ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Edebiyat Eserleri > Makale Dünyası > Denemeler > Benlik ve İlim
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Benlik ve İlim  (Okunma Sayısı 733 defa)
12 Mart 2010, 16:51:29
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 12 Mart 2010, 16:51:29 »



Benlik ve İlim

İnsanın kendisine ait müstakil bir şahsiyete sahip oluşunun farkında ve şuurunda olması, onun benliğinin esasını teşkil eder. Bu bakımdan benliğin temelinde bilme ve idrak etme vardır.

Bu sayede insan, içinde yaşadığı muhitle ve onda vukua gelen hadiselerle olan münasebetini bilir. Ayrıca bunları kendisine mahsus kıymet ölçüleriyle takdir eder. Mevcudat karşısındaki bütün bu imtiyazlarına rağmen, ona ait garib tezatlardan birisi şudur ki; o çevresini tanıdığı kadar kendini tanıyamamaktadır. En çok bildiği şeyler hep kendine uzak olan şeylerdir. Bütün bir insanlık olarak maddenin kanunlarına olan vukufiyetimiz hergün artarken, kendimize ait bilgilerimiz hem daha yavaş seyretmekte, hem de diğerleri kadar kesin hükümler yaz edememektedir. Bazı şeyleri riyazi bir katiyetle hükme bağlarken ne olduğumuz. hayattaki vazife ve fonksiyonumuzun neden ibaret bulunduğu mevzuundaki düşünceler, sübjektif olmaktan öteye gitmemektedir.

Hatta, kâinatın fethi gibi büyük bir iddianın sahibi olan insanoğlu, bu meselede çoğu zaman hemen hemen hiçbir fikre sahip değildir. Halbuki o, devamlı surette çevresine tesir etmesini bilen mühim değişiklikler yapabilen yaratıktır. Kendini daha az tanımanın tabii neticesi olarak bu değişme insanın esas yapısına uygun olarak gerçekleşmemekte, kendi eserine yabancı hatta köle durumuna düşmektedir. Hayatta intibaksızlıkların ve sayısız buhranlara düşmenin mühim bir amili de, bu husus olmaktadır. Zira o,ne kadar büyük başarıların sahibi olursa olsun temeldeki zaaf, ihtiyaç, ihtiras, kabiliyet vs. yönleri ile yine binlerce sene öncesinin insanıdır.

İnsanla çevresi arasındaki bu tezat gittikçe şiddetlenirken, onun kendine ait olan bilgileri de başka bir garabet arzetmektedir. Kendi varlık bünyemizde, hakiki mahiyetimize ait olanlarla, bize aidiyeti birincilere nazaran itibari diyebileceklerimize ait bilgilerimiz eşit değildir. Esas yapımızla alakalı bilgilerimiz çok daha azdır. Şahsiyat’a ait bilgilerimiz mâhiyetten, uzviyat bilgilerimiz de ruhiyattan fazla gelişmiştir. Böylece muhitten merkeze doğru cehaletimiz artmaktadır. Hâlbuki bu az bildiklerimiz çok bildiklerimizi tanımamıza vasıta olanlardır. Dış âlemi kendisiyle idrak ettiğimiz cihazlar, bizce idrak edilenlerden daha meçhuldür. Bu en az bilinenlerin merkezinde ise, sahip olduğumuz her şeye şahsiyetimizin damgasını vuran benliğimiz yer almaktadır.

Benlik, insan varlığının merkezi ve en karanlık noktasıdır. Bu karanlık noktanın keşfi, diğer pek çok bilginin anahtarıdır. Şehadet âlemine ait sağlam bilgi bu keşfe bağlı olduğu gibi, gayb âlemlerinin esrarına açılan yol da buradan geçer. Adeta o iki âleme ait sırların temerküz ettiği odak noktası gibidir. Mevcut bilgilerin nazari olmaktan kurtulup marifet haline gelmesi yine buna bağlıdır. İnsanın bu keşfe müteallik bir faaliyetin içerisine girdiği zaman hayretten hayrete sürükleyici pek çok tecelliye mazhar olduğunu, yaşayanların hal ve ifadeleri ispat ediyor. Bu noktada insanın bilmesi gereken o kadar şey vardır ki, kâinatın sınırsız derinliği ile bu bilinmeyenlere ait iç derinlik arasında bir mukayese mümkün olsa, dış içe göre daha sığ kalırdı. Maddi kâinata nisbeten tek bir hususiyet arzetmesine mukabil içimiz türlü âlemlerin ve değişik hallerin tecelligâhıdır. Bunun için Kur’an-ı Kerim terazinin bir kefesine insanı, öbür kefesine de kâinatı koyarak anlatmıştır. Hz. Ali (R.) “Sen kendini ne sanırsın sende âlemler dürülmüştür” buyurmaktadır. Gene "insanın yaratıcısı hakkında doğru bir bilgiye sahip olması, kendini tanımasına bağlı bulunarak Kendini bilen, Rabbini bilir” denilmiştir. Bunun muhalif manası ise kendini bilmeyen Rabbini de bilemez demektir.

Ene ile ifade edilen benlik kendi manasının hakiki veya itibari addedilmesi cihetleriyle de birbirinden çok uzak manaları temsil eder. Ona hakiki bir vücud nazarıyla bakılınca herşeyi yutacak kadar büyür. Yaratıcının mülküne müdahaleye kalkışarak firavunlaşır. Herşeyi ve herkesi de kendine kıyas ederek, yeryüzünü şeriklerle doldurur. Manasının harfi oluşu noktasından bakılınca da o kadar incelir ki, adeta yok olur. Büyük müellifin ifadeleriyle ‘Ene, ince bir elif, bir tel, farazi bir hat iken mahiyeti bilinmezse tesettür toprağı altında gittikçe kalınlaşır. Vücud-u insanın her tarafına -yayılır. Koca bir ejderha gibi vücud-u insanı yutar. Bütün o insan, bütün duyguları ile adeta ene olur. Sonra nevin enaniyeti de bir asabiyet-i nev’iye ve milliye cihetiyle o enaniyete kuvvet verip o ene, enaniyet-i nev’iyeye istinad ederek şeytan gibi Allah’ın emirlerine karşı mübareze eder.

Sonra nefsiyle kıyaslamak suretiyle herkesi hatta her şeyi kendine kıyas edip Cenab-ı Hakkın mülkünü onlara ve sebeplere taksim eder. Gayet büyük bir şirke düşer. (Muhakkak şirk çok büyük bir zulümdür.) ayetinin mealini gösterir. Evet nasıl miri malından kırk parayı çalan bir adam bütün hazır arkadaşlarının birer dirhem almasını kabul ile hazmedebilir. Öylede (kendime malikim) diyen adam (Herşey kendine maliktir) demeye ve itikad etmeye mecburdur.

Bu büyük yükü ve vebali omzumuzda taşıyamayız. Çünkü şu vücudu biz yapmadık, yolda bulup da sahip de çıkmadık. Ayrıca şu anda bile ona malik değiliz. Çünkü bu dehşetli cihazın akıllan hayran eden çalışma sistemlerinden hiç haberimiz olmuyor. Kalbimiz, sinir sistemimiz bizim irademize değil. Biz bu benlik ve ona bağlı hisler, bir ölçü birimi gibi Hakiki Sahibimizi ve onun isim ve sıfatlarım tanımak için verilmiştir.

B. DÜNDAR


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Benlik ve İlim
« Posted on: 08 Aralık 2019, 00:13:09 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Benlik ve İlim rüya tabiri,Benlik ve İlim mekke canlı, Benlik ve İlim kabe canlı yayın, Benlik ve İlim Üç boyutlu kuran oku Benlik ve İlim kuran ı kerim, Benlik ve İlim peygamber kıssaları,Benlik ve İlim ilitam ders soruları, Benlik ve İlimönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &