ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Ameller - İbadetler - Kulluk Kavramı > Allaha Kulluk > Cennete Girmenin Yolu (
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cennete Girmenin Yolu (  (Okunma Sayısı 5269 defa)
11 Aralık 2007, 03:48:10
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Aralık 2007, 03:48:10 »



Allah-u Zülcelal  ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:                        "Kim kendi Rabbinin huzurundaki makamdan korkar ve nefsini hevadan korursa onun yeri cennettir."                (Naziat; 40-41)
Bu ayet-i kerimeden anlaşıldığına göre, insan bu dünyada nefs ve şeytana çok dikkat etmesi lazımdır. Nefis ve şeytan insanoğlunun en büyük düşmanlarıdır.
Bir gün Şakik-i Belhi, talebesi olan Hatem-i Esam'a:
"Ne zamandır buraya geliyor, beni dinliyorsun?" diye sordu. Hatim-i Esam:
"Otuz üç sene." diye cevap verdi. Şakik-i Belhi:
"Bu kadar zaman içinde benden ne öğrendin, neler istifade ettin?" dedi. Hatem-i Esam:
"Sekiz şeyden istifade ettim." diye cevap verdi. Şakik-i Belhi bunu duyunca:
"Yazıklar olsun sana Ey Hatem! Bütün zamanımı sana harcadım, senin ise sekiz şeyden fazla   istifaden olmamış." diye çok üzüldü.
Hatem-i Esam: "Ey Hocam! Doğrusunu istiyorsan, böyledir. Bundan fazlasını zaten istemem. Bana bu kadar yetişir. Çünkü, dünyada ve ahirette felaketlerden kurtulup ebedi saadete kavuşmanın, bu sekiz bilgi ile olacağını iyi biliyorum." dedi. Şakik-i             Belhi:
"Söyle bunları bende anlayayım." buyurunca, Hatem-i Esam şöyle anlattı:
"Ey Hocam! Birincisi: İnsanlara baktım, herkes bir şeyi seçmiş, onu sevmiş gördüm, bu sevgilerin çoğu, onlara ölüm yatağına kadar, bazıları öldüğü vakte kadar, bazıları da mezara  girinceye kadar, arkadaşlık ediyor ve sonra onları yalnız ve zavallı olarak bırakıp ayrılıyorlar.
Onunla beraber kimse beraber mezara girmiyor, dert ortağı olmuyor. Bu hali görünce, düşündüm ve kendime dedim ki, dünya da öyle dost şeçmeliyim ki, mezara benimle gelsin, bana orada arkadaşlık etsin. Aradım, taradım, Allah-u Teala'ya yapılan ibadetlerden başka, böyle sadık bir sevgili bulunmadığını gördüm. Dost olarak onları seçtim ve onlara sarıldım."
Şakik-i Belhi  bunları iştince: "Çok güzel yapmışsın Ey Hatim, çok doğru söylüyorsun, ikinci faydayı da söyle anlıyayım." dedi.
"Ey Hocam! İkinci faydam: İnsanlara baktım, herkesi arzuları keyfleri peşinde koşuyor, nefsin istekleri arkasında yürüyor gördüm ve şu ayet-i kerimeyi düşündüm:
"Kim kendi Rabbinin huzurundaki makamdan korkar ve nefsini hevadan korursa onun yeri cennettir." (Naziat; 40-41)
Çok düşündüm. Kur'an-ı Kerimin baştan başa doğru olduğunu, bilgilerimle, tecrübelerimle, aklımla, vicdanımla anladım ve tam inandım. Nefsimi düşman bilerek, ona aldanmamaya, uymamaya karar verdim ve mücadeleye başladım.
Nefsimin arzu ve isteklerini yapmadım. Nihayet teslim olarak ibadetlerden kaçan o nefsin, şimdi Allah-u Teala'ya ibadete koştuğunu, isteklerden vazgeçtiğini gördüm."
Şakik-i Belhi bunları işitince: "Allah-u Teala sana iyilikler versin, ne güzel yapmışsın, üçüncü faydayı da söyle dinleyeyim." dedi:
"Ey Hocam! Üçüncü faydam: İnsanların haline baktım, herkes dünyada bir sıkıntıya girmiş, böylece dünyalık toplamaya uğraşıyorlar gördüm, sonra şu ayet-i kerimeyi düşündüm:
"Sizin yanınızdaki dünya malı tükenir, Allah'ın katındakiler ise tükenmez. Muhakkak ki biz, Allah yolunda sabredenleri, yaptıkları amelin daha güzeliyle mükafatlandıracağız." (Nahl; 96) dünya için topladıklarımı Allah yolunda harcadım, fukaraya dağıttım. Yani baki kalmaları için, Allah-u Teala'ya ödünç verdim.
Şakik-i Belhi bu sözleri işitince: "Ne güzel yapmışsın ve ne güzel söylüyorsun Ey Hatem, dördüncü faydayı da söyle dinleyeyim." dedi:
"Ey Hocam! Dördüncü faydam: İnsanlara baktım, herkesin başkalarını beğenmediğini gördüm. Buna sebep birbirlerine hased etmeleri, birbirlerinin mevkilerine, mallarına ve ilimlerine göz dikmeleri olduğunu anladım ve şu ayet-i kerimeye dikkat ettim:
"Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur." (Hud; 6) herkesin, ilim, mal, rütbe, evlat gibi rızıklarının, dünya yaratılmadan evvel, ezelde taksim edildiğini, kimsenin elinde bir şey olmadığını ve çalışmayı, sebeplere yapışmayı emrettiğinden,
O'na itaat etmiş olmak için, çalışmak lazım geldiğini ve hased etmenin büyük zararlarından başka, zaten lüzumsuz olduğunu anladım ve Allah-u Teala'nın ezelde yapmış olduğu taksime ve çalışınca  Rabbim'in gönderdiğine razı oldum. Bütün müslümanlarla sulh üzere olup herkesi sevdim ve sevildim."
Şakik-i Belhi bunları işitince: "Ne iyi yapmışsın ve ne iyi söylü-yorsun, beşinci faydanı da söyle dinleyeyim." dedi:
"Ey hocam! Beşinci faydam: İnsanlara baktım, birçoklarının insanlık şerefini, kıymetini, amir, müdür olmakta, insanların kendilerine muhtaç olduklarını ve karşılarında eğildiklerini görmekle zannettiklerini ve bununla iftihar ettiklerini, öğündüklerini gördüm. Bazıları da, kıymet ve şeref, çok mal ve evlad ile olur sanarak, bunlarla iftihar ediyorlar.
Bir kısmı da insanlık; şerefi, malı, parayı, insanların hoşuna gidecek, herkesi eğlendirecek yerlere sarfetmektir sanarak, Allah-u Teala'nın emrettiği yerlere ve emrettiği şekilde harcamıyorlar ve bununla öğünüyorlar gördüm. Ve şu ayet-i kerimeyi düşündüm:
"Allah'ın yanında sizin en hayırlınız, makamı en yüce olanınız takva sahibi olanlardır." (Hucurat; 13)
İnsanların yanıldıklarını, aldandıklarını anladım ve takvaya sarıldım. Rabbimin affına ve ihsanlarına kavuşmak için, O'ndan korkarak dinimin dışına çıkmadım, haramlardan kaçtım."
Şakik-i Belhi bunları işitince: "Ne güzel söylüyorsun Ey Hatem, altıncı faydanı da söyle." dedi:
"Ey Hocam! Altıncı faydam: İnsanlara baktım birbirlerinin mallarına, mevkilerine ve ilimlerine göz dikerek, fırka fırka, parti parti ayrılarak, birbirlerine düşmanlık ettiklerini gördüm ve şu ayet-i kerimeyi düşündüm:
"Muhakkak şeytan sizin   düşmanınızdır..." (Fatır; 6)
Kur'an-ı Kerimin bu söylediğine uydum. Şeytanı ve onun gibi müslümanlarla uğraşanları düşman bilip, sözlerine aldanmadım, onlara uymadım. Onların tapındıklarına tapmadım. Allah-u Teala'nın emirlerine itaat ettim. Ehl-i sünnet alimlerinin gösterdiği yoldan ayrılmadım. Kurtuluş yolunun, doğru yolun, yalnız Ehl-i Sünnet yolu olduğuna inandım."
Şakik-i Belhi bunları işitince: "Ne güzel yapmış ve ne güzel söylüyorsun Ey Hatem, yedinci faydanı da söyle." dedi:
"Ey Hocam! Yedinci faydam: İnsanlara baktım, gördüm ki, herkes yiyip içmek, para kazanmak için uğraşıyor. Bu yüzden haram ve şüpheli şeyleri de alıyorlar ve zillete, hakaretlere katlanıyorlar. Şu ayet-i kerimeyi düşündüm:
"Yeryüzünde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir canlı yoktur." (Hud; 6) Kur'an-ı Kerim'in Allah kelamı olduğunu ve elbette doğru olduğunu ve o canlılardan biri olduğumu bildim. Rızkımı göndereceğime söz verdiğine, elbette göndereceğine güvenerek, O'nun emrettiği gibi çalıştım."
Şakik-i Belhi bunları işitince: "Ne güzel yapmışsın ve ne güzel söylüyorsun, sekizinci faydayı da söyle." dedi.
"Ey Hocam! Sekizinci faydam: İnsanlara baktım, herkesin bir kimseye veya bir şeye güvendiğini, sırtını ona dayadığını gördüm. Bazıları altınlarına, mal ve mülküne, bazıları sanatına ve kazancına, bazıları mevki ve rütbelerine, bazıları da kendi gibi bir insana güveniyor. Sonra şu ayet-i kerimeyi düşündüm:
"Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona kafidir." (Talak; 3)  
Her zaman ve her işimde yalnız Allah-u Teala'ya güvendim. O emrettiği için çalıştım, sebeplere yapıştım. Fakat yalnız O'na güvendim. O'ndan istedim ve O'ndan bekledim."
Şakik-i Belhi bu sözleri işitince şöyle dedi:  
“Ey Hatem! Allah-u Teala, her işinde imdadına yetişsin! Hz. Musa'nın Tevratına, Hz. İsa'nın İnciline, Hz. Davud'un Zeburuna ve Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in Kur'an-ı Kerimi-ne baktım. Bu dört kitabın bu sekiz temel üzerine olduğunu gördüm. Bu sekiz esası ezberleyip bunlara uyanlar, hayatlarını bunların üzerine kuranlar, bu dört kitaba uymuş emirlerini yapmış olurlar."
İşte onlar hikmetle konuşuyorlar. Onların ağzından çıkan sözler insanın kalbine bir ok gibi saplanıyor. Hatem-i Esam'ın sözlerinden anlaşılan şudur ki; bu dünya istirahat yeri değildir.
Dünyada Allah rızası olarak insanın önüne ne gelirse, hiç fırsat kaçırmadan onu yapması gereklidir. Çünkü insan Allah-u Zülcelal'in rızasının hangi amelde olduğunu bilemez.
Bu dünya şerefi gelip geçicidir. Hakikaten kitapların anlattığına göre; kıyamet gününde insanlar, tek tek ismiyle çağrılarak, mizanda amelleri tartılacaktır. İnsanın hayır ve şer amellerinin hepsi, orada okunacaktır.
Eğer orada insanın sevapları fazla olursa, çok şeref kazanır. O insan cennete girmese dahi o şeref ona yeter. İnsanın günahları fazla ise, orada bütün yaptıkları meydana çıkıp bütün insanlar onu görürse, -Neuzübillah- o insan cehenneme girmese dahi bu azap ona yeter.
Sırat köprüsünün altında öyle dehşetli bir ateş vardır ki; bütün melekler ve bütün Peygamberler dahi onun dehşetinden titrerler. Her insan mutlaka oradan geçecektir.
Onun için istirahatımızı ve kuvvetimizi orada gözetlememiz gerekir. İnsanın; isterse vücudu parça parça olsun, isterse yumuşak yatağında ölsün, bu aynıdır. Çünkü herkes bir gün ölecektir. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"De ki: Ölmekten veya öldürülmekten kaçıyorsanız, bu kaçış size fayda vermez." (Ahzab; 16)
İnsan nefsini sevip onu rahat yaşatmak istiyorsa cenneti gözetlemesi gerekir. Çünkü oradaki rahatlık hakiki rahatlıktır. Onun için kimse dünyada, hiç rahatlık beklemesin.
Şimdi dünyaya hakim olmuş insanlara soralım! Acaba onların ne kadar dertleri vardır? İşte durum böyle iken bu dünya neye yarar? İşte bunları düşünüp tefekkür etmemiz lazımdır. Allah-u Zülcelal, Davud aleyhisselam'a şöyle vahyetmiştir:
"Ey Davud, kendine ve ümmetine söyle ki; bir saatinizi benimle münacaata ayırın. Tenha bir yerde kendiniz ile Rabbiniz arasındaki durumu daima düzeltin."
Şimdi herkes düşünsün! Eğer ölürsek, acaba kendimiz ile              Rabbimiz arasındaki durum nasıldır?
İşte insan, her bir saat içinde kendi durumuna baksın ve kendi halini murakabe etsin.
Diğer bir saati...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 21 Haziran 2014, 00:08:36 Gönderen: Rüveyha »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Cennete Girmenin Yolu (
« Posted on: 19 Ocak 2019, 01:47:29 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Cennete Girmenin Yolu ( rüya tabiri,Cennete Girmenin Yolu ( mekke canlı, Cennete Girmenin Yolu ( kabe canlı yayın, Cennete Girmenin Yolu ( Üç boyutlu kuran oku Cennete Girmenin Yolu ( kuran ı kerim, Cennete Girmenin Yolu ( peygamber kıssaları,Cennete Girmenin Yolu ( ilitam ders soruları, Cennete Girmenin Yolu (önlisans arapça,
Logged
20 Şubat 2014, 21:39:53
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 20 Şubat 2014, 21:39:53 »

Amin amin amin ecmain inşAllah...Çok güzel ve faydalı tavsiyeler gerçekten.Rabbim razı olsun....
Rabbim bizlere tavsiyelere itimat edebilmeyi ve fiilen uygulayabilmeyi nasip etsin.

Rabbim vermiş olduğu, en büyük sermaye olan ömrümüzü Onun rızası yolunda geçirebilmeyi,
bu yolda da Allah dostlarını örnek alıp kendimize rehber edinebilmeyi nasip etsin.
Rabbim bizleri dünyada iken cenneti hak edecek amellerde bulundursun .Ebedi alemde  merhametiyle tecelli etsin ve cennetiyle şereflendirsin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 20 Şubat 2014, 21:41:40 Gönderen: mevlüdekalınsaz »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
09 Temmuz 2014, 00:11:34
Kader 7/C

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.088



« Yanıtla #2 : 09 Temmuz 2014, 00:11:34 »

Selamün Aleyküm....
RABBİM bütün Müslüman kardeşlerimizizn Cennete girmesini nasip eyleri İNŞAllah....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Dünya güzel olsaydı,doğarken ağlamazdık...

Yaşarken temiz olsaydık,ölünce yıkanmazdık.
20 Eylül 2014, 00:46:16
Nur1

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 67


« Yanıtla #3 : 20 Eylül 2014, 00:46:16 »

Allah-u Zülcelal kendi fazlı ve keremi ile bizlere muamele etsin ve hepimize razı olacağı şekilde salih amel nasip etsin...Amin
Selamun Aleykum ve Rahmetullah ve berekatullah Rabbim razı olsun

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
22 Aralık 2014, 23:07:22
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 23.605


« Yanıtla #4 : 22 Aralık 2014, 23:07:22 »

Aleykümselam.Rabbim razı olsun paylaşımdan hocam.Bizleri günahdan sakınan,helal dairede yaşayan ,cenneti kazanmak için yaşayan kullarından eylesin inşAllah....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &