İlimDünyası.com Kabe'den 24 Saat Canli Yayin , mekke canlı , kabe canlı ,kabe online| Kuran-ı kerim , Tasavvuf , fakirullah, Hanım Sahabeler , Erkek Sahabeler , Hadis Alimleri , Mezhebler , Müslüman Bayanlar ve İslami ilimler , Bayanlar için Sağlık Köşesi , Biyoğrafi Dünyası , Ana ve Babanın Hakkı Ödenmez  > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Eğitim > Çocuk Eğitimi > Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar  (Okunma Sayısı 317 defa)
05 Şubat 2010, 17:18:05
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.371


« : 05 Şubat 2010, 17:18:05 »



Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar

(Uzmanların Gizli Mesajlar hakkında söyledikleri birkaç söz:)

"Her zamanki gibi, Elizabeth Pantley anababalara saygılı, anlaşılır, okunabilir ve kesinlikle çok yararlı bir kitap sunuyor. Bu kitap, yargılamadan ve öğüt vermeden, anababaların çocuklarına gerçekten almalarını istedikleri mesajları vermelerine yardımcı oluyor."
—Parenting Today (Günümüzde Anababahk) adlı derginin başkanı Kathy Lynn

"Her bir öyküde, kâh gülerek, kâh ağlayarak, kendinizi, ailenizi ya da tanıdığınız birini bulacaksınız. Kendinizi bulduysanız, öyküyü izleyen bölümlerden, hem gizli mesajları, hem de yapabileceğiniz değişiklikleri öğrenebilirsiniz. Elizabeth Pantley, sadece kendine ait bir üslûpla, hem eğlendiren, hem de öğreten kitaplar yazmayı bir alışkanlık haline getirmeye başladı."
—ParentsWorld.com (Anababaların Dünyası)´ndan Editör Jill Lassaline

"Elizabeth yine başardı! Gizli Mesajları okurken, yine kendimi Tam bize benziyor´ demekten alamadım. Gerçekten eve hitap ediyor ve yılllardır kendime sormakta olduğum soruların cevaplarını veriyor. Sonunda, yaşantısı yaygın aile yapısına çok benzer bir yazar bulmak çok rahatlatıcı. Gizli Mesajlar benim ışığı görmemi sağladı!"
—Çalışmayan/evde çalış...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 110.080


View Profile
Re: Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar
« Posted on: 23 Mayıs 2012, 11:14:51 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar rüya tabiri,Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar mekke canlı, Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar kabe canlı yayın, Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar Üç boyutlu kuran oku Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar kuran ı kerim, Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar peygamber kıssaları,Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlar ilitam ders soruları, Çocuklarıza Verdiğiniz Gizli Mesajlarönlisans arapça,
Logged
07 Şubat 2010, 20:14:11
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.371


« Yanıtla #1 : 07 Şubat 2010, 20:14:11 »

Çocuklar büyüme sürecinden geçerlerken, sürekli olarrak kim olduklarını, bu dünyadaki ve anababalarının gözündeki , anlamlarını sorgularlar. Bir anababanın sözcüklerinin yanı sıra, yorumlarının, hareketlerinin ve genel olarak tepkilerinin boyutları,çocuğun kendisinin kim olduğu ve dünyadaki önemi konusunda oluşturduğu resmi şekillendirmesine yardımcı olur. Gerçekten ona karşı hissettiğimiz tüm sevgi ve övünce karşın, bir çocuğun onu bir sanat eseri olarak görmediğimiz sonucuna varması ne denli üzücü...


Yapabileceğiniz Değişiklikler
Sözcüklerinizi, gereken tüm önemi vererek dikkatlice seçmek en temel adımdır. Bundan böyle, çocuğunuz sizi duyabilecek uzaklıktaysa, onun dinlediğini varsayın ve doğrudan kendisine söylemeyeceğiniz bir şeyi onun hakkında söylemeyin.
Verilen örneklerde kendinizden bazı kırıntılar bulduysanız, diğer anababalardan çok farklı değilsiniz demektir. Ama bu, davranışınızı değiştirmeniz gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Çok basit bir değişiklik, çocuklarınızın hayatı üzerinde çok olumlu bir etki yaratabilir. Çocuklarınız hakkında konuşurken -kabul etmeliyiz ki bu en sevdiğimiz konudur- sözcüklerinizin çocuğunuzun bakış açısından nasıl görüneceğine dikkat edin.
Söylediğinizin olumsuz bir etki yaratacağından...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
07 Şubat 2010, 20:23:24
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.371


« Yanıtla #2 : 07 Şubat 2010, 20:23:24 »

Can Sıkıcı Yeni Komşu

Taek, pencereden dışarı baktığında, yeni komşularının oğlu Jefferey´in onların kapısına doğru yürüdüğünü görünce "Oh hayır, yine geliyor..." diye söylendi.
Olivia yüzünü buruşturdu. Bu arada, ön kapıdaki cırlak ses de sahibinin varlığını müjdeliyordu. "Sami!". Olivia ve Taek umutsuzca birbirlerine baktılar. "Sami? Evde misin?" Jeffrey´in çağıldayan sesi sokağın öbür tarafından duyulabilirdi.
Taek´in genellikle sakin olan ama şimdi biraz gerginlik dolu ses tonu eşine yakınıyordu. "Bu çocuğun kapıyı çalmayı öğreneceğine inanıyor musun? Bu çocuğa inanıyor musun, Olivia? Dümdüz yürüyüp içeri dalıyor! Bağırmaya hakkı var mı?" Taek, gülümsemeye çalışarak Jef f reye yöneldi. Dişlerinin arasından çıkan ses dudakları kadar gergindi. "Bir dahaki sefere lütfen kapıyı çal! Sami odasında!" Jef f rey, halının üzerinde çamur izleri bırakarak koşmaya başladı. Jeffrey! Ayakkabıların! Jeffrey kendisine yöneltilen bir emir sözcüğü duymadığı için, Taek´e ne yapması gerektiğini çözmeye çalışan bir bakış fırlattı. Teak artık tüm sabrı taşmış bir şekilde patladı .Ayakkabılarını çıkar! Olivia´nın, sakin olmasını ima eden bakışı üzerine Teak´in de yüzünde bir özür ifadesi oluştu.
Jeffrey, şaşkınlıkla, kafası karışmış bir şekilde "Oh. Tamam." dedi ve girişte oturup çamur kaplı...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
07 Şubat 2010, 20:32:02
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.371


« Yanıtla #3 : 07 Şubat 2010, 20:32:02 »

1. Zamanınızı daha iyi plânlamayı öğrenin. Zamanınızı daha plânlı ve verimli kullanabilirseniz, kendinize bile vakit ayırabildiğinizi göreceksiniz. Genellikle, bir plân yapmadan işe koyuluruz ve günümüzün büyük bölümünü harcarız. Zamanınızın doğru yönetimi için bir sistem kurmak biraz çaba gerektirebilir ama genelde günlerinizi daha düzenli ve sizi daha üretken yapacaktır. Günlerinizi belli işler için düzenlerseniz (pazartesi alışveriş, salı temizlik...) günlerinizin daha hoş ve rahat geçtiğini göreceksiniz.
2. Ne zaman evet ve nasıl hayır diyeceğinizi öğrenin. Birisi sizden bir şey istediğinde evet demek zorunda olduğunuzu düşünmekten vazgeçin. Hayır demek isterken otomatik olarak evet deyince, kullanıldığınızı düşünüp öfkelenirsiniz ve kendi hedeflerinizden vazgeçersiniz. Neyi yapıp neyi yapmayacağınız konusunda akıllıca kararlar alın. Şaşırtıcı ama gerçek olan bir şey varsa o da, bu işler gerçekten önemliyse birisinin onları mutlaka yapacağıdır.
3. Standartlarınızı düşürün ve önceliklerinizi belirleyin. Bir anababa, eş, çalışan, gönüllü, aşçı, temizlikçi ve benzeri olup, tüm bu görevleri mükemmel olarak neşeyle tamamlayamazsınız. Bunun yerine hangilerinin daha fazla zaman ve ilgi istediğini, hangilerinin yapılmayabileceğini belirleyin. Önceliklerinizi seçin ve dışarıdan gelen baskılara...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
07 Şubat 2010, 20:40:24
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.371


« Yanıtla #4 : 07 Şubat 2010, 20:40:24 »

Kucaklamanın en güzel yanlarından biri her zaman geri verilebilmesidir. Bana inanmıyorsanız, şimdi kitabı elinizden bırakın ve minik çocuğunuza sarılın. Onun da size karşılık verdiğini, sizi kucakladığını göreceksiniz, bunun da hoşunuza gittiğini inkâr edemezsiniz.
Spencer Michael Free´nin "insan Teması" adlı şiiri bunu çok güzel anlatıyor:
Bu dünyadaki en değerli şey insan teması, elinin benimkine dokunuşu. Çünkü solmakta olan bir yürek için, ekmek, içki ve hunnaktan daha anlamlı.
Barınak gece boyunca vardır ve ekmek bir gün boyunca. Ama elinin dokunuşu, sesinin tınısı ruhumda kalır yaşamım boyunca.



Beyzbol Yıldızı

Beyzbol! Frank için bu oyun yuvada ilk salıncağa bindiği andan üniversiteye başlayana kadar hep en büyük tutku olmuştu. Mümkün olsaydı, yaşamını da onun sayesinde kazanacaktı. Ama yaşam farklı fırsatlar yaratmış ve beyzbol sadece bir haftasonu etkinliği olarak kalmıştı. Bir yetişkinler ligine de katılmıştı ama artık bu tutkusunu, tüm bilgi ve becerilerini oğlu Jeremy´nin takımı ile paylaşmaya yoğunlaştırarak gideriyordu. Onu üzen tek şey ise yıldız oyuncu olmak için gerekli olan şeye Jeremy´nin sahip olmamasıydı. Oğlu atletik açıdan kendi gençliği ile karşılaştırılınca oldukça eksik kalıyordu.
Şimdi ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
07 Şubat 2010, 20:45:23
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.371


« Yanıtla #5 : 07 Şubat 2010, 20:45:23 »

Bir Yıldız İçin Dilekler

Kızını uyandırmak için üçüncü kez odasına gidiyordu Shaeida o sabah. "Nikki! Tatlım! Geç oluyor, kalkman gerekiyor." Nikki homurdanıp, azıcık kıpırdandı ama hiçbir kalkma işareti göstermiyordu. Shaeida, kızının dolabından giysilerini çıkarmaya başladı ve her zamanki gibi yeni yıkanmış ve katlanmış giysilerden Nikki´nin oluşturduğu dağınıklıkla karşılaştı. "Nikki!" Neden eşyalarını derli toplu tutmuyorsun? Senin arkanı toplamak hiç hoşuma gitmiyor. Haydi. Saat 7:00´yi geçti. Kalkmazsan geç kalacağız..."
Bir süre sonra Nikki kahvaltıda annesine katıldı. Shaeida gazetesinin üzerinden bakıp "O kurabiyelerin sağlıklı bir kahvaltı olduğunu düşünmüyorum..." Nikki bir bardak sütünü kafasına dikti, annesine verebildiği en güvenilir beslenme oydu.
Birden sanki bir yerine iğne batmış gibi yerinden sıçradı. "Oh, hayır," diye inledi. "Yazı ödevimi bitirmedim! Neredeydi?" O telâşla okul eşyalarını hazırlamaya çalışırken, annesi de umutsuzlukla onu izliyordu.
"Artık beşinci sınıf oldun; doğru düzgün ödev alışkanlıkları geliştirsen çok iyi olacak. Okuldan döner dönmez ödevlerini bitirme alışkanlığını kazanman iyi olacak diye düşünüyorum. Onu günün sonuna bırakınca, mutlaka birşeyleri unutuyorsun."
"Aman anne, o kadar önemli değil. Söylenmene gerek yok. Her şe...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &
Bu Sayfa 0.457 Saniyede 37 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.017s, 2q)