Cenaze Namazında Kaç Tekbir Getirilir?

(1/1)

Reyyan:
Cenaze Namazında Kaç Tekbir Getirlir?
 

"Bilindiği gibi, cenaze namazının kendine has şekli ve sünnetleri vardır. Ama her haliyle o namazdır. Bazılarının iddia ettiği gibi, sadece duadan ibaret değildir. O bakımdan diğer na­mazlar için şart olan hususlar bu namaz için de şarttır.

Ancak bayram namazında olduğu gibi, cenaze namazında da fazladan tekbir getirilir. Bunlar dört müdür, beş midir, altı mıdır, yoksa daha fazla mıdır?

Bu konuda az farklı rivayetler vardır. Önce onları, sonra da müctehidlerin tesbit ve ihticaclarını naklettiğimizde, konu daha iyi anlaşılmış olur.

 

İlgili Hadisler Ve Rivayetler
 

Az yukarıda Ebu Hüreyre ve Cabir (r.a.) den yapılan sahih rivayette, bu tekbirlerin dört olduğu belirtilmişti.

Abdurrahman b. Ebi Leyla'dan yapılan rivayette, adı geçen diyor ki:

"Ashabdan Zeyd b. Erkam (r.a.) bizim cenazelerimizin namazını kılarken dört tekbir getiriyordu. Ancak bir cenazenin namazında o beş tekbir getirdi. Bunun üzerine kendisine sebebini sordum. Şu cevabı verdi:

"Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz beş tekbir getirirdi."[192]

Hz. Huzayfe (r.a.) den yapılan rivayete göre, adı geçen bir ce­naze namazını kılarken beş tekbir getirdikten sonra dönüp (orada hazır bulunanlara) şöyle dedi:

"Ne unutarak, ne de vehm ede­rek böyle yaptım; ama Rasulüllah'ın (s.a.v.) tekbir getirdiği gibi (ve o kadar) tekbir getirdim. Çünkü Rasulüllah (s.a.v.) bir cenaze namazına beş tekbir getirdi."[193]

Hz. Ali'den (r.a.) yapılan rivayete göre, o, Sehl b. Hanif'in ce­naze namazını kılarken altı tekbir getirdi ve şöyle buyurdu:

"Şüphesiz ki Sehl, Bedir savaşına hazır olanlardan biridir."[194]

Hakem b. Uteybe'den yapılan rivayete göre, adı geçen şöyle demiştir:

"Ashab-ı Kiram genellikle Bedir savaşına katılanların cenaze namazını kılarken beş, altı ve yedi tekbir getirirlerdi."[195]

 

Hadis Ve Rivayetlerin Işığında Müctehidlerin Tesbit Ve İhticacları
 

a) Hanefilere göre: Cenaze namazı farz-ı kifayedir ve dört tekbirle kılınır. Birinci tekbir, iftitah anlamı taşıdığı için şarttır ve bir rek'at yerine geçtiği için de rükündür, diğer üç tekbir ise üç rek'at yerine geçtiğinden onların da rükün olduğu söylenir.[196]

b) Şafiilere göre: Cenaze namazının bir takım rükünleri yardır. Niyet etmek ve dört tekbir getirmek o rükünlerden ikisidir. İmam beşinci tekbir getirecek olsa namaz bozulmaz, ancak bu hu­susta cemaat ona uymaz, yani cemaat beşinci tekbiri getirmeyip bekler. Üçüncü rüknü, birinci tekbirden sonra fatiha okumaktır, dördüncü rüknü selam vermektir. Beşinci rükün peygamber (s.a.v.) Efendimize salat-ü selam getirmek; altıncı rükün ölü için dua etmektir. Yedinci rükün ise, bu namazı ayakta durup ye­rine getirmektir.[197]

c) Hanbelilere göre: Cenaze namazında dört tekbir getir­mek sünnettir; bundan fazlası sünnet olmadığı gibi, azı da sünnet değildir. Birinci tekbirden sonra Euzü-Besmele çekilir ve fatiha suresi okunur. İstiftah duası, yani "Sübhaneke"yi okumak sünnet değildir. Fatiha'nın okunması vaciptir. Hem fatiha, hem de dua gizli okunur. İkinci tekbirle Peygamber'e (s.a.v.) salat-ü selam ge­tirilir. Üçüncü tekbirle kişi kendisi, ana babası, müslümanlar ve o ölü için dua eder. Her tekbirde eller kaldırılır. Dördüncü tekbir getirildikten sonra az durulur ve sadece sağ tarafa selam verilir.[198]

d) Malikilere göre: Önce niyet getirilir; sonra iftitah tekbiri getirilir ve bu tekbirde eller kaldırılır. Diğer tekbirlerde kaldırılmaz. İkinci ve üçüncü tekbirler getirildikten sonra dua edi­lir. Sonra dördüncü tekbir getirilir ve arkasından sadece sağ tara­fa selam verilerek namazdan çıkılır.[199]

 

Tahliller Ve Diğer Rivayetler
 

701 nolu Abdurrahman hadisi sahihtir. Nitekim bunu kuv­vetlendiren birkaç rivayet daha vardır. Ancak Ukbe b. Amir, Bera b. Azib, Zeyd b. Sabit ve İbn Mes'ud (Allah hepsinden razı olsun) daha çok dört tekbir getirileceğini belirtmişlerdir.

Bu babda İbn Abdilber el-Ezkar'da Ebu Bekir b. Süleyman tarikiyle şunu rivayet etmiştir:

"Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ce­naze namazında dört, beş, yedi ve sekiz tekbir getirirdi. Bu hal Necaşi'nin gıyabında namazı kılınıncaya kadar devam etti. Necaşi'nin namazını ise dört tekbirle kıldı. Bundan sonra da yapılan ciddi tesbitlere göre, Rasulüllah (s.a.v.) vefat edinceye ka­dar cenaze namazını hep dört tekbirle kılmıştır."

Kadı Iyaz da aynı görüştedir.

Taberani'nin el-Eysat'ta Cabir (r.a.) dan yaptığı rivayette şöyle buyurulmuştur:

"Ölüleriniz üzerinde gece, gündüz, on­lar küçük olsun, büyük olsun, sıradan biri olsun veya hükümdar ve yetkili bir kişi olsun dört tekbirle namaz kılın."

Ancak bu rivayetin isnadında Amr b. Hişam el-Beyruti bulu­nuyor ki bu zat hadisi rivayette münferid kalmıştır.

Cumhur da cenaze namazında dört tekbirin meşruiyetinde görüş birliği sağlamıştır. İmam Tirmizi de ashabın çoğunun böyle amel ettiğine değinerek cumhurun tesbitine katılmıştır.

Nitekim müctehid imamların çoğu bu doğrultuda ictihadlarını ve ihticaclarını sürdürmüşlerdir. Anlaşılan o ki: Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz önceleri bu namazı bazan dört, bazan beş, altı, bazan da yedi tekbirle kılmış; sonra Necaşi'nin namazını kılarken dört tekbir getirmiş ve vefat edinceye kadar bunu değiştirmemiştir. Böylece Melek Cebrail'in bu konuda bir işareti söz konusu olabilir. Allah daha iyisini bilir.

Bu konuda çok farklı rivayetler vardır: Üç tekbir, dört, beş, altı, yedi ve sekiz tekbir şeklinde bir uygulamanın olduğu belirtil­mektedir. Ancak rivayetlerin çoğunun isnadında zayıf raviler bu­lunuyor. O bakımdan istidlal ve ihticace elverişli kabul edilme­mişlerdir.

702 nolu Huzayfe hadisinin isnadında Yahya b. Abdillah el-Bacûrî bulunuyor ki, bu zat hakkında hayli şeyler söylenmiştir. Ancak Zehebi bu zatın isminden söz etmemiştir.[200]

703 nolu Ali rivayetini Berkani kendi Müstahrec'inde "altı tekbir" lafzıyla rivayet etmiştir. Aynı rivayete Buhari kendi tari­hinde ve Said b. Mensur da Müsned'de yer vermiştir.

Beyhaki ise Hz. Ali'nin (r.a.) vefat eden Ebu Katade'nin na­mazını kılarken yedi tekbir getirdiğini rivayet etmişse de kendisi de bu rivayetin galat olduğunu, çünkü Ebu Katade'nin Hz. Ali'den sonra bir süre daha yaşadığının bilindiğini belirtmiştir.

Ancak bu rivayetlerin tamamını bir araya getirdiğimizde, ve­fat eden kişinin ilim ve faziletini dikkate alan Hz. Ali'nin (r.a.) tekbirleri artırdığı söylenebilir.

 

Çıkarılan Hükümler
 

1- Cenaze namazında iftitah tekbiri dahil dört tekbir getiri­lir.

2- Müctehidlerden bir kısmına göre, bu tekbirler şart ve rükündür; bazısına göre birinci tekbir  rükündür, diğerleri sünnettir.                               

3- İmam beşinci tekbir getirdiği takdirde, müctehidlerin çoğuna göre cemaat ona katılmaz ve selam vermesini bekler.

4- Tekbirlerde, imamların çoğuna göre el kaldırılmaz. Bazısına göre kaldırmak sünnettir. Ancak iftitah tekbirinde eller kaldırılır.

5- Birinci tekbirden sonra Euzü Besmele çekmek sünnettir. Müctehidlerden bir kısım bu sünneti belirtirken akabinde Fatiha okumak vaciptir, demişlerdir.

6- İmam Malik'e göre, ikinci ve üçüncü tekbir ardarda getiri­lir ve dua edilir.

7- Tekbirden sonra salavat getirmek ve yine tekbirden sonra dua etmek sünnet midir, vacip midir? Bu hususta müctehid imamların ictihadları farklıdır.

8- Birinci tekbirden sonra istiftah duasının okunup okun­mayacağı da ihtilaf konusudur: Kimine göre, okunur, kimine göre okunmaz.

9- Detayda ihtilaf olmakla beraber, cenaze namazının farzı kifaye olduğunda ihtilaf yoktur.

10- İlim erbabı, salih kişilerin cenaze namazında dörtten faz­la tekbir getirmekte, ashabın bir kısmına göre bir sakınca yoktur. Ancak yaşamakta olan dört mezhep imamları bununla ilgili rivay­etlerle amel etmemişlerdir. O bakımdan yapılmaması daha uygun olur.

11- İmam Şafii'ye göre, her tekbir bir rükün ve bir rek'at sayılır.

 

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc