Fatihadan Sonra Îlk İki Rekatte Süre Okumak

(1/1)

Neslihan:


Fatihadan Sonra Îlk İki Rekatte Süre Okumak
 

Namazda Fatiha sûresini okumak hakkındaki hadîsleri, ictihat­ları ve rivayetleri gördük. Fâtiha'dan sonra bir sûre okumak farz mıdır, değil midir? Sûrenin uzunluk ve kısalığı, onun yerine geçecek üç âyetin kâfi gelip gelmiyeceği? Ayrıca üç ve dört rekâtlı namazda sûre okumanın vacip olup olmadığı gibi birçok sorular ve konular hatıra, gelebilmektedir? Bütün bu soruların cevabını, ilgili hadîsleri ve müctehit imamların görüş ve ictihatlarını nakledince vermiş olacağız.

İlgili Hadîsler:

Ebû Katade (r.a.)’den yapılan rivayette, demiştir ki:

"Resûlüllah (a.s.) Efendimiz öğle namazının ilk iki rek'âtinde Ümmu'1-kitab (Fâtihay) ı ve iki sûre, son iki rekâtte ise Fâtiha'yı okur ve bazı vakitlerde âyeti bize îşittirirdi; birinci rekâtte uzatır, ikinci rekâtte uzatmazdı. İkindi namazında da öyle, sabah namazın­da da öyle..."[110]

Aynı hadîs şu fazlalıkla da rivayet edilmiştir:

"Birinci rekâtte kıraati uzatmasından, gelecek olan kimselerin birinci rekâte yetiş­mesini arzu ettiğini tahmin ediyorduk."

Cabir b. Semure (r.a.)’den, demiştir ki:

"Ömer, Sa'de dedi ki:

"And olsun (Küfe halkı) namaza varıncaya kadar her şey hakkında senden şikâyetçi oldular." Bunun üzerine Sa'd (r.a.) şöyle dedi:

"Ba­na gelince, ilk iki rekâtte uzatıyorum, son iki rekâtte hazfediyorum (fazla uzatmıyorum); Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'in namazından iktida ettiğimden daha noksan (fazla) tutmadım (veya herhangi bir taksirat yapmadım)". Hz. Ömer onu dinledikten sonra, "doğru söy­ledin, bu senin hakkındaki zandır, veya benim seninle ilgili zannımdır" dedi.[111]

Ebu Saîd el-Hudrî (r.a.) den yapılan rivayette:

"Peygamber (a.s.) Efendimiz öğle namazının ilk iki rekâtinden her birinde otuz âyet kadar okurdu, son iki rekâtte ise, onbeş âyet kadar okurdu (veya ilk iki rekâtte okuduğunun yarısı kadar okurdu). İkindi namazında ilk iki rekâtın her rekâtinde onbeş âyet kadar okurdu, son iki rekâtinde onun yarısı kadar okurdu."[112]

Hadîslerin açık delâletinden şu hükümler anlaşılmaktadır:

1- Öğle ve ikindinin farzlarında önce Fatiha ve bir veya bir­kaç sûre okunur.

2- İmamın gerek Fatiha, gerekse arkasından okuduğu sûreleri yakınındakilerin işiticeği kadar hafif sesle okumasında bir sakınca yoktur.

3- Fâtiha'dan sonra, ilk iki rekâtte sûre okumak vâcibdir.

4- Birinci rekâtte biraz uzun sûre okumak müstehabdır.

5- Birinci rekâtteki sûreyi, arkadan gelecek cemaatin de ye­tişmesi için uzatmakta bir sakınca yoktur.

6- İlk iki rekâtte uzatmak, son iki rekâtte kısa tutmak müstehabdır.

7- Öğle namazının ilk iki rekâtinde otuz âyet kadar, son iki rekâtinde onbeş âyet kadar okumak da müstehabdır.

Hadîslerin ışığında müctehit imamların görüş, ictihat ve istidlal­leri:

a) Hanefilere göre:

Yolculukta zorunlu hallerde sadece Fatiha ve beraberinde her­hangi bir sûre okumakla yetinir. Eyleşik durumda zorunlu bir hal varsa, namaz sahih olacak kadar okumakla yetinir.

Yolculukta zorunlu bir durum yoksa, vakit de müsaitse, kendisi emniyette ise, sabah namazında Bürûc veya benzeri uzunlukta bir sûre okur, böylece hem sünnete uymuş olur, hem de yolculuk ha­linde namazı hafif tutma istihbabı yerine gelmiş olur.

Öğle namazında da bunun gibi ölçü izlenir. İkindi ve yatsı na­mazlarında bunlardan biraz daha az bir kıraate yer verilir. Akşam namazında ise kısa sûre okumakla yetinir.

Eyleşik halde sünnet ölçüsüne uygun kıraate gelince, sabah na­mazının her rekâtinde 40 veya 50 âyet kadar okur. Tabii Fâtiha'yı okuduktan sonra bu nisbeti gözetir. Öyle namazında ise, buna yakın bir uzunlukta kıraatte bulunur. İkindi ile yatsı namazlarında ilk iki rekâtte Fâtiha'dan başka yirmi âyet okur. Akşam namazında her rekâtte kısa bir sûre okur.[113]

Hanefilerin yaptığı bu tesbit sünnet doğrultusundadır.

b) Şafiîlere göre:

Fatihadan sonra bir sûre okumak sünnettir. Üç ve dört rekâtli namazlarda ise, sadece birinci ve ikinci rekâtlerde sünnettir. Mez­hebin en zahir kavli de budur. İmama uyanlar Fâtiha'yı okurlar, ama sûre okumazlar, onu dinlemekle yetinirler. Ama imamdan uzak bulunurlar veya kıraat gizli okunuyorsa, o takdir de en sahih kavle göre, onlar da okurlar.

Sabâh ve öğle namazlarında tivâl-i mufassal'dan, yani uzun sû­relerden, ikidi ve yatsı namazlarında ise evsattan, yani orta uzun­lukta olanından, akşam namazında kısa sûrelerden okumak sünnettir.         

Tival-i mufassalın evveli Hücurat süresidir, evsatı eş-Şems sü­residir. Kısa olanı ise, Asır süresi gibi olanlarıdır.[114] Ancak müctehidlerin bu, husustaki tesbit ve görüşleri farklıdır. İleride buna ge­niş yer verilecektir.

c) Hanbelîlere göre:

Farz namazlarda Fatiha ile birlikte bir sûre okumakla yetinmek, başka fazla bir şey okumamak müstehabdır. Çünkü Resûlüllah (a.s.) Efendimiz çoğu namazlarını böyle kılmıştır. Aynı zamanda Muaz'a da böyle yapmasını emretmiştir.

Bir rekâtte iki sûre arasını birleştirmek, yani aralarda iki sûreyi okumak hakkında iki ayrı rivayet vardır: Birincisi, mekruhtur, ikin­cisi mekruh değildir, şeklindedir. el-Hilâl'ın İbn Ömer'den yaptığı rivayette ise İbn Ömer (r.a.) farz namazlarda bir rekâtte bazan iki sûre peşpeşe okurdu.

Aynı sûreyi birinci rekâtte okuduktan sonra onu ikinci rekâtte okumasında bir sakınca yoktur. Zira Ebû Davud'un Cüheyne kabi­lesinden bir adamdan yaptığı rivayete göre, o adam, Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'in sabah namazının her iki rekâtinde de Zilzal sû­resini okuduğunu işitmiştir.

Ancak birinci rekâtte okuduğu sûreden sonra gelen sûreyi ikin­ci rekââtte okuması müstehabdır, yani önceki sonraki sırayı gözet­mek müstehab sayılmıştır.[115]

d) Mâliküilre göre:

İki rekâtli namazlarda, üç rekâtli ve dört rekâtli namazların ilk iki rekâtında Fatiha’dan sonra Kur'ân'dan bir şey okumak sünnettir. Nitekim Şâfiîlerle Hanbeli'ler de aynı görüştedirler. Matlub olan kıraat miktarı ise, kısa bir sûredir. Bununla beraber bir âyet veya bir âyetin bir kısmını okumakla da matlup hâsıl olur.[116]

Sabah ve öğle namazlarında tival-i mufassaldan; ikindi ve ak­şam namazlarında kısa sûrelerden; yatsı namazında evsattan okumak menduptur. Bu mezhebe göre, tival-i mufassal, Hücurat'tan Nazıat'ın sonuna kadar olanlardır. Evsat olanları, Nazıat’ın bitiminden sonra başlayıp Duha sûresine kadar olanlardır.[117]

Anlaşıldığı üzere, Hanefîlerin dışında diğer mezhepler, Fâtiha'dan sonra sûre okumanın sünnet olduğuna kaildirler. Hanefîler ise, onun vâcib olduğunu belirtmişlerdir.

Diğer rivayetler, yorumlar ve tahliller:

et-Tahavî öğle ve ikindi farzlarında kıraat bahsinde birbirine zıt ve muhalif hayli rivayetleri toplayıp nakletmiştir. Biz onlardan önemli bir kısmını kendi kitabımıza almayı uygun gördük:

Abdullah b. Ubeydullah b. Abbas (r.a.)’dan yapılan rivayette demiştir ki:

"Bizler Hâşim oğullarının gençlerinden bir grup İbn Abbas'ın (r.a.) yanında oturuyorduk. Bir adam şöyle dedi: Resûlül­lah (a.s.) Efendimiz öğle ve ikindi namazlarında okurdu (veya okur muydu?) diye sorunca, İbn Abbas (r.a.), hayır diye cevap verdi."

İkrime'den yapılan rivayette, biri İbn Abbas'a (r.a.) demiştir ki:

"Doğrusu bazı insanlar öğle ve ikindi namazlarında Kur'ân oku­yorlar." İbn Abbas (r.a.) ona şu cevabı vermiştir:

"Eğer onlara karşı bir yol, bir imkân bulabilseydim, herhalde dillerini koparırdım. Çün­kü Resûlüllah okudu; O'nun (a.s.) kıraati bize kıraat, sükûtu bize sükûttur."

Velîd b. Kays diyor ki:

"Süveyd b, Ğafele'den sordum, dedim ki:

"Öğle ve ikindi namazlarında Kur'ân okunur mu?"

"Hayır", diye cevap verdi.

Bu rivayetlerin hilâfına şunlar nakledilmiştir:

Ayzar b. Hars'ın İbn Abbas (r.a.)’dan yaptığı rivayette, İbn Abbas şöyle demiştir:

"Öğle ve ikindi namazlarında imamın arkasında oku!"

Yine aynı zat İbn Abbas'dan (r.a.) şöyle dediğini rivayet et­miştir:

"Ne kadar bir namaz kılarsan mutlaka onda, Fâtihatü'1-Kitap bile olsa (Kur'ândan bir şey) oku!"

Ebu'1-Âliye el-Bera'ın İbn Abbas (r.a.)’dan yaptığı rivayette, diyor ki:

"Ondan sordum veya ondan soruldu: Öğle ve ikindi na­mazında kıraatten.. O şöyle cevap verdi: "Kur'ân senin imamındır, ondan az veya çok bir şey oku. Aslında Kur'ân'da az diye bir şey yoktur."[118]

Ebu Cafer Tahavi diyor ki:

"İşte bu İbn Abbas'tır ki onun reyine göre, imama uyan kimse onun arkasında öğle ve ikindi namazların­da Kur'ân'dan bir şeyler okur. Oysa biz araştırmalarımızla gördük ki, imam, kendisine uyanların da kıraatini taşımaktadır, ama ken­disine uyanların imamın kıraatini taşıdığını görmedik..

Ebu'l-Âliye diyor ki:

"İbn Ömer'den (r.a.) sordum. Bana şu ce­vabı verdi:

"Ben doğrusu içinde Ümmu'l-Kur'ân'i ve Kur'ân'dan kolay gelen kısmı okumadan bir namaz kılmaktan utanırım!"

Abdullah b. Ebî Katade'ye babası şu haberi vermiştir:

"Resûlüllah (a.s.) Efendimiz öğle ve ikindi namazında okurdu ve zaman za­man bize duyaracak kadar sesini yükseltirdi."

Abdullah b. Ebî Râfi'in Hz. Ali'den (r.a.) yaptığı rivayete göre, Hz. Ali öğle namazının ilk iki rekâtinde Ümmu'l-Kur'ân'ı, ikindi na­mazında da onun benzerini, son iki rekâtlerinde ise sadece Ümmu'l-Kur'ân'ı; akşam namazında ilk iki rekâtinde Ümmu'l-Kur'ân'ı ve Kur'ân'dan bir kısmı, üçüncü rekâtinde ise sadece Ümmu'l-Kur'ân'ı okurdu.[119]

Buna benzer birçok rivayetler mevcuttur. İbn Abbas'tan (r.a.), öğle ve ikindi namazlarında Kur'ân okunmaz şeklinde yapılan riva­yetler iki yorum istemektedir: Birincisi, sözü edilen namazlarda imama uyanlar bir şey okumazlar; çünkü imamın kıraati onlar için de kıraattir. Bu biraz uzak ihtimale dayalı bir yorumdur. Zira rivayetlerin zahirinden bu mana anlaşılmamaktadır. İkincisi ise, bu rivâyetlerin tamamı zayıf ve mualleldir. O bakımdan müctehit imanl­ardan hiçbiri onlarla istidlal ve ihticac etmemiştir.

İkinci grupta rivayet edilenler ise, sahîh bilinen hadîslerle uyum halindedirler.

Nitekim Abdullah b. Mıksem'in Cabir b. Abdullah'tan (r.a.) yaptığı rivayette, öğle ve ikindi namazlarında kıraatten kendisinden sordum, bana şöyle cevap verdi:

"Bana gelince, ilk iki rekâtinde Fâtihatü'l-Kitab'ı ve birer süre, son iki rekâtlerinde ise, sadece Fatihatü'1-Kitab'ı okuyorum."

Ebu Râfi'in Hz. Ali'den (r.a.) yaptığı rivayette, demiştir ki:

"Hz. Ali (r.a.) emreder veya arzu ederdi ki imamın arkasında öğ­le ve ikindi namazlarında ilk iki rekâtte Fatihatü'l-Kitab ve birer sû­re okunsun, son iki rekatte ise, sadece Ümmu'l-Kitap (Fatiha) okunsun..."[120]

Zeylai Nasburraye'de namazda Fâtiha'dan sonra bir sûre veya Kur'ândan bir kısım okunacağı hakkında yedi kadar rivayeti naklet­miş ve üzerinde gerekli incelemeyi de yapmış, ancak üç ve dört rekatli namazların ilk iki rekâtinde ve son bir ve iki rekâtlerinde sûre­nin okunup okunmayacağına dair rivayetlere yer vermemiştir.

740 nolu Ebu Katade hadîsinde "öğle namazının ilk iki rekâtin­de Ümmu'l-Kitabı ve iki sûre..." cümlesinde geçen iki sûreden mak­sadın, her rekâtte bir sûre okuduğu anlamında olduğunu Şevkanî Neylü'l-evtar'da belirtmiştir.

Şüphesiz ki bu hadîsi, Fâtiha'dan sonra Kur'ân'dan bir sûrenin okunmasının gereğine delâlet etmektedir, hem de ilk iki rekâtte..

Bu bapta Ebû Dâvud ile Nesâî, İbn Abbas (r.a.)’dan şöyle so­rulduğunu tahrîc etmişlerdir:

"Resûlüllah (a.s.) Efendimiz öğle ve ikindi namazlarında okur muydu? O da, hayır, hayır ...diye cevap verince, denildi ki: Herhalde Peygamber (a.s.) içinden okurdu. Bu­nun üzerine İbn Abbas (r.a.) beş defa üstüste hayır demiş ve şöyle ilâve etmiştir: Bu evvelkinden de şiddetlidir. Peygamber (a.s.) emrolunmuş bir kul idi, gönderildiği şeyi tebliğ etmiştir."

el-Hattabi bu konuda diyor ki:

"Bu, İbn Abbas'tan sadır olan bir vehimdir. Çünkü gerçekten gerek Ebu Katade, gerekse Habbab b. Eret ve diğer sahabi, öğle ve ikindi namazlarında kıraatın gizli okunduğunu isbat eder mahiyette rivayetlerde bulunmuşlardır. Bir şeyi isbat ise, onu nefyetmekten önde gelir. Nitekim bazı rivayetler­de İbn Abbas'ın sorulan şeyi cevaplamakta tereddüt geçirdiği de ay­rıca belirtilmiştir. Ebû Davud'un yaptığı bir başka rivayette İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir:

"Bilemiyorum, Resûlüllah (a.s.) Efen­dimiz öğle ve ikindi namazlarda okudu mu, okumadı mı?..."

Yine Ebu Katade'nin rivayetinde geçen, "bazı vakitlerde kıraati bize işittirirdi.." cümlesinden gizli okunan namazlarda sesi biraz yükseltip yakındaki kimselerin duymasında bir sakınca olmadığı anlaşılıyor.

741 nolu Cabir b. Semure hadîsi ise, dört rekâtli namazlarda ilk iki rekâtte kıraati uzatmak, diğer iki rekâtte kısa kesmek konu edi­liyor ki, bunun müstehab olduğu anlaşılıyor.

742 nolu Ebu Saîd el-Hudrî hadîsi de ilk iki rekâtte kıraati uzat­manın, son iki rekâtte ondan biraz az, yarısı kadar uzatmanın müs­tehab olduğu, ikindi namazında ise öğle namazında okunanın yarısı­nın okunmasının müstehab olduğu anlaşılıyor.

 

Çıkarılan Hükümler:
 

1- Namazda Fâtiha'dan sonra bir sûre okumak sünnettir. Bu Şâfiilere göredir. Hanefilere göre, vâcib, Hanbelîlere göre müstehab, Mâlikîlere göre de sünnettir.         

2- Fâtiha'dan sonra ilk iki rekâtte sûre okumak vâcib, son iki rekâtte ise okunmaz. Bu, Hanefilere göredir. Şafiilere göre, ilk iki re­kâtte Fâtiha'dan sonra sûre okumak sünnettir. İmama uyanlar ise, sadece Fatiha okumakla yetinirler, sûre okumazlar.

3- Dört rekâtli namazlarda kıraati ilk iki rekâtte uzatmak, son iki rekâtte kısa tutmak müstehabdır. Bu, Hanefîlerin dışında üç mezhebe göredir.

4- Öğle namazının ilk iki rekâtinde otuz âyet, son iki rekâtın­da onbeş âyet; ikindi namazının ilk iki rekâtinde ve son iki rekâtınde öğleninkine nisbetle kıraatin yarısını okumak müstehabdır.

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc