ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Asrı Saadette İslam > Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı  (Okunma Sayısı 17669 defa)
04 Ekim 2010, 12:28:22
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.439


« : 04 Ekim 2010, 12:28:22 »




ASR-I SAADETTE İÇKİ VE YASAKLANIŞI


Dr. Nadir Özkuyumcu
 

(Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi, İzmir)

Nadir Özkuyumcu 1961 yılında Manisa'da doğdu, ilk, orta ve lise tah­silini aynı şehirde tamamladı. 1982-83 öğretim yı­lında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1985 yılında "Hz. Pey­gamber Devrinde Yahudilere Karşı Güdülen Siya­set" konulu yüksek lisans tezini, 1993 yılında da "Fethinden Emevîlerin Sonuna Kadar Mısır ve Kuzey Afrika" konulu doktora tezini tamamlaya­rak "Doktor" unvanını aldı.

1985 yılından bu yana Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaktadır.[1]

 
GİRİŞ


İçki çok eski çağlardan beri bilinir. Özellikle şarap en eski iç­kilerdendir.

Eski Yunanlılar ve Romalılar, pişmiş meyve ve çiçek özleriyle kokulandırılmış, bal ile tatlandırılmış şaraplar yaparlardı. Özel­likle Sakız, Midilli ve Trakya şarapları çok makbuldü. Anadolu'da şarap daha M.Ö. 2000 yılında yapılıyordu. Avrupa'da bağcılık, do­layısıyla şarap yapımı, Ortaçağ'da Hıristiyanlığın yaygınlaşma­sıyla gelişti. Türkler Müslüman olduktan sonra, îslâm dininin ya­saklaması dolayısıyla, Anadolu'da şarapçılık.geriledi.

Araplar'da cahiliye döneminde ve islâm'ın ilk yıllarında içki­ye büyük düşkünlük vardı. Cahiliye dönemine ait metin ve şiirler­de içkiden ve içki âlemlerinden sıkça bahsedildiği görülür. Hatta o dönem Arapça'sında içki için yüz kadar isim kullanılmıştır, içki­ler hurma, üzüm, mısır, arpa, buğday, dan ve hatta baldan yapılı­yordu. Medine'de hurma koruğu ve hurmadan yapılan, Fadih adında bir içki kullanılmaktaydı. O devirde üzüm Suriye'den geti­riliyor, üzümden de şarap (hamr) yapılıyordu. Bizans toprakları­na giden Arap tüccarlar, Bizans Devletinin (Jüstinien Kanunu, 4. Bölüm, 41. kısım, M.l-2) ihraç yasağı dolayısıyla, Bizans şarapla­rını dışarı çıkaramıyorlardı. Bundan, cahiliye dönemi Arapları-nın Bizans şaraplarına aşırı düşkün olduğu sonucu çıkarılabilir.

Medine'de üzüm bağı yoktu. Çoğunluğunun içkisi, hurmanın köpük atmasıyla meydana gelen "nebîz" idi.[2] Şarap, ağaç kaplar­da ve küplerde, toprak veya kabaktan yapılan kaplarda, sırlı kap­larda yapılırdı. Yemen halkı, Bit' denilen ve baldan yapılan bir iç­ki üretiyordu. Onların, Mizr denilen arpa veya mısırdan yapükları bir içki daha vardı.[3] Ayrıca buğday ve darıdan Gubeyrâ adında bir içki daha yapıyorlardı. Aynı içkiye Sükreke de denilirdi.

Cahiliye devri müşrik arapları arasında kötülüklerini göre­rek içki içmekten kaçınanlar da vardı.^Abdullah b. Cud'an, Amir b. Ez-Zarib, Afif b. Ma'dikeb, Kays b. Âsim el-Munkırî, Safvanb. Umeyye, Velîd b. Mugire bu kişilerdendir.

Hz, Peygamber dönemi Arabistan'ında Hz. ibrahim'in getir­miş olduğu dine inanan Hanîfler, içki içmezlerdi. Nitekim, Osman b. Maz'un, "Aklımı gideren ve benden aşağı kimseleri bana güldü­ren şarabı içmem" demiştir. Ayrıca Kus b. Saide, Varaka b. NevfeL Zeyd b. Amr, Ebu Zer el-Gıfarî, Ebu Bekir ve Osman b. Affan da iç­ki içmezdi. Hz. Ali'den nakledildiğine göre, Hz. Peygambere (s.a.v.) "Hiç içki içtin mi?" diye sorulmuş, "Hayır" diye cevap ver­miştir.

Gerek Tevrat'ta, gerekse incil'lerde içkiyi kötüleyen satırlar olmasına rağmen, bu dönem yahudileri içki üretip içiyorlardı. Pavlus/'Şarapla sarhoş olmayın, onda edepsizlik vardır." demiş­tir.[4] Luka incilinde ise, Hz. Yahya'nın vasıfları anlatılırken, "Rab-bin meleğinin, onun şarap ve içki içmeyeceğini haber verdiği" anlatılmaktadır.[5] Ancak daha sonraları, içki, hıristiyan ibadeti­nin içine sokulmuştur. Kilise, şarabın Hz. isa'nın kanı olduğunu ileri sürmüştür. Çeşitli kiliselerde ekmek ve şarapla komünyon âyini yapılır olmuştur.

Müşriklerin işkencesi sonucu Habeşistan'a iltica eden müslü-inanlardan ikisi hıristiyan olmuştu. Bunlardan biri, Urnmu Habı-be'nin kocası Ubeydullah'tır. Bu zat alkolikti ve sarhoşken suya düşüp boğulmuştur.[6]

 

Birinci Bölüm


İÇKİ YASAĞININ DEVRELERİ


İçki ile ilgili âyetlerin içerikleri gözönüne alınırsa, içki yasağı konusunda aşamalı bir yöntem izlendiği, bu çok yaygın kötülüğün ortadan kaldırılmasında sosyal şartların dikkate alındığı görülür, ilk âyet şöyledir:

"Hurma ağaçlarının meyvesinden ve üzümlerden de sarhoş­luk veren içki ve güzel bir rızık edinirsiniz. İşte bunda da aklını kullanacak bir kavim için hiç şüphesiz bir ayet vardır." [7]

Bu ayet-i kerîme, Mekke'de, ve daha içkiye hiçbir yasaklama getirilmeden, içki hakkında ilk olarak indirilen ayettir. Bizleri ya­ratan ve en güzel bir şekilde biçim veren Cenâb-ı Allah, bu ayette iki hususa dikkat çekmektedir. Birincisi; sarhoşluk veren içkile­re, ikincisi de; güzel yiyecek ve içeceklere.

Cenâb-ı Allah, hurma ve üzümden yapılan ve sarhoşluk veren içecekleri, insanlara faydası olan "güzel rızık" lafzından ayırmış­tır. Yani sarhoşluk veren şeyleri "güzel rızık" lafzının içine dahil etmemiştir. Ayetin devamında da "bu akleden, aklını kullanan insanlar içi, apaçık bir ibrettir, bir delildir, ders alınacak bir şey­dir." buyurulmaktadır. Ayetin bu son kısmına dikkat edilmesini istiyoruz. Nasıl ki bizler, konuştuğumuz kişilerin aklı başında ve söyleneni anlayacak kapasitede ve seviyede olmalarım arzu eder ve söylediğimiz sözlerin karşımızdaki tarafından akıllıca düşünü­lüp değerlendirilmesini istersek, Cenâb-ı Allah da, indirdiği ayet­lerin muhatabı olan insandan "güzel rızık" ile beslenmesini ve sar­hoşluk verenden kaçınmasını, böylece aklı başında bir insan ola­rak Allah'ın (Kendisinin) ayetlerini anlamamızı istemektedir. Bu ayet-i kerime ile Cenâb-ı Allah doğrudan haram kılmamakla be­raber sarhoşluk vereni, "güzel rızık"tan ayırmakla, sarhoşluk ve­ren şeylerin iyi olmadığını ima etmektedir.

Cenâb-ı Allah, iyi ve güzel olan ile sarhoşluk vereni bu şekilde ayırdıktan ve sarhoşluk verenin karşısında "güzel rızkı" tavsiye ettikten sonra, bu "güzel rızk"m ne olduğunu da bizlere açıkla­makta ve kötü olarak gördüğü bir içeceğin yerine, onun alternati­fini de koymaktadır. Bakın aym surenin 66. 68 ve 69. ayetlerinde bu durum nasıl açıklanmaktadır:

"Doğrusu sizin için davarlarda da ibret vardır. Size onların karnındaki ters ile kan arasında (oluşan) hâlis, içenlerin boğazın­dan rahatlıkla geçen süt içiriyoruz."[8]

"Rabbin Bal Arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların senin için yapacakları) çardaklardan evler (kovanlar) edin, de­di"[9]

"Sonra da her türlü meyve, çiçek ve üründen ye, Rabbinin sa­na (bal imâlinde gösterdiği yayılman için gerekli yollarda) elve­rişli yollarda yürü, diye vahyetti. Karınlarından değişik renkler­de bir içecek çıkar ki, onda insanlara şifâ vardır. Şüphesiz ki bun­da iyice düşünen bir millete öğüt, ibret ve belge vardır."

Bu ayetlerde sarhoşluk veren yiyecek ve içeceklerin karşıtı olarak bizlere takdim edilen "güzel nzık'lar; süt ve bal'dır. Bugün tıb ilmiyle uğraşan kişiler de belirtmektedirler ki, süt, insan geliş­mesinde çok önemli bir faktördür. Bal da aynı şekilde faydalı, in­san sıhhatine katkıda bulunan bir gıdadır. Cenâb-ı Allah, bu ayet­lerin sonunda da bizleri tefekküre, düşünmeye davet ederek, sar­hoşluk veren şeylerle, insana faydalı olan şeyleri düşünmemizi ve tercihimizi yapmamızı istemektedir.

içkinin haram edilmesiyle ilgili olarak nazil olan ikinci ayet de Bakara Sûresinin 219. ayetidir. Bu ayet-i kerime şöyledir:

"Sana içkiyi ve kuman sorarlar. De ki: Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için faideler vardır. Günahları ise faidele-rinden daha büyüktür" Yine sana hangi şeyi nafaka vereceklerini sorarlar. De ki: "ihtiyacınızdan artanı (verin)." Allah size böylece ayetlerini (pek güzel) açıklar. Olur ki, dünya hususunda da, ahi-ret işinde de iyi düşünürsünüz."[10]

Bu ayet-i kerime, Hz. Ömer, Muaz b. Cebel ve ensardan bir topluluk hakkında nazil olmuştur. Bu kişiler Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) gelip "Ey Allah'ın Rasûlü! Bize şarap ve kumar hak­kında bir fetva ver, zira bunlar aklı gideriyor ve malı selbediyor." dediler. Bunun üzerine Cenâb-ı Allah bu ayeti kerimeyi inzal bu­yurmuştur.

Bu ayet-i kerime geldikten sonra, müslümanlarm bazıları, "O büyük bir günahtır, günahı faydasından daha büyüktür" lafzı­na itibar ederek içkiyi ve sarhoşluk veren herşeyi bırakmışlardır. Ancak, bazı müslümanlar da, "İnsanlar için bazı faydalar vardır" ifadesine itibarla içki içmeye devam etmişlerdir.

Hz. Ömer ve arkadaşlarını bu konuda endişeye sevkeden ve Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) gidip içkinin yasaklanmasını iste­melerine sebep, elbetteki onların imâm, ahlâkı, toplumun ve nes­lin sağlam ve sağlıklı kalması, müslümanlar arasında fitnenin ve fesadın çıkmasını istememeleri, arzu etmemeleridir. Çünkü açık-ça görülmektedir ki içki insanların arasını açıp cinayetler işlet­mektedir. Toplumun huzurunun bozulmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle Peygamberimiz (s.a.v.): "İçki her kötülüğün anandır buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında meyda­na gelen şu üzücü hadise bu konuda ne kadar ibret vericidir ve içki ile insanların fitneye nasıl da kolayca düştüklerini bize bildirmek­tedir:

"Bir defasında Evs ve Hazrec kabilelerinin gençleri birlikte oturup içkili sohbet yapıyo...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.318


View Profile
Re: Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı
« Posted on: 19 Şubat 2018, 21:00:19 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı rüya tabiri,Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı mekke canlı, Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı kabe canlı yayın, Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı Üç boyutlu kuran oku Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı kuran ı kerim, Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı peygamber kıssaları,Asr-ı saadette içki ve yasaklanışı ilitam ders soruları, Asr-ı saadette içki ve yasaklanışıönlisans arapça,
Logged
04 Nisan 2015, 19:29:30
Liyla

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 384


« Yanıtla #1 : 04 Nisan 2015, 19:29:30 »

Alkollü içecekler akıl nimetinin kullanılmasını engeller.
İslam akıl nimetini kullanmayı emrettiği için bu durum İslam anlayışına terstir.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
08 Nisan 2015, 19:41:15
Yakupcan

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.113



« Yanıtla #2 : 08 Nisan 2015, 19:41:15 »

İçki insanın yaptıklarının farkında olmamasını sağlar.O yüzden insan içkiliyken sonradan
pişman olacağı şeyler yapabilir.O yüzden içkiliyken namaza da yaklaşmamalıyız.
Allah bizi içkiden korusun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 08 Nisan 2015, 19:51:21 Gönderen: Yakup Can »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı


Sanma ki dert sadece sende var...
Sendeki derdi nimet sayanlarda var!

HZ.MEVLANA
08 Nisan 2015, 19:47:27
Haktann
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 934



« Yanıtla #3 : 08 Nisan 2015, 19:47:27 »

Ve Aleyküm Selam . Araplar'da cahiliye döneminde ve islâm'ın ilk yıllarında içki­ye büyük düşkünlük vardı. Cahiliye dönemine ait metin ve şiirler­de içkiden ve içki âlemlerinden sıkça bahsedildiği görülür. Hatta o dönem Arapça'sında içki için yüz kadar isim kullanılmıştır, içki­ler hurma, üzüm, mısır, arpa, buğday, dan ve hatta baldan yapılı­yordu. Medine'de hurma koruğu ve hurmadan yapılan, Fadih adında bir içki kullanılmaktaydı. O devirde üzüm Suriye'den geti­riliyor, üzümden de şarap (hamr) yapılıyordu. Bizans toprakları­na giden Arap tüccarlar, Bizans Devletinin (Jüstinien Kanunu, 4. Bölüm, 41. kısım, M.l-2) ihraç yasağı dolayısıyla, Bizans şarapla­rını dışarı çıkaramıyorlardı. Bundan, cahiliye dönemi Arapları-nın Bizans şaraplarına aşırı düşkün olduğu sonucu çıkarılabilir. Paylaşım İçin Allah Razı Olsun .
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &