๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ => Bidayetül Müctehid => Konuyu başlatan: ღAşkullahღ üzerinde 20 Ocak 2011, 17:37:03



Konu Başlığı: Koyun ve keçilerin nisabı ve zekât oranı
Gönderen: ღAşkullahღ üzerinde 20 Ocak 2011, 17:37:03
4 . Koyun ve Keçilerin Nisabı ve Zekât Oranı


A . Genel Olarak
                   


Ulema, kırda bayırda otlanmakla beslenen koyun ve keçilere, sayısı kır­ka erişince -yüzyirmiye kadar- bir tane, yüzyirmiyi aşınca -ikiyüze kadar- iki tane, ikiyüzü aşınca -üçyüze kadar- üç tane ve üçyüzü aşınca da her bir yüz tanesi için bir tane zekât düştüğünde müttefiktirler. Cumhura göre koyun ve keçiler hakkında hüküm böyledir. Ancak Mansur'un İbrahim'den rivayetine göre, Hasan b. Salih, «Eğer koyun ve keçilerin sayısı üçyüzbire erişirse dört tane ve eğer dörtyüze erişirse beş tane zekât düşer» demiştir.

Peygamber (s.a.s) Efendimiz'in senet ve sıhhati sabit olan zekât mektu­buna dair rivayetlerin hepsi cumhurun dediği şekli anlatmaktadırlar. Ulema ayrıca, koyun ve keçi nisaplarının birbirlerini tamamladıkları hususunda da müttefiktirler. Ancak, bu durumda alınacak zekâtın hangisinden alınması hususunda ihtilâf etmişlerdir,

İmam Mâlik, «Sayıca hangisi daha çoksa ondan alınır. Eğer ikisinin sa­yısı eşit olursa, zekât memuru istediğini almakta serbesttir» demiştir.

îmam Ebû Hanife «Sayılan eşit olmasa bile, zekât memuru istediğini almakta seçeneklidir» demiştir. îmam Şâfıi ise «Sınıflar değişik olduğu za­man orta değerlisi hangisi ise o alınır» demiştir. Zira Hz. Ömer, «Mal sahip­leri aleyhine, çobanın omuzunda taşıdığı yavruyu da sayar, fakat almayız. Ne çok yiyici olanı, ne beşliyi, ne doğurmak üzere bulunanı ve ne de koyun koçunu almayız. Bir ve iki yaşında olanları ise -malın ne iyisi, ne de kötüsü sayılmadıklan için- alırız» demiştir.

îslâm müctehidlerinin büyük bir kısmı, «Zekâtta, ne -teke veya koç gi­bi- döl hayvanı, ne yaşlısı, ne de ayıplısı alınamaz. Meğer zekât memuru bunlardan almayı yoksullara daha yararlı göre» demişlerdir.

Zira sabittir ki Peygamber (s.a.s) Efendimiz zekât mektubunda bunların alınmamasını emir buyurmuştur. İki gözü kör veya hastalıklı olan hayvanın, mal sahibi aleyhine nisabtan sayılıp sayılmadıklannda ise ihtilâf etmişlerdir. İmam Mâlik ile İmam Şafii: «Nisaptan sayılırlar» îmam Ebû Hanife, «Saymazlar» demişlerdir.

Bu ihtilâfın sebebi, mutlak isim, sağlam ve hastalıkların ikisine de denilir mi, denilmez mi diye ihtilâf etmeleridir. [66]


[66] İbn Rüşd Kadı Ebu'l-Velid Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Rüşd El-Hafîd, Bidayetü’l-Müctehid ve Nihayetü’l-Muktesid, Beyan Yayınları: 2/113-114.