ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Asrı Saadette İslam > Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar  (Okunma Sayısı 1631 defa)
02 Ekim 2010, 21:47:22
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 02 Ekim 2010, 21:47:22 »



İkinci Bölüm


KAZA FONKSİYONU İFA EDEN MEMURLAR


I. Asıl Olan Memurlar (Hakimler)
 

A- Hakimlerin Vasıfları:
 

Resûlullah'ın İslâm adlî teşkilatının esaslarım gösterenve daha önce belirttiğimiz hadislerine bir göz atıldığı zaman orada kaza fonksiyonunun ne kadar mesuliyetli bir fonksiyon olduğu gö­rülür. Hadislerde, bir taraftan iyi vasıflı hakimlerin ahirette Cen­nete gitmek suretiyle mükafatlandırılacağı zikredilirken, diğer taraftan iyi vasıflı olmayan hakimlerin ahirette cezaya çarptırıla­cakları hatırlatılır. Hz. Peygamber, nazari olarak hakimliğe tayin edilen şahısların bıçaksız olarak boğazlandığım[197] söylerken, tat­bikatta da bu prensibe sadakat göstermiştir. Şöyle ki Ebû Zer el-Gifarî kendisinden hakimlik görevi isterken «kaza fonksiyonu mesuliyetli bir fonksiyondur, sen ise bu fonksiyonu yürütecek ehli­yet ve kabiliyete sahip değilsin.»[198] diyerek onun teklifini reddet­miştir. Yine Eş'aslı bir şahıs Resûlullah'dan kaza görevi isteyince, onun da isteğini aynı mülahazaları gözönünde bulundurarak red­detmiştir.[199]

islâm hukukçuları, kaza fonksiyonunun bir şahsa teveccüh edip etmemesini, vacip, mubah, müstehap, mekruh ve haram ol­mak üzere beş kısımda göstermişlerdir.[200] Ehliyetli, kazai bilgileri mükemmel şahıslar kaza fonksiyonunu kabul edip yüklenmele­ri vAcip ve ifa ettiklerinde sevap kazandıkları halde, teknik ve manevi vasıfları haiz olmayan şahısların kaza fonksiyonunu ka­bul ve yüklenmeleri haram ve ifa ettikleri takdirde günahtır.

Gerek Resûlullah'm ve gerek dört Halife ve Emeviler zama­nında kaza fonksiyonunu yürüten hakimler teknik, manevi ve ah­laki vasıflan haiz olmaları bakımından bu fonksiyonu yürütmeye layık şahsiyetlerdi. Hz. Peygamber tarafından Yemen bölgesine kadı olarak tayin edilen ve Hz. Ömer zamanında da aynı görevde bulunan Hz. Ali için «O, kaza işlerim en iyi bilen ve yürüten ha­kimdir»[201] denilmiştir. Hz. Peygamberin Yemen'in Cened bölgE-sine kadı tayin ettiği Muaz b. Cebel için «helal ve haram konuları­nı en iyi bilen kimsedir»[202] denilmiştir. [203]

 

1. Cinsiyet (Erkek Olması):
 

Tatbikatta kadınlardan hakim tayin edildiğine rastlamıyo­ruz. Peygamber, Semra binti Nüheykil-Esediye isminde bir kadı­nı Medine'de muhtesip olarak görevlendirdi.[204] Semra, çarşı pa­zarda dolaşıyor, hisbe görevini yerine getiriyordu. Muhtemeldir ki, bu hanım muhtesiplik görevim ifa ederken sahabe arasındaki ticari ihtilafları çözmüştür. Makrizi, Hz. Ömer zamanında da Semra'nın aynı vazifede kaldığım zikretmektedir.[205] Makrizi, Şifa binti Abdillah'ın da aynı görevde (yani hisbe) istihdam edildiğini nakletmiştir.[206] islâm hukuku ve teşkilatları üzerinde araştırma­lar yapan müellif Hamidullah, Şifa binti Abdillah için «Bu hanım sahabinin en azından ticari ihtilaflar üzerinde muhakeme yetki­sini kullanması gerekmiştir.»[207] diyor. [208]

 

2. Buluğ Ve Akıl:
 

Hakimin yaşlı olması şart değildir. Buluğ çağına erişmesi ha­kimliğe tayini için kafidir. Çünkü Hz. Peygamber Hz. Ali'yi Yeme-en'e gönderirken «benim yaşım küçük» demiş,[209] Buna rağmen Hz. Peygamber yine de onu kadı tayin etmişti. Attab b.Esid, Pey­gamber tarafından Mekke'ye vali-kadı tayin edilirken yaşı 18 ve­ya 21 idi.[210]

Hz. Peygamber Taifi fethedince, yaşı küçük olmasına rağmen Osman b. Ebi el-As'ı vali-kadı tayin etti. Çünkü, Osman, islâm'ı en iyi bilen şahıslardandı. Üstelik ilme karşı da sempatisi vardı.[211]

 

3. İlim:
 

Hz.Peygamber ve onun sahabileri, diğer sahalarda olduğu gi­bi hukuk sahasında da bilgili idiler. Bu çevrede ilim tahsil edenler arasında iyi malumatlı, hukuki bilgileri fazla olan şahıslar kadı tayin ediliyordu.[212]

 

B- Hakimlerin Tayin, Terfi Ve Azilleri
 

ilk devirlerde «hakim tayin edilmesi işi her zaman merkezi hükümetin selahiyetinde idi.»[213] Hz. Peygamber; Ma'kil b. Yesar, Ali, Muaz vs. gibi hakimlerim bizzat kendisi tayin etmiştir.[214] Ha­kimlerin azil işleriyle de yine kendisi ilgileniyordu. Hz. Peygam­berin hakimlerinin tayininde tatbik ettiği usulü Hz. Ebu Bekir de uygulamıştır. O da Medine'ye Hz. Ömer'i bizzat kendisi tayin et-mıştır.[215]

 

C- Hakimlerin Vazifeleri
 

Hz. Peygamber başkent Medine'de diğer işler yanında kazaî işleri dahi yürütüyordu.[216] Vilayet ve eyaletlere tayin ettiği me­murlara tavzif edildikleri görev yanında ek görev olarak da kazaî görevleri ifa etmelerini emrediyordu.[217] Bu memurlar daha ziyade eğitim, idarî ve malî görevlerden mesul tutuluyorlardı. Resûlullah gerek başkent Medine'de ve gerek taşra vilayet ve eyaletlere sırf adlî işleri yürütmekle görevli hakimler de tayin ediyordu.[218]

 

D- Hakimlerin Bağımsızlığı Ve Adlî Teşkilatta Hiyerarşi
 

Her hakim, içtihadında hürdür. Bir hadisenin çözümü için di­lediği şekilde şahsi reyiyle içtihat etme imkanına sahiptir. Zaten içtihat Peygamber tarafından övülmüş bir kaynak olarak bilinir. Resûlullah'm sorusuna Muaz'm «Kur'an ve Sünnet'ten sonra rey ve içtihatla hüküm vei'eceği» şeklinde verdiği cevaba çok memnun olmuştur.[219] Resûlullah'm Amr b.As ve Ukbe b. Amir'e içtihat hak­kında bilgi verirken, «Eğer içtihat eder ve içtihadınızda gayenize isabet ederseniz Allah size iki mükafat verir, eğer içtihat eder ve yanılırsanız, içtihat ettiğiniz için bir sevap alırsınız»[220] demişti.

Hz. Peygamber ilahi vahiyle hüküm veriyordu. Kendisine ge­tirilen bir davada, o davanın çözümü için herhangi bir vahiy gel­memişse kendi reyiyle hükmediyordu. Henüz vahiy bulunmayan bir konuda Resûlullah kendi reyiyle çözüme kavuşturduğu bir da­vada sonradan vahiy gelip te hükmü bozulması halinde, evvelce verdiği hükmü bozmuyor, ancak verdiği evvelki hükmü, gelecek mümasil bir davada tekrar etmiyordu.[221] Bu durum, kanunların "makable şümulü olmadığına dair bir hukuk prensibinin tatbi­katından başka bir şey değildir. [222]

 
E- Hakimlerin Maaşları
 

islâm hükümeti, ilk devirlerden beri kaza fonksiyonunu ifa eden hakimlere, çalış mal a nna karşılık maaş verirdi. Hakimlere maaş verirken, hayat şartları azami derecede gözönönü alınırdı. Ebu Davud'un rivayet ettiği bir hadisten, Resûlullah'm amme hiz­metlerini yürüten memurlara (hakimler de dahil) maaş verdiğini öğreniyoruz. Resûlullah memurlarına maaş verirken onların her türlü masraflarının hükümet tarafından karşılanacağını «kendisi istihdam ettiğimiz kimse, karısına ait masrafları da alacaktır. Şayet hizmetçisi yoksa, onlannkini de, yine evi yoksa ev kirasını dahi alacaktır. Beyt'ül-mal'dan, başka sebeplerle alınacak her masraf bir kusur veya hırsızlık teşkil eder»[223] sözleriyle ifade edi­yordu.

Hz. Peygamber, Hicri 8. yılda. Attab b. Es'id'i Mekke'ye vali-kadı tayinetti ve ona günlük olarak bir dirhem (aylık 30 dirhem eder) maaş verdi.[224] Başka bir rivayette senede 400 dirhem,[225] di­ğer başka bir rivayette ise senelik 40 ukiye (bir ukiye, 40 dirhem veya miskal karşılığıdır) ağırlığınca gümüş veya altın tutarında maaş verirdi.[226] Merginani, Hz. Peygamberin Hz. Ali ile Attab b. Esid'e maaş verdiğini kaydeder.[227]

 

II. Yardımcı Memurlar
 

1- Müftiler
 

Müftiler, islâm adliye teşkilatında kaza fonksiyonunun ifade­sinde Önemli bir rol oynarlar; bir bakıma kaza organının yani ha­kimin yardımcısı ve müşaviridirler.

Ifta teşkilatı -hususi de olsa- Hz. Peygamber zamanından iti­baren islâm adliyesinde önemli bir yer işgal etmiştir. Peygamber hem bir kadı ve hem de bir müfti idi.[228] Kendisine sorulan hukuki ve dini sorulara bizzat cevap veriyordu.[229] Hatta O'na sorulan bazı sorular ilahi vahiyle cevaplandırılıyordu.[230]

Resûlullah camide dini tedrisatı yaparken ashabını ilmen ye­tiştiriyor ve onların sordukları sorulara ilmi cevaplar veriyor­du.[231] O bu usulü takip ederken ashabını ilmen yetiştirdi ve onlar fetva verecek dereceye yükseldiler. Müverrih ve hukukçuların bil­dirdiklerine göre Peygamberin ashabı içerisinde yüzkırk kişi fet­va verecek selahiyete haizdi.[232] Bunlar içerisinde yedi kişi fetva verme hususunda temayüz etmiş şahsiyetlerdi.[233] Resûlullah bu şahıslara fetva verme selahiyetini tanımıştı.

Ibn Abdilberr «Ibn Mes'ud'un bir davada Hz. Peygamberin fetvasiyle hüküm verdiğini kaydetmektedir.»[234] Kur'an-ı Ke-rim'de Peygamberin güç durumlarda ashabıyla istişare etmesi emredilmektedir.[235] Bu emir sebebiyledir ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar
« Posted on: 16 Eylül 2019, 17:14:10 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar rüya tabiri,Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar mekke canlı, Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar kabe canlı yayın, Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar Üç boyutlu kuran oku Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar kuran ı kerim, Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar peygamber kıssaları,Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlar ilitam ders soruları, Kaza fonksiyonunu ifa eden memurlarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &