tetkikini zorunlu kılmaktadır.

Sünnete ait bilgi ve belgelerin güvenilirliği ile de yakından alâkalı olan bu oluşum devri, modern hadis tetkiklerinde daima ve ısrarla söz konusu edilmek­tedir. Bu da özellikle müsteşriklerin, bilhassa bu ilk dönemdeki faaliyetlerin tesbit ve yorumunda tenkidçi bir tavır takınmalarından ileri gelmektedir.

Hadis Edebiyatını, çeşitleri, özellikleri ve faydalanma usulleriyle tanıt­maya çalışacağımız bu kitabta biz, anılan safhaları, söz konusu tenkidleri ce­vaplandırmak için değil, bizzat konumuz olan Hadis Edebiyatının teşekkülünü anlatmak maksadıyla inceleyeceğiz.

Hadis Edebiyatının teşekkülünde şu dört safha dikkat çekmektedir:

Hıfz (ezberleme).

Kitabet (hadislerin yazıya geçirilmesi),

Tedvin (hadislerin yazılı metinler halinde resmen bir araya toplanma-

Tasnîf (belli usullere göre kitablaştırma).

Aslında biz bu safhalara, «hadisin günümüze intikal aşamaları » olarak da bakabiliriz.

Şimdi sırasıyla bu safhaları görelim: [7]

 
1. Hadislerin Ezberlenmesi («Hıfz»)
 

Hadislerin yazıya geçirilmesi ile ilgili bir sonraki bahiste etraflıca izah edi­leceği gibi, başlangıçta, Kur'an'dan başka bir şeye düşkünlük gösterilmesi ve önce Allah Kelâmı Kur'ân'ın kendine has özellikleri ile müslümanlar tarafın­dan bir iyice benimsenmesi için Hz. Peygamber, hadislerinin yazılmasına mü­saade buyurmamıştır. Kur'ân âyetlerinin tâbi tutulduğu, yazdırma, ezberleme ve kontrol gibi resmi muamelelerin hadislere uygulanmasını uygun bulmamış­tı.                                                                     ,

Belki de bu ilk yıllarda ve hattâ Mekke Devrinde Hz. Peygamber'in açıkla­malarının az ve günlük pratik hayatla ilgili olmayışları bunda etkili olmuştu. Daha açık bir ifade ile, Mekke Devrinin özellikle ilk yıllarında tevhid inancıyla ilgili âyetler nazil olmaktaydı. Mekke Toplumunun Allah inancı konusundaki yanlışları ortaya konulmaktaydı. Bu sebeple de Hz. Peygamber'e çok fazla açık­lama görevi düşmemekteydi. O, daha çok inen âyetleri okuyarak insanları İslâm'a davet etmekteydi.

İslâm Sisteminin gerekleri daha sonraki yıllarda ve özellikle Medine Dev­rinde belirleneceği için açıklama ihtiyacı da daha çok o dönemde görülecekti. Bu sebeple hadislerin başlangıçta yazıya geçirilmesine gerek duyulmaması herhalde bu tabiî gelişme ile de yakından ilgilidir.

Burada şu noktaya da işaret etmek yerinde olacaktır: Kitâbetü'l-hadîs meselesini inceleyen eserler, hadisleri yazma izninin ilk kez ne zaman verildi­ğine dâir kesin ya da ihtimâli bir tarihten söz etmemektedirler. Bu da konuya ait tahminlerin sayısını çoğaltmakta ve fakat gücünü o nisbette zayıflatmakta­dır.

Ayrıca, özellikle ilk yıllarda Müslümanlar arasında yazı yazmasını bilen­lerin azlığı da dikkatte uzak tutulmaması gereken bir gerçektir. Netice olarak sahâbiler hadisleri;

a. Müşâfehe yoluyla (ağızdan),

b. Müşahede yoluyla (Hz. Peygamber'in fiil ve tasvibîerini görerek),

c. Sema'yoluyla (Hz. Peygamber'den duymuş ya da O'nun fiilerini gör­müş bir başka sahâbîden işiterek) öğenebiliyorlardı. [8]Çünkü hepsinin, her za­man Hz. Peygamber ile birlikte bulunmaları mümkün değildi.

Kur'ân-ı Kerîm'i ezberlemeye alışmış bulunan sahâbîler, aşağıda bir kıs­mını özetleyeceğimiz sebeplere bağlı olarak hadisleri de ezberlemişlerdir. An­cak hemen belirtelim ki, bu sebepler, yazma izninden sonra da, hadislerin ez­berlenmesinde etkili olmuşlardır. Bizim burada asıl temas etmek istediğimiz, hadislerin başlangıçta ve ilk iş olarak ezberlenmiş olmaları tarihî gerçeğidir. Bunun için de hadislerin intikalinda ilk merhale «Hadislerin Ezberlenmesi » olmaktadır.

Ashâb-ı Kirâm'ın Hadisleri Ezberleme Sebepleri

Şimdi gerek başlangıçta, gerekse yazma iznini takib eden yıllarda hadisle­rin sahâbîler tarafından ezberlenmesinin sebeplerine kısa kısa işaret edebiliriz. [9]

Herşeyden önce hadislerin, bir başka insan sözünde bulunması pek nâdir bir ifâde güzelliği ve özelliğine («üslûb ») sahip bulundukları ile ashâbm, oku-ma-yazma bilmeyen ümmî Arab Milletinden oldukları ve tabiî olarak, ümm-înin hafızasına güveneceği ve dayanacağı gerçekleri bir arada düşünülecek ve değerlendirilecek olursa, hadislerin ezberlenmesinin pek tabiî bir netice oldu­ğu kolaylıkla anlaşılacaktır.

Öte yandan, medeniyetin yoğunlaştırdığı sıkıntı ve problemlerden uzak, sade bir yaşayış da zihin berraklığı açısından oldukça önemli bir faktördü. Bu sebeple o günün insanları uzun hitabe ve şiirleri bir kez dinlemekle ezberleye­biliyorlardı.

Hadislerin gerek başlangıçta gerekse deha sonraki dönemlerde ezberlenmeşinin bir başka sebebi de dîni koruma ve yayma («tebliğ, davet») görev ve şu­urunun o günün müslümanlarının zihinlerinde iyice yer etmiş olmasıydı. Zira onlar, mutlu geleceklerinin ancak İslâm sayesinde gerçekleşebileceğini iyice kavramışlardı. Nitekim Hz. Peygamber de, «sözümü dinleyip belleyen ve belle­diklerini aynı şekilde başkalarına tebliğ edenlerin Allah yüzlerini ağartsın! »[10] buyurmuş, tebliğin önemli bir görev olduğunu duyurmuştu.

Hadisin ve sünnetin dindeki pek yüksek mevkii ve pratik değeri de ashabı her konuda Hz. Peygamber'i takip etmeye zorluyordu. Rasulullah'tan kaptık­ları her kelime ve bilgi, onların âdeta beyinlerine ve iliklerine işliyordu. Onlar bu bilgileri amel ve uygulama olarak ortaya koyuyor, fiilen yaşıyorlardı. Bu fiilî durum ise, hiç şüphesiz, ezberlemeye vesile ve yardımcı, unutmaya da engel oluyordu. Çünkü sorumluluktan kurtulmanın olduğu kadar ilgiyi unutmama­nın da en geçerli yolu onu yaşamaktı.

Hz. Peygamber, kendisinden sonra dînî tebliğ sorumluluğunu yüklenecek olan ashabı, bu büyük görevi başarı ile yapabilecek kıvama gelmeleri için hik­met ile eğitirdi. O'nun sözleri ne uzun ne de kısa olurdu, o, tane tane konuşur­du. O kadar ki, Hz. Aişe, «yanında bulunan herhangi bir kişi O'nun sözlerini ko­laylıkla ezberi ey ebiîirdi.» [11] demektedir. Bâzan da hafızalarda iyice yer etmesi için Nebî (s.a.) sözünü üç kere tekrar ederdi. [12]

Birer paragraf halinde oldukça özetleyerek değindiğimiz bu ve bunlara ilâ­ve edilebilecek daha başka sebepler, bilhassa başlangıçta hadislerin ezberlen­mesinde büyük rol oynamışlardır. [13]

 
II. KİTABET (Kitâbetü'l-hadis=Hadislerin Yazıya Geçirilmesi)
 

«Kitâbetul-hadîs», «Kitâbetu 1-iîm»[14] ve «Takyîdu'1-ilm»[15] deyimleriyle anla­tılmakta olan hadislerin yazı ile tesbiti konusu, başlangıç açısından EZBER SAFHASI'nı takib etmekle beraber, elde mevcut müteârız hadisler dolayısıyla başlangıçtan beri münâkaşa mevzuu edilegelmiştir.

Hadislerin yazı ile tesbit edilmesi, -münâkaşaları ve gösterilen çözüm yol­lan bir yana- sünnete ait bilgi ve belgelerin korunması, ve sonraki nesillere ak­tarılması ve Hadis Edebiyatının teşekkkülü bakımından fevkalâde önemli merhaledir.

îşâret ettiğimiz bu büyük önemine binâen konu, Hadis Usûlü kitaplarında ele alınmış, hatta müstakil eserlere mevzu edilmiştir. Son zamanlarda ise ko­nu, daha çok müsteşriklerin sünnet çevresindeki hatalı değerlendirmeleri ve tenkid başlangıcı olarak hadislerin yazı ile tesbiti meselesini ele almaları dola­yısıyla Müslüman müelliflerce ilmî araştırmalara mevzu edilmektedir.

Konu Etrafındaki Müteârız Hadisler

Ebu Said el-Hudrî (r.a.) Rasûlullah'm şöyle buyurduğunu nakletmekte-

«Benim ağzımdan Kur'ân'dan başka hiçbir şey yazmayınız. Kurandan başka bir şey yazmış olan kimse varsa, derhal o yazdığını imha etsin. Ancak yazmaksızın benden dilediğiniz gibi rivayet ediniz. Bundan bir beis yoktur. Bir de bile bile her kim bana isnad ederek yalan uydurursa Cehennemdeki yerine hazırlansın. [16]

Bu hadisin sübûtu hakkında en küçük bir tereddüde yer yoktur. Çünkü bu manada bir çok hadis varid olmuştu. [17]

Öte yanda Abdullah ibn Amr'ın şu rivayeti yer almaktadır:

«Rasûlullah 'dan duyduğum her şeyi ezberlemek maksadıyla yazıyordum. Kureyş beni bundan nehyetti ve «Rasûlullah (s.a.) kızgınlık ve sükûnet halle­rinde konuşan bir insan iken sen O'ndan duyduğun herşeyi nasıl yazarsın? de­diler. Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Sonra durumu Rasulullah'a arzettim. Eliyle ağzına işaret ederek;

«Yaz, canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki buradan haktan başka bir şey çıkmaz!» buyurdu ».[18]

Ayrıca Hz. Ebû Hureyre (r.a.) de şöyle demektedir:

«Nebî (s.a.) nin ashabı içinde Abdullah b. Amr hariç, benden daha fazla hadis bilen rivayet eden kimse yoktur, Abdullah yazar, ben yazmazdım.» [19]

Hz. Peygamber'in sağlığında hadislerin yazıldığına dair, sayılan tevatür derecesine varan büyük bir sahâbî topluluğundan gelen bir çok hadis bulun­maktadır. Bu yüzden M. Hamidullah'ın isabetle belirttiği gibi «Hz. Peygam­ber'in hayatı boyunca hiçbir şeyin yazılmamış olduğu hususunda ileri sürüle­cek herhangi bir ifâdenin, manasızlık hudutlarına varan bir şüphe olduğu da muhakkaktır. [20]Hatta bir iki isnadı tenkid edilmiş bile olsa bizzat Hz. Peygam­ber'in: «i...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
19 Temmuz 2010, 18:48:04
tuba2000

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 39


« Yanıtla #3 : 19 Temmuz 2010, 18:48:04 »

arkadaşlar teşekkür ederim
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &