İlimDünyası.com Kabe'den 24 Saat Canli Yayin , mekke canlı , kabe canlı ,kabe online| Kuran-ı kerim , Tasavvuf , yıldızname , fakirullah, Hanım Sahabeler , Erkek Sahabeler , Hadis Alimleri , Mezhebler , Müslüman Bayanlar ve İslami ilimler , Bayanlar için Sağlık Köşesi , Biyoğrafi Dünyası , Ana ve Babanın Hakkı Ödenmez  > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Eğitim > Çocuk Eğitimi > Anne Baba Olma Sanatı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anne Baba Olma Sanatı  (Okunma Sayısı 269 defa)
07 Şubat 2010, 00:31:45
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« : 07 Şubat 2010, 00:31:45 »



Anne Baba Olma Sanatı


ÖNSÖZ

Oluşturma olmadan sanat olmaz; basmakalıp düşünce ve davranışlara sanatta yer yoktur. Ben anne-baba olmanın bir sanat olduğuna inanıyorum. Anne-babalar hayattaki en büyük sanatçılardır. Bazen çok kötü, bazen vasat, bazen de çok iyi ve eşsiz eserler oluştururlar.
Umarım bu kitap sadece annelere ait olmaz. Hani babalar der ya, "karıcığım sen oku, sonra bana anlatırsın, hem zaten çocuğu anne büyütür/´ Sizin eşinizin de yaklaşımı buysa lütfen bu yaklaşımı kabullenmeyin ve bu kitabı önce ona okutun!
Sanırdım ki, kitap yazmak yaşamın ancak sakin dönemlerinde mümkündür. Ama böyle bir sakinlik benim yaşamımda hiçbir zaman gerçekleşmedi. İlk kitabımı yazarken oğlum 3, kızım 6,5 yaşındaydı. Elinizdeki bu kitap, yazdığım 12. kitap. Şu anda oğlum 11, kızım 14 yaşında. İlk kitaplarımda eteğimden çekiştirir ve ´´Anne, ne yapıyorsun?" diye sorarlardı. Bu kitap yazılırken, Mert, yorgun olduğum akşamlarda beni yazmam için motive etti, Merve ise bilgisayarı her bozuşumda (!) yazılarımı tekrar bulmama sabırla yardımcı oldu. Tam 7 yıldır bana destek oldukları için onlara hayran ve minnettarım. yaşamımdaki en harika iki varlığa, Merve´ye ve Mert´e...
Kız kardeşim bu yıl bana, nefis ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 104.786


View Profile
Re: Anne Baba Olma Sanatı
« Posted on: 11 Şubat 2012, 15:58:09 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Anne Baba Olma Sanatı rüya tabiri,Anne Baba Olma Sanatı mekke canlı, Anne Baba Olma Sanatı kabe canlı yayın, Anne Baba Olma Sanatı Üç boyutlu kuran oku Anne Baba Olma Sanatı kuran ı kerim, Anne Baba Olma Sanatı peygamber kıssaları,Anne Baba Olma Sanatı ilitam ders soruları, Anne Baba Olma Sanatıönlisans arapça,
Logged
08 Şubat 2010, 22:01:34
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« Yanıtla #1 : 08 Şubat 2010, 22:01:34 »

O halde zaman kaybetmeden çocuğumuzun psiko-sosyal gelişimine yatırımlar yapmalı,ona güvenmeli ve ona güvendiğimizi de kendisine hissettirmeliyiz.Anne olmak çocuğun sadece karnını doyurmakla bitmiyor,onun duygularını da doyurmak gerekiyor, hem de sevgiyle. Böylece çocuğunuzun kişiliği, özgüvenli, kendisiyle barışık, sevgi dolu, önceliklerini bilen bir yapı içerisinde gelişecektir.

Çocuğun kişilik gelişimine etkide bulunmak
Kişilik kavramı davranış bilimciler tarafından uzun yıllarca araştırılan bir konu olmuştur. İnsanın kişiliği ve kişilik gelişimi üzerine sürekli araştırma yapılmakta. Ancak günümüzde kişiliğe ilişkin pek çok ayrıntı açıklık kazandı. İnsanın kişiliğinde, anne-babasından ve soyundan aldığı genetik şifrelerin, anne-babası tarafından yetiştirilme yönteminin etkilerinin ve çevresel faktörlerin bir bütünlük içerisinde rol aldığını biliyoruz. Çocuğun gelişim dönemlerinin de kişilik gelişimindeki etkileri tartışılmaz. Yani çocuğunuzun motor gelişimi, duyusal gelişimi, bilişsel gelişimi, dil gelişimi ve psiko-sosyal gelişimi onun kişilik gelişimini doğrudan etkileyen süreçler olarak karşımıza çıkıyor.
Her anne-baba çocuğunun güçlü bir kişiliği olsun ister. Ancak yine her anne-babaya göre güçlü kişilik farklı anlamlar taşımaktadır. Ann...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
08 Şubat 2010, 22:27:29
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« Yanıtla #2 : 08 Şubat 2010, 22:27:29 »

BABA OLMAK
Baba olmayı nereden öğreniyoruz?
"Baba olmayı nereden ve nasıl öğreniyoruz, bunu hiç düşündünüz mü? Anne olmanın içgüdüsel, baba olmanın ise sonradan öğrenilen bir davranış olduğunu söylüyorsunuz. Anneler bu konuda daha şanslı, çünkü en azından "içgüdü" gibi bir rehberleri var. Bizim ise, o da yok. O halde biz babalan yargılamanız da haksızlık değil mi?" demişti bir danışanım. Belki siz de bir baba olarak şu anda böyle düşünüyorsunuz. Eh, haksız da değilsiniz. Ancak belki de, çocuğunuzla ilgili sorumlulukların çoğunu eşinize yüklemek gibi bir hata yapıyor olabilirsiniz. Sanırım toplum da sizin baba rolünüzü çok kesin çizgilerle belirliyor. "Baba para kazanır ve çocuğunun ihtiyaçlarını karşılar" düşünce kalıbı o kadar benimsenmiş durumda ki, 2000´li yılların paylaşımcı baba modeli henüz yürürlüğe girmemiş gibi görünüyor. İstisnalar tabiî ki var. Eşi ve çocuklarıyla empati kuran, çocuğuyla sağlıklı iletişimler gerçekleştiren babalar hiç yok değil. Ama ne yazık ki, bu babalar çok azınlıkta. Erkeğe erkek olma sorumluluğu son derece ağır yüklenirken, baba olma sorumluluğu da bir o kadar hafif yükleniyor. Peki, nedir bu baba olma sorumluluğu?
Baba olma sorumluluğu
Erkek, eş...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
08 Şubat 2010, 22:37:51
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« Yanıtla #3 : 08 Şubat 2010, 22:37:51 »

Sevgi odaklı-destekleyici ve paylaşımcı anneler
Her insan sevgi odaklıdır ancak bunu ifade edip paylaşmayı bilemez. Sevgi odaklı ve paylaşımcı kişilik özelliklerine sahip anneler, çocuklarıyla oyun oynarken, onları yedirirken, uyuturken ya da dersleriyle ilgilenirken sevgisini ifade etmeyi ustaca gösterirler. Bu kişilik özelliklerine sahip anneler çocuklarının sınırlarını çizerken baskıcı olmazlar. Daha çok sevgi dilini kullanırlar: "Yarın okul var, hadi yat artık" yerine, "Erken yatman senin için çok iyi olacaktır tatlım" diye çocuğa sınırlarını hatırlatırlar.
Bu anneler çocuklarının düşünce ve duygularını paylaşırlar. Sevinç ve üzüntülerinde onları dinlerler ve onları anladıklarını ifade ederler. Çocukları herhangi bir sorun yaşadığında, eleştirmek, yargılamak, kızmak ya da kendi çözümünü diretmek yerine, çocuğunun sorunun çözümünü bulabilmesi için destek olur, yönlendirirler. Çocuklarının yeteneklerini keşfeder ve desteklerler ama mükemmeliyetçi anneler gibi çocuklarını yetenekleri dışında zorlamaz, baskılamazlar.
Sevgi odaklı, destekleyici ve paylaşımcı kişilik özellikleri olan annelerin çocukları kendileriyle barışık, kendi sorunlarına Çözüm üretebilen, özgüvenleri gelişmiş, iş ve özel yaşamlarında başarılı bireyler olurlar. Mutlu insanlar olur...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
08 Şubat 2010, 22:57:43
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« Yanıtla #4 : 08 Şubat 2010, 22:57:43 »

Asla eşinizin annesi olmayın
Kadınlar anne olduktan sonra, anne rolünü o kadar benimsiyorlar ki, bu rolü yaşamlarına genelliyorlar. Eşlerine de tıpkı çocuklarına davrandıkları gibi davranıyorlar. Bir süre sonra, eşleri de onları hayat arkadaşları ve kadınları olarak değil de anneleri gibi görmeye başlıyor.
Eşlerini aldatan erkekler üzerinde yapılan bir çalışma bize şunu gösteriyor: Eşlerini aldatan erkekler, eşlerini eş olarak değil de, daha çok anne gibi görüyorlar. Anne gibi sevecen, koruyucu, kollayıcı, şefkatli tanımlamalarını kullanıyorlar. Bu eşlerin bazıları, karılarını aldattıklarını bile, gidip eşlerine söylediklerini ifade ediyorlar. Tıpkı yaramazlık yapan bir çocuğun, yaptığı yaramazlığı gidip annesine söylemesi gibi.
Bazı kadınlar kişilik yapılarından dolayı anaçtırlar. Çocuklarına, eşlerine ve çevrelerinde sevdikleri herkese kol-kanat gererler, korurlar, her ihtiyaçlarını anında karşılamaya çalışırlar. Bu kadınlar "hayır" demeyi bilmezler. Aşırı fedakârdırlar.
Bazı kadınlar ise, anne olduktan sonra, eş rollerini de anne rolüne çevirirler. Anne olma rolünü, kontrol etmek, kontrolcü olmak olarak algılayıp, çocuklarını ve eşlerini sürekli kontrol ederler. Ama buradaki kontrol kuşkuculuk ve kıskançlık anlamında değildir. Örneğin eşleri...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
08 Şubat 2010, 23:08:16
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« Yanıtla #5 : 08 Şubat 2010, 23:08:16 »

Hiçbir anne çocuğuna olumsuz model oluşturmak istemez. Hiçbir anne çocuğunda davranış bozuklukları olsun istemez. Bazı davranışlar, anne istemese de, çocuğu olumsuz etkiliyor. Siz ne kadar iyi olursanız, siz kendinizi ne kadar iyi hissederseniz çocuğunuz da sizinle aynı paralelde olacaktır. O halde zaman, kendinize çeki düzen verme zamanı. Gelin, bu akşam ya da yarın için, çocuğunuz ya da çocuklarınızla birlikte özel bir plan yapın ve keyfinize bakın.
Boşanan kadın ve erkekler arasında yapılan araştırma sonuçları, boşanmayı izleyen ilk zamanlarda kişilerin kendilerini bıraktıkları, kendilerine bakmadıklarını ortaya koyuyor, toplumla olan bağların zayıflaması ise, kişinin depresyona girme ya da daha ciddi psikolojik rahatsızlıklar yaşamasına neden olur.
Siz de kendinizi bıraktıysanız, önce düşüncelerinizi toplamalısınız. "Ben önemliyim, ben kendimle barışık olduğum sürece çocuğum da mutlu olacaktır" şeklindeki telkinlerle işe başlamalısınız. Kendinize özel zamanlar ayırmak, ikinci adım olmalı. Kuaföre gitmek, ufak tefek alışverişler yapmak, bir psikolog edinmek, sevdiğiniz bir arkadaşınızla buluşmak, evde bakım yapmak, en sevdiğiniz yemeği kendiniz için pişirmek, ayak ve el bakımınızı yapmak, küveti sıcacık suyla doldurup içinde keyif yapmak, gidip kendiniz için film alıp akşam tembellik ed...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
08 Şubat 2010, 23:18:13
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« Yanıtla #6 : 08 Şubat 2010, 23:18:13 »

Anne/baba yeniden evlenirken...
"Yalnızlık ALLAH´a mahsustur." Kesinlikle çok doğru bir anlatım. İnsan bir ömür yapayalnız yaşayamaz. İçgüdüsel olarak,hayatı paylaşacağı, birlikte üzülüp birlikte mutlu olacağı birine ihtiyaç duyar.Aşk, cinsellik, sevgi, paylaşım biz insanlara özgü duygular olduğu için, boşanan kişiler de bir süre sonra kendilerine bir eş aramaya başlarlar.
Boşanmayı izleyen ilk zamanlarda yalnızlık kişiye hoş gelir Sorunlarla, kavgalarla dolu bir yaşamdan sorunsuz, sorumsuz ve sakin bir hayata geçmek kişinin iç dünyasını rahatlatır. Artık dırdır, kavga, gürültünün yerini sessizlik, sakinlik ve huzur almıştır. Kişi hastalıklı ilişkisinin ardından zaman içerisinde kendisini daha sağlıklı ve mutlu hissetmeye başlar. Özgürlük hoşuna gider. "Bu saate kadar neredeydin?" diyen kadın sesinin ve "Yine mi yemek yok?" diye kızan erkek sesinin yerini sessizliğin ve özgürlüğün alması mutluluk verici olur.
Ancak hayatta her şeyin olduğu gibi bunun da bir sonu vardır. Yalnızlık zaman içinde sıkıntıya dönüşür. Özgürce yaşamanın verdiği haz zaman içinde, birine ait olma isteğine ve hayatı paylaşma arzusuna dönüşür. Çünkü paylaşılmayan hiçbir güzelliğin, hatta özgürlüğün bile tadı olmaz. Hayatı kişiye anlamsız gelmeye başlar, hayatını paylaşabileceği...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
08 Şubat 2010, 23:20:42
ecenur
Tecrübeli Üye
Çalışkan Üye
*

Başarı Puanı 9
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.359


« Yanıtla #7 : 08 Şubat 2010, 23:20:42 »

eger vakit bulursaniz sadece ana babalarin degil yeni evli ciftlerinde okumasini tavsiye ederim. müthis yararli seyler yaziyor. biraz uzun ama gercekten okumaya deger
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
GoogleTagged: google

 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &
Bu Sayfa 0.42 Saniyede 37 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)