ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Ameller - İbadetler - Kulluk Kavramı > Allaha Kulluk > Sorguya Çekileceğiz
Sayfa: [1] 2 3 4 5   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sorguya Çekileceğiz  (Okunma Sayısı 6159 defa)
11 Aralık 2007, 03:49:33
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Aralık 2007, 03:49:33 »



Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:                     "Kim Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği Peygamberlerle,          sıddıklarla, şehitlerle ve iyi kimselerle beraberdirler."  (Nisa: 69)
Demek ki Allah-u Zülcelal, insanın ahirette ne şekilde olacağını bu dünyada bildirmiştir. İnsan, Allah ve Resulünün emir ve nehiyle-rine riayet ederse, kıyamet günü Peygamberler, şehitler ve sıddıklarla beraber olacaktır.
Bizim bu zamanımız öyle bir zamandır ki, insan, Allah-u                   Zülcelal'in nimetlerine karşı nasıl cevap vereceğini şaşırıyor. Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Sonra, and olsun ki, kıyamet günü, (dünyada) sizlere verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz." (Tekasür; 8)
Biz görüyoruz ki, soframızda nice nimetler vardır. Nice çeşitli yemekler yiyoruz. Peki bu nimetlere karşı Allah-u Zülcelal'e hangi dil ile cevap vereceğiz, hangi amel ile O'na cevap vereceğiz? Bizler, gece gündüz affolunmak için ağlasak yine de azdır.
Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Ey  Habibim! Onları kendi hallerine bırak, doyuncaya kadar yesinler, dünya lezzetleri ile lezzetlensinler. Emel onları gaflete düşürsün. Onlar gelecek zamanda başlarına gelecekleri bileceklerdir." (Hicr; 3)
Az yemek yiyenin nefsi zayıf olur. Nefsi zayıf olunca, vücudun bütün azalarında nefsin tasarrufu da o derece azalır, kesilip gider. Nefsin tasarrufu gidince, aklın tasarrufu gelir. Akıl nuru, göz nuru gibi değildir. Duvarların ardındakini göz göremez, ama akıl görür. Yemek çok yendiğinde, bedende aklın tasarrufu kesilir. Tasarruf          nefsin eline geçer. Nefsin tasarrufu ile olan işler hep hatadır. Hatalı olduğu gibi dine muhaliftir. Öyle ise çok yemek gönlü karartır ve basiret gözünü kör eder.
 Ebu Talib el-Mekki şöyle demiştir:
"Bu karın dedikleri, kamış gibidir. İçi boş olduğunda, güzel ses verir; içi dolu olduğunda, asla ses seda vermez."
İnsan karnı söyleyicidir. İçi boş olsa, hep hikmetten söyler, her söylediği hoş olur. Uykuyu az uyur. Seherde uyanıktır. Çok yiyen kimseler kuşluğa kadar uyurlar. Niçin uyumasın ki, midesinde yemeklerin buharı vardır. Böyle olunca nefs-i emmarelik sıfatı galip ve hükümran olur.
Hz. Aişe radıyallahu anha şöyle buyurmuştur:
"Bu ümmet arasında ilk çıkan bid'at çok yemek oldu. Ondan sonra diğer bid'atlar yüz gösterdi. Resulullah zamanında ümmet, çok yemekten korkardı. Aksi halde imanın lezzetini, İslam'ın tadını bulamayız, derlerdi."
Şeytan, nefsin istek ve arzularını kullanarak yaklaşır, baskı kurar. Nefs aşırı emellerle ve boşuna kuruntularla insanı avutur. Zira vurdum duymazlık, gaflet, rahata düşkünlük, tembellik ve miskinlik, nefsin özelliğidir.
İnsan dünyada neyi sever ve neye aşık olursa, daima ondan bahseder. Bir genç, bir kıza aşık olduğu zaman, herhangi bir arkadaşını gördüğünde hemen ondan bahseder. Bir tüccar malını sevdiği için, nerede oturursa otursun, malından bahseder.
Allah-u Zülcelal'e aşık olan kimse de nerede oturursa otursun, Allah-u Zülcelal'den bahseder. Böyle davranmadığımız takdirde Allah-u Zülcelal, kural ve kaideye göre, bizi yalancı çıkaracaktır.
İnsan bir gün tek başına kabre girecektir. Orada ne mal ne de aile efradı, hiç biri olmayacak, tek başına kalacaktır. Fakat yanında iman nuru ve salih amel götüren kimseye ne mutlu!..
Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
 "(Ey Muhammed!) İnsanları, azabın geleceği gün ile korkut. O gün, zalimler şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve Peygamberlere tâbi olalım." (İbrahim; 44)
Bizler, Allah-u Zülcelal'in ayetlerinden gafil olmamalıyız.            Allah-u Zülcelal çok şefkat ve merhamet sahibidir. O, kıyamet gününde bizleri azabı ile azablandırmayı istemiyor. Daima bizleri ayet-i kerimelerle ikaz ediyor. Bizim de bu durumdan gafil olmamamız gerekir.
Bu ayet-i kerimeden anlaşıldığı gibi, insan kıyamet gününde böyle diyecek ve tekrar dünyaya dönerek amel yapmak isteyecektir. Fakat bu durum Allah-u Zülcelal'in koymuş olduğu kural ve kaide dışındadır. Onun için biz ölmüş ve Allah-u Zülcelal bizlere müsaade etmiş ve tekrar dünyaya gelmişiz gibi kendimizi ayarlamamız gerekir.
İsa aleyhisselam şöyle buyurmuştur:
"Dünyayı üç gün olarak kabul et:
Birincisi; dün gelip gitmiştir, ondan yana elinde bir şey yoktur.
İkincisi; yarına kavuşacak mısın, kavuşmayacak mısın bilemezsin.
Üçüncüsü;  içinde bulunduğun gün, bu günün kıymetini bil ve değerlendir."
Hatta dünya üç saatten ibarettir.
Birincisi; geçip giden saat.
İkincisi; kavuşup kavuşamayacağın bilemediğin saat.
Üçüncüsü; içinde bulunduğun saattir. O halde bu saatin kıymetini bil ve değerlendir.
Hatta dünya üç nefesten ibarettir.
Birincisi; geçip giden nefes.
İkincisi; kavuşup kavuşamayacağını bilemediğin nefes.
Üçüncüsü; almakta olduğun nefestir.
Zira, senin sahip olacağın tek nefesten ibarettir. O halde, bu tek nefes içinde, taat işlerine koş ki, asi gitmeyesin. Ölmeden, o nefesi tevbeye ver. Bilemezsin, belki de ikinci nefese geçmeden ölmüş olursun.
Anlatıldığına göre, adamın biri, çölde yürüyordu. Bir gün, şeytan onunla arkadaş oldu. O adam; sabah, öğlen, ikindi, akşam ve yatsı namazını kılmadı. Akşam olunca o adam uyumak istedi. Hemen       şeytan onu bırakıp kaçtı. Şeytan kaçarken o adam:
"Neden benden kaçıyorsun?" diye seslendi. Şeytan:
"Nasıl kaçmam ki? Ben ömrümde Yüce Allah'a bir kere asi geldim, onun için ebedi lanete uğradım. Sana gelince, bir günde beş kere Yüce Allah'a asi geldin. Allah'tan korkarım ki; sana gazab eder, senin sebebinle beni de kahreder!" diye cevap verdi.
İşte namazımıza tam dikkat edip, kıyamet gününü sanki bugün olacakmış gibi bilmemiz gerekir. Bakın bizden öncekiler gittiler. Biz de nöbetimizi bekliyoruz ve bizim nöbetimiz de bir gün bitecektir.
Bakın Ebu Derda radıyallahu anh'dan rivayetle Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
"Elinizden geldikçe kendinizi dünya işlerine fazla kaptırmayınız. Biraz da ibadet için vakit ayırınız. Zira kimin gailesi sırf dünya olursa, Allah işlerini dağıtır. Fakirliği iki gözünün arasına getirir. Hep fakir olduğunu sanır.
Kimin de gailesi daha çok ahiret olursa, Allah işlerini toparlar, huzurunu arttırır. Zenginliği kalbine yerleştirir. Gönül zenginliğinde huzur bulur.
Kim kalbini Allah'a bağlarsa, Allah mü'minlerin kalbinde ona sevgi ve merhamet yaratır, meydana getirir. Herkes onu sever. Hakkında hayırlı olan herşeyi ona hızla yaklaştırır." (Taberani,                 Beyhaki)
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyurmuştur:
"Rabbiniz şöyle buyurur: EyAdemoğlu! (Kulum) Kendini ibadetime ver ki, kalbini kanaatle, elini malla doldurayım. Ey            Ademoğlu! Benden uzaklaşırsan (ibadeti terkedersen) kalbini fakirlikle (aç gözlülükle) doldurur, elini de faydasız şeylerle oyalarım." (Hakim)
Bunun için bizlerde, dünyada devamlı olarak Allah-u Zülcelal'in zikri ile meşgul olmaya çalışırsak ve Allah-u Zülcelal'in istediği, emrettiği şekilde kulluk vazifelerimizi yapmaya gayret edersek, kabre girdiğimizde ve mahşer yerine vardığımızda da Allahu Zülcelal bize rahmeti ile muamele edecektir inşAllah.
Unutmayalım, Allah-u Zülcelal bizden hakiki ve samimi bir              şekilde kulluk istemektedir. Bunun yoluda O'nun emrettiği, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in gösterdiği ve sadatların yaşadığı yoldan gitmekle mümkündür.
Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin...




[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 21 Haziran 2014, 00:13:00 Gönderen: Rüveyha »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sorguya Çekileceğiz
« Posted on: 21 Temmuz 2019, 08:00:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sorguya Çekileceğiz rüya tabiri,Sorguya Çekileceğiz mekke canlı, Sorguya Çekileceğiz kabe canlı yayın, Sorguya Çekileceğiz Üç boyutlu kuran oku Sorguya Çekileceğiz kuran ı kerim, Sorguya Çekileceğiz peygamber kıssaları,Sorguya Çekileceğiz ilitam ders soruları, Sorguya Çekileceğiz önlisans arapça,
Logged
19 Şubat 2014, 19:44:02
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 19 Şubat 2014, 19:44:02 »

Amin amin amin ecmain inşAllah...Paylaşm ve bu güzel duanız için teşekkürler.Rabbim razı olsun...
Dünyadaki her varlığın olduğu gibi insanın da bir yaratılış gayesi vardır.Yani başıboş,yemek,içmek,eğlenmek vb. şeylerle meşgul olmak için yaratılmamıştır.İnsan Rabbine kulluk yapamak için yaratılmıştır.
Bu gayenin getirdiği dorumluluklar vardır.Rabbimiz bize tahmin edemeyeceğimiz kadar çok nimet vermiştir.Bizi insan olarak yaratmış,sağlıklı kılmış,bizi seven insanlar yaratmış, azalarımızı vermiş,iş vermiştir.....
Peki bizi Yaratan ve akla gelemeyecek bunca nimet veren Rabbimiz,benim sana verdiğim bunca şeyleri nerelerde,ne amaçlarla kullandın demeyecek mi?
Elbette diyecek.Bizler bile arkadaşımıza para verdiğimizde ,tekrar istemeye gelince daha geçen gün verdim,onu ne yaptın,nerde harcadın diye soruyoruz. Onca nimet hesapsız kalır mı hiç.


Akıllı olan ,sorguya çekilmeden,kendini sorguya çeker.Sonum ne olacak diye düşünür.
Allahım!Sen bizlere yardım et.Şu üç günlük dünya hayatımızda yalnız sana kul olabilmeyi,bize verdiğin nimetleri Sen'in yolunda harcayabilmeyi nasip et...Hesap gününü bizlere kolay kıl...amin

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
19 Şubat 2014, 20:08:53
Kevser 9
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.730



« Yanıtla #2 : 19 Şubat 2014, 20:08:53 »

Allah'ın bizlere emretmiş olduğu bu ibadetlerimizi tam vaktinde yapmalıyız...
Allah içimizden kin ve kötü hevesleri çıkarıp kalbimize ibadet ve Allah korkusunu yerleştirir İNŞAllah...
Allah gerçeğin farkına varmayanları affetsin...(AMİN)
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
15 Kasım 2014, 23:44:34
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.898


« Yanıtla #3 : 15 Kasım 2014, 23:44:34 »

Aleykümselam.Rabbim razı olsun paylaşımdan hocam.Bizler yaptığımız her şeyden sorguya çekileceğiz.Rabbim bizleri af eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
08 Şubat 2015, 00:42:19
Gözdenur 8

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 469


« Yanıtla #4 : 08 Şubat 2015, 00:42:19 »

Er yada geç hepimiz  bir sorguya  cekilecegiz  kimsenin kaçışı  yok.Paylaşım  için Rabbim razi olsun  insAllah
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

gözdenur:)
Sayfa: [1] 2 3 4 5   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &