ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Asrı Saadette İslam > Savaş sanatı ve prensipleri
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Savaş sanatı ve prensipleri  (Okunma Sayısı 3027 defa)
01 Ekim 2010, 17:54:19
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 01 Ekim 2010, 17:54:19 »



II. Savaş Sanatını Ve Prensiplerini Bîlmek Ve Uygulamak


Rasûlullah (s.a.v.) bir komutan için gerekli savaş sanatım en ileri seviyede biliyordu. Bu bilgisini her savaşta uygulama alanı­na dökmüş ve üstün başarılar sağlamıştır. O'nun bir sanat olarak uyguladığı prensiplerden bazıları şunlardır: [311]

 

A) Taktik Prensipler:
 

Bu prensipler, komutanın kendi dehası ile keşfettiği ve uygu­ladığı prensiplerdir. [312]

 

1- Hedef Belirleme :
 

Resulullah (s.a.v.) her hareketinden Önce, o hareketin varaca­ğı hederi tayin ederdi. Hicret'in hedefi, îslâm' Devletine ulaşmak­tı; ulaştı. Anayasanın hedefi düşmanı teke irca etmekti; öyle oldu. Yani İslâm1 Devletinin tek düşmanı Mekke müşrikleriydi.

Bedir'de hedef, kesinlikle kervanı vurmaktı. Ama Allah onla­rın karşısına müşrik ordusunu çıkardı.[313] "Hudeybiye'de savaş yapmadan Kureyş'in maneviyatını kırmak istiyordu. Bu nedenle ihram giymiş ve normal bir süvarinin bulundurması gereken sila­hı yanına almıştı. Kureyş'in müslümanlar üzerine geldiğini du­yunca, bir çatışmaya meydan vermemek için ana yoldan tali yola sapılmasını öngörmüş ve çekip gitmişti. Hudeybiye'ye ulaşıldığın­da da aynı gayede ısrar etmiş, elçi teatileriyle amacın gerçekleş­mesi için zaman kazanmaya çalışmıştır. Bir grup müşrik İslâm' ordugâhına saldırınca, müslümanlar bu saldırganları kıskıvrak yakalamışlar, Rasûlullah ise esirlere hiçbir zarar verdirmeden onları serbest bırakmıştı.

O, ashabın, andlaşmanın bazı maddelerine itiraz etmelerine ve hatta andlaşma yapmanın aleyhinde olmalarına rağmen ke­sinlikle amacında ısrar etmiş ve Kureyş'le çatışmaya girmemek için gerekli titizliği göstermiştir."[314]

Mekke fethine çıktığında hedefi, kan dökülmeden, çarpışma olmadan şehire girmekti ve nitekim öyle oldu.[315]

Rasûlullah (s.a.v.), gerek askeri, gerek askeri niteliğe sahip olmayan her icraatında başlangıçta bir amaç belirliyor, asla bu amaçtan ayrılmıyordu. Hiç bir zaman da bu hedefini unutmuyor­du. [316]

 

2- İstişare Etme :
 

Rasûlullah (s.a.v.) ümmetin menfaatiyle ilgili, gerek askerî, gerekse askerî olmayan konularda Sahabe-i kiramla istişarede bulunurdu. Hudeybiye musalahası hariç bütün savaşlarda saha­be ile istişarede bulunmuş, hatta ileri sürülen görüşler O'nun gö­rüşüne muhalif olsa bile istişare neticesinde verilen karara uy­muştur. Gerektiğinde kendi görüşüne muhalif bir görüşü, daha uygun düşüyorsa alıp onunla amel etmekten çekinmemiştir.

Bedir savaşında, ordunun karargâhı ve mevzilenmesi konu­sunda fikir beyan eden Huhâb b. Müzir'in görüşüne göre amel edildi.[317]

Uhud savaşında kendisi Medine'de kalınmasını daha uygun görüyorken, sahabe'nin çoğunluğu Medine dışına çıkılması taraf­tarıydı. O da onların görüşü ile amel etti.[318]

Hudeybiye'de onlarla istişare etmeyişine gelince, Rasûlullah (s.a.v.), Islâm"m yayılmasına elverişli istikrar ortamının oluşma­sında ısrar ediyordu. Basiretiyle musalahanın, mezkur ortamın tesisi yolunda hayırlı neticeler getireceği kanaatini besliyordu. Oysa ashab peşin bir zafer kazanma emelindeydi.[319]

Hevâzin seferinde azıkları azalan ashaba, develerini kesme izni vermişken Hz. Ömer'in :

"Ya Rasulallah! Develeri gittikten sonra bunların hiç biri sağ kalmaz" diye fikir beyan etmesi üzerine, Rasûlullah O'nun fikrini beğenmiş ve develerin kesilmesi iznini geri almıştır.[320]

 

3- Sür'atli Hareket Kabiliyeti
 

islâm' ordusu planlanan hedefe, tayin edilen zamanda varı­yordu. Bu hareketiyle de düşmana hazırlanma ve toparlanma fır­satı vermiyordu.[321] Çünkü ordunun hazırlanması, harekete geç­mesi ve hedefe varması kısa zamanda oluyordu.

"islâm ordusu, Dümetu'l-Cendel, Tebük, Filistin yakınlarına ve Taife kadar uzandığında, islâm' Devletinin başkenti Medi­ne'den çok uzaklarda olan bütün bu yerlere geceleyin yol alarak varıyordu. Bütün bu yollan da her türlü zorlukla ve zor şartlarda katediyordu. Meselâ Mustalik oğulları gazvesinden geri dönerken hiç ara vermeden ve dinlenmeden otuz saat yol almışlardı.[322]

işte bütün bunlar, Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ordusunu hare­kete geçirirken, günümüzdeki çağdaş bir ordunun sür1 atinde sev-kettiğini gösteriyor. Gece yürüyüşleri, otuz saat süren kesintisiz yolculukları ve uzun mesafeleridinlenmeden kat'etmesi fevka­lâde bir eğitimi ve mükemmel bir yeterliliği gösterir."[323]

 

4- Şaşırtma Ve Ansızın Baskın
 

Hz. Peygamber (s.a.v.), hicret hadisesinde Medine yoluna gir-nıeyip güneye doğru gitmekle müşrikleri yanıltmıştı. Bu manev­rası ile müşrikleri üç gün uğraştırdı. Sevr mağarasından ayrıldık­tan sonra tuttuğu rehber ile sahil yoluna girip kendisini takip eden müşriklere bir şaşırtma daha verdi.[324]

Rasûlullah (s.a.v.), "Harb, bir kere aldatmadır",[325] buyurur­ken bu hakikate, yani düşmanlara karşı manevra yapmaya dik­kat çekiyordu. Bu, O'nun en büyük taktiklerinden birisidir.

Sahabe-i kiramdan Kâ'b b-Malik, Tebük seferinden geri kalı­şını anlatırken şunları söylüyor :

"Rasûlullah (s.a.v.), bu savaşa gelinceye kadar herhangi bir yere savaş için gittiğinde o yeri söylemez, başka bir yere gider gibi görünürdü. Bu savaşta ise, uzak yere gittiğinden ve bu savaşı şid­detli sıcak mevsimde yaptığından, bir de büyük bir devletin ordu­su ile karşılaşmak için gittiğinden, meseleyi açıkladı."[326]

Düşmanı şaşırtmanın en iyi yollarından biri, hatta temeli, sır ve gizliliktir. Bu yolla, düşmanın mukabele edemiyeceği bir du­rum ortaya çıkarılmış olur.                       

"Medine müslümanlar açısından emin bir bölge idiyse de; şe­hirde müslümanlar aleyhine faaliyette bulunan casuslarla dolu olup beşinci kolun her zaman bulunduğu bir yerdi. Bunlar her fır­satta müslümanlarm amaçlarını saptırma emelindeydüer. Başlı­ca casus şebekeleri ve beşinci kollar, münafıklar, yahudiler ve bir de bedevi araplardan Kureyş adına, Nabtîlerden de Bizans adına casusluk yapan gruplardı. Bunlar her vesileyle, müslümanlar hakkında elde ettikleri bilgileri düşmana aktarıyorlardı. Ama Rasûlullah (s.a.v.), amacım tam anlamıyla gizli tutma konusunda bir hayli titizlik gösteriyordu. Meselâ, bir savaşa çıkma kararı al­dığım gösterirken başka bir yere doğru yön değiştiriyor, ajanlar da gerçekleşmeyen savaş haberini düşmana iletmek suretiyle ya­nılgıya düşmüş oluyorlardı."[327]

Şaşırtma yer, zaman ya da taktik bakımından olmaktadır.

Bunlara değişik misaller vererek Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bu ko­nudaki sanatım göstermek uygun olacaktır.

Yer ve mekân bakımından şaşırtmaya misâl Lihyan oğulları savaşıdır. Rasûlullah (s.a.v.), ilk aşamada, Kureyş ve Lihyan oğullarının haberdar olmaması ve nereye gideceğini anlamamala­rı için, orduları kuzeye, Şam'a doğru sevketmiş, bu şayia yani müslümanlarm kuzeye doğru yola çıktıkları haberi yayılınca yön değiştirip Lihyan oğullarını beklenmedik anda yakalamıştır."

Rasûlullah (s.a.v.), Hayber savaşının ilk merhalesinde Gata-fan toprağındaki Recî'e doğru harekete geçmişti. Gatafanlılann karargâhına kuvvet göndererek, kendisi asıl kuvvetlerle Hay-ber'e yönelmişti. Bu şaşırtma ile, Gatafanlılar saldırının kendile­rine, Hayberliler ise saldırının Hayber'e karşı başlatıldığı yanıl­gısına düşmüş, her iki taraf da şaşkınlığa uğramaları sonucu ara­larında işbirliği yapma yoluna gidememişlerdi. Bu da mekân bakımından bir şaşırtmadır. Böyle bir şaşırtmayı yapmak için Rasûluîlah (s.a.v.), birkaç gün başka bir istikamette yol alır ve sonra asıl hedefine doğru bir kavis çizmeye başlardı.

Bu şaşırtma, bazan da bir seriyye ile yapılırdı. Hz. Peygamber (s.a.v.) Hicrî sekizinci yılın Ramazan ayında Ebû Katade komuta­sında bir seriyye çıkardı. Seriyyenin gideceği yer Batn-u idem'di. Bu seriyye Mekke fethini kamufle etmek ve düşmana yanlış bilgi vermek içindi.[328]

Zaman bakımından şaşırtmaya misâl de Hayber'in fethidir. Rasûlullah (s.a.v.), Hayberlilerin beklemediği ve ummadığı bir zamanda onların yurdunu kuşatmıştı. İslâm' ordusunu gizlice Hayber'e sevkedip geceleyin şehirlerini muhasara altına aldı. Sabahleyin kalkıp islâm' ordusunu gören yahudiler moralmen çöktüler.[329] Zaman bakımından şaşırtmaya ani baskın da denile­bilir. Kureyza oğullan ile yapılan savaş da zaman bakımından şa­şırtmaya bir misâldir. Çünkü Rasûlullah (s.a.v.), umulmadık bir anda ve çok sür'atli bir şekilde harekete geçip onlan moral bakı­mından çöküntüye uğrattı.[330]

Taktik bakımından şaşırtmaya misâl ise, Bedir savaşında müşriklerin vur-kaç taktiğine karşılık O'nun saf düzeni taktiği ile savaşı başlatmış olmasıdır. Gerçekten saf düzeni, askerî açıdan vur-kaç taktiğinden daha çok tercih edilen bir taktiktir.[331]

Orduyu saf düzenine Hz. Peygamber (s.a.v.)'in kendisi hazır­ladı. Falan "sen öne geç, falan sen arkaya kal" diye kendi talima­tıyla askerini safa sokar ve düşmana karşı mevzilendirirdi.

Bedir'de saf düzeni, Uhud'da okçuların Ayne geçidine yer-leştirilmesi, Ahzab savaşında hendek kazılması, Mekke fethinde gizlilik ve ani baskın taktikleri kullanarak müşrikleri şaşırtmış­tır. [332]

 

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Savaş sanatı ve prensipleri
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 17:28:28 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Savaş sanatı ve prensipleri rüya tabiri,Savaş sanatı ve prensipleri mekke canlı, Savaş sanatı ve prensipleri kabe canlı yayın, Savaş sanatı ve prensipleri Üç boyutlu kuran oku Savaş sanatı ve prensipleri kuran ı kerim, Savaş sanatı ve prensipleri peygamber kıssaları,Savaş sanatı ve prensipleri ilitam ders soruları, Savaş sanatı ve prensipleriönlisans arapça,
Logged
15 Ağustos 2019, 15:15:45
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.127


« Yanıtla #1 : 15 Ağustos 2019, 15:15:45 »

Esselamu alayküm.Rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
15 Ağustos 2019, 22:39:39
Melek Nur Çelik koü

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 244


« Yanıtla #2 : 15 Ağustos 2019, 22:39:39 »

Paylaşım için Allah razı olsun..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
16 Ağustos 2019, 02:58:24
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 14.592



« Yanıtla #3 : 16 Ağustos 2019, 02:58:24 »

Aleyküm selâm. Bilgiler için Allah sizlerden razı olsun kardeşim
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
16 Ağustos 2019, 09:24:27
gulsahkilicaslan
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 771



« Yanıtla #4 : 16 Ağustos 2019, 09:24:27 »

Allah razı olsun hocam selam ve dua ile...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &