ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Asrı Saadette İslam > Asr-ı saadette adliye teşkilatı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Asr-ı saadette adliye teşkilatı  (Okunma Sayısı 2253 defa)
02 Ekim 2010, 21:55:36
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 02 Ekim 2010, 21:55:36 »



ASR-I SAADETTE ADLİYE TEŞKİLATI


Prof.Dr.Fahrettin Atar
 

(Marmara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, istanbul)

Fahrettin 1947 yılında Erzurum'da doğdu. İlkokul, ve İ.H.L. ATAR ni Erzurum'da okudu. 1971 yılında İstanbul Yük­sek İslâm Enstitüsünden mezun oldu. Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesinde İslâm Hukuk alanında doktorasını yaptı. 1975 yılında doktor unvanım aldı. 1982 yılında doçent 1989 yı­lında profesör oldu.

Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsünde 1976-83 yıl­ları arasında İslâm Hukuku Öğretim Üyeliği ve İdarecilik görevlerinde bulundu. 1983 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesine İslâm Hukuku Öğretim Üyesi olarak tayin edildi. Halen bu görevini sürdürmektedir. Eserleri:

- İslâm Adliye Teşkiyatı,

- İslâm Hukukunda Borçlunun İflasına Karar Ve rilmesi, Hacredilmesi, Mallarına Haciz Konul­ması ve Hapsedilmesi,

- İslâm İcra ve İflas Hukuku

- Fıkıh Usulü [1]

 

Giriş
 

İnsan yaratılış itibariyle her türlü iyi ve kötü işleri yapmaya müsaittir. Daha ziyade kötü işleri yapmaya meyillidir. Bu sebeple bir cemiyette kendi hakkına razı olmayan, başkalarının hakkını ihlal eden başkasına ait borcunu ödemeyen ve başkasının haksız olarak canına kıyan insanlar bulunabilir. Hz. Adem'in oğullarının hayat hikayelerim Kur'an-ı Kerim'de okuyoruz.[2] Yine Kur'an'da insanın tabiatı çok vazıh bir şekilde anlatılmaktadır.[3] işte insanın bazı amiller sebebiyle başkasına yaptığı haksızlıkları önlemek, hakkı hak sahibine teslim etmek ve cemiyette asayiş ve huzuru te­min etmek için adli işleri yürütecek bir organa ihtiyaç duyulmuş ve kendisinde kudret bulunan bir şahıs tarafından yürütülmüş­tür. Allah adli işlerin yürütülmesinden önceleri peygamberleri mes'ul tutmuştur.[4] Kur'an'da adli işlerin Hz. Davud[5] ile Hz. Süleyman[6] ve Hz. Muhammed (s.a.v.)[7] e tevdi edildiğim görüyo­ruz.

Burada kaza fonksiyonunun Asr-ı Saadet'teki ifa edilişini göstermeğe çalışacağız, islâm'dan önce, arap yarımadasında, adli işlerin yürütülmesi sağlam temellere dayanmıyordu. Kaza fonk­siyonu devletin resmi fonksiyonları arasında değildi.[8] Hakemler adli işleri yürütüyorlardı, iki taraf, anlaştıkları hakemin huzu­runda muhakeme oluyorlardı. Hakemlerin tatbik edecekleri bir hukuk müdevvenatı yoktu. Hakemler kendi şahsi rey ve aklı se-hmleriyle davaları neticeye bağlıyorlardı.

İslâm Hukukçuları, İslâm adliye teşkilatının menşe ve hare­ket noktasının, islâm'ın gelişi ve ortaya çıkışıyla paralellik arzet-tiği görüşündedirler.[9] Hz. Peygamber, islâm Öncesi bozuk ve dev­let kudreti tarafından ifa edilmeyen kaza fonksiyonunu devletin bir fonksiyonu olarak ilan etti. Fertlerin her sahada olduğu gibi kazai sahada da haklarını koruma vazifesini merkezi devlet üzeri­ne aldı. Adliye teşkilatı eşitlik prensibine kavuşturuldu.[10] Bundan böyle haklı olan -zayıf da olsa- hakkım alabilme imkanına kavuş­tu.

Gerçekten, Kur'ân-ı Kerim, islâm adliye teşkilatının temeli­ni attı.[11] Hz. Peygamber de ilk hâkim olarak Kur'an'ı uyguladı.[12] O kadı sıfatıyla adli teşkilatı yürütürken, gelecek asırlarda da kadı­lara vazifeleri esnasında uymaya mecbur olacakları muhakeme usulü hakkında kaideler koydu.[13]

Hiç şüphesiz, Hz. Peygamber ilk zamanlarda adlî, idari, askerî ve siyasi işlerin bütününü şahsen yürütüyordu. Ancak son­raları islâm ülkesinin genişlemesi sebebiyle bu görevlerden bazı­larını arkadaşlarına tevdi etme mecburiyetinde kaldı. Arkadaşla­rına tevdi ettiği görevler arasında kaza işleri de vardı. Bundan böyle, Hz. Peygamber, Medine ve civar bölgelerin adli ve kazai iş­lerini yürütmeğe devam ederken, Yemen, Bahreyn, Oman, Nec-ran ve diğer bölgelere, adlî ve kazaî işleri yürütecek memurlar gönderiyordu. Sırf adlî işleri ifa edecek hakimler gönderdiği gibi bazen de vali veya vergi memurlarına (amillere) bu görevi ek gö­rev olarak tevdi ediyordu. Hz. Peygamber tayin ettiği hakimlerin kararları için, başşehir Medine'de temyiz makamında bulunuyor­du. O, hakimleri tayin ederken de, onlara muhakeme usulü, adli idare ve tatbik edilecek kanunlar hakkında bilgi veriyordu.

Hz. Peygamber ilk kadıyı tayin etmiştir. O'nun tayin ettiği ilk kadı Hz. Ali'dir.[14] Hz. Peygamber, Hz. Ali'den sonra Muaz b. Cebel, Ma'kıl b. Yesar'ı da kadı tayin etmiştir.[15]

Meşhur Muhaddis Zühri ve Said b. Müseyyeb'den gelen bir ri­vayette, ne Peygamber (s.a.v.), ne Ebu Bekir, ne Ömer kadı tayin ettiler. Ancak Hz. Ömer, Yezid b. Uht'un-Nemr'i kıymet yönünden belirli bir miktarı aşmayan davalara bakmakla görevlendirdi.[16] Başka bir rivayette bu şahıs Yezid b. Uhd'un-Nimr değil Hz. Ali'dir.

Hasan ibrahim Hasan, Hz. Peygamberin hem bir mübelliğ, hem de bir hakim olduğunu, ondan başka kadı olmadığını, şehirle­re kadılar tayin etmediğini, tayin ettiği valilere ek görev olarak kazai görevleri tevdi ettiğini, ancak vefatına yakın yıllarda saha­belerden bazılarına kazaî işlere bakma izin ve selahiyeti verdiği mütalaasında bulunur.[17]

Ali Abdurrazık, Hz. Peygamberden nakledilen hadislein o za-mamn adliyesi ve muhakeme usulü hakkında tam bir bilgi verme­diğini, islâm âlimleri tarafından Peygamberin kadıları olarak bilinen Hz. Ali, Muaz b. Cebel ve Hz. Ömer'in bazı rivayetlerde kumandan, amil (vergi memuru) ve vali olarak tayin edildikleri­nin zikderilmesinin karışıklığa sebebiyet verdiğini iddia eder.

Sabi'den gelen bir rivayete göre ashabı içinde dört tane (Ebu Bekir, Ömer, îbn Mesud ve Ebu Musa) kadı vardı.[18] Katade ve Mesruk'dan gelen bir rivayette ise ashab içinde altı kişi (Ömer,Ali, Übey b. Ka'b, Mes ud, Ebu Musa, Zeyd b. Sabit)'nin kadılık yaptığı bildirilmektedir.[19]

islâm hukukçuları[20] ilk kadıyı Hz. Peygamberin tayin ettiği görüşünü benimserler. Bilhassa, Hz. Ali, Muaz, Ömer, Ma'kıl b. Yesar'm[21] onun tarafından kadı tayin edildiğinde şüphe etmezler.

Makrizi[22] ve Kettani[23] Peygamber devrindeki idari teşkilatla­rı mufassal bir şekilde incelerken, adliye teşkilatına genişçe yer vermektedirler ve Peygamberin kadıları başlığı altında Hz.Ali, Muaz, Hz. Ömer'in onun kadıları olduğunu rivayetleri ile bitlikte zikrediyorlar. Gerçekten Makrizi ve Kettani bu hususta aydınla­tıcı fikirler ortaya koymuşlar ve tarihi vesikaları gün ışığına çı­karmışlardır.

Ali Abdurrazzık'm Peygamber devri adliyesinin güçlüğe sebe­biyet verdiği şeklindeki görüşüne temas etmek istiyorum. Hz. Peygamber biraz önce belirttiğimiz gibi Hz. Ali, Muaz b. Cebel gibi şahsiyetleri Yemen'in çeşitli bölgelerine kadı tayin etmiştir. Bazı kaynaklarda Hz. Ali'nin bir askeri birliğin kumandanı olarak gön­derildiği zikredilmektedir. Hz. Ali'nin bir defasında askeri bir bir­liğe kumandan tayin edilmesi onun kadı tayin edilmesine mani midir? Yine Muaz b. Cebel için aynı şey söylenebilir. O'nun amil tayin edilmesinin kaynaklarda zikredilmesi onun kadı tayin edil­mesine mani midir? Hz. Ali bir sene askeri birliğe kumandan gön-derilmişse ertesi sene de hakim tayin edilmiştir. Muaz da aynı şe­kilde, bir sene vergi memuru olarak tayin edilmiş, ertesi sene ise kadı tayin edilmiştir. Çünkü Hz. Peygamber her sene memurları­nı değiştiriyordu. Bu değişme durumlarını Taberi Tarihinin her senenin amilleri ve valileri bölümünde bulabiliriz.

Buraya kadar naklettiğimiz tarihi vesikalar muvacehesinde ilk kadıyı Hz. Peygamber (s.a.v.)'in tayin ettiği neticesine varıyo­ruz. Hz. Ebu Bekir ve Ömer'in ilk kadı tayin ettiği görüşünü savu­nan müelliflerin, Peygamber zamanındaki Yemen bölgelerine ha­kimlerin tayin edildiğini nazari dikkate almaksızın bu görüşleri serdettiklerini sanıyoruz. O zaman iki görüşte de çelişki yoktur. Şöyle ki Hz.Ebu Bekir kendi hilafeti zamanında Medine'ye ilk ka­dı olarak Hz. Ömer'i tayin etti, Hz. Ömer de hilafeti zamanında fethedilen Küfe, Basra ve Mısır şehirlerine ilk önce kadı tayin eden bir halifedir.

Arab Administration" adlı eserin yazarı S.A.Q.Husaini,[24] ka­za kuvvetinin icra kuvvetinden Peygamber zamanında ayrıldığını söylüyor. Biz, o zaman kaza kuvvetinin icra kuvvetinden kısmi bir şekilde ayrıldığını kabul ediyoruz. Adliyenin tamamıyla istiklali­ne kavuşması ve kaza kuvvetinin icra kuvvetinin murakabesin­den kurtulması Abbasiler zamanına rastlamaktadır. Abbasi hali­feleri bu günkü Adliye Bakanlığına tekabül edecek Kadı'l-Kudat'lık teşkilatını kurdular. Bundan böyle kaza fonksiyonu bu kuruluş tarafından ifa oluyordu.[25]     

 

Birinci Bölüm


I- İSLÂM ADLİYE TEŞKİLATININ DOĞUŞU


I. Tarihi Malumat
 

Bu bahiste Hz. Peygamber, zamanındaki adliye teşkilatı hak­kında tarihi bilgi vermeye çalışacağız, İslâm adliye teşkilatının Arap devletleri topraklarında kurulması sebebiyle islâm öncesi Arap adliye teşkilatına dair bilgi vermeyi faydalı bulduk. [26]

 

A- İslâm'dan Önce Arap Yarımadasında Adliye Teşkilatı
 

Tarihçiler, araplan güney ve kuzey arapları diye iki kısma ayırırlar. Güney araplara Kahtaniler, Kuzey araplara İsmaili-ler denir. Güney araplann yurdu Yemen, kuzey araplann yurdu ise...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Asr-ı saadette adliye teşkilatı
« Posted on: 21 Eylül 2019, 19:03:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Asr-ı saadette adliye teşkilatı rüya tabiri,Asr-ı saadette adliye teşkilatı mekke canlı, Asr-ı saadette adliye teşkilatı kabe canlı yayın, Asr-ı saadette adliye teşkilatı Üç boyutlu kuran oku Asr-ı saadette adliye teşkilatı kuran ı kerim, Asr-ı saadette adliye teşkilatı peygamber kıssaları,Asr-ı saadette adliye teşkilatı ilitam ders soruları, Asr-ı saadette adliye teşkilatıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &