ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Edebiyat Eserleri > Makale Dünyası > Denemeler > O (s.a.v)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: O (s.a.v)  (Okunma Sayısı 632 defa)
20 Mayıs 2010, 16:15:55
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 20 Mayıs 2010, 16:15:55 »



O (s.a.v)

İçimde bir gök gibi çoğalttım onu.

O’nu yazacak güçten acziyetim beni böyle mırın kırın etmek zorunda bırakıyor.

İstiyorum ki, O’nun bendeki karşılığını, yüreğimden geldiği gibi yazayım. Bu yazıda, bunu deneyeceğim. On altı yıldan bu yana O’nu yazamamışım. Yazmaya cesaret edememişim. Şimdi bu cür’eti göstereceğim. Cahilliğimin bağışlanmasını dilerim.

Dedim ya, O’nun bendeki karşılığını yazacağım. O’nunla ilk kez ilkokul sıralarında tanıştım. Hüseyin İnce -birinci sınıf öğretmenimdi, yaşıyorsa ellerinden öpüyorum, ölmüşse rahmet diliyorum- bana Diyanet yayınlarınca basılmış kalınca bir kitap verdi. Adı Hatemül Enbiya idi. Kur’ân kursu öğrencilerinin ders kitabı olduğunu ilkokulu bitirip Şazibey Kur’ân kursunda okumaya başladıktan sonra fark ettim.

Köyde Kürt aşiretlerinin katarlarınca bırakılmış gazete parçacıklarını okuyordum. Kuzucukları otlatmaya gittiğim günlerde dereden tepeden gazete sayfalarını toplar okurdum. Öğretmenim bu okuma iştiyakımı fark etmiş, bana yukarıda sözünü ettiğim kitabı almış. O kitabı birinci sınıf boyunca birkaç kez okuduğumu anımsıyorum.

O’nunla ilk tanışmam o kitapla oldu. Kulaktan dolma ufak tefek bilgiler vardı; ama ilkokul bir öğrencisi için o kitap bütün yanlış bilgileri siliyor, yerlerine oradan doğrularını yazıyordu.

Köydeki kargir evimizin tahta döşemeleri gıcırdadıkça O’nun da bizimle yaşadığını hayal ederdim. Evimizin içinde başka bir ev varmış, O orada yaşıyormuş, bizi her an görüyormuş gibi gelirdi. Kuzuları otlatmaya götürdüğümde yanımda O’nun da olduğuna inanırdım. İlkokul yıllarımda en sağlam yanım O’nunla yaşıyor oluşumdu. Namaz kılardım bolca. O’nun çok namaz kıldığını öğrendiğimden olsa gerek, çocuk aklımla, evde oyundan kotardığım zamanlarımı seccadede geçirirdim. Böyle yapınca O’na daha yakın olduğumu hissederdim.

Öğretmenim, kitabı üç kere okuduğumu öğrenince beni daha çok sevmişti. Her okul çıkışı o kitabı bitirişim hatırına bana bir şeker verirdi. Ben de o şekeri beşikteki kardeşime götürürdüm. O şekerler sanki öğretmenimden değil de O’ndan geliyordu.

İlkokul boyunca O’nun hayaliyle yaşadım. Çocukluk düşlerimin baş kahramanıydı O. Rüyalarımda görürdüm. O rüyalarımdan hatırımda belli bir sima yok. O, yanıma o kadar yaklaştığı halde tasvirine dair herhangi bir unsur bulamıyorum şimdi zihnimde.

Ortaokul-lise yıllarımda yine beni takip etti; ama artık nahif yanımın kabalaştığını, sertleştiğini, köreldiğini hissediyordum. Bu hal arttıkça O’nu uzakta görüyordum.

Lise üç ve dört yıllarımda Asım Köksal’ın, Salih Suruç’un eserlerini okurken O’nu bir kere daha yanı başımda duyuyordum.

Mescide girdiğinde ibadet edenlerin yanına değil de müzakere edenlerin yanına gidişi beni çok etkiler. İlmi öncelemesine vurulurum.

Şair değildir. Şair sahabelere ilgisini söylemeye gerek var mı? Cüppesini çıkarıp şair sahabeye hediye etmesi şairler için ne muhteşem bir tablodur. Ka’b bin Züheyr o sahabe değil mi?

Taif’ten kovuluş… Bir salkım üzüm… Ninovalı Addas… Taşlanma… Ayakların kanlar içinde kalışı… Buna rağmen beddua etmeyiş… Bir kişi bile inanan çıkacaksa helak olmalarını istemeyiş… Bu tablo ne öyküye sığar ne de bir romana.

O’nun bendeki yansımalarını anlatabilir miyim? Güç iş. Benim görebildiklerimi, hissedebildiklerimi anlatabilirim.

***
“Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstümde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhametin saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk”

(Köşe, Sezai Karakoç)
Başımda buluttu. İçimde merhamet. Ben ona layık olamadım. İçimdeki O’nu koruyamadım. Büyüdükçe O’na yaklaşmam gerekirken, uzaklaştım. Kalbim soğurdu. Aklım soğurdu. Sayrı bir halde yaşamaya başladım. O’ndan uzak yaşamak ne kadar da zor. Ama ne hazin ki O’ndan uzak yaşamayı tercih etmek de benim elimdeydi. Bulunduğum mekanlar hep O’nun adının anıldığı yerlerdi. İş arkadaşlarım hep O’nun sevdalısı mübarek kişilerdi. Ben onların içinde böyle bîgâne kaldım. Yaşadığım, iç çölümde susuzluğa mahkum olmaktı.

Şair olsaydım şöyle derdim:

“Ah elimi tutsaydınız bırakır mıydım Efendim

Ah elinizi tutsaydım

Ve değseydi bakışlarınız gözlerime

İstanbul’u fetheden ben olmaz mıydım Efendim”

(Mustafa Oğuz, Dergi, sayı 14)

Taşların tık tıklarında, havanın demdemelerinde, bulutların pötürtülerinde, ağaçların hışırtılarında O’ndan bir ses, bir ışık, bir iz var.

O’nun bendeki yansıması demiştim. O, bende bir dost bir can olarak yaşadı. Kalbimin küllendiği demlerde bile beni terk etmedi.

Benim ben olmaktan çıktığım zamanlarda varlığını hissettirdi. Ben ne kadar duymazdan gelsem de o seslenmeyi sürdürdü.

O’nun öldüğüne inanmıyorum. Yunus “Ölen hayvan imiş, canlar ölesi değil” diyor. O’nun canı yaşıyor. Yanı başımızda yaşıyor.

O’nun içimdeki müziğini dinliyorum. O’nun getirdiği mektupta bildirilen habere muhatabım. Muhataplığımın liyakatini bilemesem de sözün/kelamın /sesin/özün karşısında sorumlu tutulmuşum.

Hira’dan Mekke vadilerini gözlemlediği günlerin hürmetine, örümcek ağının ardında üçüncü dostun Rab oluşunun hürmetine, Uhud dağının eteklerindeki o büyük kayaların arasında dişinin kırıldığını fark ettiği, dudağının yarasından kan aktığı günlerin hüznü hürmetine, “Kardeşlerime selam olsun” deyip ahir zaman dirilişçilerini işaretlediği ikindi hürmetine O’na varlık ve yokluk adedince salat ü selam olsun.

 Recep Şükrü Güngör

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: O (s.a.v)
« Posted on: 16 Temmuz 2019, 19:08:05 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: O (s.a.v) rüya tabiri,O (s.a.v) mekke canlı, O (s.a.v) kabe canlı yayın, O (s.a.v) Üç boyutlu kuran oku O (s.a.v) kuran ı kerim, O (s.a.v) peygamber kıssaları,O (s.a.v) ilitam ders soruları, O (s.a.v)önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &