ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Cem ul Fevaid  > Fetih gazvesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fetih gazvesi  (Okunma Sayısı 1220 defa)
06 Ocak 2011, 16:36:48
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 06 Ocak 2011, 16:36:48 »



FETİH GAZVESİ

 

6638- Ali radiyallahu anh'dan:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem be­ni, Zübeyr ve Mikdâd'ı gönderip şöyle buyur­du:

'Haydi gidin, Ravdatu Hah adlı mevkiiye vardığınızda bir kadın göreceksiniz. Onda bir mektup var, elinden onu alın getirin!'

Bu emir üzerine yola revan olduk; atları­mızı koşturarak kadına Ravda'da yetiştik ve dedik ki: 'Haydi mektubu çıkar!'

'Bende mektub falan yoktur' deyince, şöyle dedik:

'Ya mektubu çıkartıp verirsin ya da elbise­lerini soyup mektubu biz senden zorla alırız.' Bunun üzerine kadın mektubu saç bağından çıkartıp verdi.

Onu hemen alıp Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e götürdük. İçerisinde şunlar yazılı idi:

'Hâtib bin ebî Beltaa'dan Mekke'deki müşriklerden birtakım insanlara.'

Bu mektubu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in (savaş hazırlığı ile ilgili) bazı iş­lerini onlara (müşriklere) bildiriyordu. Şöyle buyurdu: 'Ey Hâtib! Bu nedir!' Cevap verdi: 'Ey Allah'ın Resulü! Bana kızmakta acele et­me! Sana anlatayım. Biliyorsunuz ki ben Ku-reyş arasında akrabası olmayan biriyim. Ken­dilerinden de değilim, yabancıyım. Seninle bulunan muhacirlerin de orada akrabaları var­dır ki onların malları ve ailelerini korurlar. Fa­kat benim malımı ve ailemi orada koruyacak kimsem yoktur. Onun için onlardan dost edin­mek istedim; yoksa bu işi ben kâfir olduğum ya da dinimden döndüğümden, ya da İslâm'la müşerref olduktan sonra haşa küfre rıza gös­terdiğimden dolayı yapmış değilim. Böyle bir şeyi aklımdan bile geçirmiş değilim.'

Bunun üzerine şöyle buyurdu: 'Bakınız bu (adam) size doğruyu söyledi.' Ömer fırlayıp dedi ki:

'Beni bırak da bu münafığın boynunu vu­rayım.' Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sel­lem şöyle buyurdu: 'O, Bedir'de bulunmuş­tur, ne biliyorsun belki Allah Bedir ehline muttali olup da söyle buyurmuştur:

'İstediğinizi yapın, sizi bağışladım.' Bunun üzerine Allah şu âyeti inzal buyurdu: 'Ey iman edenler! Benim de sizin de düşmanınız olan kimseleri dostlar edinmeyin!'" (Mümtehine, I).

6639- Diğer rivayet:

"Hemen (kadının) devesini çöktürdük, üs-lündekilerini aradık; bir şey bulamadık.

Arkadaşlarım dediler ki: 'Onda mektup falan bulamadık. Bir şey göremiyoruz.'

Ben de şöyle dedim: 'Allah Resulü sallal­lahu aleyhi ve sellem yalan söylememiştir. Kendi adıyla yemin edilene yemin ederim ki ya mektubu çıkartıp vereceksin ya da seni so­yacağım.' Bunun üzerine kadm saç bağından bir örtü içinde olan mektubu çıkartıp verdi."

[Buharı, Müslim, Ebû Dâvud ve Tirmizî.|

6640- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem

Medine'den, Ramazan ayında beraberinde onbin kişi olduğu halde yola çıktı. Yıl hicrî sekizbuçuk idi. Oruçlu idi, beraberindekiler de oruçlu idiler. Kadîd denilen yere vardıklarında o orucunu bozdu, onlar da oruçlarını bozdular." [Buhârî. Müslim ve Ebû Dâvud]

Bu hadis, daha önce "Oruç" bölümünde geçmiştir.

6641- Urve radiyallahu anh'dan;

"Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in Fetih yılında (Mekke'ye doğru) yola çıkışını Kureyş duyunca Ebû Süfyân, Hakîm bin Hizam ve Büdeyl bin Verkâ, haber toplamak üzere yo­la çıktılar. Merru'z-Zahrân'a vardıklarında, Arafat ateşlerini andıran yakılmış ateşlerle kar­şılaştılar. Bunun üzerine Ebû Süfyân dedi ki:

'Bu nedir? Sanki Arafat ateşleridir.'

Büdeyl ise şöyle dedi: 'Amroğullarının yaktıkları ateşler olmasın?'

Ebû Süfyân cevap verdi: 'Amr'ınkiler bunlardan sayıca azdır, olamaz.' Derken Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'in muha­fızları onları gördüler, yakalayıp Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e götürdüler. Ebû Süfyân müslüman oldu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Abbâs'a dedi ki:

'Bunu şu dağın önünde tut ki müslümanla-rın çokluğunu görsün.'

Abbâs onu orada tuttu. Kabileler Peygam­ber sallallahu aleyhi ve sellem ile bölük bölük geçmeye başladılar.

Her kabilenin askerleri Ebû Süfyân'm önünden geçiyordu. Ebû Süfyân da, Abbâs'a onların kim olduğunu soruyordu. Gifâr kabi­lesi geçti, Abbâs'a sordu: 'Bunlar kimdir?'

'Ğifâr'dir.'

'Gifâr'dan bana ne?' dedi.

Sonra Cüheyne kabilesi geçti, yine sordu. Yine aynı cevabı aldı. Sonra Sa'd bin Hü-zeym geçti. Sonra aynı soru, aynı cevap. Son­ra Süleyrrt geçti, aynı soru, aynı cevap.

Ardından misli görülmemiş bir bölük ge­çince, sordu: 'Ya bunlar kimdir?' Cevap ver­di: 'Bunlar Ensâr'dır, başlarında elinde sanca­ğı Sa'd bin Ubâde bulunmaktaydı. Sa'd dedi ki: 'Ey Ebû Süfyân! Bugün harp günüdür. Bu gün Kabe helâl kılınacaktır.' Ebû Süfyân dedi ki: 'Ey Abbâs! (Sen Mekke'li olduğun için) Bugün koruma vazifesi yapacağın en iyi fır­sat. Görelim seni (Şehrin yağmalanmasına engel ol!)'

Sonra Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'in de içinde bulunduğu en büyük ve en

kalabalık ordu geçti. Sancak ise Zübeyr'İn elinde bulunuyordu.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, onun yanından geçerken Ebû Süfyân dedi ki: 'Sa'd bin Ubâde'nin ne dediğini bilmiyor mu­sun?'

'Ne dedi?' buyurdu.

'Böyle böyle dedi.'

'Sa'd yalan söylemiştir (kim bilir belki de Şaka yapmıştır). Lâkin bugün Allah'ın Kâ'be'yi yücelteceği, Kabe'nin giydirileceği muazzam bir gündür' buyurdu. Sonra sanca­ğının Hacûn dağına dikilmesini emretti.

Urve, Nâff bin Cübeyr bin Mut'İm'den naklen dedi ki: Abbâs'ın Zübeyr'e şöyle dedi­ğini duydum: 'Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem sana sancağı buraya dikmeni mi emretti?'

'Evet'dedi.

O gün Peygamber sallallahu aleyhi ve sel­lem, Hâlid bin el-Velîd'e Mekke'nin üstünden Kedâ'dan girmesini emretti. Peygamber sal­lallahu aleyhi ve sellem de Kedâ'dan (Mek-

ke'ye) girdi. O gün Hâlid'in ordusundan iki kişi öldürüldü: Hubeyş biti el-Eş'ar ile Kürz bin Câbir el-Fihrî." |Buhârî|

6642- İbn Abbâs radiyallahu anh'dan:

"Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem (Mekke'nin fetiıedîleceği gün) Merru'z-Zah-rân'da konakladığında Abbâs dedi ki: 'Eğer Allah Resulü sailallahu aleyhi ve sellem, Mekke'liler gelip kendisinden emân dileme­den önce, Mekke'ye zorla girerse işte Ku-reyş'in helaki ve mahvı o zaman söz konusu olur."

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in katırının üstünde oturdum; içimden dedim ki: 'Belki Mekke'de işi olan biri buradan geçer de Mekke'ye girdiğinde oranın halkına Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'in yerini bildirir, onlar da gelip Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem'den emân dilerler.'

Ben yürürken, Ebû Süfyân ile Büdeyl bin Verkâ'nın sözlerini işittim ve: 'Ey Ebû Han-

zale!' diye selendim. Ebu Süfyan sesimi tanı­dı ve 'Ey Ebû'1-Fadl sen misin?' dedi.

'Evet' dedim.

'Babam annem sana feda olsun! Ne var, ne yok?'

'İşte Allah'ın Resulü ve ordusu.'

'Peki (Mekke için) kurtuluş yolu nedir?' diye sordu.

Cevab verdim; terkime bindi ve öteki adam (Büdeyl) geri döndü. Sabah olunca er­kenden onu alıp Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e götürdüm. Dedim ki:

'Ey Allah'ın Resulü! Ebû Süfyân (dünya ile) iftihardan hoşlanır ona iftihar edeceği bir şey versen.'

'Evet vereyim dedi; ardından şöyle buyur­du:

"Ebû Süfyân in evine giren güven içinde­dir. Evini kilitleyip dışarı çıkmayanlar güven içindedir. Mescid-i Haram'a giren de güven içindedir.' İnsanlar hemen evlerine ve Mes­cid-i Haram'a girmek üzere dağılıp gittiler, evlerine ve Mescid'e girdiler." [Ebû Dâvud]

6643- Ebû Hureyre radiyallahu anh'dan:

"Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Mekke'ye gitmek üzere ordusu ile yola çıktı. Mekke'ye gelince ordunun iki kolundan biri­ne Zübeyr'i, diğerine Hâlid'i ve zırhsız asker­lerin başına da Ebû Ubeyde'yi komutan tayin ederek gönderdi. Bunlar da vadinin içinde yol aldılar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ise ordunun ortalarında bulunmaklaydı. Bakıp beni görünce: '.Ey Ebû Hureyre!' diye seslen­di 'Buyur ey Allah'ın Resulü!' dedim.

'Bana Ensâr'ı çağır!' buyurdu. Ensâr der­hal etrafını sardılar.

Kureyş ise Allah'ın Resulü sallallahu aley­hi ve sellem ile savaşmak Üzere kendine ail muhtelif kabilelerden ve onların tabiilerinden bir ordu toplayıp şöyle dediler 'Toplanan bu ordumuzu ileriye süreriz. Şayet bunların lehi­ne bir zafer olursa biz de onlarla beraber olu­ruz. Aksi durumda bunlar bozguna uğrarlarsa o taktirde bizden istenilecek şeyi veririz.'

Allah Resulü saUallahu aleyhi ve sellem, yanındakilere: 'Kureyş'in cemaatleri ile onla­ra tâbi olanları işte görüyorsunuz' dedi ve sonra da ellerinin birini diğerinin üzerine koyarak onların topluluklarının kökünden sökü­lüp atılmasını işaret buyurdu —başka rivayet­te— 'Onları biçiniz!' emrini verdi.

Sonra şöyle dedi: '(En sonunda) Safa'da buluşuruz,'

Daha sonra yola devam ettik. Nihayet biz­den bilimiz öldürmek istediği kimseyi öldür­dü. Kureyş hiçbir mukabelede bulunmuyor­du. Ebû Süfyân gelip şöyle dedi: 'Ey Allah'ın Resulü! Bugün Kureyş topluluğu helak oldu. Artık bugünden sonra Kureyş yoktur.' Bunun üzerine şöyle buyurdu:

'Ebû Süfyân'in evine giren güvencededir.'

Bunun üzerine Ensâr onun hakkında bir­birlerine şöyle dediler: 'Adam ülkesini özle­miş. Aşiretine de hasret kalmış.'

Vahiy geldi. Ondan sonra Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

'Ey Ensâr topluluğu!'

'Buyur ey Allah'ın Resulü!' dediler.

'Siz, adam ülkesini özlemiş, dediniz değil mi?'

'Öyle bir şey oldu.'

'Hayır. Ben Allah'ın kulu ve Resulüyüm. Ben sadece Allah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Fetih gazvesi
« Posted on: 20 Temmuz 2019, 18:43:17 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Fetih gazvesi rüya tabiri,Fetih gazvesi mekke canlı, Fetih gazvesi kabe canlı yayın, Fetih gazvesi Üç boyutlu kuran oku Fetih gazvesi kuran ı kerim, Fetih gazvesi peygamber kıssaları,Fetih gazvesi ilitam ders soruları, Fetih gazvesiönlisans arapça,
Logged
04 Temmuz 2019, 21:06:59
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.898


« Yanıtla #1 : 04 Temmuz 2019, 21:06:59 »

Esselamu aleykum. Rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim. ..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
05 Temmuz 2019, 12:28:41
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 15.865



Site
« Yanıtla #2 : 05 Temmuz 2019, 12:28:41 »

Ve aleykümüsselam Rabbim bizleri İslam yolundan ayırmasın Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &