Ailede anne ve babaya düşen görevler tamamlayıcı bir iştir.
(1/1)
Sümeyra:
Ailede anne ve babaya düşen görevler tamamlayıcı bir iştir

İLK SÖZ
Ailede anne ve babaya düşen görevler bir ayrılık değil, tamamlayıcı bir iştir.
BU MEKTUBU OKUYUN
Halit Bey,

Bu size kaçıncı mektubum oldu bilmiyorum. Yine bir sorun ile karşınızdayım.
Biz çocukluk döneminde anne ve babamızın bizlere olan yaklaşımlarında çok farklılık gözledik. Evde annemin yaptığına babam, babamın yaptığına da annem karışmazdı. Meselâ, babamın ev temizlediğini, yemek yaptığını ve bulaşık yıkadığını hiç görmemiştik. Annem hastalandığında veya evde olmadığı zaman, babam yemek yapamaz, aç kalırdık. Annem ise, evin dışındaki işleri babam olmadan takip edemezdi. Bunlar bir tamamlayıcı değil, ailede kesin bir iş bölümü olduğunu anlatan davranışlardı.
Bizim kuşak her ne kadar bu kesin ayrımı ortadan kaldırdı ve daha kaynaştırıcı ve tamamlayıcı bir gelişme içine girdiyse de, yine de anne, anne olduğu gerçeğini; baba da, baba olduğu gerçeğini ortadan kaldıramadı. Yeni dünyanın her yerinde annelik görevi ile babalık görevi birbirinden ayrı gözükmektedir. Birbirlerine olan destek ve yardımlar bunu ortadan kaldırmaktadır.
Sizce, günümüzde anne baba görevleri ve başka bir ifadeyle aile içi işbölümü nasıl olmalıdır?
Dua ile kalın...
Nursen Yücel
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Ailede belli bir düzenin oluşmasında, şüphesiz ki fertlerin ayrı ayrı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluğun büyük bir kısmını an¬ne ve baba üstlenir. Babaanne, anneanne ve dedeler ise zaman zaman bu sorumluluğa ortak olurlar. Ailedeki diğer büyük kardeşler de, çocuk eğitiminde bu sorumluluğu paylaşan diğer bireylerdir. Buna bir anlamda iş bölümü denilmektedir.
(~ BİR ANI )
Çevrenin engin bir saygı ve hürmet duyduğu bir büyüğümüzün evine, bayram ziyareti için gitmiştik.
Bizi kapıda ailenin büyük oğlu karşıladı ve tatlı bir tebessümle içeri buyur etti. Ardından anne ve babası bizleri karşıladılar. Son derece' sade ve tertipli bir odaya götürdüler.
Şeker-kolonyayı, evin en küçüğü tuttu. Kahve ve çayımızı ise, bir diğer kardeş getirip tuttu.
Evde telaşsız ve disiplinli bir sistem yürüyordu. Herkes ne yapacağını çok iyi biliyor, bir işe birkaç kişi koşmuyor veya bir iş sahibini beklemiyordu.
Koyu bayram sohbeti esnasında, ev sahibine evdeki bu güzel uyumun sırrını sormuştum.
"Bizim evimizde herkesin bir görevi var," dedi. "Kimse kimsenin işine karışmaz. Ancak, çok ağır geldiğinde yardımına koşarız."
"Bir anlamda iş bölümü mü?" diye sordum.
"Evet," dedi. "İş bölümü de denebilir. Ancak, bu iş bölümü 'Ben görevimi yaptım, başkasından bana ne' şeklinde değil de, 'Ben de adam yerine konuyorum, benim de bir işim var ve aileme katkıda bulunuyorum' anlayışıyla yürür.
Çocuklarımda hem sorumluluk duygusu gelişiyor, hem de işe yaramış olmanın hazzı yaşanıyor."
Anlatılanlar son derece önemliydi. Sevgiye, kaynaşmaya ve disipline katkı yaparak bir iş bölümü anlayışı, fertlerin birbirine düştüğü günümüz aile yapısı için örnek bir modeldi.
Evde, anne baba ve çocukların belli bir sorumluluklarının olması, gerektiğinde de birbirlerinin yardımına koşmaları, hoş bir ahengin oluşmasını sağlayacaktı. Buna büyük anne ve dedelerin de dahil olduğu düşünülürse, o evde harikulade bir düzenin işleyeceği aşikârdı.
Bir ailede, anne babalar, çocuklar ve diğer aile büyükleri arasın da kesin çizgileri olmamakla beraber iş bölümü olduğu ortadadır. Tabii ki, iş bölümünden önce anne babanın ortak görevleri vardır. Bir anlamda bu ortak görevler, iş bölümünün temelini oluşturur.
Navigasyon
Mesajlar
TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc