Güneş Tutulma Namazı

(1/1)

Reyyan:
Güneş Tutulma Namazı
 

Şüphesiz ay ve güneş ALLAH'ın varlığına ve kudretinin  yüceliğine delalet eden iki önemli ayet ve belgedir.

Ayın dünya ile güneş arasına girmesiyle güneş tutulması olayı meydana gelir.

Ayın yörüngesi dünya ile güneş arasından geçerse, o zaman ayın gölgesi dünyanın üzerine düşer. Böylece dünyanın gölgede kalan yerlerinde güneş görülmez olur. Buna "Güneş Tutulması" denir.

Dünya devamlı surette güneşe karşı bulunduğu için uzaya doğru dünyadan bir gölge konisine rastladığı zaman dünyadan kısmen veya tamamen görünmez olur; yani dünya, güneşle ay arasında bulunduğu için ay üzerine gölgesi düşer; bu gölge onun birkısmmı veya tamamını kaplar. Böylece "Ay Tutulması" olayı meydana gelir.

Namaz vakitlerini güneş saatlerine göre düzenleyip yerine getirmenizi emreden İslam Dini, ilahî düzenlemenin kusursuz de­vam etmesine, saniye şaşmadığına delalet eden güneş ve ay tutul­ması olayından dolayı Cenabı Hakk'ın kudretinin yüceliği karşısında eğilip secde etmemizi emretmesi yadırganabilir mi? Bunun kadar tabii ne olabilir? Sözü edilen olaydan dolayı namaz kılmak güneş ve aya değil, onları yaratıp belli hesaplara bağlayarak insanoğlunun hizmetine veren ALLAH'adır.

 

İlgili Hadisler:
 

Abdullah b. Amr (r.a.) dan yapılan rivayette, adı geçen diyor ki:

"Peygamber (s.a.v.) zamanında güneş tutulması mey­dana gelince, "es-Salate Camiaten" diye namaza çağırıldı. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz bir secde, iki rüku’ yaptı. Sonra kalktı bir secde, iki rüku’ daha yaptı. Arkasından güneş açıldı (tutulma olayı sona erdi)." Yani iki rek'at ola­rak kıldı. Her rek'atinde iki rüku', bir secde yaptı.

Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:

"Bundan daha uzun ne rüku', ne de secde yapmış bulunuyordum."

Aişe (r.a.) dan yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle demiştir:

"Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz devrinde güneş tutul­ması olayı meydana geldi. Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v.) bir çağırıcı göndererek "es-Salate Camiaten" dedir­terek namaza davet ettirdi ve kalkıp dört rüku' ve dört sec­deyle iki rek'at namaz kıldı."

Yine Aişe (r.a.) dan yapılan rivayette, adı geçen diyor ki:

"Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz'in hayatında (yaşadığı zaman) güneş tutulması olayı meydana geldi. Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v.) çıkıp Mescid'e gitti. Namaza dur­up tekbir getirdi; insanlar da Onun arkasında durup saf bağladılar. Peygamber uzun kıraatte bulunduktan sonra uzun bir rüku’ yaptı ki bu birinci kıraatten biraz aşağı (kısa) idi. Sonra başını kaldırdı ve Semi'allahu Limen Hamidehu Rabbena Leke'l-Hamd dedi. Sonra ayakta durup yine birinci kıraatten biraz aşağı (kısa) olmak üzere uzun kıraatte bulundu. Sonra tekbir getirip, birinci rüku'dan biraz kısa rüku' yaptıktan sonra başını kaldırıp Semi'ALLAHü Limen Hamidehu Rabbena Leke'l-Hamd dedikten sonra secdeye vardı. Sonra bunun gibi ikinci rek'ati kıldı ve böylece dört rek'ati dört secdeyle ta­mamladı ve O henüz namazı bitirmemişti ki güneş açılıverdi.

Sonra Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz kalkıp hutbe oku­du, ALLAH'a layık olduğu şekilde senada bulundu ve sonra şöyle buyurdu:

"Şüphesiz ki güneş ve ay, Aziz ve Celil olan ALLAH'ın ayetlerinden iki ayettir. Bunlar ne bir kimsenin ölümü, ne de hayatı (ve doğumu) için tutulurlar. Ancak siz güneş ve ayın tutulduğunu gördüğünüz zaman namaza yonelip ondan yardım ve medet bekleyin."

İbn Abbas (r.a.) dan yapılan rivayette, adı geçen diyor ki: "Güneş tutulması" olayı meydana geldi. Resulüllah (s.a.v.) namaza durdu, Bakara Suresi uzunluğunda.kıraati uzattı. Sonra uzun bir rüku' yaptı. Sonra başını kaldırıp ayakta uzun süre durdu ki bu birinci kıyamdan biraz kısa idi. Sonra birinci rüku'dan biraz kısa olmak üzere uzun bir rüku' yaptı. Sonra secdeye vardı ve arkasından kalkıp bi­rinci kıyamdan biraz az olmak üzere uzun bir kıyamda bu­lundu. Sonra birinci rüku'dan biraz az olmak üzere uzun bir rüku' yaptı. Sonra başını kaldırdı ve birinci kıyamdan biraz kısa olmak üzere uzun bir kıyamda bulundu. Sonra yine birinci rüku'dan biraz kısa olmak üzere uzun bir rüku' yaptı. Sonra secdeye varıp namazı bitirince güneş te açılmış oldu. Arkasından şöyle buyurdu:

"Şüphesiz ki güneş ve ay, ALLAH'ın ayetlerinden iki ay­ettir. Bunlar ne bir kimsenin ölümü, ne de hayatı için tutulurlar. Siz böyle bir olayı gördüğünüz zaman ALLAH'ı anın.."[35]

Esma (r.a.) dan yapılan rivayete göre, adı geçen demiştir ki:

"Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, güneş tutulması sebebiyle na­maza durdu ve kıyamı uzattı. Sonra uzun bir rüku' yaptı; ar­kasından kalkıp yine uzun bir kıyam ve uzun bir rüku' yaptı. Son­ra başını kaldırdı ve secdeye gitti ve secdeleri uzattı. Sonra kalkıp uzun bir kıyam yaptı; sonra rüku'a varıp uzun süre rüku'da dur­du. Sonra kalkıp uzun bir kıyam daha yaptı; sonra uzun bir rüku’ yaptı. Sonra başını kaldırdı ve secdeye varıp secdeleri uzun tuttu. Sonra başını kaldırdı, sonra yine secdeye vardı ve onu da uzun uttu. Sonra namazı bitirdi."[36]

Cabir (r.a.) den yapılan rivayette, diyor ki:

"Resulüllah (s.a.v.) zamanında güneş tutulması olayı meydana geldi. Bu sebeple Resulüllah (s.a.v.) ashabıyla birlikte namaz kıldı: Kıyamı o kadar uzattı ki, (neredeyse) ashab yere kapanacaktı. Sonra rüku'a vardı ve uzattı. Son­ra yine uzun bir rüku’ yaptı. Sonra iki secde yaptı. Sonra ayağa kalkıp birinci rek'atte yaptıklarını aynen yaptı ve böylece dört rüku' ve dört secdeyle (iki rek'at) kılıp tamamladı."[37]

Yine Cabir (r.a.) den yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle demiştir:

"Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz zamanında güneş tutul­ması olayı meydana geldi. Resulüllah (s.a.v.) o sebeple namazı altı rüku' ve dört secdeyle kıldı."[38]

İbn Abbas (r.a.) dan yapılan rivayette, demiştir ki:

"Peygamber (s.a.v.) Efendimiz güneş tutulması sebe­biyle namaz kıldı: Ayakta okudu; sonra rüku'a vardı. Sonra kalkıp tekrar okudu ve rüku'a vardı. Sonra kalkıp tekrar okudu ve rüku'a vardı. Sonra da secdeye vardı. Diğer rek'at de bunun gibi idi."[39]

Yine İbn Abbas (r.a.) dan yapılan rivayette, adı geçen diyor ki:

"Peygamber (s.a.v.) güneş tutulması sebebiyle namaz kıldı: Ayakta okuduktan sonra rüku'a eğildi. Sonra tekrar okudu ve rüku'a eğildi. Sonra yine kalkıp okudu ve rüku'a vardı. Sonra yine kalkıp okudu ve rüku'a eğildi. Ondan sonraki rek'atte bunun gibi yaptı."[40]

Diğer bir lafızla:

"Resulüllah (s.a.v.) sekiz rüku'u dört secdeyle kılmış oldu."

Ubey b. Ka’b (r.a.) den yapılan rivayette, adı geçen diyor ki:

"Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz zamanında güneş tutul­ması olayı meydana geldi. O sebeple Resulüllah (s.a.v.) ashabıyla birlikte namaz kıldı: Uzun surelerden birini okudu ve beş rüku', iki de secde yaptıktan sonra ikinci rek'ate ka­lktı; yine uzun bir sure okudu, beş rüku' iki secde yaptıktan sonra, diğer namazlarda olduğu gibi kıbleye yönelik vaziyette oturdu ve güneş açılıncaya kadar dua etti."[41]

Güneş tutulması sebebiyle kılınan namazda kıraat aşikar ol­arak yerine getirilir.

Bu konuda Hz. Aişe (r.a.) diyor ki:

"Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz güneş tutulması sebebiyle kıldığı namazda kıraati aşikar yerine getirdi; böylece iki rek'atte dört rüku', dört de secde yaptı."[42]

Bu hadisin aksine ikinci bir rivayet Semüre (r.a.) den yapılmıştır. Adı geçen diyor ki:

"Resulüllah (s.a.v.) Efendimiz bize güneş tutulması sebebiyle iki rek'at namaz kıldırdı. Namazda Ondan hiçbir ses duymadık (kıraati gizli okudu)."[43]

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc