Cinsel Organa Elin Dokunması Abdesti Bozar MI

(1/2) > >>

Neslihan:
Cinsel Organa Elin Dokunması Abdesti Bozar Mı ?

İslâm, edep ve terbiye dinidir. Hemen her konuda yüksek ahlâ­ki; edep ve terbiyeyi; fert ve ailenin iffet, namus, şeref ve itibarı­nın korunmasını ön plâna alır. En önemli dış organlarımızdan biri olan ellerimizi tertemiz tutmamızı, rastgele şeylere sürmekten ka­çınmamızı emreder. Elin günlük hayatımızda yeri başka bir organ­la kapatılamıyacak kadar geniştir. Devamlı açıkta olan bu değerli ve yararlı organımızı Peygamber (a.s.) Efendimizin sünneti doğ­rultusunda kullanmamız kendi menfaatimizin gereğidir.

Abdesti bozan sebepler arasında bazı mezhep imamlarına göre, elin cinsel organa dokunması da zikredilmektedir. O bakımdan ko­nuyla ilgili hadisleri ve müctehid imamların görüş ve tesbitlerini bilmemizde fayda vardır.

İlgili hasdîsler:

Büsre bint Safvân'dan (r.a.) yapılan rivayette, Peygamber (a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Kim tenasül aletine elini sürerse, abdest almadan namaz kılmasın!"[95]

Ahmed ve Nesâi'nin tesbit ve rivayetinde ise az kelime farkıyla şöyle tesbit edilmiştir:

"Tenasül aletine elini süren kimse abdest alır..."

Ümmu Habibe (r.a.)'dan yapılan rivayette, Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu işittiğini söylemiştir:

"Cinsel organına elini süren kimse abdest alsın!"[96]

Ebû Hüreyre (r.a.)'den yapılan rivayette, Peygamber (a.s.) Efendimiz'in şöyle buyurduğunu söylemiştir:

"Kim elini, arada bir perde bulunmaksızın tenasül organına uzatıp dokundurursa, abdest kendisine vâcib olur."[97]

Amr b. Şuayb'den o da babasından yaptığı rivayette, Peygamber (a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Hangi bir adam cinsel organına el sürerse abdest alsın!"[98]

Hadîslerin açık delâletinden şu hükümler anlaşılmaktadır:

1- Elini cinsel organına süren erkek ve kadının abdesti bozulur.

2- Hem kendi cinsel organına, hem de başkasının cinsel organına el süren erkek ve kadının abdesti bozulur.

3- Arada bir örtü bulunduğu takdirde elin dokunmasıyla abdest bozulmaz. O halde çıplak elin çıplak cinsel organa dokunması söz konusudur.

Hadîslerin ışığında müctehid imamların görüş, tesbit, istidlal ve ihticacları:

a) Hanefilere göre:

Tenasül aletine, cinsel organa ve dübüre el dokundurmak abdesti bozmaz. İmam Şafiî'ye göre, cinsel organa el sürmek, abdesti bozan üç sebebten biridir. Ancak bu sürmenin elin içiyle olması şarttır. İmam Şafiî ve arkadaşları, 702 no'lu Büsre bint Safvân hadisiyle istidlal etmişlerdir. Bu hadisin isnadları sahihtir. Ancak biz Hanefiler, İbn Mâce hâriç beşlerin Mülâzim b. Amr'den, onun da Abdullah b. Bedir'den, onun da Kays b. Tâlk'den, onun da babasın­dan, onun da Resûlüllah (a.s.) Efendimiz'den yaptığı rivayetle is­tidlal etmiş bulunuyoruz: Peygamber (a.s.) Efendimiz'den namaz­da elini tenasül organına süren adam hakkında sorulduğunda şöy­le buyurmuştur:

"O (tenasül aleti) ancak senden bir parçadır..."[99]

b) Şâfiîlere göre:

Abdesti bozan dördüncü şey, elin içiyle -diri olsun, ölü olsun; küçük olsun, büyük olsun; bilerek sürsün veya yanılarak dokun­sun- insanın cinsel organına dokunmasıdır. Dokunulan cinsel or­gan ister dokunan kimsenin olsun, ister başkasının olsun fark et­mez. Bunun ön ve arka olması da aynıdır, yani elinin içini ister cinsel organına, ister dübürüne dokundursun, her iki surette de ab­dest bozulur. Dokunan el isterse felçli olsun hükmü değiştirmez.[100]

Şâfiîler bu konuda Tirmizî'nin sahih kabul ettiği Büsre hadîsiyle, İbn Hibbân'ın sahih kabul ettiği Ebû Hüreyre hadîsiyle istidlal ve ihticacda bulunmuşlardır.

Şâfiîler elin üstüyle parmak aralarını bu kaideden istisna ederek il­letini şöyle açıklamışlardır: "İnsan ancak elinin içini o gibi yer­lere dokundurmak veya sürmekle zevk alır. Parmak araları, elin üst kısmı o zevki vermez."[101]

c) Hanbelilere göre:

Ferc'e el sürmek abdesti bozan sebeplerden biridir. Ferc: hades mahrecine verilen bir isimdir ki, hem erkeğin, hem kadının cinsel organını ve dübürünü kendi kapsamına alır. Ancak bütün bunlar hakkında mezhebin farklı görüş ve tesbitleri söz konusudur:

Ahmed b. Hanbel'den iki rivayet vardır:

Birincisi, belirtilen organlara el sürmek abdesti bozar şeklindedir. Bu aynı zamanda İbn Ömer, Saîd b. Müseyyeb, Atâ', Ebban b. Osman, Urve, Süleyman b. Yaşar, Zührî, Evzâî ve Şafiî'nin de mezhebidir. İmam Mâlik'den meşhur olan rivayet de bu anlamdadır. Ayrıca Ömer b. Hattab'dan, Ebû Hüreyre ve İbn Sirîn'den de bu hususta rivayetler yapılmıştır.

İkincisi, belirtilen dokunma ve sürtünmeden dolayı abdest gerekmez şeklindedir. Bu, Hz. Ali'den, Ammâr'dan, İbn Mes'ûd, Huzayfe, İmrân b. Husayn ve Ebû Derdâ'dan (Allah hepsinden razı olsun) rivayet edilmiştir. Rabi'a, Sevrî, İbn Münzir ve rey tarafdarları da aynı görüştedirler. Bunlar daha çok Talk hadîsiyle istidlâl etmişlerdir.

Birinci rivayette ise, Büsre ve Ebû Hüreyre (r.a.) hadîsleriyle istidlâl edilmiştir. Nitekim İmam Buhari, "Bu babda en sahih şey, Büsre'nin hadîsidir" demiştir. Ebû Zer'a ise, Ümmu Habîbe'nîn de hadîsi sahihtir,  diyerek konuya bu açıdan ağırlık kazandırmıştır.[102]

İmam Ahmed, ancak kasden bilerek elini dokunduranın abdesti bozulur, yanılarak dokunursa bir şey gerekmez, demiştir.

Hanbelî mezhebinde de, ister kendininkine, ister başkasınınkine dokunsun fark etmez. Her iki durumda da abdest bozulur. Aynı zamanda dokunulan cinsel organ ister küçük yaştaki, ister büyük yaştaki insana ait olsun hükmü değiştirmez. Evzâî'ye göre, iştiha yaşına gelmemiş çocukların cinsel organına el sürmek abdesti boz­maz. Oysa hadîs-i şeriflerde takyid yapılmamış, hepsini kapsayacak anlamda bir ifade kullanılmıştır.[103]

d) Mâlikîlere göre:

İmam Mâlik'den meşhur olan rivayete göre, elin tenasül orga­nına dokunması abdesti bozan sebeplerden biri olarak gösterilmiş­tir. Ancak bunun bir takım şartları vardır:

1- Kendi cinsel organına dokundurması,

2- Ergenlik çağına girmiş bulunması,

3- Arayerde bir örtünün olmaması,

4- Elin içiyle dokunması, veya parmak uçlarıyla veya parmak araları ve yan kısımlarıyla dokunmanın gerçekleşmesi şarttır. Bu durumda ister zevk duysun, ister duymasın, ister kasden dokun­dursun, ister unutarak fark etmez. Bütün bu hükümler erkekle il­gilidir. Kadın elini kendi fercine dokundurursa abdest bozulmaz. Aynı zamanda kadın ve erkek kendi ellerini kendi dübürlerine dokundursalar yine  abdestleri bozulmaz. Başkasının cinsel organına el dokundurmak ise, nikâhı kendisine helâl olan kadının tenine tenle dokundurma hükmüne girer.[104]

Ayrıca bu konuda Muvatta' Şerhi Tenvîrül-Havâlik'te beş ka­dar hadîs delil olarak rivayet edilip erkeğin elini kendi cinsel or­ganına sürmesi halinde abdestin bozulacağı istidlal edilmiştir.[105]

İlgili diğer rivayetler, tesbitler ve tahliller:

702 no'lu hadîsi İmam Mâlik, İmam Şafiî başta olmak üzere İbn Huzeyme, İbn Hibbân, Hâkim ve İbn Cârud da rivayet etmişlerdir. Ebû Dâvud diyor ki:

"İmam Ahmed'e "Büsre'nin hadisi sahih de­ğildir" dediğimde, "hayır sahihtir" dedi. Aynı zamanda Darekutnî ile Yahya b. Maîn de onun hadîsini sahîhlemişlerdir. Nitekim Hz. Urve'den yapılan rivayete göre, şöyle demiştir:

"Bu hadîsi Büsre'den işitmek için kalkıp kendisine gittim, sordum, evet onu ben ri­vayet ettim, diye cevap verdi."

Cinsel organa elin dokunmasıyla abdestin bozulmayacağına kail olanlar ise Talk b. Ali'nin hadîsiyle ihticac etmişlerdir. Ebû Dâ­vud, Tirmizi, Nesâî, İbn Mâce, Ahmed ve Darekutnî onu şu lâfızla rivayet etmişlerdir:

"Adam eliyle tenasül organına dokunuyor, kendisine abdest gerekir mi?" Bu soru üzerine Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur:

"O ancak senden bir parçadır (vücudun diğer parçalarına elini do­kundurman ne ise, oraya dokundurman da odur.)"

Amr b. Ali bunu sahîhlemiştir. Ona göre, bu, Büsre'nin hadîsin­den daha çok sübut derecesinde bulunuyordur. Nitekim Ali el-Medeni de bu hadîsin Büsre hadîsinden daha hasen olduğuna dikkatleri çekmiştir. Ebû Cafer et-Tahavî, Mülazim hadîsinin isnadı doğ­rudur, muzdarip de değildir diyerek buna ağırlık vermiştir.[106] Kays b. Talk b. Ali'nin rivayet ettiği aynı hadîsi Mülâzım b. Amr de rivayet ettiği için Ebû Cafer et-Tahavî, "Mülâzım hadîsi" diye bahsetmiştir.

İmam Şafiî, Ebû Hatim, Ebû Zer'â Darekutnî, Beyhaki ve İbn Cevzi, Kays b. Talk ve Mülâzim hadîsinin zayıf olduğunu söylemiş­lerdir. İbn Hibbân, Taberânî, İbn Arabi ve diğer bazı ilim adam­ları sözü edilen hadîsin hükmünün kaldırıldığına kaildirler. O ba­kımdan Beyhaki, "Büsre'nin hadisini Talk hadisine tercihte bu kavl kâfi gelir" demiştir. Hem Buharî ve Müslim de Talk'ın hiçbir rivâyetiyle ihticac etmemişlerdir. Oysa Büsre'nin hadîsinin bütün râvîleriyle ihticacı uygun görmüşlerdir.

Ayrıca İmam Şafiî diyor ki:

"Biz, Kays b. Talk isminden sor­duk, onu bilip tanıyana rastlayamadık."[107]

Ebû Hatim, Ebû Zer'â ve arkadaşlarına göre, Kays b. Talk'ın hadîsiyle ihticac edilmez. Nitekim cinsel organa elini sürüp de abdest almayanlar veyl ile tehdîd edilmişlerdir. Ebû Hüreyre ve Hz. Aişe (r.a.)'dan rivayet edilen hadîste şöyle buyurulmuştur:

"Elle­rini cinsel organlarına sürüp de abdest almayanlara veyl olsun!"[108]

Bilindiği gibi, veyl ile vaîd, vücubu gerektiren bir tabirdir.

Câbir (r.a.)'den yapılan rivayette ise, kasden elini sürerse abdesti bozulur, yanılarak dokundurursa, bozulmaz, şeklinde bir ifa­de kullanmıştır.

Sıddik Hasan Han, Kays b. Talk'ın değil, Talk b. Ali'nin ha­disini şerhederken şöyle diyor: "Beşler bu hadîsi tahrîc etmiştir; İbn Hibbân da onu sahihlemiştir. "Hafız Zehebî ise, Talk'ın riva­yet ettiği hadîsi şu sözüyle över: "Talk'ın hadîsi Büsre'nin hadîsin­den daha hasendir". İbn Medînî'yi şöyle tarif ediyor: "O, asrının hafızıdır, hadîs ilminde imamdır; hicrî 161 yılında doğmuştur. Bu­harî, Ebû Dâvud onun talebesidir." Nesâî de diyor ki:

"İbn Medînî sırf hadîs ilmi için yaratılmıştır." Nevevî de şöyle diyor:

"Onun yüze yakın te'lîfâti vardır..."[109]

Talk hadîsini Taberânî de  sahihlemiştir.

Anlaşıldığı gibi birbirine muarız iki rivayet hakkında ilim adamlarının görüş ve tesbitleri hayli farklıdır. Ancak iki rivayetten birini reddetmek de mümkün değildir. Birinin  diğerini neshettiği iddiası da isbatlanmamıştır. O bakımdan  müctehid imamların bir kısmı Talk hadîsiyle, bir kısmı da Büsre hadîsiyle ihticac etmiştir. 703 no'lu Ümmu Habîbe hadîsine gelince, "ferc" tabiri kul­lanılmıştır ki, hem erkek,  hem kadın cinsel organına şâmil gelir. Aynı zamanda dübürü da kendi kapsamına alır. Çünkü Araplar ona da zaman zaman "ferc" demişlerdir. Böylece abdesti bozma hu­susunda sadece adamın kendi cinsel organına dokunmasını söyle­yerek bunu hususlandıranların görüşünün sıhhatli olmadığı ortaya çıkıyor. Bu anlamda Hz. Aişe'den. (r.a.) şu hadîs rivayet edilmiş­tir ki, Ümmu Habîbe'nin hadîsini kuvvetlendirmektedir:   

"Sizden biriniz eliyle fercine dokunduğu zaman abdest alsın..."[110]

Ancak bu hadisin râvileri arasında Abdurrahman b. Abdullah el-Ömerî bulunuyor ki, zayıf kabul edilmiştir. Zehebî de Yahya b. Maîn'den naklen bu zatın zayıf olduğunu belirtmiş. İmam Ahmed'in onun hakkında şöyle dediğini nakletmiştir: "Onun hadîsi hiçbir şeye eşit değildir (sahih hadîs ölçülerinden hiçbirine uygunluk göstermemektedir). Hadisleri hemen hemen münker sayılmıştır. Yalancı olduğu için de elime geçen hadîslerini yırtıp imha ettim."

Buharî onun hakkında şöyle diyor:

"O ve kardeşi Kasım hak­kında hayli söz söylenir..." Nesâî ise onun metrukü'l-hadis olduğu­nu belirtmiştir.[111]

704 no'lu Ebû Hüreyre hadîsini İbn Hibbân kendi Sahih'inde rivayet edip "Senedi sahih, nakilleri âdil bir hadîstir" demiştir. İbn Hâkim ve İbn Abdilberr onu sahihlemişler; Beyhaki ile Taberânî tahrîc etmişlerdir. İbn Seken diyor ki, "Bu babda rivayet edilen­lerin en güzeli..." İmam Şafii, Hafız Bezzar ve Darekutnî de Yezîd b. Abdülmelik tarikiyle rivayet etmişlerdir.[112]

Nesâî ise, onun metruk olduğunu söylerken, başkaları da za­yıf kabul etmiştir. Bununla beraber başta İmam Şafiî olmak üzere bazı değerli müctehid ve ilim adamları bu hadîsle ihticac etmişlerdir.

705 no'lu Amr b. Şuayb hadîsini İmam Tirmizî sahih kabul etmiştir. Ravileri arasında Bakıyye b. Velid bulunuyor ki, bu zat hak­kında iyi tesbit yapmayan bazı ilim adamları "zayıf" derken, Zehebî onun ünlü bir hadîs âlimi olduğunu belirtiyor ve birçok mu'haddîslerin onun rivayetine itibar ettiğine dikkatleri çektikten son­ra İbn Mübarek'in şu sözünü naklediyor: "Bakıyye sadûktur. An­cak bazı döneklerden işittiğini de yazıyor." Ahmed b. Hanbel onun hakkında diyor ki:

"Bakıyye benim yanımda İsmail b. Iyâş'dan da­ha sevimlidir..."[113]

Tahavî bu konuda kırkın üstünde rivayet tesbit etmiştir. Hep­sini ayrı ayrı buraya nakletmemize hacmimiz müsait değildir. Birbirine muarız gibi görünen hadîsleri nakledip birtakım tahlil­ler yaptıktan sonra cinsel organa el dokundurmaktan dolayı abdestin gerekmiyeceği kanaatini izah ediyor ve bu, Ebû Hanîfe, Ebû Yusuf, Muhammed b. Hasan'in kavlidir, diyerek konuyu bağlıyor.[114]

 
Çıkarılan Hükümler:

 

1- Cinsel organa el sürmek veya dokundurmak abdesti boz­maz. Çünkü o da vücuttan diğer parçalar gibi bir parçadır. (Bu, İmam Ebû Hanîfe ve arkadaşlarının kavlidir).

2- Kadın, erkek; yaşlı, küçük, ölü ve diri her insanın cinsel organına el sürmek veya dokundurmak abdesti bozduğu gibi, dübürüne de el sürmek abdesti bozar. (Bu, İmam Şafiî ve arkadaşla­rının kavlidir).

3- Bilerek kasden elini cinsel organına süren kimsenin abdes­ti bozulur. Yanılarak, unutarak sürenin bozulmaz. (Bu daha çok İmam Ahmed'in görüşlerinden biridir).

4- Kişinin kendi cinsel organına dokunması bazı şartlarla ab­desti bozar: Ergen olması, arayerde perde bulunmaması, elin içi veya parmak uçları ya da yanlarıyla dokunması gibi... (Bu, İmam Mâlik'in kavlidir.)

احسن:
Masallah imamlarimiz ne kadar guzel aciklamis hanefi mezhebi her ne kadar cevaz versede diger 3 imaminda gorusune ihtilaf etmemek takvadir hangi mezhepte olursa olsun boyle bir fiilde bulunan kişinin abdestini tazelemesi takvadir.....e.a

Rüveyha:
Mevlam razı olsun.İslam bu konuya da  çok net bir şekilde açıklık getirmiş..İnşaAllah Mevlam uyanlardan kılsın..

Saniye:
Gayet ayrintili bir aciklama olmus Rabbim razi olsun.

Ceren:
Esselamu aleyküm,Bu konu hakkın da hiç bir bilgim yoktu.Paylaşan kardeşimiz den Allah razı olsun inşAllah....

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc